Bilim dünyasında yaygın kabul gören modele göre gezegenler, genç yıldızların etrafındaki gaz ve toz disklerinden oluşuyor. Bu süreçte küçük parçacıklar zamanla birleşerek çakıl taşlarını, ardından gezegenimsileri ve sonunda gezegenleri meydana getiriyor.
Bu çarpışmalar, Dünya gibi kayalık gezegenlerin ve Jüpiter gibi gaz devlerinin çekirdeklerinin oluşmasına zemin hazırlıyor. Yıldıza uzaklık da gezegenin yapısını belirleyen kritik faktörlerden biri. Soğuk dış bölgelerde gaz ve buz yoğunluğu fazla olduğu için gaz devlerinin oluşması beklenirken, yıldızın yakınındaki sıcak bölgelerde kayalık gezegenler ortaya çıkıyor. Bu nedenle gezegenlerin yıldız etrafında belirli bir sırayla dizildiği düşünülüyordu.
Venüs’ün kalbinde gizli geçitler: "Ölü" sanılan gezegen yaşıyor
LHS 1903 SİSTEMİ TEORİYİ SARSIYOR
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, yaklaşık 117 ışık yılı uzaklıktaki LHS 1903 adlı kırmızı cüce yıldızın çevresinde dört gezegen bulunuyor. Araştırmayı yürüten ekip, ilk üç gezegenin mevcut teoriye uygun biçimde sıralandığını tespit etti:
Yıldıza en yakın gezegen kayalık, onu takip eden iki gezegen ise gaz yapılı.
Ancak Avrupa Uzay Ajansı’nın Cheops uydusundan elde edilen veriler, en dıştaki gezegenin beklenenin aksine gaz değil kayalık olduğunu ortaya koydu. Bu durum, bilim insanlarını şaşkına çevirdi.
OLASI AÇIKLAMALAR TEK TEK ELENDİ
Araştırmacılar bu sıra dışı yapıyı açıklamak için farklı senaryoları değerlendirdi. Yıldızın radyasyonunun gazı uzaklaştırmış olabileceği veya büyük bir çarpışmanın gezegenin atmosferini yok etmiş olabileceği ihtimalleri incelendi. Ancak modellemeler bu ihtimallerin tutarlı olmadığını gösterdi.
YENİ İHTİMAL: İÇTEN DIŞA GEZEGEN OLUŞUMU
Tüm seçenekler elendikten sonra ekip, gezegenlerin aynı anda değil sırayla oluşmuş olabileceği ihtimaline yöneldi. Buna göre sistemdeki gezegenler, yıldızın etrafında içten dışa doğru ve giderek azalan kaynaklarla oluşmuş olabilir.
“İçten dışa gezegen oluşumu” olarak adlandırılan bu fikir, gezegenlerin zaman içinde sırayla ortaya çıktığını öne sürüyor. Yeni bulgular, bu teorinin şimdiye kadarki en güçlü kanıtlarından biri olarak görülüyor.
GÜNEŞ SİSTEMİ İÇİN YENİ SORULAR
Araştırmacılar bu keşfin, Güneş Sistemi’nin oluşumuna dair anlayışı da etkileyebileceğini vurguluyor. Gezegenlerin gerçekten aynı anda mı yoksa sırayla mı oluştuğu sorusu yeniden gündeme geliyor.
Bilim insanlarına göre evrende çok farklı gezegen sistemleri bulunuyor ve Güneş Sistemi’nin “standart” kabul edilmesi artık sorgulanabilir. Bu da, henüz keşfedilmemiş daha yaşanabilir dünyaların olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
