Back To Top
Mutlakiyetçi yönetimin meşruiyet kaynağı din olamaz

Mutlakiyetçi yönetimin meşruiyet kaynağı din olamaz

 - Son Güncelleme: 16.08.2019 Cuma 08:55
- A +

İslam’ın ilk yıllarında ahlaki ilkeler ve erdemler üzerinden kurulan gönüllü birliktelik mantığı, giderek toplumun güç, iktidar ve otorite tarafından teslim alınarak farklı bir mecrada ilerlediği ve mutlakiyetçi yönetimlerin din üzerinden meşruiyet aradığı tarihimizin bir gerçeğidir. Ve en dramatik olanı da, halifelik kavramının tek kişiye hasredilerek siyasi misyon üzerinden kutsallaştırılmasıdır.

Esas itibariyle insanlar tek tek Allah’ın yeryüzündeki halifesiyken, bu güç tek halifeye indirgenince, doğal olarak Allah adına konuşma yetkisi de halifeye geçmiştir. Bunun sonucu olarak halifenin aklı, vahyin yerine geçerek “koşulsuz otorite” tesis edilmiş ve Müslümanlar “koşulsuz itaat” kavramına teslim olmuştur.

Maalesef aklını halifelere devreden toplum, onların yönetici olmaya yeterli olup olmadıklarına bakma ve onları sorgulama-denetleme hakkını da kaybetmiştir. Mesela, Ehli Sünnet alimlerinden İbn Hacer Askelani, İslam’ın ilk yıllarında çıkan siyasi çalkantıları Ehl-i Sünnet’in hakim bakış açısıyla yorumlamakta ve zalim de olsalar iktidardakilere itaat edilmesi gerektiğini söylemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bilen, Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi)

Tarihsel süreç içinde Ehli Sünnet alimlerinin de katkısıyla ‘akıl’ ve toplumsal denetim devre dışı bırakıldığı için, İslam toplumlarındaki yönetim biçimi de saltanata evrilmiştir. Muhammed Abit el-Cabiri’nin bu konudaki yorumu şöyledir: “Sünni siyasi ideolojinin ‘sabit’ kalan yönü ‘saltanat ideolojisi’dir. Kelamcıların ve fıkıhçıların yaptıkları onca tartışma ve değerlendirmeler en nihayetinde gelip statükonun meşrulaştırılmasına varmıştır. Gücü baskın olana itaat etmek gerekir.” (Arap Aklının Oluşumu, s. 362)

Kabul etmek gerekiyor ki, kurulan saltanat rejimleri aklı ve iradeyi teslim aldıkları için, mevcut şartların Müslüman toplumlara dayatılması sonucunda yönetimlerin baskıcı ve diktatöryal rejimlere dönüşmesi kaçınılmaz olmuştur. Ne yazık ki gücü elinde bulunduran bu saltanat yapıları, Müslüman toplulukların akıllarını ve iradelerini ellerinden alarak onları ahlaki anlamda fukaralaştırmışlardır. Esas dramatik olan ise, bütün bunları Allah adına yapmalarıdır.

Açıkça ifade etmek gerekirse, Sünni İslam uleması ayet ve hadisleri yorumlayarak Ulu’l-Emr’e itaati esas alıp muhalefet etmeyi yasak olarak kabul etmişlerdir. Dolayısıyla hiçbir denetlemeye tabi olmayan devlet başkanları istediği kanunları çıkarıp uygulamaya koyabilmekte ve insanları itaate mecbur kılmakta sonsuz bir güce sahiptir. Hiç kimse halifenin verdiği kararların dışına çıkamaz, çünkü halifenin verdiği kararlar bütün Müslümanlar için Allah’ın hükmü niteliğindedir.

