Back To Top
‘Ümmetin ihtilafı’

‘Ümmetin ihtilafı’

 - Son Güncelleme: 14.08.2019 Çarşamba 08:30
- A +

Kendi dilinde yazılmış bir metni okuyup anlayamamak, yahut bir konuşmayı dinleyip anlayamamak…

Bu yaygın bir sorunumuzdur. Sağımız solumuz fark etmiyor, önyargılarımızın hayranlarıyız.

Yüksek uzmanlık düzeyindeki bir metni anlamakta zorlanmak tabiidir. Benim kastettiğim bu değil. Sınavlarda ortaya çıkan tablodan bahsediyorum.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı ABİDE (Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi) araştırmasında ortaya çıkan sonuç şu:

“Türkçe’de öğrencilerin yüzde 66,1’i orta düzeyde ve bunun da altında. Bu öğrenciler deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor.” (AA, 3.7.2019)

Dış güçler falan değil, kendi Bakanlığımızın araştırması.  PISA sonuçlarıyla da örtüşüyor.

 

BİZDEN, SİZDEN!

Fen bilimleri ve matematikte durum daha kötü. Türkçe metinde geçen olaylar ve anlamlar arasındaki bağlantıları anlamakta zorlanıyorsak, soyut sayısal veriler arasındaki bağlantıları anlamakta büsbütün zorlanırız tabii.

Önyargılarımızın çok güçlü olduğu, üstelik daha karmaşık siyasi ve ideolojik konuları nasıl anlarız?!

“Anlamak” yerine önyargılarımızı devreye sokarız. “Bizim taraf”ın söylediklerini kayıtsız şartsız doğru zannederiz. “Karşı taraf”ın eleştirilerinde doğru taraflar olabileceğini akıl edemeyiz, toptan suçlarız.

Bizde fikir ve siyaset tartışmalarının başladığı zamanlardan beri, diyelim yüz elli yıldır, niye hep keskin kutuplaşmalara sürükleniyoruz; belli değil mi?

Politikacılar da taraftarlarını pekiştirmek için bunu körüklüyor.

En kolayı, icraat ve fikirleri tartışmak yerine, karşıtlarımızın kişiliklerine hakaret etmektir. Yüz elli yıllık tarihimize bakın, genelde böyle.

Düşünce tarihimizin en büyük ve öncü isimlerinden Namık Kemal de bundan yakınıyordu.

 

NAMIK KEMAL YAZMIŞTI

Türkiye’de basın özgürlüğü olmadığı için Londra’da çıkardığı Hürriyet gazetesinin 14 Haziran 1869 günlü nüshasında bu sorunu yazmıştı. Yazısının başlığı “İhtilafu ümmetî rahmetün” hadisidir; yani ümmette, millette farklı fikirler olması rahmettir…

O zaman “ümmet” kelimesi millet, Osmanlı toplumu gibi anlamlarda kullanılıyordu.

Büyük düşünür fikrî çoğulculuğun ve özgürlüğün Batı’yı nasıl geliştirdiğini hatırlatarak bunun İslam’ın da gereği olduğunu belirtiyordu. Fikirleri olgunluk içinde tartışmayı bırakıp farklı fikir sahibi kişilere hakaret edilmesinden, onların susturulmasından yakınıyordu, bugünkü Türkçeyle:

“Farzedelim ki, karşı görüşte bulunanlar görüşlerinde isabet etmemiş olsunlar, isabetli zannettikleri görüşleri, tam tersine zararlı ve sakınmamız gereken görüşler olsun. Niçin ikna edici delillerle bunu meydana koyup anlatacak yerde yalnız şahıslarına düşmanlık ediliyor ve meselenin kendisi bırakılıp kişilikleri kötüleniyor?!”

Tabii burada “ümmetin ihtilafı” Cemel ve Sıffin’de siyaset uğruna birbirini öldürmek değil, içtihatlar devrinde olduğu gibi farklı görüşlerle hukuk, felsefe, kelam ve çeşitli bilim dallarındaki gelişmelerdir.

Fikirleri ve kavramları “anlamak” yerine, kafayı kişiliklere takan, değişik fikirleri, eleştirileri ihanet sayan, özgürlüğü içine sindiremeyen bir yapıda zihinler açılabilir mi?

Bilim, felsefe, sanat, teknoloji yeterince gelişebilir mi?

Önyargılarımızın, ateşli kavgalarımızın nasıl ayak bağlarımız olduğunun farkında mıyız?

 

‘BİLİM ZİHNİYETİ’

Bugün güç muhafazakarların elinde, muhaliflerini ve eleştirenleri ağır ifadelerle suçluyorlar; eleştirilerde haklılık olabileceğini hiç düşünmüyorlar...

Tek Parti devrinde de inkılapçılar böyleydi, muhaliflerini ve eleştirenleri ağır ifadelerle suçlarlar, eleştirilerde haklılık olabileceğini hiç düşünmezlerdi.

İktidarlar geldi gitti… Eğitimde ve toplumsal hayatta rasyonelleşme umduğumuz düzeyde gelişmedi. Elbette mesafe aldık ama temel sorun hâlâ PISA’larda, ABİDE’lerde, Üniversite sınavlarında karşımıza çıkıyor.

Merhum sosyolog Prof. Mümtaz Turhan hocamız “Kültür Değişmeleri” adlı eserinde modernleşme serüvenimizi yazmıştır.  Üç faktörden bahseder: Şekil, yarar ve anlam.

Şekil ve yarar en kolay tarafı…Batı’dan şeklî benzerlikler ve şeklen kurumlar almak kolaydı. Medeniyetin konforundan yararlanmayı istemek çok daha kolaydı…

Ama Batı’yı geliştiren “ilim zihniyetini”nin nasıl bir düşünme tarzı olduğunu “anlamak” hem en önemli hem en zor tarafıydı; hâlâ da zorlanıyoruz.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Eğitim üzerine benden de bir fabl Kurt: Deve kardeş niye boynun eğri? Deve: seni takipten çıkarıyorum. Kurt: Ama sen beni yanlış anladın. Deve: Bir yanlış olduğunu düşünsem öyle anlamam, iki sen, beni doğru anlamadın. Kurt: Kuzu beni yine kandırdı. Deve: Yapacak birşey yok. Sadece yiyebildiklerini değil yiyemediklerinide anlayacaksın. Bu hayat böyle
KARAR OKURU 17 Ağustos 2019 09:37
Okuduğunu anlayamanın ne kadar vahim bir düzeyde olduğu yorumlardan anlaşılıyor.
KARAR OKURU 16 Ağustos 2019 14:02
Bırakın eskiyi eski geride kalmış. Daha dönmeyecekler.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 20:14
Bizim ne Atatürk'le ve nede Cumhuriyet ile derdimiz yok.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu lideri elbetteki Atatürk'tür. Bunu inkar eden yok. Bu devleti Atatürk, Kahraman Türk Ordusu ve Asil bir Millet olan Türk Milleti ile ve onların sayesinde kurmuştur. Yani yeni devletin kuruluşunda aslan payı Kahraman Türk Ordusu ve Asil Türk Milletine aittir. Onlara minnet borcumuzu asla ödeyemeyiz. Bizim derdimiz Atatürk ve Cumhuriyeti kalkan yapıp dindar vatandaşları her türlü aşağılamaya ve hakarete tabi tutan batı hayranı dalkavuklardır. Mert olan Cumhuriyet ve Atatürk'ün arkasına sığınmaz.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 17:36
Peygamberler Allah tarafından seçilmiş mümtaz şahsiyetlerdir ve ismet sıfatları vardır. Yani günaha tevessül etmezler. Allah'ın hususi inayeti altındadırlar. Atatürk dahi bir komutan ve devlet adamı. Devletimizinde kurucusu.Aynı zamanda parti kurucusu bir politikacı. Niçin sorgulanamasın? Yanlışları ve doğrularını bilimsel olarak, objektif ve tarafsız olarak konuşamıyoruz. O Peygamberler gibi masum değilki!
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 17:21
Hak olan mezheplere inanmayan kardeşim. Allah ve Resul'üne inanmakla iş bitmiyor. Müslüman ibadet ve sair şeylerle mükelleftir. Bunları kimden öğrenmeyi düşünüyorsun? Namazın, orucun ve diğer ibadetlerin adabını nasıl icra etmeyi düşünüyorsun? İslam dininin adapları silsile yoluyla(sağlam ve senetli) günümüze ulaşmıştır ve bu hususta mezhep imamlarının hissesi oldukça çoktur. Sen bir mezhep imamı kadar İslami birikime sahipsen, mezhebe ihtiyacın yoktur. Seni tebrik ederim. Hak ve Hakikate ulaşacak bir yolu kendi kendine keşfetmişsen, bir şey diyemem. Yolun açık olsun.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 17:14
İnancımız gereği kabirler ölümden ibret almak için ziyeret edilir.Ölene saygı mezarının başnda put gibi hareketsiz durmakla değil, ona Fatiha'lar, Yasin'ler okunarak icra edilir. 1400 senelik İslam tarihinde böyle bir kabir ziyareti var mıdır? Atatürk elbetteki büyük komutan,dahi bir devlet adamı. İtirazımız yok. İtirazımız. Ancak ve ancak Yaratıcıya duyulacak saygının ona gösterilmesi. Kabe'yi tavaf eder gibi Anıtkabir'in ziyaret edilmesi. Bu Atatürk'ün suçu değil elbetteki.Suç onu putlaştıranlarındır.
Mustafa ALSANCAK 15 Ağustos 2019 16:20
Şimdi iş dinden imandan açılmışken doğru yanlışlar olarak herkes ceplerindeki taşları dökerken mesele dönüp dolaşıp Anıtkabir ve Atatürk’e dokunmaya kadar gitmiyor mu insan şaşırmaktan kendini alamıyor. İmamoğlu’nun temiz duygularla Anıtkabir’e gidip Atanın kabrini ziyaret etmesi çok takdire şayan bir girişimdi.Maalesef bazı Atatürk alerjisinden kendisini kurtaramayanlar başkanın saygı duruşunu bile defe aldılar. İnsanlar ölümlerinin ardından da geride kalanların sevgi ve saygısını kazanabiliyorsa ne mutlu demeliyiz. Hele Atatürk gibi bir Askeri Deha’ya gösterilen sevginin ölçüsü sonsuzdur.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 16:05
Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa(A.S.M.)'nın ümmeti olmak, "elhamdülillah ben de müslümanım" diyen birini niçin rahatsız eder anlamıyorum.Ümmet olmak millet olmaya engel değil ki. Üstelik kabirde bize"Hangi millettensin? "suali sorulmacak ki! Kimsenin kabirdeki sualden kaçma şansı yokken, ümmet mefhumunu ötelemek niye? Kıyamet günü millet olarak değil ümmet olarak Peygamberimizin sancağı altında toplanmayı umut ediyoruz inşallah. Niçin ümmet kavramından rahatsız oluyorsunuz?Kur'an milletleri yok saymıyor. Öyle olsaydı Allah kavimleri yaratmazdı.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 15:53
Kardeşim:Hanefi mezhebinin İmamı İmam-ı Azam, Şafii mezhebinin İmamı İmam-ı Şafii, Hanbeli mezhebinin İmamı İmam Ahmed Bin Hanbel, Maliki mezhebinin İmamı İmam Malik, İslam tarihinde bu dört hak mezheb İmamı ve bu mezheplere tabi müslümanlar arasında ne tür ihtilaf(müsbet ihtilaf bahsimizden hariçtir) çıkmıştır, bize kaynağını göstererek ispat edebilirmisin. Aksi taktirde milyonlarca mensubu bulunan bu dört hak mezhep mensuplarından kıyamet günü yakanı kurtaramazsın. Müslümanlar arasında yaşanan sorunlar İslama, mezhebe tabi olanların arasında yaşanan sorunlar mezheplere mal edilmez.Vebaldir.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 14:09
Kardeşim:Müslümanlar arasında şu veya bu sebeplerle çıkan savaş ve çatışmaların sebebi dört mezhep arasındaki ihtilaf değildir. Zaten dört hak mezhep arasında(teferruat hariç, oda müsbet ihtilaftır)çatışma yoktur.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 16:05
0
Hak mezhep nedir Ben mezheplere inanmıyorum Allah ve peygamberimin dinini yaşıyorum dersem kafirmi oluyorum
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 18:23
0
16.05, Mezhepler nedir bilmemiş olursun. Eğer işi bilip de ehlisünnet mezheplerinin Kur'an ve sünnete dayalı kurallarını inkar edersen kafir olursun. Mesela, cumhuriyete inanıyorum ama ülkeyi padişahlar yönetsin demek gibi bir şey olur.
masum turkel 15 Ağustos 2019 11:20
Bizi ümmet haline getirme gayretlerine direnmeliyiz. Biz Türkiye halkı geçmişimizle,bugünümüzle, kederde ve sevinçte ortak, tarihimize, ecdadımıza , milli değerlerimize bağlı olmak, Çocuklarımız gelecek nesillerimiz için ülkemizi, vatanımızı yüceltmek zorundayız. Bunun için ihtiyacımız, ''OKU''mak, soru sormak, pozitif bilimden ayrılmamak, çok çalışmak, birbirimizle kavga değil işbirliği yapmak, hoşgörülü olmak zorundayız. Lüzumsuz bağnazlıkla, öğretilmiş safsatalarla enerjimizi boşa harcamayalım. Bakın norveçte 16 yaşında bir kız çocuğu çevre duyarlılığı nedeniyle nobel barış ödülüne aday ol
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 07:48
Kardeşim;İslâm ümmetinin kahir ekseriyeti Ehli Sünnet itikadında karar kılmıştır.Sırat-ı Müstakim Ehli Sünnet Âlimlerinin Âyet ve Hadis rehberliğinde tarif ettiği yoldur.Hak mezhepler zaruret sonucu ortaya çıkmıştır ve aralarında temel ve esas konularda ihtilaf yoktur.Bu güne kadar da aralarında bir çekişme olmamıştır.Yol bellidir ve üstelik yeni de değildir.Bu dört yoldan herhangi birisinden yürüyende asla tökezlememiştir.Bu dört mezhep,farz ve vaciplerde müttefiktir,aralarında fikir ayrılığı yoktur.Teferruatta farklılıklar vardır ve bu farklılıklar asla çatışmaya sebep olmamıştır.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 09:14
2
abi sen ne yedin, ne içtin, nerede yaşıyorsun, ümmet birbirini doğruyor, doğrayamayanlar da içten bunun hesabını güdüyor, dört mezhep arasında nasıl çekişme olmamış, azıcık tarih bilgisi, lütfen, böyle boş boş yazmayın...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 02:05
Ümmetin derdi Batıcıları gerdi...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:50
Ümmetin ihtilafı başka şey, imanlı inansız fikir ayrılığı başka bir şey. İmansızık sadece dünya işleri ile sınırlı kalan bir düşünce değildir. İnananın inancına savsş açan bir zorbalıktır.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:38
Ümmetin ihtilafı başka şey, imanlı inansız fikir ayrılığı başka bir şey. İmansızık sadece dünya işleri ile sınırlı kalan bir düşünce değildir. İnananın inancına savsş açan bir zorbalıktır.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 21:29
Bazı takipçiler Hak din olan İslâmi mesajlardan rahatsız olurlar anlamıyorum.Balzak'tan,Konfüçyüs'ten bir söz nakletseniz,Dostoyevski'den,Tolstoy'dan bir şey nakletseniz hiç itiraz gelmez.Kesinlikle yanlış ve yalan ihtimali bulunmayan Allah ve Resul'ünden nakil yaptığınızda;"Her şeyi dine bağlıyorsunuz"itirazları ile karşılaşırsınız.Sebebi ise dinin hayattan kovulup vicdanlara hapsedilmesidir diye düşünüyorum.İman kalple ve vicdanla,akılla ilgilidir.Eyvallah.Ama bunun yaşadığımız hayatta tezahürü olmasın mı?Sadece kalpte ve vicdanda mı kalsın.İslâmiyet hayatın ta kendisi değil midir?
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:18
0
Hayatımızı hangi islamiyet şekillendirsin? Seninki mi, benimki mi. Yanlış ve yalan olmama sadece bir kabul, iman işi ya senin gibi iman etmeyenler, farklı farklı iman edenler ne olacak? Sahabe bile kendi arasında anlaşamamış, kan dökülmüş, bilmemkaç mezhep bin ayrı tarikat varken sen hangi yetkinle kendi inandığın dini esaslara göre hayatı şekillendireceksin? Haşa gökten Allah inerek yönetecek değildir, insanlar yönetecektir. Hangi beşere böyle bir hak ve yetki verilir? Peygamberler bile sadece mesaj taşır, insan üstü bir kudretleri yoktur, kendilerine böyle bir görev de verilmemiştir. Senin y
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:29
0
Yok arkadaş, islam hayatın ta kendisi değildir..
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:59
Bir başka lider Anıtkabire gider;"İmanımızı tazeledik"der yadırganmaz.Bu sözüyle şirke kapı açar ve müslümanlar tarafından,sırf partizanlık adına takdir görür ve alkışlanır.Bu nasıl müslümanlıktır.Hükümetler kurulur ve topyekün Anıtkabire gidip Atatürk'e(Hayatta olmadığı halde mezarı başında)itaat ve biatlarını beyan ederler.İtaat ve biat kültürünü İslâmla beraber ortaya koyunca sorun oluyor öylemi?Kıyamet günü affedilmeyi ve şefaati mabud kabul ettiğiniz kişiden isteyin,bakın o zaman neler oluyor.Dininizle barışın artık.Harakiri yapmayın.Kaybedenlerden olmayın.
MUHAMMET APAYDIN 14 Ağustos 2019 20:50
Sayı Akyol, "Hürriyet Kasidesi, 10. beyit", hadis-i şerifin veciz ve manzum ifadesidir: "Durur ahkâm-ı nusret, ittihad-ı kalb-i millette / Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilâf-ı re'y-i ümmetten" (Namık Kemal)
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:50
Ah kendini müslüman bilen kardeşim;İtaat ve biat İslâmi gelenekten geliyor.Bunu bir müslüman olarak nasıl yok sayarsınız?Sayın yazarımız bunu bilmez mi?Takipçilerini niçin uyarmaz?Uyarma ihtiyacı hissetmez,bir müslüman yazar olarak?Anlamıyorum.Atatürk söz konusu olduğunda,onun öğretilerine kayıtsız ve şartsız (itaat ve biat biledeğil),teslimiyet,başkalarına sıra gelince itaat ve biat çirkin,öylemi?Böyle düşünenlere ne denir bilmem ki?Bir Büyük Şehir Belediye Başkanı daha mazbatasını almadan Anıtkabire gider ve ölmüş bir lidere itaatini ve biatını tazeler,bu normal karşılanır.Bu bid'attır.
Murat124 14 Ağustos 2019 21:51
2
Amerika'nın kurucu babası George Washington'ın soyadı aynı zamanda başkentin adıdır. Rushmore dağında Washington'ın 20 metrelik kayalara oyulmuş heykeli vardır. Başkanlar, Mount Vernon'daki evini ziyaret ederler. Anıtkabir ziyareti itaat için değil, kurucu babamız ve şehitlerimize minnet duyguları ile dua etmek için olabilir mi? Tarihi kişilikleri kabullenememek, ancak kin ve nefret duygularınızı kamçılar.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:30
0
İslami gelenekten falan gelmiyor, onbinlerce yıldır hükümdarlar itaat ve biat ister. Biz ikisini de reddederiz. Hak, hukuk neyse odur. Adalet mülkün temelidir. Hak eden adaletle hükmeder, yoksa bedelini öder. Yok öyle beşere biat falan. Beşer şaşar. Atatürk kısmına gelince, cumhuriyetin kurucu lideridir, modern Türkiye'nin banisidir, bayrağımız gibi milli birliğimizin nişanelerindendir, hak ettiği saygıyı sunar, başka da bir kutsiyet atfetmeyiz. Onunla sorunun varsa kesinlikle cumhuriyetle vardır, açık ol.
Bilim zihniyeti 14 Ağustos 2019 20:45
Bazi yorumcular anlamamakta direniyor yazarin temel fikrini: bati ilim zihniyeti sayesinde gelisti, biz ilim zihniyetine sahip olmadigimiz icin geri kaliyoruz, yetisemiyoruz, hatta ara aciliyor. Yahu bi dusunun, arastirin bu bilim zihniyeti ne demek?
Candaroglu 14 Ağustos 2019 20:05
Bir zamanlar kim oldugunu simdi hatirlayamadigim yetkili bir agizdan "Türkce bilim dili olamaz" sözünü isitmistik. Sadelestirecegim diye dilimiz kisirlastirilmistir. Öyle ki Osmanlidan bize kalan ve aralarinda anlam farki olan bir cok kelime atilmis onlarin yerine bir tek kelime, hem de Türkce Dilbilgisi kaidelerine aykiri bir surette uydurulmustur.
İslam tarihini de iyi okuyalım.Cemel Vakası; Adaleti mahza ile adaleti izafi algısından doğan bir kavga. Sıffin ise; din ile ırk, hilafet/ cumhuriyet ile saltanat kavgasıdır.Hepsine siyasi dersek; sonraki değerlendirmeler hep yanlış olur. Niye kavga, şart mıydı ayrı.Ama temel çıkış ve niyeti bilmek şart.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 18:24
3
16.28, Avrupa aydınlanma sürecinden sonra iki dünya savaşı çıkardı, 70 milyon insan katletti. Ama hiç kimse bu savaşları aydınlanma süreci ile ilişkillendirmiyor. İma bile etmiyor... Ama içinde din düşmanlığı olanlar cemel vakasındaki 50 altmış kişinin ölümü ile İslamı idam etmye kalkıyor...
Bekri Mustafa 14 Ağustos 2019 20:17
2
18:24....Cemel savaşında 50-60 mı? Kardeş bilmiyorsun ama bilir gibi yazıyorsun. Tarihi iyi oku...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:05
0
Bekri, sayılarda ihtilaf vardır. 4000 kişinin katıldığı bir çarpışmada 13000 kişinin öldüğünü söyleyen de var. Ama sen çok fuzuli bir yere takılmışsın. Batı aydınlandıktan sonra iki dünya savaşı çıkardığı ve bu savaşlarda 70 milyon insanın öldüğünde hiç bir ihtilaf yok. Nasıl aydınlanmasa ise... Karanlık kalsaydı ne olacaktı ki?...
ali namlı 14 Ağustos 2019 16:21
Almanyada muhtelif nedenlerle 7 yıl görev yapan bir komutanımız şöyle demişti :Avrupa ile aramızda önemli olmayan ufak tefek bazı farklılıklar vardır. Ancak bir konu var ki aramızda tam 200 sene fark vardır : Zihniyet ! Bunu bir başka hakim paşamız da 300 sene olarak ifade etmişti maalesef !
Davut 14 Ağustos 2019 20:10
0
Iste buna aydınlanma diyorlar Namlı bey...Biz daha aydınlanmayi henüz gerceklestiremedik kardeş. Bu sosyoloji ile gerçekleştirebilir miyiz? Zor iş. .
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 22:13
0
Ben Avrupada yasayan biri olarak bir 1000 Yil yetermi acaba diye düsünmüyor degilim. hala orta can zihniyeti, eskiden bu lafa Cok kizardim ama malesef öyle. Saygilar
Sabahattin 15 Ağustos 2019 17:15
0
Altyapının değişmesi meselesi. Türkiye hala bürokrasinin (kendi devletinin) sömürdüğü bir ülke. Devlete sahip olan her şeye sahip oluyor. Yolsuzluk, nepotizm, ahbap-çavuş ekonomisi, polis baskısı, hukuksuzluk tavan yapıyor. Bu hem verimliliği, üretkenliği, etkililiği - dolayısı ile kalkınmayı- hem de fikri gelişmeyi engelliyor. Kapitalist olduğumuzda - ki süreç başladı, her şey hızla değişecek. 3-4 nesili kaldı. Yeni modus operandi dalgasının İngiltere'den buraya varması 300-400 yıl sürer, normal. Daha eski tarihlerdeki faz değişiklikleri çok daha uzun sürmüştü.
Vatandaş Adem 14 Ağustos 2019 16:13
Eğitim sistemimizi,yontemimizi,metodumuzu,araçlarımızı,eğitimin unsurlarını anlatan bir yazi ,bir slogan,bir haykırış , lisenin öğrenci masasına kazınmış,öğrencinin bakış açısı "Okullar hapishane,öğretmenler gardiyan."Yalan mi?
karar okuru 14 Ağustos 2019 14:50
Okuduğunu Anlatılanı anlamayan fen matematik öğrenemez
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 16:30
4
Kimmiş bu okuduğunu anlamayanlar... Kimse üstüne bir şey almıyor... Hep başkaları... Maşaalah Karar yorumcuları okuduklarını anlayan cinsten...
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 14:37
Sayın yazar, "....Batı’yı geliştiren “ilim zihniyetini”nin nasıl bir düşünme tarzı olduğunu “anlamak” hem en önemli hem en zor tarafıydı; hâlâ da zorlanıyoruz." diyorsunuz, haklı olarak. Sorum şu; Batı, Sisi'den Suudlara kadar en despot ve gerici ama söz dinleyen yönetimleri koruyup kollarken, bilim ve teknoloji de dahil hemen her alanda inovasyona ve kendine yetmeye odaklanmaya çalışan, Mursi, Erdoğan ve benzerlerine niye düşman ? Ve bu gibilerini Sisi darbesi, 15 Temmuz vb en aşağılık yöntemlerle niye alaşağı etmeye çalışıyor ?
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 16:02
4
Batı önce mursiyi destekledi. Ama adamın ilk çıkarmaya çalıştığı yasa yedi yaşındaki kız çocuğunun evlenebilmesi olunca batı d a hatta ben bile nefret ettim.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:38
4
Mursi devrilmeseydi saatte 50 uçak üreten robot geliştirecekti. Dış güçler engel oldu. Hatta ve hatta öyle bir silah geliştirecekti ki, mısırdan düğmeye bastığında kâfir Amerika ve siyonist İsrail tuzla buz olacaktı. Müslümanlar dünyaya hakim olacaktı. Ama olmadı işte her zamanki gibi dış güçler galip geldi.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 22:16
1
Hocam safmisiniz anlamadimki Cok komplo teorileri izliyorsunuz :) basarisizligimizi ve tembelligimizi böyle seylere yükledikce 10000 yil sonra bile yerinizde sayarsiniz.
Din dil ile varolmuştur. Din, dili olmayan varlığa değil dili yani lisanı olan insanı muhatap almıştır. Lisan ile iletişim kuramayan lisana vakıf olmayan insan nâkıs ve noksandır. Bütün lisanlar Allaha ulaşır. Ve Allaha ulaşan ise en güzel sözlerdir...
KARAR OKURUMehmet atay 14 Ağustos 2019 15:10
2
Bu yazıya da dinsel argüman sundunuz ya Pes Artık
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 16:27
5
Ümmetin ihtilafları diye bir yazı var. Sen bunu da dinden uzak algılyorsun.. Esas pes sana...
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 19:29
0
Dilin inceliği 'ni anlamayan dini de felsefeyi'de muhatabınıda anlayamaz. Dil insana verilmiş en mükemmel özellik... İletişimin en güzel vasıtasıdır...
Muhtefi. . 14 Ağustos 2019 22:25
1
Elbette Dili bozuk olanın Kalbide bozuktur. Ya ne. Allaha ulaşan en Güzel sözlerdir. O Sozlerde Gönülden gelir..Başka Nasil anlayacagiz...Dil tabi ki ..Dil Olmasa Ayetleri, Hadisleri nasil anlayacagiz..Dinin ta Kendisidır.Dil.. ..Mesela Yunus Emremizi nasıl anlıyoruz. Tabi ki En güzel Sozlerden...Arifane Güzel demişsiniz var olun. !.Eyvallah.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 13:16
