Back To Top
‘Türkçemiz ne kadarsa o kadar varız’

‘Türkçemiz ne kadarsa o kadar varız’

 - Son Güncelleme: 19.07.2019 Cuma 10:06
- A +

Önce Kadir Mısıroğlu, şimdi de Mehmed Şevket Eygi beka âlemine göçtü. Kendilerine Mevla rahmet eyleye. İkisi de sıra dışı şahsiyetlerdi. Yazılarıyla ve yayıncılıkla ömür boyu cansiperane bir şekilde İslâm davasına hizmet ettiler. Büyük ölçüde aynı kaderi paylaştılar. Sevenlerinin, takdir edenlerinin hayır dualarını aldılar, belli dönemlerde rejimin ve dünya görüşü itibariyle karşıtlarının gadrine uğradılar. Ama hiç yılmadılar, alınları ak başları dik yaşadılar.

Mehmed Şevket Eygi’nin yazılarının temel konusu bir Müslümanın nasıl olması gerektiği olmuştur. Bu konuda mevcut hâli sürekli eleştirmiş, âdeta formüllerle olması gerekeni zihinlere nakşetmeye çalışmıştır. Bir İstanbul efendisi kimliğiyle, yazılarında sanata, estetiğe, tarihe ve Osmanlı Türkçesine önem vermiş, Müslümanların ruh cephesini tezyin etmeye çalışmıştır. Bunu yaparken dilimizi en güzel şekilde kullanan ve üslûp sahibi bir yazar olarak; açık, net ve hatasız bir imlâ ile uyarıcı, yol gösterici hüviyeti ile temayüz etmiştir. Gazete yazılarını eski ve yeni alfabe ile yazılmış “Takvimden Bir Yaprak” ibaresi ile sunmuştur. Böylelikle alfabe ve dil devrimi karşıtı bir tutumu görünür kılmıştır.

Telif ücreti almadan, yaklaşık otuz yıl ve her gün Millî Gazete’de yazdığı yazılardan, içinde yazımın başlığındaki ifadenin de yer aldığı, 4.10.2017 tarihinde neşredilen “Alfabe devrimi ve arı dil” başlıklı yazısını dikkatlerinize sunuyorum.

***

“Türkiye denilen bir ülkede yaşıyoruz ve Türkçe denilen bir lisanı kullanıyoruz. Türkiye olmazsa var olmayız, Türkçe olmazsa yine var olmayız. Türkçemiz ne kadarsa o kadar varız. İki Türkçe var: Birincisi ortalama üç yüz, bilemediniz beş yüz kelimeyle konuşulan günlük, sözlü çarşı pazar Türkçesidir. İkincisi konuşulmayan, yazılan edebî zengin Türkçedir ki, bunu bilmek ve anlamak için on bin, yirmi bin kelime, terim bilmek gerekir. Edebî Türkçe konusunda cahillik yaygın hale gelirse, lisan elden giderse varlığımız da tehlikeye girer. Bu zengin Türkçeyi lise diplomasına sahip her Türkiyeli mutlaka bilmelidir. Cumhuriyetin ilanından sonraki baskıcı, vesayet rejimlerinin yaptığı alfabe ve dili arılaştırma devrimleri Türkçeye büyük zarar vermiştir. En güzel edebî Türkçe 1920’lerin Türkçesidir. Bu zengin ve güzel Türkçeye dönülmezse varlığımızı korumak güçleşecektir. Latin alfabesinin Türkçeye ve Türkiyelilere faydalı olacağı ve onları yükselteceği iddiaları iflas etmiştir. Japonlar, kendi çok zor millî yazılarını korudular ve akıllara durgunluk veren bir kalkınma sergilediler. Biz Latin alfabesiyle, sade suya tirit arı Türkçeyle onlar gibi olamadık. Türkiye devletinin, Türkiyelilerin, bilhassa okumuşlarımızın, varsa, aydınlarımızın temel gündem maddelerinden birinin lisan meselesi olması, bu konuda seviyeli tartışmalar yapılması, ciddî analizler yayınlanması gerekir.

Lisanımızdaki Arapça ve Farsça kelimelerin atılması çok yanlış bir iş olmuştur. Fransızcadaki Latin kökenli kelimeler atılsa Fransızca diye bir şey kalmaz. Almancada otuz bin yabancı kelime bulunmaktadır, bu konuda lügat kitapları bile yazılmıştır. Alfabe ve dil devrimleri büyük bir kopukluğa sebebiyet vermiştir. Bu kültürel ârızaların mutlaka tâmiri, devamlılığın sağlanması gerekmektedir. Bu maksatla liselerde, seçmeli değil, mecburi Osmanlıca eğitimi verilmeli; Osmanlıca bir günlük gazete, Osmanlıca aylık bir dergi (çıkarılıyor), Osmanlıca kitaplar yayınlanmalıdır (yayınlanıyor).1928’den önceki Türkçe kitapları, belgeleri, mezar taşlarını, anıt kitabelerini okuyamayan bir toplum bilgili ve kültürlü müdür, yoksa cahil midir?”

Üstad aynı gün köşesinde OSMANLICA başlığıyla ilginç bir anekdota da yer vermiş. Onu da aktaralım: “Geçenlerde, bir yemekte tanıştığımız Müslüman bir profesöre sordum: ‘Osmanlıca biliyor musunuz?’ ‘Bilmiyorum’ dedi. ‘İzin verirseniz bir şey söyleyebilir miyim?’ dedim. ‘Buyurun söyleyin’ cevabını verince, ‘Hayret ki hayret, okuma yazma bilmeden profesör olmuşsunuz’ dedim.”

Mehmed Şevket Eygi rahmet-i Rahman’a kavuştuktan sonra da Millî Gazete’de yazıları neşredildi. Bu konuda gazetenin açıklamasına göre, vefat etmeden yazılar göndermiş. Vazife şuurunun yüksekliğinin delili olan bu yazılardan 17 Temmuz’da neşredilenin başlığı “Gençler direniniz”. Başlıktan da anlaşılacağı üzere olan bitene seyirci, uyuşuk bir gençlik Eygi’nin Müslüman tanımına uymuyor. Maddeler halindeki yazının üçüncü maddesi, bir varoluş meselesi olarak gördüğü lisan ve edebiyata ilişkin. Şöyle yazmış: “Sizi lisan ve edebiyat bakımından cahilliğe, geriliğe mahkûm ediyorlar, direniniz, çok yüksek seviyede edebiyat kültürüne sahip olunuz. Sakın ben inşaat mühendisi, tarımcı, maliyeci olacağım bana edebiyat gerekmez gibi aptalca laflar etmeyiniz. Sadece edebiyat yetmez ama, ne kadar edebiyat kültürün varsa o kadar düşünebilirsin.”

Son olarak bir başka yönüne dair, bir vasiyet olarak da görülebilecek bir alıntıda bulunalım. Yabancı dil bilen bir münevver olarak yurtdışındaki neşriyatı da takip eder, dikkatini çeken hususları yazılarına taşırdı. Bu yönüne 2.7.2000 tarihli yazısından bir örnek: “İngiliz Türkolog Goofrey Lewis ‘The Turkish Language Reform: A Catastrophic Success’ Türk Dil Devrimi: Felaketli Bir Başarı (Oxford University Press) isimli bir kitap yazarak Türkçenin başına gelenleri anlatmış. Biri çıksa da bu eseri Türkçeye çevirse, bir kısım aydınlarımız okusa. Ben Türk ve Müslüman olduğum için inandıramıyorum, belki İngiliz yazdı diye dil konusundaki acı gerçekleri kabul ederler.”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
H.K. 21 Temmuz 2019 00:38
İngilizceye bakın. Dünyada 1no oldu. Karmaşık ancak egemen 1dil. Türkçe mantıklı güzel 1dil, fakat kullananlar gibi geri kalıp fakirleşmiş, imparatorluk dili olmasına rağmen değişik etnisitelerden yeterince kelime almamış&kelime de vermemiş. Üstüne üstlük TC devrimle darbe yemiş sendelemiş 1dil. İngilizce kelime olarak %29ü Fr, %26sı Almanca,%29ü Latin,%6sı Yunanca.Geri kalanı farklı dillerden beslenmiş. Bunda İngilizlerin girişken&aktif olmasının rolü büyük. Bizde Arapça&Farsça girişi var. Bu 1zenginlik: sonradan ayıklayıp çıkarılması hata. Kelime üretmekte aktif olmalıyız
H.K. 20 Temmuz 2019 23:56
2-Buna ilaveten laikçilerin cemaatinin de nihai analizde bunlardan pek farkı yok. Devletin kaynaklarını (milletin vergilerini) iç etmek kendilerine yontmak için siyasi olarak cebelleşip dururlar. Dini cemaatler 1birinin üyeleri,ilahiyatcıların, STK temsilcileri, sosyolag & dine yatkın sanatçılardan müteşekkil karma heyetlerce kanunen denetilmeli. Halka yararı somut 1şekilde ölçülüp puanla derecelendirilmeli. Belli 1puanı alamayanlara halka yararsız belgesiyle mühlet verilmeli. Kendini geliştiremeyen topluma yararlı hale getiremeyenlere ruhsat verilmemeli veya kapatılmalı.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 16:20
Fransızca zaten Latin dillerinden. Diyelim ki eski yazıya geri döndük. Bu defa 20 yıl sonra 1928-2019 yılları arasındaki milyarlarca kitap, belge vs. okuyamayan nesiller mi yetişmiş olacak? Yani yine atalarımızın yazdıklarını okuyamayacak mıyız? Kafam karıştı.
Kemale ermişlere 20 Temmuz 2019 00:32
0
Okuduğunu anlamazsan kafan karışır tabi. Edebi en güzel Türkçe 1920lerin Türkçe'si diyor yazı. O dönemlere öncelik verirsin. Osmanlı atalarımızın düşünce, edebiyat hatta inanç dünyasını anlamağa çalışmak fena mı? M. Kemal'in yaptığı hata keşke sadece bundan ibaret olsaydı. Kendi devrinde Devlete çalışan Molla Kasımdan herhalde 100 defa beter bir iş yaptı. Türkçeye meraklı edebiyatçılar ne kurtabildiyse kurtarmağa çalışıyor. Devrimci M. Kemal aşığı bir K. Evren’in eski neşriyatı toplatıp Bulgaristan’a hurda kağıt olarak sattığını da okumuştum. O da bir başka Molla Kasım!
İbrahim Gürpınar 19 Temmuz 2019 14:29
Lewis'in kitabı, Trajik Başarı:Türk Dil Reformu, Çev. Mehmet Fatih Uslu, İstanbul 2007'de yayımlandı. İlgililere duyurulur.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 21:42
0
Kimse eski yazıya dönelim demiyor, sadece kullandığımız dili geçmiş asırları da içine alacak şekilde genişletelim, zenginleştirelim diyoruz. Kim bundan niye rahatsız oluyorsa artık...
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 13:51
Mehmet Şevket Eygi'yi tanımak isteyenlere Edip Yüksel'in Youtube'taki videosunu izlemelerini öneririm.
Cuma Direkli 19 Temmuz 2019 23:15
1
Karar okurları arasında edip yüksel'i şahit gösterecek kişiler varsa çek kuyruğunu gitsin.
Türk oğlu ! 19 Temmuz 2019 12:07
Bir sen eksiktin.Yahu arkadaş sizin gazeteniz ne kadar da Türkçe meraklısı doluymuş. He he biz de inandık size. Türkçe savunuyor ayaklarıyla Arapça ve Farsça muhipliği yaptığınız anlaşılmıyor mu sanıyorsunuz. (Bak senin için yazımın içine birkaç Osmanlıca sokuşturdum, rahatlarsın artık) Sanki Osmanlıca diye birşey var. Osmanlının ki civciv kabuğundan çıkmış ıığğ bu ne demiş hesabı içinden çıktığı Türk milletini küçümseyip Araplık ve daha çokta Farslık yapmaktan başkası değil. Başta Gazneli,Selçuklu ve Osmanlıları dövecen. Bunlar olmasa Farsça kalmamıştı, İslam olmasa Arapça kalmamıştı ortada.
mizan 19 Temmuz 2019 16:16
2
Utanmadan bir de Türkoğlu yazmışsın. Senin gibi zihniyetli birinden belki Türkoğlu olabilir ama Türk olmaz. Çünkü kimliğini kaybetmişsin, ecdadını sövüp siğiyorsun a mirasyedi.
Türk oğlu ! 19 Temmuz 2019 20:42
0
Kendini "mizan" sanan aciz.Mizan nere sen nere.Benim Türklüğümü sorgulamaya aklın da gücün de yetmez senin.Yazdıklarım da yanlış var mı yok mu sen ona bak.O saydıklarım hiç Türklüğü öncelememiş, devleti kuruncaya kadar Türk'ün sırtına bin, kurduktan sonra dışla, yok öyle yeter artık.Fars, arap, rum, ermeni vs, ön planda olmuştur.Ne zaman ki bunlar sattılar Saltanatlarını o zaman aklına geldi anaa biz Türk'üdük diye Osmanlıların ve dahasının.Şimdi Türkiye'de buna izin vermeyeceğiz.Ben hiçbir zaman ecdadıma sövmem.Benim ecdadım yüce Türk milletidir.Her türlü baskıya, dışlanmaya rağmen asimile ol
Oğuz Türkoğlu 20 Temmuz 2019 00:43
0
Bu "türkoğlu" Türk değil ki Türkoğlu olsun. Gazına gelmeyin. Bu Atsız'ın da oğlu Yağmur Atsız'ın da dilini bilmiyor. İstediği Türk'ün dili değil, Türk düşmanlarının argosu. Tarihin, coğrafyanın, toplumun farkında değil. Yahya Kemal'in Faruk Nafiz'in, Necip Fazıl’ın dilini değil Nurullah Ataç’ın tilciklerini istiyor. Bu Türk düşmanı bilmiyor ki Türkü Türk dünyasına bağlayan şey değişip farklılaşan Türkçe kelimelerden ziyade Bilerek isteyerek dilimize Arapça ve Farsçadan alıp Türkçeleştirdiğimiz kelimelerdir.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 10:37
Devletimizle birlikte dilimizin de kucultulmesi tesadüf mü? Tesadufse bu ne trajedik bir tesadüf...
Türk oğlu ! 19 Temmuz 2019 10:09
Yine de Türkçe sen ne büyük bir dilmişsin. Bizatihi Türklerin kurduğu devletler tarafından dışlanmana ve bu kadar düşmanın olmasına rağmen hâlâ ayaktasın. Hiç bir dil bu kadar saldırıya dayanamazdı, dayanamadı da zaten. Sen hep var ol benim güzel Türkçem.
Türk oğlu ! 19 Temmuz 2019 09:51
Kızmayın arkadaşlar Nutuk'taki Türkçeyi istiyoruz. Atamızın konuştuğu Türkçe...
Türk oğlu ! (gerçek olan) 19 Temmuz 2019 10:19
1
Hırsızlık yapma bu mahlas sana ait değil, ben kullanıyordum. Ben nutukta ki Türkçe falan istemiyorum. Benim dilime kimse düşmalık etmesin ve dönüştürmeye çalışmasın. Araplık ve Farslık ta yapmasın.
Oğuz Kayacan 20 Temmuz 2019 00:53
0
nutukta ki Türkçe sana beş numara bol gelir. Sende o çap yok birader. Oyun oynamak istiyorsan kumsala git. Divanü Lügaat'it-Türk hangi dille yazıldı biliyor musun?
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 08:59
Ege şivesiyle konuşan ve kendisini türk kabul eden afrika kökenli vatandaşlarımız ne kadar bu coğrafyaya aitse Türkçedeki Arapça ve Farsça kelimeler de o kadar Türkçeye aittir. Dilde bari faşist olmayin...
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 09:00
Lewis'in kitabı, Mehmet Fatih Uslu tarafından tercüme edilerek gelenek yayınları arasında 2004'te, Trajedik Başarı ismiyle neşredildi.
Takipci 19 Temmuz 2019 08:37
Islamci yazarlarimiz Turkce, Turkcem diyerek bize Arapca (ve veya) Farsca'yi empoze ediyorlar.
KARAR OKURU 19 Temmuz 2019 05:26
Son paragrafta adı geçen İngilizce kitap Türkçeye "Trajik Başarı: Türk Dil Devrimi" adıyla, Mehmet Fatih Uslu tarafından çevrilmiş bulunmaktadır. İlgilenenlerin dikkatine sunulur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN