Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital dünyanın sunduğu cazibenin ötesindeki karanlık tabloyu "Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu" ile kamuoyunun dikkatine sundu. Uzmanlar, sosyal medyanın sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda bireyi diğer zararlı alışkanlıklara yönlendiren bir "özendirme platformuna" dönüştüğü konusunda uyarıyor.
TÜRKİYE ORTALAMANIN ÜZERİNDE: HAFTADA 25 SAAT
Yeşilay Akademi Direktörü Hakan Çetin, dünya genelinde haftalık ortalama 19 saat olan sosyal medya kullanımının Türkiye’de 25 saati bulduğunu belirtti. Çetin, literatürde henüz net bir bağımlılık türü olarak tanımlanmasa da, Türkiye’deki "problemli kullanım" oranının oldukça yüksek olduğuna işaret etti.
"BASAMAK" ETKİSİ: SOSYAL MEDYADAN KUMARA VE MADDEYE
Yeşilay’ın raporu, sosyal medyanın diğer bağımlılık türleriyle olan tehlikeli ilişkisini ilk kez somut verilerle ortaya koydu. Hakan Çetin’e göre, kullanıcılar sosyal medyada geçirdikleri sürede;
Gizli Reklam ve Özendirme: Alkol, tütün ve uyuşturucu madde kullanımına yönelik içeriklere maruz kalıyor.
Kumar Riski: Sosyal medya üzerinden erişilen oyunlar ve reklamlar, kişileri doğrudan kumar bağımlılığına yönlendirebiliyor. Veriler, merkeze başvuran danışanların yüzde 30’unun kumar, yüzde 20’sinin ise alkol ve tütün içerikli paylaşımların etkisi altında olduğunu gösteriyor.
KLİNİK TABLO: BAĞIMLILIK NASIL ANLAŞILIR?
Uzman Klinik Psikolog Tülin Güler, bağımlılığın sadece kullanım saatiyle ölçülemeyeceğini vurguluyor. Güler’e göre aşağıdaki belirtiler dijital bir hastalığın habercisi olabilir:
Sosyal medya kullanımını durdurma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması.
Kullanılmadığı anlarda yoksunluk, depresyon veya yoğun kaygı hissedilmesi.
Günlük işlevselliğin, akademik başarının veya aile ilişkilerinin bozulması.
Olumsuz duygulardan kaçmak için sosyal medyanın bir "teselli aracı" olarak kullanılması.
"BAĞIMLILIK DÜZELEBİLEN BİR HASTALIKTIR"
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM), bu sarmala giren bireylere 115 numaralı hat üzerinden ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı destek sunuyor. Uzmanlar, dijital okuryazarlığın artırılmasının ve özellikle gençlerin "duygu düzenleme" becerilerinin geliştirilmesinin bağımlılığın önlenmesinde hayati rol oynadığını ifade ediyor.
BİR BAŞARI HİKAYESİ: "GERÇEK ANLARIN DEĞERİNİ BİLİN"
Sosyal medya bağımlılığından YEDAM desteğiyle kurtulan 3 çocuk annesi D.S.’nin hikayesi, bu mücadelenin mümkün olduğunu kanıtlıyor. 2025 yazında yaşadığı duygusal boşluğu sosyal medyayla doldurmaya çalışırken gerçek dünyadan koptuğunu belirten D.S., gastronomi kursu gibi alternatif ilgi alanlarına yönelerek bağımlılığını yendi. D.S., "Kaçış olarak gördüğümüz bu alan, aslında içsel yalnızlığımızı derinleştiriyor. Gençler hayatlarını boş geçirmesin," diyerek farkındalık çağrısında bulundu.