Sınıfta kalmanın olmadığı bir eğitim sisteminde bu sorunları çözemezsiniz. Yarışma yok, rekabet yok, fark edilip ilgilenilmek yok. Sen de sınıfı geçiyorsun, iki cümlelik kompozisyon yazamayan da, boş kağıt veren de. Eğer elekten geçirmiyorsanız, üstte kalacakla, alta ineceği ayıramazsınız. Eğitim sistemi, başarılı olma ihtimali olan çocuklarımızı denkleriyle bir araya getiremediği için yok ediyor. Dişli öğrenci kalmayınca, öğretmen de, kendini güncellemiyor. AKP eğitim politikasızlığı (Belki de politikası ile) ile üç nesli mahvetti.
Muhtefi. . 14 Ağustos 2019 12:49
*İhtilafu Ümmeti Rahmetün” olduğu gibi bugünkü Mantıkla dikkate alırsak asla RAHMET olmaz, olamaz, olamayacaktır. NERDE var örneği.İspat lazım.İspat. .aksine Bölük, porcuk olmamıza yarayacaktir.Softa veya Bilmiş bir İlahiyatçı bu Hadis ı Şerifi İnkar etmese ee edenlerde çıkıyor. !..oynar Felsefik olark ve Ayetler,Hadislerle.Delillerle Oynarda, oynar Ayrılığı körüklerde, körükler.Bu Hadis ı Şerif Aşkla İrfan, Hikmet Sahibleri icin geçerlidir. Ornek:Hz Mevlana ile İbn ı Arabi ihtilafi RAHMETTIR..!.!.!..
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 13:26
2
Muhtefi'den hadis dersleri... Öğrenmiş olduk ki, bir hadisin sıhhati için, rivayet zinciri gibi klasik yöntemler, Kuran'a arz gibi yeni yöntemler yeterli değilmiş. Bir de Muhtefi'ye sormak lazımmış, bu hadis ne söylüyor, kime söylüyor hocam, diye. :))) Rumi ile Endülüslü aynı çıkmaz yolun elemanları şeyhim, onlardan rahmet falan çıkmaz. Onlar vahdet-i vücud bataklığında batıp gittiler.
Muhtefi. . 14 Ağustos 2019 13:51
3
:))..Hadis i Serifin ters manasinda kalan..Hayat Saat gibidir.Yelkovan ile Akrebin ihtilafindan Rahmet Dogar.Sadece Akşam, Sabah Bulusurlar.TEVHID'te.... Sonra yine TECELLILERE MAHKUM. .Mahkumsun, Mahkumuz. .Biz Elbette sana göre BATAKLIK bize göre Hz Ibrahim neşe Atesteyiz. !..SERINLIK içinde.!. GÖRECEĞİZ Hanyayi, Konyayi. Cook Yakında. !..:)).Nefes almayı Unutturulunca. :)).Eğlenelim bir-kaç gün daha Köyde ..Senin, bizim mezarimizda Otlar bitecek fakat O Bilgeler KIYAMETE kadar Arifer Sinesinde olacak. !.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 15:34
0
Akreple yelkovan arasında ne ihtilafı var Muhtefi; ikisi de AYNI YÖNDE hareket halinde değiller mi ? Kadına düşkünlüğünü, cimada tevhid sırrı vardır, diye, cilalayan Endülüslü gibi, sen de, kurulmuş makinenin, bir programın göstergesi akrep yelkovan tevhidi ile, TEVHİD'in içine etmişsin.
Muhtefi. . 14 Ağustos 2019 16:54
3
15:34..Ne hikmetse Ehl ı Kitabla İrfan, Hikmet konuşunca Haddimiz kadar. !.büyük oranda ortak noktamız var. Akrep ve Yelkovan bize bişeyler söyler fakat Görmek lazım. Bakmak değil. Duymak lazım işitmek değil. Anlamak .lazım Bilmek değil. Catlasinizda,patlasanizda HAK USTUN GELECEK..Hz Mevlana,İbn ı Arabi,Yunus Emre yakın Tarihten Münir Derman Efendiler vd Yolumuz.Lawrens artigi Vehhabi vb Zihniyet EBE-DIY-YIN. Hüsrandır. İnşallah.TÜRK MİLLETİ tefrikada BIR-LEŞ -MEZ. Ruhuna Aykırı Ehl i BEYT Aşığı Milletiz.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:42
1
Daha bir hadis üzerinde anlaşamıyorsunuz. Yazık çok yazık. 1400 yıldır aynı nakarat. Bir arpa boyu yol alamadınız. Boşuna dememişler din afyondur diye
musto 14 Ağustos 2019 22:13
0
Muhtefi Ehli Beyt aşığı olduğumuz yorumun harika olmuş katılıyorum. Ülkemizde Muaviye ve Yezid ismi küfürle eş değerdir bu iki isim ülkemizde pek kullanılmaz.Rahmetli dedemin adı Rıza (rızgo) derlerdi babamın adı Hasan Hüseyin alevi dostlarımızın ilk sordukları siz alevimisiniz olurdu.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 22:35
0
En güvenilir hadisçi Sahih-i Buhari, Peygamberimiz'in vefatından 200 yıl sonra, 16 yıl boyunca seyahat etmiş, anlatılan 600 bin hadisi dinledikten sonra, eleyip uygun gördüklerini kaleme almıştır.200 yıl demek 8 kuşak demek. 8 kuşak önceki dedenizin dedesinin dedesinin dedesi şöyle yapmış, şöyle demiş deseler, 600 bin farklı şey dinleseniz...Kuran'dan başka güvenilirliğinden şüphe duyulmayacak kaynak yok gibi sanki.
Muhtefi. . 15 Ağustos 2019 00:04
0
Afyoncuda koşup gelmiş.Çorbacı AFYON dediğin herşeye Katılır.Marx abi yarım söylemiş biz tamamladık.:)) Afyon Herseyde,herseye katilir dikkat et sende de var galiba, Biz DÖNMEYİZ ISLAMDAN.Lawrens vb Artıkları Suriyede TELEF etti.Onbinlerce işidliyi vb Hem Vallahi Hem Billahı HANEDAN I Ehl ı Beyt Hakikati için 1 mm sapma olmaz bizde.MUSTO oyle Terbiye gorduk.!.ŞAH I RESULE Biat etmişiz. Kılımız Ayri gitmez.koparip atarız. !.Aşk, İrfan, Hikmetle ŞANLI TURK MILLETİ Evladıyız.Tefrika, ayrılık, gayrilik.! Bilmeyiz.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 02:16
0
22.35, Hadis ilmi hakkında hiç bir bilgin yok. Buhari hadis ravisi değildir. Ravilerden gelen hadisleri kayıt altına almıştır. Bu hadislerin çoğu yazılı metin halindeydi. Hz. Peygamberin sağlığına sayıları 400ü bulan , ashabı suffe diye adlandırılan insanlar hadisleri kayıt etmişlerdir. Kur'an katipleri hariç bütün sahabe hadis yazmıştır. Kur'an gerçek diyorsan Kur'an'da H,. Peygamber hakkında ne drniyor aç oku.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 12:02
Dinciyi normalleştirme çabası...İnkılapcı ile dinciyi aynı kefeye koyuyor.Sinsilik bu olsa gerek.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 11:58
Allah 'ın verdiği aklı layık -ı veçhile değerlendirmeyeni başkaları,başka amaçları için değerlendirir. Akılsız adam, değersiz adamdır.
E.K 14 Ağustos 2019 11:18
Itaat kulturunden, biat kulturunden mutlaka cikmamiz, ayrilmamiz gerek...Laik veya muhafazakar fark etmez. Herkes kendi dogrularini dayatiyor...Bunlara mensup cemaatlerde biat ediyor..Fikrimiz hur, vicdanimiz hur olamiyoruz..Gelisim, degisim hur dusunceden doguyor..Bati kilise baskisini cok aci tecrubeler sonucu cozmus...Bir seye biat etmeden, hur dusunebiliyorlar..Fark bu..Teee 1920'lerde Fuad Koprulu Batinin kurumlarini seklen taklit ettigimizden yakiniyordu..Bir asir gecmis, degisen bir sey yok. Hazin ama oyle. Rasyonel dusunce ve hamaset ayni ortamda gelisemez.
Kaan 14 Ağustos 2019 10:57
Bilimsel ve genel bir yazı,kendi kendimizi anlayamıyoruz.Dertlerimize çare,ilaç olamıyoruz.İnsanlarımızın sorunlarının çözümü üç beş yılı bulabilyor.Halbuki çözümü ya mecliste ya kurum, kuruluşlarda yada günümüz yöneticisinde küçük küçük adımlar büyük yenilik,iyilik yapabilir.Empati yapsak,Gecede,tatildede çalışsak olmaz mı?Tarihte birçok yönetici bu şekilde çalışmış.Mal varlığının tümünü veya bir kısmını toplumun ihtiyaç ve sorunların çözümü için bağışlamıştır.Mutlu olmak 'başarmak, insanlarımızı mutlu etmek çok mu zor?
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 10:37
Namık Kemal çok güçlü bir dil olduğu ve Cumhuriyet tarafından öldürüldüğü iddia edilen Osmanlı Türkçesiyle yazmış yine de anlaşılamamışsa muhatabımızın anlamaya niyeti yok galiba. Taha Beyin de belirttiği gibi bizde muhalefet ve aykırı düşünce pek sevilmiyor, hatta hainlikle eş tutuluyor. Cemel, Sıffin genlerimize işlemiş sanki.
musto 14 Ağustos 2019 10:28
Okullarda camilerde cemaat ve tarikatların ağırlığı azalacağı yerde halen arttığı müddetce düzelme beklemeyin önce dibe vuracağız ciğerleri sağlam olanlar ile tekrar yüzeye çıkacağız
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 10:22
Harf devrimi ( ! ) ile, ondan önceki 1000 yılın ( Osmanlı + Selçuklu) birikiminin ondan sonraki nesillere ulaşmasının engellenmiş olmasına da bir iki cümle sarf etseydiniz bari sayın yazar. Kendini bilmeyen, başkasını nasıl öğrensin ?
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 13:11
3
Hangi birikim ? O, bin yılda bir şey var mı, diye merak edenler, üç günde Arap harflerini öğrenip, aramaya çıkıyorlar. Ama bir şey yok. Tabii ki kütüphaneler dolusu evrak var ama çoğu tarihsel döküman. İlmi nitelikte Arap harfli Türkçe ile yazılmış tek bir kitap bulamazsınız, arşivde. Selçukluda ilim dili Farsça, Osmanlıda Arapça idi de ondan.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 14:35
2
1920 okur yazar oranı yüzde 2 1935 okur yazar oranı yüzde 20 Anlayana sivrisinek saz.
Heredot 14 Ağustos 2019 17:27
1
Rum Selçuklu Sultanlığı Türkçe değil Farsça konuşuyordu. Osmanlı'da da herhangi bir birikim yok. 16.yy'da çatırdamaya başlayıp 19.yy'da çökmüş bir devlet/toplum.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 18:04
2
Kendi geçmişini yazıldığı gibi okuyup öğrenememiş olmaktan ben hicap duyuyorum, kimileri de bundan zevk alıyor anlaşılan.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 18:19
0
10:22, Aynen, Çin, Japon ve Korelilerin harf devrimi olmadan nasıl bizden çok daha ileri olmalarını açıklayacak bir babayiğit varmıdır bu kendi tarihini yoksayan arkadaşlardan ?
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:45
1
Şu birikimden bir iki örnek ver nolur. Artık Osmanlıca Türkçeye çevrilebiliyor. Teknoloji gelişti
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:51
0
18.19 Arap harfleri ne zaman senin oldu kardeş. Adı üstünde Arapça
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:37
0
Osmanlıca yasak değil. Öğrenmeye de mani yok. Okulları var. İsteyen gider öğrenir, istediği araştırmayı yapar. Hocalar orada, arşivler orada duruyor. Gören de zanneder ki milyonlarca osmanlı vatandaşı gece gündüz literatür taraması yapıyordu. Okuma yazma oranı %2 idi muhterem! Boş laf. Taha Bey'in yazısı tam da senin gibiler için aslında.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:12
1
20.51, Doğru diyorsun, Latin alfabesini orta asyadan getirdik...
Karar Okuru 14 Ağustos 2019 10:02
Kitap okuma aliskanligi olmayan, bes yuz kelimeyi bulmayan sozcuk dagarcigiyla hayatini surduren bir toplumdan baska nasil bir sonuc beklenir ki? Cok aci.
Deli Emin 14 Ağustos 2019 09:47
Sağolun Taha bey dert ve sorunumuz da tam bu ANLAMAMAK.Anlamayan, TANIMLAR.Bu ŞEY'le alakasız ön yargı, kabülümzdür. Bu yargıçlar ve siyasilerin çoğunda var olan zaaf. Kur'an'a bakın,Allah kendi kitabın da indirdiği, hüküm, vahiy, ayetlerine karşı alaycı, aşağılayıcı, itiraz ve görüşlere neden yer vermiş!.Bunun hikmeti ne? Bize ne öğretmek (Mürebbi/Rab)istiyor? En aykırı, saçma, öfkelendiren tez, itiraz, iddialara karşı Allah,ciddiye alarak bunlara cevap vermiş, karşıt makul olan doğruyu ortaya koymuş, bunu en güzel yöntem, usul gözlemlene hayat içinden somut örnekle yapmış.Ya bizler!
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:38
Batılı olmak her şeyden önce "çalışkan/üretken olmaktır. Biz tembellik edip üretmeden sadece başkalarını şeytanlaştırmayı tercih ediyoruz. Bizden terakki beklemek abes.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 18:09
1
09:18, evet batı çok çalışkan ve üretkendir. Alaskadan Zelandaya her yeri çalışarak yani çalarak çarparak ele geçirmiştir. O yerlerde çalışacak olanları da Afrika ve Orta-güney Amerikalı kölelerle halledivermiştir bilindiği gibi. Buna ağzı açık bakmak ta bize düşmüştür.
İbrahim Erdoğan 14 Ağustos 2019 09:31
Hocam, Siz öyle yazıyorsunuz "Dış güçler falan değil, kendi Bakanlığımızın araştırması" diyorsunuz ama, mutlaka bunda da "Dış güçler"in veya/ve hatta "Soros"un parmağı vardır!.. Ne bileyim, araştırmanın yapılması veya raporun yazılması sırasında bir sızma noktasını bulmuş olmalılar, yoksa sonuç böyle çıkmazdı!.. Bakü'den selam ve sevgiler gönderiyor, mutlu bayramlar diliyorum...
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:18
Muhterem hocam;Bu hadis-i Şerifi sadece Namık Kemal gibi mümtaz bir mütefekkiri sayfanıza almakla geçiştirmek tefsir ve hadis ilmine karşı,sizi vebalden kurtarmaz.Mutlaka bu konuda ihtisas sahiplerinin görüşlerini sayfanıza taşımanız elzemdir.Bu konuda benim gibi(bende onlardan biriyim)ihtisas sahibi olmayanlara,sadece hadis meâlini aktarıp bırakmakla iş bitmiyor.Hadis hususunda alt yapısı olmayanlar,bu hadisin ruhuna uygun olmayan mânalar yüklerler ise,bu sizi mânen sorumlu duruma düşürür.Ebedi hayata giden yolda çok,çok dikkat etmek gerekir.Çünkü bu yolun dönüşü yoktur.Selâm ve dua ile.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:57
0
Tefsir ve hadis ilmi nedir. Öyle bir şeymi varmış. Yoksa bu ilim her hadisi ve ayeti kendi cemaatine veya inancına göre şekillendirme ilmimidir??? Birde ebedi hayatla ilişkilendirmişsin. Ne alakaysa artık. Mesela ben bir hadise uydurma deyince ekleme deyince ebedi hayatım perişanmı olacak
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 09:06
Muhterem hocam;Politikacılar çoğu zaman hakikate değil,tribünlere oynadıkları için,tesbitleri de ideolojik oluyor ne yazık ki.Bu Atatürk'tede böyle maalesef.Kendi ideallerini gerçekleştirmek için eski ne varsa tedavülden kaldırmak için en sert tedbirlere baş vurmuştur.Oda dolayısıyla Parti kurucusu ve yeni devleti kurduğu partinin değerlerine göre dizayn etmeye çalışan ve bu konuda da belli bir başarıyı yakalamış bir politikacıdır.Muhaliflerini ezmiş ve onlara hayat hakkı tanımamıştır.Kurduğu parti ilk serbest seçimlerde hezimete uğramış ve halen kendine gelememiştir.Selâm ve dua ile.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 08:56
Muhterem hocam;Mevzu ne olursa olsun,ideolojik saplantı sahibi birisinin hakikate ulaşması imkânsıza yakındır.Bu din konusunda da,başka konularda da böyledir.Bu konuda İmam-i Şafii hazretlerinin örnek davranışı, bizim için güzel bir ölçüdür.İlmi müzakere esnasında muhalif olan haklı çıktığında memnun olurmuş.Çünkü yeni bir şey öğrendiği için kendini kazançlı hissedermiş.Biz olaylara çoğu zaman partizanca yaklaştığımız için hakikate tam manasıyla ulaşamıyoruz.İnadın gözü gördür.Politikada da maalesef inatlaşma had safhadadır.Birinin ak dediğine,diğeri kara diyor.Selâm ve dua ile.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 08:43
Muhterem hocam;Bu mevzuda zamanımızda yaşamış,bu asır müslümanlarının keşmekeşliklerini görmüş ve çarelerini göstermiş olan Bediüzzaman hazretlerinin,bu hadis ile ilgili tesbitlerine yer verebilirsiniz.Bu konuda sizin tesbitinizde Bediüzzaman'ın tesbitiyle birebir aynı gibi.Fakat bu gün yaşadıklarımızın müsebbibi olarak muhafazakârlara fatura kesmeniz hoş olmamış.Muhafazakâr müslüman kimdir?Dindar müslüman kimdir?Önce bunun tesbitini yapmak gerekir.Her sakallı,cübbeli ve sarıklı dindar mdır?Tepeden tırnağa tesettüre bürünmüş her müslüman hanım dindar ve muhafazakâr mıdır?Selâm ve dua ile.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 20:55
1
Müslüman kimdir o zaman. Çıplaklar kampına gidenmi müslüman. Sarıklı tesettürlü olan muslumandir tabiki
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 08:42
A izzetbegoviç cennetmekan# imkanım olsaydı bütün İslam ülkelerinde eleştirel düşünmeyi ders olarak okuturum# buyurmuştu bizim kiler eleştirel düşünenleri önce hain sonra linç sonrada yok etmeye kilitlendiler medeni avrupa müslümanlarıyla fark bu olsa gerek
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 08:38
Sayın hocam 30 yıl boyunca bir ülkede eğimcilik yapacaksın otuzu aşkın okulda çalışacaksın binlerce öğrenci yetiştireceksin ve eğitim le ilgili elliyi aşkın belge ve seminere katılacaksın karar sürecinde sana bugüne kadar hiçbir şey sorulmayacak sonunda ne olduğu belli olmayan hain b€r darbeden sonra yetişmiş yüz binlerce eğitilmiş insanı sokağa atıp açlıktan ölmelerini bekleyeceksin bakalım açlığa ve susuzluğa yokluğa ve ayrımcılığa ne kadar dayanıyorlardı diye bakacaksın varmı dünyada eşimiz yetişmiş insanları harcamada üzerinize diye dünyaya demokrasi ve adalet nutukları atacaksın
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 08:37
Muhterem hocam;Tesbitlerinize katılıyorum.Lâkin acaba sizin önyargılarınız yok mu? Bu gün güç muhafazakârların elinde diyorsunuz.Bu doğrumudur?Âyet ve hadis konusunda söz sahibi olanlar,bu konuda ihtisas sahibi olanlardır.Namık Kemal elbetteki saygı duyduğumuz önemli bir mütefekkirdir.Ama tefsir ve hadis mevzularında otorite midir?Makalenizin başlığı bir hadis.Öyle ise bu konuda ehli ihtisas olanların görüşlerine yer vermeli idiniz.Peygamberimizin bu hadisten kastı nedir?Bunu en doğru veya doğruya yakın değerlendirecek olanlar ihtisas sahibi âlimlerdir.Selâm ve dua ile.
Okur 15 Ağustos 2019 13:32
0
Peygamberimizin “Sakın karşısındakinizi dinlemeyin, neyi neden dediğini anlamaya kalkışmayın. Eğer sizden farklı bir görüş öne sürüyorsa, hiç düşünmeden hemen kişiliğine sorgulayıp kendisini karalayın, aşağılayın” demediği açık. Bunu anlamak için de “âyet ve hadisalim konusunda alim” olmak gerek değil!
KARAR'lı okur 14 Ağustos 2019 08:26
Sayın Akyol çok haklı. Tespitlerine tümüyle katılıyorum. Bizler anlama ve önyargılı tavırdan çektiğimizi başka hiç bir şeyden çekmedik. Hatta sırf bu sebepten dolayı gönüller mimarı Mevlana Hz.leri de bundan yakınır ve insanların kendisini yanlış anlamalarından dolayı çok muzdarip olduğunu söyler. Bu sebeple eserlerinde hep meteforik bir dil kullanmıştır.. İşte bu sebeple bizler anlayışımız ölçüsünce bir insanlık seviyesine sahibiz. Kendimizi ve muhatabımızı anlayamadığımız sürece de medeni olabilme hedefini yakalayabilmemiz asla mümkün değildir..
Karar Okuru 14 Ağustos 2019 08:17
Bizim gibi orta doğulu ülkeleri ve bir kısım G. Amerika ve Asya ülkelerinde asıl meselelerden biri toplumların genel kalitesindeki batıya nazaran düşüklük. Bu düşüklük zaten refah seviyesinde, ekonomide bariz; tabi geri planda bilim ve teknoloji yatıyor. Onunda arkasında özgür düşünce, sorgulama ve hayal gücü kısırlığı söz konusu.
Hasan 14 Ağustos 2019 08:12
Zihnimize doğmatik kalıplar hakim. Zihnimizi çalıştıran program gelişmekten çok gelişmemeye ayarlıdır maalesef...Zihin gelişmeyince de etkisini her alanda gösteriyor. Gerçekleri var oldukları gibi değil de, keyfimize göre anlamaya çalışmıyoruz ve bu yüzden gerçekleri değiştiremiyoruz. Bilme ve anlamayla değişim arasındaki nedensellik ilişkisini atlıyoruz. Her zamanki kestirme ve kolay yolu seçiriyoruz yani. Kolayı kovalerken de hep zorlukla karşılaşıyoruz! Kısaca anlamak istemiyoruz çünkü değişime hazır değiliz...
Okur 14 Ağustos 2019 06:39
Gerçekten toplumun tüm kesimlerinde gözlenebilen son derece önemli bir konuyu ele almışsınız. Fikir tartışması yerine meseleleri kişiselleştirerek kavga, birçok toplumsal, siyasi sorunlarımızı da uzlaşma yoluyla çözüme engel. Belli bir meseleyi kendi bağlamı içinde, neden – sonuç ilişkilerini serinkanlı düşünüp tartışamayınca, meselenin ne olduğunu bile anlayamıyoruz çoğu kez. Karalamak eleştiri yerine geçiyor. Acep diyorum, daha ilkokulda mantık dersleri vermek çözüme bir katkı sağlar mı? (“Elmalar kırmızıdır,ama her kırmızı renkteki şey elma değildir” gibilerinden örneklerle!)
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 06:29
Tek adam sisteminde: demokrasi, hukuk, adalet, özgürlük, ahlak, sevgi, huzur, mutluluk,... muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak, bence ütopya. Kişilerin hayatı, özgürlük alanı, iki dudak arasında. Devletin bütün kurum ve kuruluşları ona göre şekilleniyor. Onun söylemlerine ilahi ferman gibi riayet etmek gerekiyor. Aksi takdirde kişi yarınından, geleceğinden, hayatının berbat hale gelmesinden endişe duymalı. Herşey onun müsade ettiği kadar..
Okuduğunu kendi dilinde dahi anlamlandiramiyacaksin ki yabancı dilde yazılmış kitabı benim yorumumla algılıyacaksin ve bana statü makam para vereceksin Bana asalak parazit diyenlere haddini bildireceksin
1970 lerde modern fen bilgisi kimya modern biyoloji ve PSC fizigi olarak mustafa Üstündağ zamanında liselerde yaygınlaşan proramlar sorgulayan yargılayan bilgiye ulaşmanın yollarını ve pozitif düşünce ile problemleri çözmenin metodolojisi öğrenciye kazandırmayı amaçlayan progamlar ve kitaplar anap döneminde yerli milli kitap yazdırma kampanyası ile yok edildi iyi niyetli bir faaliyeti ama sonuç ortada tekrar o programlara dönülmesi gerekli laboratuvarlar ve öğretmenler yeterli olmak şartıyla hiç olmazsa özel ve resmi fen liselerinde uygulanmalı pozitif bilimin partisi olmaz o evrenseldir
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 07:55
0
Pssc fizik kitabı döneminin en iyisidir. Ben de pssc fiziği okudum. Şimdiki fizik kitapları Harry Potter büyüsü anlatır gibi fizik anlatıyor. Talim ve Terbiye Kurulunu değiştirmeden eğitimde bir adım yol alamayız, cahillerin yazdığı kitaplarla çocuklarımız eğitim alıyor.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 02:23
ideolojik saplantilarin akli devreden cikaran deli gomlegi oldugu, fanatizm/ask/nefretin de insanlari delilik haline getirdigi, yaricahilligin sagduyuyu yok edip saglikli dusunmeyi engelledigi, bizdeki gibi ideolojik formatladan ibaret egitimin bu hastaliklari artirdigi bilimsel tespitler... isimiz hic kolay degil!
Bekri Mustafa 14 Ağustos 2019 02:19
Taha bey, benim tezim şu: okullarda fen ve matematige verilen önem kadar en az sosyal bilimlere de verilsin.Bizim problemimiz sosyal bilimlerde.Demokrasiyi özümseyememis ve anlamamış yüzbinlerce üni. mezunu insan var ülkemizde. Buna da lise sınavlarında fen ve mat.puanlariyla sosyal puanlarını esitliyerek başlayabiliriz...
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 10:25
0
Fen ve matematiğe önem verildiğini neden düşündünüz? Hem pisa hem yurt içi sınav sonuçları tam tersini gösteriyor. İlköğretim matematik kitaplarının hali içler acısı, tamamen öğrencinin kafasını karıştırmak üzere hazırlanmış.
Yalnız OKUR 14 Ağustos 2019 01:27
Pers kültürü yasayı değil Şahı, Ortaasya Oguz kültürü Hakanı değil yasayı esas almış, dünyaya örnek olmuş 2 farklı yönetişim sistemidir. Birinde Şah esas ve yasa üstü diğerinde yasa esas ve Hakan da yasalara tabi kurultay/meclis uygun görürse Hakanı görevden alabilir, Şahı ise hiçbirgüç ve yasa indiremezdi. Bugün de dünya bu iki modele göre yönetiliyor. Yasa egemenliği ilim ve adaletin egemenliği diğeri ise hurafenin. Hurafenin egemen olduğu toplumlarda da ilim olmaz tabiatı gereği lazımda olmaz... Allah sonumuzu Hayreylesin...Bizi ilim ve adaletin rehberliğinden ayırmasın...
Aynı şey değil... 14 Ağustos 2019 01:12
Ümmetin ihtilafı ile Batıdaki fikir ayrılıkları birbirine benzemez. Ümmetin ihtilaflarında Tanrısızlık yoktur. Allah rızasını kazanmak için metod ayrılıkları vardır. Buçoğulcu metod anlayışı farklı mizaçtan insanları cezbettiği için rahmete vesile olur.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 01:08
Dünkü yazınızı destekler mahiyette sadece okurların değil yazarların da işledikleri konuları anlamama ihtimalini dün bir soru sorarak yorumlamıştım. Yorumun muhatabının siz olduğuna inanan bazı yorumcu “yazarlar” nedense serzenişte bulunmuşlar. Ülkemizde herhalde başka bir mesele daha var: anlatamamak.(Kimse üzerine alınmasın kendim için yazdım) Son olarak Mevlana’nın bir sözüyle bitireyim
Kanaati acizanemce bizim gelismemizi ve kalkinmamizi engelleyen bir sey de dilimizdeki eş anlamli kelime bolluğu ve bir kavram kargaşasının olması ve bilim dilinin de yabancı olmasi. Tarihi ve kültürel mirasimiz maalesef öğrenmemizi zorlaştırıyor. Meselâ dilbigisinde "zarf" kelimesi zihnimizde somut olarak bir şey canlandirmadigi için ezberleyerek öğreniyor sonra da unutuyoruz. Yine örnegin "şeyh"in öğretmen, "mürit"in öğrenci olduğunu bilmediğimiz için ona farkli kutsal anlamlar verip tarikatleri yanlış yorumluyor ve yanlış yola giriyoruz. Ögrenim dilini sadeleştirmekte fayda var.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 00:16
Okul koridorları siyasilerin resimleri ile süslü çocukların dünyası Bilgi ile dolu değil siyasetle malul
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 00:12
Bilim zihniyet okullarda ogretilir. Hocalar (epey bir universite hocalari dahil) bilmiyor ki ogretsin. Kamusal tartismada medyada kullanilir, okuyucuya aktarilir. Medya mensuplarinin cogu bilmiyorki kullansin Geriye ezberlerin tekrari, uydurmalar ve suclamalar kaliyor. Bu toplumu ilerletmez, aptallasitirir...
KARAR OKURU 13 Ağustos 2019 23:55
Bizde dinden de destek bulan 'Benim söylediğim kesin doğrudur.' kibirli yaklaşımı olduğu sürece bu iş zor. Bizim hayatımızda yersiz bir özgüven var. " Acaba olabilir mi?"sorusuna yer yok. Farklı düşünen kim varsa düşmanımızdır.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 10:05
0
sadece dinden mi? bir secimde sn m.incenin dike getirdigi toplu sizofrenik halun din ile mi aydinligi kendinden menkul iegitimli cehalet ve ideolojik megalomani mi acaba?
ali nmlı 14 Ağustos 2019 11:30
0
Ben bu düşüncelere bir de şunu eklemek istiyorum : Şark toplumlarında diyalog, farklı düşünceyi dinlemek ve anlamaya çalışmak ,doğru yönlerinin olabileceğini düşünmek anlayışı yoktur ve olması da mümkün değildir !
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN