Birkaç yıl öncesine kadar sosyal medya için video ve içerik üretiminin üniversitede ayrı bir meslek alanı olarak okutulması yaygın bir yaklaşım değildi. İçerik üreticisi ekonomisinin büyümesiyle birlikte İngiltere ve ABD’de bazı üniversiteler bu alana yönelik lisans programları başlatmaya başladı.
İngiltere’deki Nottingham Trent Üniversitesi, 2022’de içerik üretimine yönelik bir program açtı. Programda video ve gönderi hazırlamanın yanı sıra kitle oluşturma, markalarla iş birliği, veri analizi ve gelir elde etme yöntemleri de ele alınıyor.
Programdan temmuz ayında mezun olan 21 yaşındaki Destiny McGowan, eğitimden elde ettiği en önemli kazanımın yalnızca TikTok’un nasıl çalıştığını öğrenmek olmadığını belirtti. Girişimci olmak istediğini söyleyen McGowan, sosyal medya ile iş dünyasını bir araya getiren becerilerin ilgisini çektiğini ifade etti.
McGowan’ın kendi hesaplarında moda içerikleri üretmesinin yanı sıra başkaları için video hazırlayarak ve TikTok Live üzerinden satış sunuculuğu yaparak gelir elde etmeye başladığı aktarıldı.
ÜÇ YILLIK EĞİTİMİN MALİYETİ 30 BİN STERLİNİ BULUYOR
İçerik üreticiliğine yönelik üniversite eğitiminin maliyeti de tartışmanın önemli başlıklarından biri.
Nottingham Trent Üniversitesi ile Brighton Üniversitesindeki üç yıllık programların İngiliz öğrenciler için yıllık ücreti 9 bin 790 sterlin. Bu da yalnızca eğitim ücretleri açısından üç yılda yaklaşık 30 bin sterlinlik bir maliyet anlamına geliyor.
ABD’de Arizona Eyalet Üniversitesi ise benzer bir eğitimi eyalet sakinleri için yıllık 14 bin 724 dolar karşılığında sunuyor.
Bu maliyetler, sektöre girişin büyük ölçüde internet üzerinden ve düşük bir başlangıç maliyetiyle mümkün olduğu bir alanda üniversite diplomasının gerekliliği konusunda tartışma yaratıyor.
“ŞİRKETLER DİPLOMAYA ÖNEM VERMİYOR”
Twitch’te 65 bin, TikTok’ta ise 100 binden fazla takipçisi bulunan İngiliz içerik üreticisi Knightenator, şirketlerin bu alanda diplomaya önem vermediğini savundu.
2015’ten bu yana oyun ve seyahat içerikleri üreterek geçimini sağlayan 31 yaşındaki içerik üreticisi, sektöre ilişkin bilgilerin internette ücretsiz olarak bulunabildiğini belirtti.
Buna karşılık Arizona’nın Phoenix kentinde içerik üreten Aiesha Beasley, on yıl önce bu işe başladığında planlı bir eğitim programının kendisine fayda sağlayabileceğini ifade etti.
Beasley, içerik üretmenin ötesinde asıl önemli konunun bu üretimi gelir modeline dönüştürmek olduğunu söyledi.
PROGRAMLARDA YALNIZCA VİDEO ÜRETİMİ ÖĞRETİLMİYOR
Yeni üniversite programlarında öğrenciler yalnızca kamera kullanımı ve video düzenleme gibi teknik beceriler edinmiyor.
Derslerde marka oluşturma, kitle analizi, kampanya performansını ölçme ve farklı gelir kaynakları geliştirme gibi konular da ele alınıyor.
Nottingham Trent Üniversitesindeki içerik üretimi programının sorumlusu Jacky Gurr, öğrencilerin çoğunun milyonlarca takipçiye ulaşmayı hedeflemediğini, programda edindikleri becerileri reklam ajansları veya pazarlama departmanlarında da kullanabileceklerini belirtti.
İÇERİK ÜRETİCİSİ EKONOMİSİ BÜYÜYOR
Üniversitelerin bu alana yönelmesinde içerik üreticisi ekonomisinin büyümesi etkili oluyor. Şirketlerin reklam bütçelerinde sosyal medyanın payının artması, içerik üretimi etrafında yeni iş alanlarının ortaya çıkmasına yol açıyor.
İngiltere’deki YouTube içerik üreticilerinin ekonomiye yaklaşık 2,2 milyar sterlin katkı sağladığı tahmin ediliyor. ABD’de 2024 yılında yapılan bir araştırmada ise 18-30 yaş arasındaki her üç gençten birinin influencer olmak istediği ortaya konuldu.
İçerik üretiminin büyümesiyle birlikte pazarlama, canlı yayın alışverişi ve kişisel marka yönetimi gibi alanlarda da yeni hizmetler oluşuyor.
DİPLOMA TİCARİ BAŞARI GARANTİSİ VERMİYOR
Üniversite eğitiminin bu alandaki sınırlarından biri ise diploma sahibi olmanın takipçi veya ticari başarı sağlamaması.
Programlar strateji, içerik üretimi, veri analizi ve iş planlaması gibi beceriler kazandırabilirken, bir içerik üreticisinin viral olmasını, geniş bir kitleye ulaşmasını ya da ticari başarı elde etmesini garanti etmiyor.
Akademisyenler de influencer başarısında şans ve kişiliğin önemli rol oynadığını, bunların doğrudan öğretilemeyeceğini kabul ediyor.
Sektöre giriş için temel olarak bir akıllı telefon ve sosyal medya hesabının yeterli olabildiği bu alanda, yeni üniversite programlarının önündeki temel sorunun ise yapılandırılmış eğitim, profesyonel bağlantılar ve iş becerilerinin yüksek eğitim maliyetini karşılayacak bir değer sunup sunmadığı olduğu belirtiliyor.
