AK Parti'de ıstakoz kavgası

Ertuğrul Özkök, 10 Haber sitesinde CHP'nin seçim raporunu yazdı.

Kentli nüfusun yüzde 65'i, yani 52 milyon vatandaşımız CHP'li belediyelerde yaşıyor. Trabzon, Kocaeli, Gaziantep gibi AK Parti kalelerinde bile merkez ilçeleri CHP almış.

İstanbul Otogarı verisi de ilginç. AK Parti, seçmenini sandığa taşıyamamış bu sefer.

CHP, 300 otobüs kiralarken AK Parti, başta 3 bin 200 otobüs tutmuş ama seçime günler kala 30'a kadar düşmüş.

İktidar seçmeni neden tercih değiştirdi?

Ne yani, halk çocukları hep kapıcı mı olacak, sadece elitler mi lüks ciplere binip 5 bin liralık atkı takacak, 10 bin liralık ayakkabıyı hep onlar mı giyecek, bize çok görüyorlar tabii; diyen yeniyetme AK Parti elitleri vardı ya... İşte onlar, ıstakozu bir dava arkadaşlarına çok görmeye başladı.

Monaco'da yediği ıstakozu paylaşan AK Parti milletvekili ve benzeri son mücahitlerle mücahideler sebep olmuş, seçim yenilgisini onlara bağlıyorlar.

Davaya sonradan transfer edilenlerin lüks ve şatafat düşkünlüğü yüzünden halktan kopmuş, tabanlarının sorunlarından uzaklaşmışlar güya.

Kendilerinin suçu yok, Monaco'da ıstakoz yiyenlerle Maldivler'de tatile gidenler partiden ayrılsa mesele çözülecek, tek onlar sorumlu sanıyorlar.

AK Parti'yle halkın arasını açan ne kadar trol akıllı varsa hepsi en birinci Reis fedâisi kesildi. Reis muhafızlığı nâmına diğerlerine kılıç çekiyor, partiden def edip kovuyorlar.

Sanki mesele tam da kendileri değildi. Kendilerini düzeltmek yerine hâlâ kesip biçmeye, partiden adam eksiltmeye uğraşıyorlar.

AK Parti'nin ağır abileri ise şimdilik sessiz. Meydanın, bu zıpçıktı dava kahramanlarına kalması bile Necip Fâzıl'ın o sözünü doğruluyor:

"Biz hohlaya hohlaya buz dağlarını erittik; şimdi ortalık çamurdan geçilmiyor.''

İRAN NİYE NAPOLYON'U DİNLEMEDİ?

İran saldırısını önlemek, İsrail'e 1 milyar dolardan pahalıya patlamış.

Saldırıda kullanılan drone ve füzelerin maliyeti, savunmada kullanılanlardan daha ucuz, deniyor. Yine de yoksul İran halkı için küçük sayılmayacak bir servete mal olmuştur.

Peki yüz milyonlarca dolarlık gösteriye değdi mi?

Amerikalı diplomasi kurdu Richard Haass bile şaşırmış, X'te nedenini soruyordu.

İran, siyasi mevta Netanyahu'ya niye hayat öpücüğü verdi?

Napolyon gibi bir komutan demişti oysa, düşmanın hata yaparken asla karışmayacaksın. İran, bunu ihlâl etti. Netanyahu'yu dirilteceğini bilmez mi!

Anlam vermekte zorlananlar çok.

Suriye'de Devrim Muhafızları'nın komutanları vurulmuş, İran misilleme hakkını kullanacak; İsrail'e davulla zurnayla birkaç yüz drone ve füze yağdırıyor. Sürpriz yok, baskın yok. Niye bir gece ansızın değil?

Mollalar, Siyonistleri çok fena benzetmiş gibi yaptı. Şimdilik bu kadarmış, arkası yok ama eğer İsrail rahat durmazsa bir dahakine tam benzetecekmiş...

Sakil bir acem tiyatrosu değilse ne izledik; güç gösterisi mi, Siyonist düşmana ders verme denemesi mi?

Netanyahu sıkışmış, kışkırtma yoluyla yardıma çağırıyor, İran da kırmıyor, istediğini ona veriyor. Netanyahu'ya uymadan, yardımına koşmadan, ona yaramayacak bir karşılık bulamaz mıydı?

Netanyahu'nun işi bitiyordu, şimdi Gazze'deki vahşetinden sonra kaybettiği iç ve dış desteği geri kazanıyor.

İran ne kazandı peki?

Düşmansız yaşamayanları anlamaya yardımcı olur belki, bir Necip Fazıl şiiri var. Adı, Düşmanıma.

Şöyle: "Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın/ Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın..."

İran'la İsrail'in savaş çığırtkanı şahinleri de varlıklarını birbirine borçlu.

Mollaların askeri rejimi, kendini İsrail tehdidiyle haklılaştırıyor.

Bu da Netanyahu gibilere, radikalliklerini İran tehdidine dayandırma imkanı sağlıyor. Birbirlerine dayanak oluyorlar.

Haritadan İsrail'i silseniz İran rejimi, boşa çıkmaktan korkar. İran'ı bölgeden yok etseniz Netanyahu gibiler, siyaseten anlamsızlaşma paniği yaşar. Birbirlerini kurtarmayıp Napolyon'u niye dinlesinler!

TELÂŞE MÜDÜRLERİNİN SATTIĞI KOMPLOLAR

Üçüncü dünya savaşı bekleyenlerle bizim komplocu allâmelere gün doğdu tabii, meraklısı da çok, başladılar piyasa yapmaya.

Sıradaki hedef Türkiye'ymiş. Küresel sistem, İran'ı tuzağa çekerek asıl bizi kuşatıyormuş. Etrafımıza örülen ateş çemberi de giderek daralıyormuş...

Asıl hedef İran bile değilken sıradaki hedef nasıl Türkiye olabilir? Fakat inanan çıkıyor.

Tuzağa çeken Netanyahu, oyuna gönüllü gelen de İran. Vuran razı, vurulan razı; size ne de kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz!

Misillemeye Netanyahu zorladı ama İran'ın, İsrail'e davul zurnayla drone atarak kazandığı bir şey yok.

Konunun bizle de ilgisi yok. Rahat olun, telâşe müdürlerine ne aldırıyorsunuz.

YORUMLAR (111)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
111 Yorum