İslam toplumlarının bugün bile hala demokratik bir yapıya kavuşamamalarının temelinde, yasama, yürütme ve yargının tek elde, yani halifede toplanmasının önemli bir payı olduğuna dikkat çeken Ahmet el-Katip şöyle diyor: “Raşid halifelerden Osmanlı devletinin sonuna kadar yaşanmış olan tarihi tecrübedeki uygulamada görünüyor ki halifenin yetkilerinin sınırsız hale getirilmesinin arkasında iki saik yer almaktaydı: Kuvvetler birliği ve kararların tek elden verilmesi. Sünni siyasi düşünce ilk dönemdeki mutlak güç sahibi halifelerin deneyimlerinden ‘icma’ ilkesi için sağlam bir temel edinmişler ve bu temelden hareketle halifelere yasama-yürütme-yargı alanlarının tümünde sınırsız yetki vermeyi meşrulaştırmışlardır.” (Demokratik Hilafete Doğru, s. 236) İslam toplumlarının tarihsel tecrübesini dikkate alarak itiraf etmek gerekirse, maalesef Müslümanlar hukukun üstünlüğüne dayalı, adil ve yaşanabilir bir sistem inşa edememişlerdir. Hal böyleyken, günümüzde demokrasiyi dışlayan İslam siyaset düşüncesinin demokratik anlamda bir gelecek tasavvurunun olduğunu söylemek mümkün değildir.

Açık yüreklilikle oturup despotik yönetimlerle demokrasiyi yan yana koyup soralım; hangisi İslam’a daha yakın, ya da adaleti sağlayacak bir sistemdir? Tarihimize baktığımızda, İslam ve demokrasinin bir araya getirilmesine şiddetle karşı çıkan fıkıh ulemasının önemli bir bölümünün ‘despot’ yönetim düşüncesine arka çıktıklarını rahatlıkla görebiliriz. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, ‘itaat’ kavramını adeta kutsallaştıran Müslümanların pek çoğu aslında cahiliye düzenine göre yönetilme sevdasındadırlar.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 20:36
Efendim çok güzel ifade ediyorsunuz bu ülkede Bir kaç Aydın'dan birisi siniz resmi çok güzel cekiyorsnuz Bin kerre Allah razı olsun!
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 15:25
ya dini akp nin elinden kurtarın yada bizi akp nin elinden kurtarın dinde halkta akp nin elinde esir şu an
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 15:00
Müslüman olduğu ve müslüman kaldığı halde,cephesini ve siperini terk edip veya kaybedip, farkında olmadan karşı cephe ve sipere geçip kendi kardeşlerini ve milletini kurşunlayanlardan olmayalım. Kendini mütedeyyin(dindar) ve müttaki(takva sahibi) bilen kardeşler, çağın gerekleri olan ve bu çağda geçer akçe olan Cumhuriyet/Demokrasi kavramlarını taassup ve toptancı anlayışla reddetmeyin. Sadece bu kavramlara İslâmi elbise giydirin.İslâmiyet ve Cumburiyet/Demokrasiyi çarpıştırmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Birliğimize ve dirliğimize çomak sokmak isteyen yerli ve yabancı odaklar dost değil.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 14:48
Hakiki Müslüman Demokrasi ve Cumhuriyet karşıtı değildir. Olmamalıdır da.Bazı yazarlarımız sanki kasten Demokrasi/Cumhuriyet ve İslâm arasında kavga başlatmak istiyorlar gibi.Geçmişte sağ/sol, alevi/sünni, lâik/antilâik vesaire ideolojileri çarpıştırdılar. Bu konuda belli bir başarıyıda yakaladılar. Ne olur şöyle bir fikir egzersizi yapsak:Demokrasi/Cumhuriyet kavramlarına milli ve manevi değerlerimize göre şekil vermeye çalışsak.Batıda Cumhuriyet/Demokrasi'nin referansı materyalist felsefedir.Onları taklit etmek zorundamıyız. Dinimizden o kadar mı nefret ediyoruz. İslâm'a fatura kesmeyin.
enes aka 17 Ağustos 2019 13:05
akp ve rte milliyetçi ulusalcı ruscı çinci bir kulvarda tam gaz ilerliyor akp ve rte ulusalcı perinçegin peşine takıldıgından bu yana eridikçe eriyor.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:42
Cesur ve bilgece bir yorum uyuyan müslümanları inşallah uyandırır. var olun hep böyle kalın
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:41
Cumhuriyet ve Demokrasi Hak Din olan İslâmiyetin sınırlarını daraltırsa, işte samimi bir müslüman olarak kimse bizden Cumhuriyet ve Demokrasiye hoşgörü beklemesin.Savaş mı açarız.Ellbetteki hayır. Bİze düşen sabırdır
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:35
Yaradan Kutsal kitabımız Kur'an'ı Kerim'de belki her hangi bir yönetim şeklini açıkça buyurmamıştır. Bunda da bir hikmet vardır. Kim bilir belki de insanlar akıllarını kullanarak işbirliği içinde sorunlarını çözsünler olabilir. Ama insanı çaresizde bırakmamıştır. Adalet kavramı kitabımızda ısrarla vurgulanmıştır. Temelinde dört başı mamur adalet olduktan sonra yönetimin şeklinin ismi önemli değildir. Şu kadar var ki Cumhuriyet ve Demokrasi kavramları inancımıza en uygun yönetim şekilleridir. Müslüman olarak Cumhuriyet ve Demokrasiyi İslâm dinine hizmette istimal ettiğimizde sorun yok.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 22:58
İlk insan ve ilk Peygamber Hz.Adem(A.S.)ne Cumhuriyetçiydi ve nede demokrat. Ama adaletten ayrılmadı.Bunu bütün Peygamberler için söyleyebiliriz.Cumhuriyet ve Demokrasi kötüdür demek istemiyorum.Sonuç itibariyle bunlar beşeri kavramlardır.Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyetidir.Ordaki yönetimin bu beşeri kavramlara yüklediği değer adilmidir. Cumhuriyet ve Demokrasi en ideal yönetim şekli olsaydı, Yaradan kitabında açıkça beyan ederdi.Bizim derdimiz isim ve resim değil,içeriktir. Bu iki kavramın içi ve temelinde adalet varsa sorun yok.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:36
1
Sen uçmuşsun da haberin yok.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 22:50
Sayın yazar:Bu ne talihsiz ifadeler.Hakperest Gayri Müslim münevverler bile İslâm medeniyetini takdir ettikleri halde, sizin topyekün1400 yıllık İslâm tarihini, medeniyetini ve İslâm ümmetini acımasızca, beşeri bir kavram olan demokrasiyi kutsamak için çarmıha germeniz, Arş-ı Alâyı titretir. Sizin bu makaleniz müslümana değil, irtidada dolu dizgin kulaç atanlara hizmet eder ancak. Titremelisiniz. Bir müslüman olarak kıyamet günü sizden davacıyım. Yazınız Kemalist ve Lâik gönülleri ferahladırırken, imanlı gönülleri yakıp kavuruyor. Sizi Allah'a havale ediyorum. Demokrasi din değildir.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 21:46
Sayın yazar koskoca fatih dönemlerini alpaslan yavuz melikşah dönemlerini bi kalemle yırtıp atmışsınız.biz fatih gibi kanuni gibi yönetilmek istiyoruz.sizin tasvip ettiğiniz iki yüzlü avrupalılar gibi değil.
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 16:08
0
ne istediğine dikkat et gerçek oluverir. fatih zamanında da kanuni zamanında da millet fakirlikten ve şiddetten kırılıyordu.
metn 16 Ağustos 2019 20:50
İslamda herhangi bir devlet modeli yoktur.Devlet yönetiminde halifelik te yoktur.Her insan Allah'ın halifesidir. Kuran insanlığı ahlak ve erdem temelli dünya toplumu oluşturmayı öğütler. Bütün insanlığa hitap eder.Tarih içinde insanlığın ulaştığı adalet,kuvvetler ayrılığı,denetim denge, insan hak ve hürriyetleri gibi değerlerin hiçbirine aykırı olacak bir ayet te Kuran da yer almaz. Müslümanlar bunun bilincine varınca ,tarihi tecrübe ve İslam, insanlığın geleceğine ışık tutacaktır.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:06
3
20.50, Önce bir Kur'an meali al oku. Kulaktan dolma bilgilerle Kur'an şöyle diyor, böyle diyor şeklinde konuşma.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 20:38
Elestirme hain olursun. Bütün kutsalların dünyevi bir amaç uğruna acımasızca kullanılması ve harcanması bütün mesele bu. Siyaset dinin alet edilmesiyle dinin elmaslarını cam şişesi haline getiriyor. TOPÇU, müslüman memleketlerde ahlakın bittiğini söylüyor ve soruyor: Biz mekteplerimiz de hangi ahlakı veriyoruz? Cevap koskoca bir hiç. Ahlâk olmayınca diğer her şey dünyalık elde etmek için kullanılan bir araç oluyor. Din de kitap da... Malesef
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 21:52
0
Çok doğru. İslam güzel ahlâktır. Ahlâkımız yoksa bittik demektir. Bu kadar basit.
yorumsuz 16 Ağustos 2019 15:38
"Hiç şüphesiz cahiliyye cahiliyyedir, İslam da islam. Aralarında derin farklar vardır. Tek çare bütünüyle cahiliyeden sıyrılmak ve yine bütünüyle islama girmektir. Tek yol, içindeki bütün özellikleri ile cahiliyyeden ayrılmak ve bütün özellikleri ile islama göç etmektir. Yama yapmak yok. Orta yolda çözüm arama yok. Yolun ortasında buluşma yok. Cahiliyye istediği kadar islam kılığına bürünsün. İstediği kadar islamın adını kullansın. Öyle ise bu tam bir uzaklaşma, kesin bir ayrılık ve apaçık bir karşı tavırdır.Sizin dininiz size benim dinim bana." kafirun S,Fizilal tefsiri,SK.
rafet 16 Ağustos 2019 15:27
demokrasi yeryuzu kaynaklı bir dindir. iyi veya kotu yonleri olabilir ama gokyuzu kaynaklı islama gore diger tum cahili dinler gibi gayri mesrudur,reddedilmelidir. müslümanlar olarak;gorevimiz geregi, kanun yapanların anayasa yaparken mutlaka Kuran-i kerimi referans aldıkları bir sistemi savunuyor ve toplumu buna davet ediyoruz. bu sistemde hem yönetenler hem yönetilenler Kuranın ilkelerine harfiyyen uymak zorundadır. ama yine Kurana gore insanların buyuk cogunlugu bu mesajı reddedecektir.,"Andolsun, onların çoğu üzerine azap hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler."yasin 7.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 22:28
0
Ya nasıl bir sistem önerisi getiriyorsunuz? Dünyada ideal İslami düzene geçmişte veya bugün ulaşmış toplum var mı merak ediyorum.
Mehmet 16 Ağustos 2019 14:39
Eyvallah
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:28
Düşünebiliyor muyuz. Despotizmi ve demokrasiyi yan yana koyacağız İslam'ın çoğunluğu demokrasiyi seçme ihtimali fazla. Ne acıklı bir tablo. Birinin bile despotizmi seçmemesi gerekmez mi. İşt İslam diye Arabizmi öğretmemizin doğal sonucu. Büyük ihtimalleri hiç bir hristiyan, hiç bir Budist despotizmi seçmezdi.
METİN P. 16 Ağustos 2019 14:13
HA ANLADIIIM.DEMEK Kİ MÜSLÜMAN HALKLARIN KURTULUŞU İÇİN 1400 KÜSUR SENELİK TECRÜBELER YETMİYOR.BİR DEEE AVRUPANIN TECRÜBELERİNİ VE DE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETLERİNİN İLKELERİNİ DE KABUL ETMEMİZ LAZIM.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 16:24
0
Aynen öyle
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 19:14
0
İnsanlığın ortak değerlerini kabul etmen lazım.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 23:04
2
İnsanlığın ortak değerlerine kim karar verecek, hangi hakla?
İsyan ahlakına davet! 16 Ağustos 2019 10:58
Sayın yazar kalemine sağlık, bir entelektüel olarak daha cesur olup değerlendirmelerinizi el-an/bu güne taşıyıp doğrudan muhaba seslenmenizi, "reis"in koca bir ülkeyi aile şirketine çevirmesine doğrudan karşı çıkmanızı istirham ederiz. Zira siz aydınlar bedel ödemeyi göze alıp onurlu ve gayesi net olan bir isyan ahlakını temsil ederseniz tarih size kucağını açacaktır, dünyalık nimetleri kaybetseniz de tarih size kat kat fazlasını verecektir. Size akıl vermeye kalkışmıyorum (haddim değil) fakat sorumluluğunuzu hatırlatıyorum! Lütfen isyan ahlakını tam "Temsil" edin...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 16:22
0
Kimsenin kimseden kendisini feda etmesini isteme hakkı yoktur.
yasin aydoğan 16 Ağustos 2019 10:39
Teşekkürler sayın Ocaktan... Evet müslumanlar halife adına kur an dan ve sünnetten uzaklaştırılmıştır...
musto 16 Ağustos 2019 10:36
Düşünüyorumda şu % 49 yönetmek terbiye etmek için bu kadar gayrete çabaya ülkeyi çoraklaştırmaya olur olmaz tipler vasıfsız insanlarla yönetmeye ihtiyaç varmıydı.Bak sonunda terbiye etmek istediğin insanlar yıllarca çalıştı vergi verdi yolundan dönmedi uğruna çalıştığın insanlar size yeter artık dur dedi. şimdi onları nankör ve davayı satmakla suçluyorsun.Şunu artık anlamalısınız özgürlüklerde ekmek su oksjen kadar bir ihtiyaçtır.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 10:12
İslamiyet'ten bin yıl önce Roma Cumhuriyeti yöneticilerini belirli bir süreliğine seçiyor ve yazılı kanunlara göre sıkı sıkı denetliyordu. Yani İslamcıların şirk dediği demokrasinin ilk versiyonu. İslamiyet sadece adaleti vurguluyor, getirdiği bilinmedik duyulmadık bir yönetim modeli filan yok. Öyle olmasa daha Hz. Peygamber'in cenazesi ortada iken iktidar çekişmesi başlamazdı. Velev ki öyle bir model var daha 3. halifede iflas etmiş.
.....bakış..... 16 Ağustos 2019 12:38
0
doğru yazdıklarınız. fakat ilk iktidar ve çıkarcılık çekişmesi ebu bekr ile başlar yani ilk halife, olamayacak bir model daha 622 de iflastadır .
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:31
0
Hatta birinci halife de
Karar Okuru 16 Ağustos 2019 09:12
Bu coğrafyanın tarihine bakılınca pek umut yok gibi. Dökme su ile değirmen dönmez. Ne cumhuriyet dönemi ne de dünyadaki gelişmeler toplumun gelişimini sağlayamadı. Bundan geriside boş. Kalitesiz bir ortadoğu ülkesi olduk ve yerimizde bu! Bunu hazmedecek, ettirecek despot yönetinler ile eskide TV haberlerinde uzaktan izlediğimiz çamurun içindeyiz
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 08:47
cok dogru ve güzel tespitler. Tesekkürler Mehmet Bey. Saygilar.
Yurdumun insanı 16 Ağustos 2019 06:27
(3)FARKLI BAKIŞ RAŞİD, Bilgi,adalet, emanet, özgür,iyi - kötü, yararlı-zararlı olanı ayırt edebilen akıl, ahlak, dirayet, cesaret sahibi kişiliktir. Ülkemiz örneğinden gidelim kelam ve kalem erbabıbız ortada. Neden bilen değil de bilmeyen yönetir bizleri? Çünkü bilgi sahibi ahlak,adalet,dirayet, cesaret sahibi değil. O zaman iktidar, yönetim makamı bilgisiz, cesur, zeki, uyanık, yalancı, lafazan,sinsi tiplere kalır. TABİAT BOŞLUK KALDIRMAZ. EMANETİ EHLİNE VERECEKSİN! Müslümanlar emaneti EHLİNE vermeyince dalkavuk ve köleleştiler.Şikayetname ve siyasetname yazmaya başladılar Hikayemiz
Yurdumun insanı 16 Ağustos 2019 06:13
(2) FARKLI BAKIŞ Ayrıca Raşid halifeler ve benzeri ardıllarına baktığımız da şunu görürüz. Bilgi ve Cesaret. Eğer bilen olması gerken yeri ve gereği için ödevini yapmaz ise TULAKADAN dan biri gelir bilgili korkakları yönetir.İşte Hz. Ebubekir, Ömer, Ali (ra) lar ve Ömer b. Abdulaziz böylediler.Adalet, dirayet, cesaret,bilgi! Bu bilgi ve bilinç kişiye sorumluluk yükler. Göreve iter. Eğer bu sorumluluk ve yükümlülüğü almzsa yerine bilgisiz, cesur,zeki, aptal, zorba, zalim biri gelecek buda herkese zarar verecek duygu, düşüncesi Raşid halifeleri görev talebine itmiştir. Raşid kimdir.!
Yurdumun insanı 16 Ağustos 2019 06:01
(1)FARKLI BAKIŞ Sayın Mehmet bey, olmuşu tarif olgu ve olayların nedenini açıklamıyor.Gözden kaçan, dinleyip, okumadığım ancak bozulmanın nedenş olan faktör.Mesala Muaviye siyaset ahlak, bilgi, bilinci Peygamber tedrisinden yeterince geçmediği için ailesinden edindiği, aristokrat, despot kültür,bilinc otorite ve siyasetini biçimlendirmiştir.Bu Saltanattır. Hz.Ebubekir, Hz. Ömer, Hz.Ali de tam tersi bilinç ve kültür edinmiş buna göre siyaseti biçmlemdirmişler ve bu Hilafet,İmamet ve emanettir. Hz Osman kabilesi Ümmeyye oğulları suyuna gidince bu çizgiden sapmıştır.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 03:34
Tebrik ederim bu tesbitler icin gayet iyi yazilmis, baskasinin fikrlerine kayitsiz sartsiz teslimiyet tembelliktir sonucu ise husrandir, basit yasamaktir tabi baskalarini suclayarak kendilerini rahatlatmaya gider. Fakirlesme hayat standartlarinda dusus kacinilmaz olur. Tekrar tesekkurler bu guzel tesbitler icin
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 01:56
Bunlarında diğer Müslüman ülkelerinde olduğu gibi ilelebet iktidarda kalmayı planladığını emniyet teşkilatını, TSK’yı, Danıştayı, Sayıştay’ı, Yargıtay’ı, AYM’yi, YSK’yı, medyayı kontrol altına almasında, akrabaları kilit noktalara getirmesinde açıkça gördük. Yanıldıkları nokta o kurumların kontrolünün yetmeyeceğini görememeleri oldu.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 01:29
Siyasi İslamın demokrasi ila arasının barışık olmadığını bir defa daha bu defa kendimiz yaşayarak gördük. Belki de iyi oldu... halk demokrasinin daha iyi bir yönetim biçimi olduğunu nihayet görmeye başladı.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 01:04
Doğrudur 1,6 milyar müslüman 56 ülkede bir demokrasi kuramamıştır. Darbelere şuna buna rağmen bu konuda en fazla yol kat eden Türkiye idi. Ama o da sonunda ümmetçilere boyun eğdi.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 05:08
19
Sandıktan benim düşüncelerim çıkmıyorsa demokrasi yoktur diyorsun...
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 11:15
0
05:58 sandıktan çıkandan referansım olmadığı için mülakatı geçmiyorsam, sosyal medyada yazdığım bir şey nedeniyle sabahın beşinde evimden alınıyorsam, tek tip tv'ye mahkum asılıyorsam, sosyal medya bile rtük kontrolüne alınmaya çalışılıyorsa, işe gelmeyen mahkeme kararlarına uyulmuyorsa demokrasi yoktur demek istiyor.
Müslüman toplumun yönetim meşruiyet kaynağı İslam olmak zorundadır. Mutlakıyetçilik, demokrasi vs. farketmez.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 05:50
0
Yazar Islamiyet olmasin demiyor ki iyi oku lutfen
EMG 15 Ağustos 2019 23:56
Çok güzel tespitler yapmışsınız. İçimizde, hatta gazetenizin yazarları arasında bile, demokrasiden rahatsız olanlar, tek adam yönetimini özlediğini ortaya koyanlar var. Demokrasi küfürdür diyen Selefi zihniyetlilerin sayısı her gün artıyor. Üstelik tek adam yönetimi olan ülkelerin halini göre göre bunu istiyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN