Gökbilimciler, Dünya’dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıkta bulunan Beta Pictoris b’den gelen radyo sinyallerini tespit etti. Bulguların doğrulanması halinde gözlemler, Güneş Sistemi dışındaki bir gezegenin manyetik alanına ilişkin önemli bir kanıt sağlayabilir.
Araştırmacılar, sinyallerin gezegenin kutuplarında oluşan auroralarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Çünkü auroraların ortaya çıkmasında gezegenin manyetik alanı önemli rol oynuyor.
Kara deliklerin yıldızları parçaladıktan sonra ne yaptığı ortaya çıktı
SİNYALLER MEERKAT İLE YAKALANDI
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre, Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Kevin Ortiz Ceballos ve ekibi, farklı yıldız sistemlerinden yayılan radyo dalgalarını incelemek amacıyla Güney Afrika'daki MeerKAT teleskobundan yararlandı.
64 antenden oluşan teleskopla yapılan gözlemlerde Beta Pictoris b'den gelen sinyaller tespit edildi. Mayıs ayında gerçekleştirilen ek gözlemler ise radyo emisyonunun yıldızdan değil, gezegenin kendisinden kaynaklandığına ilişkin kanıtları güçlendirdi.
Beta Pictoris b, 2008 yılında doğrudan görüntüleme yöntemiyle keşfedilmişti. Jüpiter'in yaklaşık iki katı büyüklüğündeki gezegenin kütlesinin de Jüpiter'in yaklaşık 12 katı olduğu tahmin ediliyor.
MANYETİK ALANI JÜPİTER'DEN ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLABİLİR
Radyo sinyalinin frekansı, araştırmacılara gezegenin manyetik alanı hakkında da bilgi veriyor. Yapılan hesaplamalara göre Beta Pictoris b'nin manyetik alanı en az 1.250 gauss olabilir.
Karşılaştırma için Dünya'nın manyetik alanı yaklaşık 0,5 gauss seviyesinde. Jüpiter'de ise bu değer 14 gaussa kadar çıkıyor. Araştırmacılar, Beta Pictoris b için hesaplanan değerin son derece yüksek olduğunu belirtiyor.
Bilim insanlarına göre bu sinyallerin kaynağı, gezegenin kutuplarında meydana gelen auroralar olabilir. Manyetik alan tarafından yönlendirilen elektronların kutuplara ulaşması sırasında oluşan süreçler hem ışımaya hem de radyo emisyonlarına yol açabiliyor.
GENÇ YAŞI GÜÇLÜ MANYETİK ALANI AÇIKLAYABİLİR
Beta Pictoris b'nin yaklaşık 25 milyon yaşında olması, güçlü manyetik alanının nedenlerinden biri olabilir. Genç gezegenlerin daha sıcak iç yapıları, manyetik alanın oluşmasını sağlayan dinamo mekanizması için daha fazla enerji sağlayabiliyor.
Araştırmacılar ayrıca gezegenin çevresinde henüz tespit edilmemiş bir uydunun bulunma ihtimalini de değerlendiriyor. Jüpiter'in uydusu Io'nun volkanik faaliyetleriyle çevresine yüklü parçacıklar yayması ve bunların Jüpiter'in auroralarını etkilemesi bu ihtimale örnek gösteriliyor. Ancak Beta Pictoris b çevresinde böyle bir uydunun bulunduğuna ilişkin kesin bir kanıt bulunmuyor.
MANYETİK ALAN YAŞAM ARAŞTIRMALARI İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Gezegenlerin manyetik alanları, yıldızlarından gelen yüksek enerjili parçacıklara karşı atmosferin korunmasında rol oynayabiliyor. Dünya'nın manyetik alanı da Güneş kaynaklı parçacıkların atmosfer üzerindeki etkisini sınırlayan unsurlardan biri.
Bu nedenle gökbilimciler, ötegezegenlerde manyetik alan bulunup bulunmadığını yalnızca gezegenlerin iç yapısını anlamak için değil, yaşanabilirlik araştırmaları açısından da inceliyor.
Araştırmanın yazarlarından Oregon Üniversitesi gökbilimcisi Yvette Cendes, manyetik alanların doğrudan ölçülmesinin zor olduğunu, bu nedenle radyo emisyonlarının önemli bir araç sunduğunu belirtiyor.
Beta Pictoris b'deki bulgular henüz kesin bir doğrulama olarak değerlendirilmiyor. Araştırmacılar, ilerleyen gözlemlerle sinyallerin kaynağını ve gezegenin manyetik alanına ilişkin tahminleri daha net biçimde ortaya koymayı amaçlıyor.

