Back To Top
‘Kuvvetler birliği istibdattır’

‘Kuvvetler birliği istibdattır’

 - Son Güncelleme: 06.10.2019 Pazar 09:48
- A +

Yukarıdaki başlık, Milli Mücadele kahramanlarından Mersin milletvekili Miralay Selahattin Bey’e aittir, Birinci Meclis’te söylemiştir.

Bugün Selahattin (Köseoğlu) Bey’in vefatının 70. yıldönümüdür, rahmet ve saygıyla anıyorum.

19-10/05/foto.png

1880 yılında İstanbul’da doğdu. Harbiye mezunudur. Balkan Savaşı’nda kolu sakatlandığı için “Çolak Selahattin” olarak ünlendi.

1919 yılında Sivas’taki Üçüncü Kolordu Kumandanı’dır.

Damat Ferit’in Mustafa Kemal ve Rauf Bey’i öldürtmek için tertiplediği Ali Galip olayının önlenmesinde, Sivas Kongresi’nin güven içinde yapılmasında Kazım Karabekir’le birlikte büyük rolü oldu.

Ankara’da Meclis açıldığında, Mustafa Kemal Paşa’nın aday göstermesiyle, Mersin Mebusu olarak Meclis’e girdi, Meclis’te sürekli kuvvetler ayrılığı fikrini savundu.

1921’DE KUVVETLER AYRILIĞI

Kuvvetler ayrılığı fikri Meşrutiyet döneminde zihinlere yerleşmişti. Enver Paşa diktatörlüğünü gördükten sonra bunun değeri daha bir anlaşılmıştı. Fakat Milli Mücadele’nin fevkalade ağır şartları “kuvvetler birliği”ni gerektiriyordu.

O zaman Meclis hem yasama hem yürütme ve yargı erklerine sahipti. Meclis Reisi Mustafa Kemal Paşa’dır.

Selahattin Bey, verdiği bir kanun teklifinde yürütme erkine sahip, ayrı bir bakanlar kurulu kurulmasını önermişti.

Mustafa Kemal bu aşamada buna karşıdır.

24 Kasım 1921 Perşembe günü, kürsüde Mersin Mebusu Selahattin Bey, bu kanun teklifini kuvvetler ayrılığı ilkesiyle savunuyor:

“Kuvvetler birliğinin en büyük ruhu mutlakıyetle istibdattır. Kuvvetler birliğinin bugünkü misali mutlakıyet ve istibdattır. Ne isterse baştaki âmir onu yaptırır... Kuvvetler birliğinin sonu istibdattır. Kuvvetler ayrılığı ise Meşrutiyet’tir...”

Selahattin Bey tabii ki o günün terminolojisiyle konuşuyordu. Cumhuriyet’in gündemde olmadığı o dönemde, kuvvetler ayrılığının uygulama örneği olarak Meşrutiyet zikredilmektedir.

ERKLER AYRI AYRI

Selahattin Bey uzun konuşmasının devamında bugünkü kavramlarla şöyle diyor:

“Bir devleti teşkil eden anayasal kuvvetler, yani yürütme, yasama ve yargı ayrı ayrı yürür, tekâmül eder. Ayrı ayrı çalışır ve bir noktadan kuvvetini alırlar. Bugün bizde bittabi bu birlik noktası yine Meclistedir…”

Meselenin siyasi tarafı, yani o zamanki şartlara uygun olup olmadığı meselesi tarihte kalmıştır; Cumhuriyet tarihi kuvvetler birliği yani erklerin tek yerde toplanması yönünde gelişmiştir.

Bugün önemli olan; hala oturtamadığımız bu en önemli anayasal problemin tarihi köklerini görebilmektir.

Bayar ve Menderes muhalefetteyken birkaç defa “kuvvetler ayrılığı”nı savundular, ama iktidara yerleşince kuvvetler birliği yanlısı ve uygulayıcısı oldular. Onlar da aynı kültürle yetişmişlerdi.

Meşrutiyet’in ve Birinci Meclis’te Selahattin Bey gibi isimlerin savunduğu kuvvetler ayrılığı fikri unutulmasıydı, hele de 1950’den sonra gelişseydi muhtemelen bugünkü sistem sorunlarını yaşamayacaktık.

‘HÜRRİYET-İ ŞAHSİYE’

O zamanki Meclis’teki muhalif ‘İkinci Grup’un önde gelen isimlerinden Selahattin Bey 1923 seçimlerinden itibaren milletvekili değildir, Kasım 1924’te Karabekir liderliğinde kurulan Terakkiperver Fırka’ya katıldı. İzmir Suikasti davasında yargılandı, beraat etti.

Yazar Orhan Kemal’in babası muhalif Abdülkadir Kemali Bey’in Nisan 1921’de Meclis’e verdiği “Hürriyet-i Şahsiye” (kişisel özgürlük) ya da “Masuniyet-i Şahsiye” (kişisel dokunulmazlık) kanununu savunan önde gelen isimlerden biri Selahattin Bey’di.

Bu kanun, hala çözemediğimiz “haksız tutuklama”ya karşı kesin tedbirler getiriyordu, yasalaşacak fakat çok kısa ömürlü olacaktı.

Sehahattin Bey’in zaferden sonra 1923’te Tan gazetesindeki üç yazısının temel konusu yine “hürriyet-i şahsiye”dir.

1946’da “Mesuliyet” dergisindeki yazı dizisinde Birinci Meclis’teki muhalefeti anlatırken. “Öncelikle vatandaşlık hukuku”nu vurguladı.

Merhum Selahattin Bey, çok şükür ki, anılarını da yazdı, tarihçi Ahmet Demirel tarafından, açıklayıcı bölümler ve belgelerle, tam metin olarak yayınlandı. “İkinci Grup’un Kurucularından Selahattin Köseoğlu’nun Milli Mücadele Hatıraları.” (İletişim Yayınları)

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 14:35
Devletlerin savaş veya ihtilal ile kurulması ayrı, kurulan devletin temelindeki harcın adalet ve hukuk olması ayrı bir şeydir. Önceki zorba bir devlet ve yönetimdir. Ortadan kaldırdınız, mesela. Sizinde zorba olmanız mı gerekir? Ne farkınız kalır?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 22:01
Atalet(Tembellik)Adaleti incitir. Dalâlet(Sapkınlık) perişan eder! Hak'kı Hakkı'ya değil hak edene vermeliyiz!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 21:21
Eğer ki bir devlet kurulurken temelinde Adalet ve Hukuk olmaz ise, o devletin temelinin sağlamlığından bahsedebilirmiyiz? Temelinde ihtilal olan bir devlet ne kadar sağlam olur. Birde ihtilal kavramı ile hukuk kavramını aynı karede ve cümlede kullanacaksınız. İnsanların size inanmasını bekleyeceksiniz. İhtilal kaç cana mal oldu bileniniz varmı?İnsan hayatı dokunulmazdır. İdam cezaları istisnadır ve onunda hususi şartları vardır. 600 yıllık bir devleti sonlandırıp, radikal bir kararla yeni bir yönetim şeklini benimserseniz, bir gecede insanların buna alışmalarını bekleyemez ve isteyemezsiniz.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 07:07
1
Tarihte bütün devletler ya savaşla ya ihtilalle kuruldu. Referandumla mı kuruldular?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 21:05
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlık kürsüsünün arkasında asılı tabloda …ve emruhum şûrâ beynehum… Ayeti Kerimesi yazılıydı. Elmalılı Meali …buyurukları (işleri) da aralarında şurâdır (istişare iledir)… Meclis kararı istişaredir, Meclis şuradır. Yasama, yürütme ve yargı Millet adına meclistedir. Bunun hilafına ne yapılırsa Meclis’e müdahaledir..
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 20:57
"Atatürk'ün İhtilal Hukuku"! Güldürmeyin adamı. Atatürk'ün İhtilal Hukuku imiş. Hukuk Atatürk'e babasından mirasmı kalmış? Kitabın ismi bile başlı başına sorun. Hem İhtilalin hukukumu olurmuş? Ne günlere kaldık Ya Rabb'i! Haşa sümme haşa, milyon kerre haşa. Allah Türk Milleti hususundaki tasarrufunu Atatatürk'e devretti. Atatürk ise haşa Türk Milletini yeniden yarattı. Hemde on senede onbeş milyon genç. Üstelik her yaşta. Bu iddialar en başta bizim gibi beşer olan Atatürk'e hakarettir. Onunla alay etmektir. Atatürk'ün İhtilal Hukuku imiş. Trajikomik! Şirkin gölgesinde çirkinleşmeyin!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 20:51
TEŞKİLÂT-I ESÂSİYYE KANÛNU Madde 1- Hakimiyet bilâkaydü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatanı bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. “Grugdgesetz” Alman Anayasasının adı. Tam karşılığı “Temel Kanun”dur. 1. Maddesi; “İnsanın onur ve haysiyeti dokunulmazdır.” Biz millet merkezli bir anayasa yaptık, 45 te Müttefik Kuvvetler Almanlara “insan” merkezli anayasa yaptılar. 1. Madde Alman milletinin olmadığı anlamına geliyordu ve bunun doğal sonucu güçler ayrılığıydı.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 20:27
Maddei münferide “Büyük Millet Meclisi gayesinin husulüne kadar müstemirren müçtemi bulunacağı cihetle” demek suretiyle Teşkilatı Esasi son maddesi 1. Meclis’in gayesinin gerçekleşmesine kadar açık kalacağını düzenler. 1. Meclis’in bu anayasal hükme ve Meclis iradesi hilafına kapatılması nasıl mümkün olabildi? Niye kimse bu müdahaleden bahsetmezde millete ait yetkilerin yine milletin meclisinde içtimaından rahatsızlıklarını izhar ederler???
KARAR OKURUMürsel 06 Ekim 2019 18:54
İlk seçimde M Kemal tarafından harcandı.Ne öldürülmesine engel olması; ne en zor Erzurum günleri desteği işe yaramadı.İyiler ve sadıklar kaybetti.Vefasız muhterisler kazandı ve kazanıyor.Kahbe dünya..
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 14:30
Hocam:Ak aktır. Kara karadır. Atatürk'ün bütün tasarruflarını meşru gösterme çabanızı anlamıyorum. Atatürk beşer değil mi? Şaşmaz ve şaşırmaz mı? Bu nasıl medeni anlayıştır böyle? Sakız gibi ve bozuk plak gibi:"O zamanın şartları öyle gerektiriyordu?" Bu zamanın şartları çokmu farklı acaba? 40 senedir PKK belası, 15 Temmuz kâbusu. Övmekle bitiremediğiniz kahrolası batının oyun içinde oyunları çokmu basit ve hafif. Buna rağmen ben diyorum ki, şartlara göre adalete ve hukuka rol biçemezsiniz. Adaletten ve hukuktan ayrılamazsınız. Atatürk dahi olsa herkes hukuk ve adalet önünde eğilmelidir.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 15:20
8
14.30, Yorumunuz harika.
Laik, seküler egemen güçlerin yönettiği ülkemizde Milli İstihbarat Teşkilatımızı bile ABD kurmuştur. Siz kukla kuvvetler ayrı mı olsun birlik mi olsun derdi güdüyorsunuz. MİT'in ABD'nin kontorülnden çıkması sizi germiş...
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 13:28
Olağanüstü şartların yaşandığı zaman dilimlerini ayrı tutalım. Mesela 1923-1950 arası. 1960-2002 arası tam 42 yıl. Kuvvetler ayrılığı vardı, ne oldu? Adalet ve hukukun üstünlüğümü hüküm sürüyordu. Yargı bürokrasisi ve Ordu bürokrasisi CHP'nin arka bahçesi ve tapulu mülkü gibi idi
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 17:18
0
Yargı, ordu, emniyet vs illa birilerinin arka bahçesi, tapulu malı mı olması gerekiyor? Nereye kadar böyle gideceğiz?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 13:06
Özeleştiri dürüstlüğü beklediğimiz sayın yazar..Hayal ettiğiniz mukeladesatcılık ile bu kadar.Dünyanızda birey,yurttaş ve cemiyet olmadığını tekrar tekrar gösterdiğiniz için tşk.ler.Cumhuriyetin kuruluş surecinde beşeri sermayenin yüzyıllar içinde çağdanları ile farkıni.. sebeplerini..kök sebepleri irdelemeniz dileği.Anadoluda Cumhuriyet bilincine düşman organize faaliyetler tesadüfmüydü..Ümmetci ve mukadesatcı yapılar masum hareketlermiydi.
musto 06 Ekim 2019 12:08
Dünyada hangi yönetim şeklini getirirseniz getirin kişileriniz eğitimli özgür bireyler olduğu ve sivil toplum kuruluşları ile güçlendirildiği takdirde iktidarda kim olursa olsun farketmez.Amerika diyorsunuz bir zenci öldürülüyor suçlu polis kamu görevlisi taraflı jürü tarafından affediliyor ülkenin zenci veya melez halkı hakkını sokakta yağmalayıp yakarak yıkarak aramak zorunda kalıyor.Demokrasiyi yapacak uygulayacak onlara uyacak özgür bireylerdir istediğiniz kadar yasa yapın. BANA DEĞMEYEN YILAN BİN YAŞASIN DİYEN BİR TOPLUMUZ.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 12:02
Dünyada hiç bir devlet, kurulur kurulmaz güçler ayrılığı uygulamaz, örneği yoktur. Devletin kuruluş aşaması, yani ihtilal, farklı bir tarihsel momenttir. Fransız Devrimi'ni kabullenemeyen 40 bin kraliyet yanlısı, giyotinle idam edilmiştir. Taha Bey'in konu hakkında yazdığı "Atatürk’ün İhtilal Hukuku" adlı kitabını öneririm.
Salim 06 Ekim 2019 18:01
2
15:04, O başkaları ihtilalle yeni devlet mi kurdu?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 15:04
6
12.02, Aynısını başakları yapınca niçin ses çıkarıyorsunuz. .
mutlu yücel 06 Ekim 2019 11:56
2)Ağır şartlar düzeni tek adam rejimlerine götürmez, tek adam rejimleri ağır şartlara götürür. Biz bugüne kadar hep tek adam rejimleriyle idare edildiğimiz için hep şartlarımız ağır geçmektedir.
Abuzer 06 Ekim 2019 11:31
Taha bey, siz hukuçusunuz lütfen VASİLİK VE VELAYET arasındaki farkı, neden ve hangi kişiler için bu yola başvurulur? Erdoğan Vesayet düzenini kaldırmak için geldi. Vesayet kurumsaldı,hata ve savabı ile işleri. Anayasaya göre bu yetkiyi kullanır, azda olsa hukuki denetime tabi idi. Peki şu anda VELAYET düzeni var. Koca meclis yasama, yürütme, yargı velayete muhtaç REŞİD olmayan kişi olarak görülüyor.İran' da Şii Gaip İmam teorisini alternatif geliştirilen Fakihler Velayeti,bizim ülkemizde MHP /AKP eliyle başımıza bela edildi.Adını doğru koyalım UCUBE SİSTEMİN.
Muhammet 06 Ekim 2019 10:37
Bize de bir George Washington lazım, Atatürk bu konuda biraz daha ileri görüşlü olsaydı ve kuvvetler ayrılığı konusunda anayasal temelleri atıp tahkim etseydi bu ülkeye çok büyük bir hizmet daha yapmış olacaktı.
Ali 06 Ekim 2019 14:19
0
Birinin vermesini beklemek yerine kendin talep edip çaba göstersen? Birisinin bahşettiği özgürlük özgürlük değildir.
musto 06 Ekim 2019 18:03
1
Ne yapmış Washington, anayasaya koyduğu maddeleri halen bugün uygulatamıyor daha düne kadar zenci, melez, beyazların bindiği otobüse tuvalate lokantaya, bara gidemez ya dayak yer Güneyde ise yakılır.Atatürk döneminde dünyada demokrasimi vardı sonrası diktatörler çağı.Bizler hakkımızı arayıp hesap soramadığımız müddetçe sırtımıza semer vuran çok olur.
Okur 06 Ekim 2019 18:27
1
İleri görüşlü mü olsaydı? Avrupa'da krallar varken biz cumhuriyet kurduk. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı bizim cumhuriyetimizde 1930'da yerel seçimlerde ve '34'te genel seçimlerde tanındı. Fransa, İtalya ve Japonya'da genel seçimler için bu hak 1945' te tanınmıştır. Tarihi, tarihçilerden okumak en iyisidir. Tıp doktoru Rıza Nur'dan, avukat Kadir Mısıroğlu'ndan cumhuriyet karşıtı nefret propagandası okuyarak tarihi analiz edemezsiniz.
Rıza Nur I 07 Ekim 2019 00:02
2
18:27, Dr. Rıza Nur bu devletin kurulduğu Lozan'da Türkiye'yi temsil eden ikinci adamdır. Yazdıkları kimse tarafından yalanlanmıyor. Atatürk'ün kişisel ahlakı ile alakalı yazdıkları beni ilgilendirmiyor. Onları keşke yazmasaydı. Bu konuda Cavit Orhan Tütengil'in "Dr. Rıza Nur Üzerine" adlı kitabını bulun okuyun. İngiltere'de Hatıratı ilk okuyan Türk odur. Yakın tarihimiz Rıza Nur'un Hatıratı okunmadan anlaşılmaz. Atatürk'ün "Nutuk" kadar önemlidir. Rıza Nur Atatürk gibi Turancı biridir. Medeniyet algısı Atatürk'le aynıdır. Ayrı düştüğü konu "tek adamlık" meselesidir...
Rıza Nur II 07 Ekim 2019 00:05
2
Not: Cavit Orhan Tütengil, Köy Enstitüleri, Türkiye’nin kalkınma sorunları, azgelişmişlik gibi sosyal problemler üzerine araştırmalar yapmış olan Türk sosyolog, akademisyen ve gazetecidir. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinden giden vatansever bir gazeteci olan Tütengil, 7 Aralık 1979 sabahında üniversitedeki işine giderken kendisine düzenlenen silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti.
karar okuru 06 Ekim 2019 10:18
Kuvvetler birliği sistemi çalıştımı,vatandaş hukukunun % desi azalıyor.Kuvvetler ayrılığı sistemi çalıştımı vatandaş hukukunun % desi artıyor.Ekonomide ,insan değeride,adalette,ahlakta...% deler inip çıkabiliyor.
Ramiz 06 Ekim 2019 09:52
Muhtıralar verilirken, albaylar başbakanlara omuz atarken,patronu pijamayla benim istemediğim Başbakan gider derken susan,pısan adamlar,kartel medyasının ağır topunu oynayanlar, kelle koltukta siyaset yapanlara ve canı pahasına mücadele edenlere,bize demokrasi dersi veriyor şimdi.Garip bir ülkeyiz vesselam.
Köfteci 06 Ekim 2019 14:22
0
Hakkaten garibiz. O kadar kelle koltukta mücadele edip edip iktidara gelir gelmez eskisine devam etmek nedir?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 14:58
1
Demokrasi dersine ihtiyaç var canı pahasına kelle koltukta siyaset yapmayın, seçimle gelen seçimle gitsin diye ama ilke ve değerlere değil kişilere inananlara anlatmak nafile
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 17:34
3
Köftehor, nedir garip olan. Adam kellekoltukta iktidar oldu, kellekoltukta devlet yönetiyor...
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 09:35
Yıllarca tek adam rejmine küfredildi, güç ele geçince tek adam rejmine geçildi. Bu hastalıktan nasıl kurtuluruz, bilemem. Memleketin işi kolay değil!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 09:26
Sayın yazar biraz cesurca ve dolandırmadan ey Akp yada Cumhurbaşkanı yanlış yaptınız deseniz ne olur ?
cumhur 06 Ekim 2019 13:31
0
Sadece aklı yetmeyen çocuk "kral çıplak" diyebilir!Kolaysa siz söyleyin...
Mustafa 06 Ekim 2019 09:05
Fakat Milli Mücadele’nin fevkalade ağır şartları “kuvvetler birliği”ni gerektiriyordu.dedikten sonra hala kuvvetler ayrılığı savunulabilir mi? O zaman adama sormazlar mı? İçinden geçtiğimiz günler normal günler mi. Zaten heryerde darbe oluyor, ekonomiye içeriden, dışarıdan alenen saldırı var. Batının desteklediği pkk'dan sonra ypg, pyd ne bok varsa bizim başımızda. Ama olsun canım bunlar her ülkenin başına geliyor,korkcak bir şey yok kuvvetler ayrılığı lazım bize lazım diye diye ülkemizin içine edilecek. Yıllarca kuvvetler ayrılığı uygulandı bu ülkede de ne oldu?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 12:07
1
Şaka gibi yorum olmuş. Kuvvetler ayrılığı hiçbir zaman uygulanmadığı için bu durumdayız. Bunu anlamak çok mu zor.
Kemal 06 Ekim 2019 14:24
1
Milli Mücadele’nin fevkalade ağır şartları “kuvvetler birliği”ni gerektirmiyordu. Bu, bu ülkede tek başına iktidar olmak isteyen herkesin söylediği bir yalan. Ağır şartların bitmemesine itina ile dikkat edilir buralarda.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 06:46
Hocam, o dediğiniz kuvvetler ayrılığı eskidendi. Şimdi milletimiz kuvvetler birliğine alıştı, kolay kolay bırakamaz. Kanaatim odur ki 2071'e kadar böyle gidecek gözüküyor. Biliyorsunuz 2023'te halifelik ve mehdi bekleniyor, o da gelirse en az bir 50 sene kesintisiz (kuvvetler birliği olmadan olmaz) gider. Doğu Akdeniz'den de zengin petrol ve doğalgaz yataklarına eriştiğimizde, artık bizi kimse tutamaz.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 06:38
Son kuvvet, ya da daha baskın kuvvet hangisi olacak.
Aliş 06 Ekim 2019 05:34
Sorun kimin, ne zaman özgürlük, demokrasi, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğünü savunduğu değil, bunu her şart altında ve iktidar olduğunda neden yapmadığı! AKP de 3 Y parolası ile geldi. Şu an adam kaçırma, kaybetme, tutuklu yargılama, iddianamesiz içerde tutma, iftira,rehin alma! Yarın aynısını şikayetçi olanlar AKP lilere yapacak! Neden, yargı kişisel intikam,sindirme, cezalandırma amacıyla araç olarak kullanılır?Aşmamız gerken bu marazi halimiz.Ve bunu nasıl becerceğiz? AKP li siyasileri dedpotlaştıran, yarın yaptıklarının aynısının kendilerine yapılma korkusudur.Değer mi!
mutlu yücel 06 Ekim 2019 05:12
"Milli Mücadelenin ağır şartları kuvvetker birliğini getiriyordu" dersen, makalenle çelişirsin,Selahattin Bey e de haksızlık yaparsın.Abartıyı bırakırsan geriye, Demirci Mehmet Efe ile Yörük Ali Efe nin kızanlarını birleştirerek Yunanı önüne katıp kovalıdığı ama ganimeti paylaşmakta anlaşamayarak takipi bıraktığı gerçeği kalır ki bu gerçek, kuvvetker ayrılığından vazgemek için hiçte ağır şart değildir.
KARAR OKURU Demkr hukukçu 06 Ekim 2019 11:31
0
Katılıyorum. Aynı bahanelerin farklı versiyonlarını da şimdiki hükümet ileri sürüyor. Devletin bekasi tehlikede, ülke bölünecek, şimdiye kadar görmediğimiz bir tehlike ile karşı karşıyayız, dış güçler bizi parcalayacaklar, PKK, YPG, ISID; FETÖ var ülke olağanüstü bir dönemden geçiyor vs vs vs. Bir sürü bahane, olağanüstü yetkiler şahane! Yaşasın OHAL, yasasin davamız! Yasasin kuvvetler ayrılığı, yaşasın Reislik, yaşasın tek adamlık. Oh ne rahat lüküs hayat!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 04:56
İkinci grup genellikle yobaz, gerici gibi sıfatlarla anılır. Sn yazarın burada bahsettiği düpedüz daha modern bir kişilik. Tarihi, önyargılardan uzak okumamız gerekiyor galiba...
KUVVETLER BİRLİĞİ SÖZCÜĞÜ BANA TOPRAKLARI İÇERİSİNDE YAŞAYAN HALKLARI DEMİR YUMRUKLA EZEN SOVYETLER BİRLİĞİNİ ÇAĞIRIŞTIRIYOR BU SİSTEM ZAMANLA MUHALİF DÜŞÜNCEYE HAYAT HAKKI TANIMAYAN BASKICI ZORBA ZALİM BİR DÜZENE DÖNÜŞÜR
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 06:50
1
Haccac 'da öyle yapmıştı!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 02:59
CHP Abant’ta,AKP Kızılcahamam’da toplandı.Gn.Bş konuşma saatleri çakışmasın diye ön görüşmelerde mutabakat sağlandı.Ancak AKP uymadı ve Kılıçdaroğlu kürsüdeyken,Erdoğan da çıktı.Tv’ler Erdoğan’ı yayınlamaya başladı.Bu bir örtülü sansürdür!..
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 10:40
1
Hayır, hayır! Bu apaçık bir sansürdür!
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 10:50
0
Şunu sıradan Müslüman bilir; imam hatip mezunu olmaya gerek yok. Verdiği sözde durmayan mü-na-fık-tır!
Süheyl CALISKANOGLU 06 Ekim 2019 12:49
2
AKP'nin FETÖ ile" kanka' oldugu zaman cercevesinde "cok seyler'ögrendigine her gün sahid oluyoruz,Istanbul'da ;Ankara'da "su krizi' TV'de Kemal Kilicdaroglu'nun konusmasini perdelemek gayreti FETÖ'de ciraklik yapiyorlardi,usta olmuslar, her sahada,her sahne de.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 10:49
2
Ey Allah'ın resulü Müslüman zina yapar mı? Yapabilir. Hırsızlık yapar mı? Yapabilir. İçki içer mi? İçebilir. Yalan söyler mi? Resul ayağa kalktı, Alnındaki damarlar sertleşti. Şehadet parmağını havaya kaldırdı. Vallahi söylemez, dedi.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 01:45
Erdogan Turkiye' de ayri bir yasama, yargi ve yurutme oldugunu soyleyerek kuvvetler ayriligi oldugunu savunuyor. Bu ayri kuvvetlerin kendisinin emirlerine gore is yaptigini es gecerek. Bu ayri kuvvetler ayni kisinin emirlerine gore calisirsa bunun adi kuvvetler birligi rejimi olur, istibdat yani.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 01:29
Kuvvetler birliği istibdat doğrabilir. Ama kuvvet ayrılığı tamamen plavradır. Yeryüzünde uygulandığı bir zaman dilimi ve ülke yoktur... Kuvvetler her halükarda egemen olanın emrine girer. Aslolan egemenin kim olacağıdır. Ya da egemenlere bir üstün kuvvet adına itiraz edebilmektir.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 09:29
0
Destek? Mesala İspanya'da egemen kim?
Monteskiyö 06 Ekim 2019 09:58
0
Peki Amerikada şu anda beni görevden alacaklar diye tutuşan Trump sana bir fikir veriyor mu? Kuvvetler birliği olsa bu yapılır mıydı?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 10:13
2
Avrupa uyguluyor. Kurumları ayakta ve özgül ağırlıkları ile yasalarına uygun olarak işlerini yapıyorlar.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 17:39
4
9.58, ABD de muhalefetin isteği kuvvetler ayrılığı oluyor, biz de Bahçeli'nin CHP için kurduğu araştırma komisyonu faşistlik oluyor.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 23:22
1
'Sen Avrupa'da Yahudi soykırımı yok diye fikir beyan et .....', eee, daha daha, ne zırvalayacaksın, KO 17:41?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 17:41
2
10 13, Sen Avrupa'da Yahudi soykırımı yok diye fikir beyan et de, gör bakalım kuvvetler ayrılığı var mı?
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 00:24
İstibdatla mı yönetiliyoruz Sayın Hocam bir de onu söyleseniz. Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayalım mı? Bayramlar da mı yalan oldu? İşte bu o kadar kolay değil. Değişim başladı. Yalan ve takiyyenin boyası ve cilası döküldü. Yeni nesil siyâset bu ülkeye iyi gelecek. Biraz sabır çok dua!...
Abdulhamit ve meşruiyet döneminde kuvvet hamidin eline geçti netice istibdat,enver,talat,cemalin eline geçti netice istibdat,ikinci meclisten sonra Atatürk'ün eline geçti netice istibdat.Hadi onlarinki birtakım özel şartlara sahipti!anlaşılabilir inönü/menderes/60 cuntası/12 eylül cuntası dönemleri ,akıllanmak için kaç kere damdan düşeceğiz kuvvetler birliğinin sonu istibdat,istibdatın sonuda felakettir.
KARAR OKURU 06 Ekim 2019 17:42
0
Evet haine istibdat bir de millete istibdat...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN