Back To Top
Rasyonel aklı istiyoruz ama aklımız hep seferde

Rasyonel aklı istiyoruz ama aklımız hep seferde

 - Son Güncelleme: 14.10.2019 Pazartesi 08:43
- A +

Müslüman toplumların bugün içinde bulunduğu sefalet tablosuyla gelişmiş ülkelerin refah düzeyinin karşılaştırması yapıldığında arada derin bir uçurumun olduğunu görmek mümkün. Tarihsel süreç içinde yaşanan travmalar dikkate alındığında, bu tür karşılaştırmaların Müslüman dünyanın hafızasında zaman zaman Batı’ya karşı isyan duygularını tetiklemesini anlayışla karşılayabiliriz.

Ancak kabul etmek gerekiyor ki, iki dünya arasında hukuktan özgürlüklere, bilimsel devrimlerden iktisadi gelişmelere kadar  pek çok alandaki farkın giderek açılmasını sadece travmalarla izah etmek de mümkün değildir. Evet Batı’nın geçmişteki sömürgeci tavrının, Doğu toplumlarının gelişmesinde negatif etkisinin olduğu bir vakıadır, ama yüzyıllar boyunca rasyonel aklın kapsama alanı dışında kalmak da bir mazeret olamaz.

Bugün hukuki ve iktisadi alanda şikayet ettiğimiz pek çok geri kalmışlığın kökleri, aslında varisi olduğumuz tarihsel mirasımızın derinliklerine dayanmaktadır. Biliyoruz ki tüm mülkiyeti elinde bulunduran, tebaasını kullar olarak gören sultanların, padişahların zihniyet yapısına göre şekillenen bir devlet yapılanması her zaman despotizme açıktır. Dolayısıyla, geri kalmışlığımızın vebalini tümüyle Batı’ya yükleyerek bugün içinde bulunduğumuz durumu izah edemeyiz.

Tarihsel perspektiften baktığımızda gücün mutlaklaşmasını onaylayan güçlü merkezi yönetimlerde hukukun üstünlüğü değil, otoritenin belirleyici olduğunu, gücün bölünmesine dayanan Batılı toplumlarda ise kanunların egemenliğinin esas olduğunu görürüz.

Bu temel ayrım nedeniyledir ki Doğu toplumlarında modern hukukun gelişimi yavaş olduğu için, iktisadi gelişmeler de o ölçüde durağan bir seyir izlemiştir. Max Weber Doğu toplumlarındaki güçlü otoriter merkezi patrimonyalizm kavramıyla açıklar ve bu durumun kapitalizmin gelişmesini olumsuz etkilediğini söyler. Bilindiği gibi patrimonyalizm, iktidarın geleneklere uygun olarak elde edilip kullanıldığı, merkezi otoritenin paternalist (bir bakıma devlet baba modeli) bir rol üstlendiği ve mülkiyetin egemen güc’ün kişiliğiyle temsil edildiği merkeziyetçi-bürokratik bir toplumsal-siyasal örgütlenme modelidir.

Lütfi Sunar “Patrimonyalizmin Gölgesinde İslam Siyasal göre patrimonyal Sistemin Temel Unsurları” makalesinde Weber’den aktardığı şu tespitler son derece dikkat çekicidir.

-Doğu’da hukuk yapımı değil, hukuk bulma belirgindir. Hukuk, soyut evrensel ilkelere dayanmadığı için kendisini yeniden üretebilecek bir zemine sahip değildir.

-Hukukun şeffaflaşmasını ve rasyonelleşmesini sağlayacak bağımsız aktörler olmadığı için patrimonyal efendinin fermanları hukuk olarak karşılık bulmaktadır.

-Patrimonyalizmin devamını sağlayan en önemli unsur, bu dünyadan kaçma üzerine kurulu kaderci bir dünya görüşü ve katı bir gelenekçiliktir. (1)

Bu değerlendirmeler çerçevesinde baktığımızda, kaderci ve teslimiyetçi bir kültürel iklimden beslenen İslam dünyasının neden rasyonel akla ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem oluşturamadıkları sanırım daha iyi anlaşılacaktır.

İşte tam da bu yüzden, tarihsel süreç içinde Müslüman dünyada insanlar bilimsel ve teknolojik faaliyetlerden çok, sultanların siyasal hedeflerine paralel olarak sürekli “fetihçi” bir ruh hali içinde olmuşlardır. Dolayısıyla hukukun üstünlüğüne dayanan, özgürlüklere ve insan haklarına önem veren, eleştirel düşüncenin alabildiğine geliştiği toplumların bilim ve teknoloji üretmeleri, Müslüman dünyanın ise sürekli tüketici konumunda kalarak enerjilerini üretime, gelişmeye değil, daha çok yeni düşmanlar icat edip kendi içlerine kapanmaları son derece doğaldır.

Maalesef şu anda İslam toplumlarının kendi içlerinde ve dünya ile kavgalı olmalarını rasyonel akıl yoksunluğu dışında bir başka gerekçe ile izah etmek mümkün gözükmemektedir. Ne yazık ki yüzyıllardır zihinlerimiz yeni fikri ve ilmi üretimlere değil, yeni seferlere ayarlıdır.

1-Lütfi Sunar, İslam Siyaset Düşüncesi, s.321

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Ali rıza 15 Ekim 2019 20:13
Hocam malümü ilan etmişsiniz dilinize sağlık , lakin ne yapılmalı ? öneriniz ümmete teklifiniz nedir , sayın reis yakın geçmişte islam yorumunda güncelleme yapılmalı dedi doğru söyledi , kiyamet koptu bir müslüman olarak kanaatim odur ki bu emevi islam yorumuyla ancak bu kadar olur , kuraanı kerimin ve Hz Muhammed in gerçek hayatı ( hadislerden ari zira hadisler yüz seksen yıl sonra yazılmaya başlandı buhari tarafından vede devleti yöneten yaptıgı hataları fetvalara fetvalarda uyduruk hadilere dayandırıldı )rehber alınırsa yani eşari ekolu terk edilirse olur yoksa boşuna uğraş,
KARAR OKURUMürsel 15 Ekim 2019 15:32
1-Hukukun temeli/ kökü bizde var.Bu kökten üretme/ türetme yapmalıyız. 2-Bizde bağımsız aktör, bağımsız imanmardır.İmam Azam İnam Said Nursi gibi. 3-Kaderci dediği Cebriyeci.Yoksa kader dayatma yapmaz özgür iradeyi güçlendirir.Bu mesele R.Nur"da yeterince var anlayan uygulayan azz.
UA 14 Ekim 2019 23:37
Kalemine sağlık hocam. Sorun ancak bu kadar net ifade edilebilirdi ama, ümmetimiz çok büyük bir genelde uyumaya devam diyor. İnşallah beyni kalbi açık olanlar yazınızdan nasiplenir.
Selim Karaca 14 Ekim 2019 22:48
Mehmet bey kaleminize zihninize sağlık..... Anlayana sivri sinek saz.... misâli , yerinde bir tahlîl ....
Ali Desidero 14 Ekim 2019 21:20
1.İSLAM SİYASET DÜŞÜNCESİ ifadesi yanlış hocam!Müslüman siyaset düşüncesi denilmesi gerek! 2.İslama bu kötüğü yamayanlar İslam adına kelam, kelam oynatanlardır! 3.Müslüman aklını, ruhunu, ahlakını bu yanlış anlayış oluşturmuştur. 4.Bu sonucu doğuran teorik,pratik yapıyı inşa edenler bundan nemalanan din ve siyaset baronlarıdır. 5.Siyaset din, din siyasettir mottosu/putu bilinçli olarak SÖMÜRGEN taifece üretilip, inşa edilmiştir. 6.Halk yığınları zihnen, ruhen, aklen, can ve mal sömürülmekte ve bu halden memnun ve güzel görmektedir. Çocuklarını diri diri gömmek güzel gösterildiği gibi
Okuyucu 14 Ekim 2019 19:19
Allah Türk Ordusuna yardım etsin büyük bir çatışma ile karşı karşıyayız ve Akdeniz’de de savaş ihtimali çok yüksek. Dualarla
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 18:55
13:45 Ağzınıza sağlık! Rabb'im "OKU" demiş. Nasıl okumamız gerektiğinide yine Rabb'im öğretiyor bize. "Yaradan Rabb'inin adıyla oku."Dinlerini Nüfus Cüzdanlarında bırakanlardan bunu anlamalarını beklemek abesle iştigaldir. Batılı insaflı düşünürler gelişmişliklerini Endülüs ve Osmanlıya, dolayısıyla İslam Medeniyetine borçlu olduklarını beyan ederken, bizimkilerin yaptığına bakın. İstiklâl Şairi Merhum Akif'in ve daha nicelerinin kemiklerini sızlatıyorlar. Medeniyet tek dişi kalmış canavar. Batıda ahlâksızlık dip yapmış.
E.K 14 Ekim 2019 16:34
Elinize saglik sn yazar. Duygularimiza tercuman oldunuz...Istanbul'un depreme hazirligi sifir..Ama hic aksatmadan mehterle, tekbirlerle her yil bilmem kacinci fetih yildonumunu kutladik...Yine oteki kentlerimizde her yil temsili kurtulus torenleri tamamen birer komediye donmus durumdalar...En buyuk capli bayraklari en yuksek direklere dikiyoruz...Bayraklarin altinda kaldirim yok, yoldan gecen okul cocuklari arabalarin altinda eziliyor...Yukarda bayrak fasir fasir dalgalaniyor...Ilim, bilim, egitim. En hakiki mursid ilimdir, diyen cok dogru soylemis..
PKK, Deaş'lı teröristleri serbest bıraktı. Oysa ABD yıllardır PKK ile ortaklaşa Deaş'a karşı mücadele ettiğini söylüyordu. ABD'ye inanmak rasyonel akıldır. Buna itiraz edip ülkeyi korumak seferdir... Türkiye seferde, itiraz eden rasyonel takılsın...
KARAR OKUR 14 Ekim 2019 14:32
Biz müslümanlar veTürkler dünyanın sonuna kadar hiç bir zaman hukuk devleti olamayız çünki neden belli ?
ibrahim 14 Ekim 2019 13:45
İslam dünyası olarak kendimize geleceksek, evvela kendimizi Batılı düşünürler üzerinden anlamaya çalışmaktan vazgeçmemiz gerek. Daha ilk vahiyde bize kendimizi ve dünyayı tanımak ve tanımlamak için gerekli kod verilmiştir: Yaradan’ın adıyla okumak. Yitirdiĝimiz budur, başka birşey deĝil. Yaradan’ın adıyla okumayı öĝrenmeliyiz yeniden, ki kolay ve basit bir mesele deĝil. İstememiz gereken de rasyonel akıl deĝil (ki zaten bir mitten ibarettir), benliĝin bütünlüĝünü/vahdetini ifade kalptir, yürektir. Bu bütünlüĝü ve kalbi yitirdiĝi için Batı ne kendini ne de dünyayı tanıyabilmekte zaten.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 21:41
1
İmza atıyorum.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 22:38
2
13.45, Biz Türkler, zalimin korkulu rüyası, mazlumun hamisiyiz...
Muhtefi. 14 Ekim 2019 13:39
DİN İnsanı Ahlaklı, Akıllı yap-maz...bunu Kafaya KAZIYACAĞIZ. bir kere. .!...Ayrıca DİN. .AMAÇ. .DE-GIL -DIR....Bunu da bileceğiz. ..Sadece ARAÇTIR. ..**.İnsanca yasamak icin programdir..** sonra herşey kendiliğinden ortaya çıkacak. Çünkü ÇIRILÇIPLAK. kalacağız. .Yani Yaptığımızla. .onunla değerlendireceğiz. .seni, beni, onu. .:))..gayet basit. .:)).
birokur 14 Ekim 2019 13:13
600 yıl boşa geçmiş demekki.Kıtalararası koşturacağımıza keşke bilim ve teknikle uğraşsaydık.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 21:31
1
13.13, Sana ne?
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 12:51
1453’te galip geliyorduk diyen yorumcu arkadaş merak etme Osmanlı da silahları Avrupa’dan alıyordu. Fazla böbürlenmeye gerek yok.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 15:33
5
12.51, Senin içine Avrupa kaçmış. Ama söylediğin söz ile Avrupayı yerin dibine soktuğunun farkında değilsin. Avrupa kendi ürettiği silahla Osmanlıya yenilmiş. Ne ebleh adamlarmış...
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 16:37
5
Kaldı ki Konstantinopolis'in fethi sembolik olarak önemlidir. Ama teknik veya organizasyonel bir başarı değildir. 7000 kişinin savunduğu (ki 600 kişisi Mehmet'in kardeşi Orhan ve askerleridir) 30-40.000 kişilik kasabayı 100.000 kişi ile (ki önemli bir kısmı balkanlı ve anadolulu hristiyandır) zor aldılar, bir ara alamayacak gibi oldular.
Karar Okuru 14 Ekim 2019 18:05
1
Şu osmanlı takıntısından vazgeçsek artık!.. imparatorluk ömrünün nerede ise yarısını gerileyerek geçirmiş, sonunda işgal altında dağılmış bir imparatorluktan zaten bugüne bir şey de kalmamış. Bir ara AKP milletvekilinin dediği gibi reklam arası bitti ise kaldığımız yerden çöküşe devam mı yani
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 21:14
2
18.05, Osmanlı düşmanlığı frengiliğin açık belirtisidir. İki asırdır çok frengi geldi geçti... Ama hiç biri hayırla yad edilmez...
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 12:48
Reisin YÖK denetleme kuruluna atadığı zat “Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ben cahil halkın ferasetine güveniyorum” dedi. Sen de kalkmış bize neler anlatıyorsun. Sen Reisten iyi mi bileceksin.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 13:55
1
O zatın ne dediĝini bilmiyorum ama okulluluk arttıkça cehaletin (en basiti okuduĝunu anlama ve meramını ifade etme yetersizliĝi mesela) neden arttıĝı üzerine düşünülmesi gereken bir soru gibi duruyor sanki...
musto 14 Ekim 2019 11:14
Şeytanın bin,bir yüzü, vardır. Aklını kullanamayan,İnsanoğlunu bu yüzlerinden biriyle kendisine hizmetkar, edecektir.Bazen Haşhaşiler,gibi sarp kayalarda kale kurup Huriler, musluklarından şaraplar akan uyuşturucular ile yalancı cennette yaşattıklarını ölüm makinaları haline getireceksin:Olmadı yeryüzü İmamı diye bir tarikat cemaat kurup sadık bendeler devşireceksin.Aklın süzgeci çalışmadığında bunlara benzer yüzlerce hilelerle karşılaşacaksın.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 11:10
Hukuk, adalet Kuranda da var diyen yorumcu arkadaş çok haklı, ancak ne hikmetse hiçbir müslüman toplumda adaletli bir devlet örneği yok. Ama batıdaki demokratik ülkeler hukukun üstünlüğüne dayalı devletler oluşturdular.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 11:12
Yazar, kısaca bırakın Şam'da namaz kılma hayallerini, azıcık akıllı, rasyonel olun, diyor. Haklı. Vatan haini ilan edilmesi yakındır. Bizim halk, hamaset sever sayın Ocaktan. Politikacılar da veriyorlar çoşkuyu, hamasi şiir ve şarkıyı... Hey benim saf halkım, ne çok aldatılıyorsun! Katiline aşıksın; Ocaktan, seni nasıl kurtarsın. Ona da hain de, olsun bitsin. En azından yüreğini soğutur, kurban olduğunu unutursun.
METİN P. 14 Ekim 2019 10:15
VAY BEEEE!DEMEK Kİ BATILILAR PATRİMONYALİZM DİYE BİR KAVRAM ÜRETMİŞLER?!HELAL OLSUN ADAMLARA BE.PATRİMONYALİZM HAAA.MÜSLÜMANLAR BUNU NEDEN DAHA ÖNCE İŞİTMEDİLER SANKİ.TABİ Kİ İSTİBDAT,ZORBALIK,ŞAKİLİK GİBİ KELİMELER VARDI AMA PEK BİR ŞEYE YARAMADI.patrimonyalizm çıkana kadar hak,hukuk adalet,iştişare nedir bilmezlerdi.Kuranda da bunların benzeri yok muydu acaba?Ne yapsak bunları elde etmek için hristiyan mı olsak.Tövbe tövbe.Tabi hristiyan olsak bu kurtuluş savaşındaki yıkımı yaşamazdık.körfez savaşları,ırak katliamları,cezayir vs.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 10:13
1453’te demokrasi mi vardı diye soran yorumcunun anlamadığı şu: Mesele demokrasi değil ki, önemli olan Allah’ın verdiği akıl ve irade ile dünyayı imar etmektir, sultanlara kul olmak değil.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 15:36
3
1453'te sultan vardı. Ama galip geliyordu. Tek başına demokrasi karın doyurmaz. Demokrasiyi kutsamaktan Tellibaba türbesine çevirdiniz... Yok öyle bir şey. Çalışacaksın. Çalışacaksın. Çalışacaksın...
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 09:20
Şu an ülkenin sahip olduğu insan malzemesi TC tarihinin en kalitesizidir. Cehalet hiçbir zaman bu kadar yüceltilmedi. Profesör denen insanlarımızın düzeyi bile ellere alem. Bilime dayalı, bağımsız, özgür, araştıran, sorgulayan bir eğitim sistemi dincilerin en nefret ettiği şeydir. Eğitim sistemimizin niye yerlerde süründüğü konusunda herhalde daha fazla fikir belirtmeye gerek yoktur.
ERKAN DOĞAN 14 Ekim 2019 08:00
Sayın Ocaktan İlk kez açık biçimde İslamcıların hala bir yerleri fethetme düşüncesini yazdınız. Mesele de zaten bu. Arkadaşlar artık sucuk olmuş atlara binip diyardan diyara fethe çıkacak cenneti tez elden elde edecekler. Bir de ilginç biçim de tıpkı ABD gibi biz oraya adalet getirmeye gitmiştik diyecekler sanki kırmızı mumla arkadaşları davet ediyorlarmış gibi. Geçenler de aynı cümleyi Tayyip Erdoğan gene kullandı. Biz işgal ettik ama sömürmedik diye. Bu kafa inceleme konusu olur. Bu arada uzay oteli diye bir fikir çıktı.Yarın milyon dolarlar 3 milyar önceki yıldızları görmek için ABD'de.
Hür Fikir -2023 14 Ekim 2019 06:46
Timur Kuran'ın -"Yollar Ayrılırken" kitabının tanımında , "...Sanayi Devrimi'nden beri tartışılan bu sorulara yeni yanıtlar sunuyor.1000 yılında Ortadoğu ekonomisi Avrupa ekonomisinden daha az gelişkin değildi; ama 1800 yılına varıldığında gerek yaşam standartları, gerek teknoloji, gerekse ekonomik etkinlik bakımından çarpıcı düzeyde geriye düşmüş durumdaydı. Batı dünyası çağ atlarken, Ortadoğu ekonomisi modernleşme sürecinin emekleme dönemindeydi. Ortadoğu'yla Batı'nın ekonomik gelişim yolları neden ayrıldı?Ortadoğu niçin 21. yüzyılda bile azgelişmiş bölge konumunda?.." yer alır.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 09:47
7
Bu soruyu sormak moda oldu? Cevabı da hazır. "Batı demokrasi ile kalkındı. Biz demokrasiye geçemedik." 1453'te demokrasi mi vardı?
9.47, Kafan yine basmıyor. 1453'te sultan vardı. Ama galip geliyordu. Tek başına demokrasi karın doyurmaz. Demokrasiyi kutsamaktan Tellibaba türbesine çevirdiniz... Yok öyle bir şey. Çalışacaksın. Çalışacaksın. Çalışacaksın...
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 13:07
0
09:47 1453 te demeokrasi yoktu ama avrupada da yoktu. Avrupalı devletler de otokratik devletlerdi. Yani biz bize benzeriz durumu vardı. Şimdi ise biz bize benzemiyoruz. O nedenle yaptığınız yorum pek olmamış.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 16:28
1
çalışmak gerekli ama konu çalışmakla ilgili değil. yeni fikir çıkmalı ve güvenli bir ortam olmalı. yeni fikir özgürlüğün ve güvenliğin olduğu yerde çıkar. gelişme ancak yeni fikirle olur. batı avrupada merkezi bir devlet olmadığı için görece daha fazla özgürlük vardı. ticaret, iklim ve coğrafya da önemli.
Hür Fikir -2023 14 Ekim 2019 06:32
Prof. Dr. İskender Öksüz'ün "Niçin Geri Kaldık? Tarih - Devlet - Ekonomi - Yönetim" isimli kitabı oldukça isabetli tespitler ihtiva ediyor. Bu bağlamda, tanıtım kısmında İbrahim Kiras'ın “Milletler arasındaki ekonomik eşitsizliğin sebepleri konusuna kafa yoranlar için Prof. İskender Öksüz’ün aynı zamanda üslup şaheseri olan Niçin? adlı kitabında bu konularda orijinal tezler ileri sürmüş bilim adamlarının belli başlılarının yazdıklarının ayrıntılı ve doyurucu değerlendirmeleri var. İlgilisine öneririm.” şeklindeki görüşü yer alır.
iso. 14 Ekim 2019 05:09
2.Gelecek icin, Baris ve huzur icinde, kardesce yasamak icin, insanca yasam icin , Ne yapmak gerekir diye kafa yorun.Bir gorus belirtmenin bile linc edilme gerekcesi olmasi utanilacak bir durum.KKTC lideri bir aciklama yapiyor, yahu adamin yerine kayyum atamadiklari kaldi, Bumu insancil olmak.Bumu ileri drmokrasi. selamlar.
iso. 14 Ekim 2019 05:03
1.Dogru ama eksiklikler var,soylediklerinize ek olarak , daha dogrusu birincil olarak, Din olgusu ,bunun yorumlanmasi daha buyuk bir sorun, Din isleri devlet islerinden aryrilamiyor ki,bu yuzden hukuk adelet one cikamiyor, Iktidarlar dini kendi iktidarlarini devam ettirmek icin kullaniyorlar, koskoca islam aleminde bunun boyle olmadigi bir ulke soyleyin.Bu din ve devlet islerinin ayri olmasi inanc hurriyetine karsi gibi algilaniyor.Adelet dinin yerini almadigi surecede bu toplumlarin refah seviyesi gelismeyecektir.Bence bu konular hakkinda yazmaya devam edin.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 11:20
6
batı din ve devlet işlerini ayırdığı için gelişmedi, geliştiği için din ve devleti ayırdı. kemalizm dinini ve tabularını sorgulamanızın zamanı geldi de geçti bile.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 01:08
Çok yanlış bir önerme. "Fetih" olgusu sadece müslüman doğu dünyasına ait değil. Güney amerikayi ispanya, kuzey amerika,avustralya,y.zelanda,uzakdoğuyu ingiltere, afrikayı yine ingiltere ve fransa "fethetmiş". Rusya tüm orta,kuzey asyayı, doğu avrupayı, çin doğu türkistan, güney moğolistan, tibeti "fethetmiş". Son iki dünya savaşı almanların avrupa,afrikayı"fethetme" çabalarından dolayı ortaya çıkmış, siz hala sadece müslüman doğunun fetihçiliğinden bahsediyorsunuz. Max weber vs batılı düşünürler dünyayı sadece batı değerleri gözlüğünden bakarlar. Objektif değiller.sizin daha geniş açıdan bakab
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 00:24
Her mevzuda muhalefet mecburiyeti, bir kısır döngüye sebep veriyor. Haksız duruma düşme pahasına muhalif yazılar yazmak zordur. Ve sürdürülebilir bir şey değildir..
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 00:22
Müslüman ülkeleri arasında bütün gelgitlere nazaran ülkemiz demokrasi ve modernleşme konusunda en fazla yol kat eden ülke idi. Ama demokrasinin ona verdiği imkanla başa gelen ümmetçiler demokrasiyi rafa kaldırdılar.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 05:57
9
00.22, Foğru diyorsun. Seçimle kazanamayanlar 18 yıldır darbe yaptıramıyor. Demokrasi adıns çok büyük kayıp.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 09:25
3
05:57 Ben askeri darbeler altında da yaşadım. Onlar en azıdan birkaç yıl sonra kışlaya çekildi. Sizinkiler iktidarı bırakmamak bin bir takla atıyorlar.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 12:27
2
5.57, Ne demek istiyorsun? Seçimi Erdoğan kazansın, ülkeyi Kılıçtaroğlu mu yönetsin?..
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 13:12
2
12:17 de yazan yorumcu, 12:57 de yazan bilmem ama evet ben kılıçdaroğlu kazansın ve o yönetsin istiyorum. Suç mu? Öyle bir edayla yazmışsınız ki nerdeyse hainlikle suçlayıp, suç duyurunsa bulunacaksınız.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 14:30
1
12:27 Seçimleri nasıl kazandığınıza bağlı. Trafoya giren kediler, mühürsüz oyların geçerli sayılması, atı alıp Üsküdar’ı geçmeler, muhalif olan medyaları ya hapisle ya satın alma ile susturmalar, devletin bütün kaynaklarını seçimlerde partiniz için seferber etmeler, kaybettiğiniz İBB seçimlerinde daha oylar sayılırken televizyona çıkıp “biz kazandık” deyip işi katakulliye getirmeye çalışmalar, o da yetmedi YSK’nu devreye sokup seçimi iptal etmeler falan. Bahçeli ile işbirliğini belirtmeme de gerek yok sanırım.
KARAR OKURU 14 Ekim 2019 00:15
Hayır sayın yazar, senin Dünyadan haberin yok. Reise sorarsan biz demokraside daha üst bir aşamaya eriştik “İleri demokrasi”. Batı bu yüzden “ Türkler nasıl bizden daha ileri demokrasiye sahip olur” diyerek kıskançlıktan çatlıyor.
Bak sen... 14 Ekim 2019 00:04
"Küresel güce gönüllü köleleğin" adı rasyonel akıl olmuş...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN