Beşiktaş için karalar bağlamak yersiz

Son birkaç haftadır aynı şeyi söylüyorum: Beşiktaş’ın temel hedefi lig şampiyonluğu olmalı. Gerekçelerini burada tekrar etmeyeceğim. Geri kalan her şeyi ikincil olarak görüyorum. Süper Kupa’ya da böyle baktığımı söylemeliyim. Kupa alınsa iyi olurdu. Ama fazla takılmamak lazım. Üstelik kupa, oyun anlayışındaki eksikliklerden değil, penaltılarla kaybedildi. Yani ortada sistematik bir sorun yok.
Her sezon başında söylediğim bir şey var: Bir takımın sezon performansına ilişkin genelleyici değerlendirmeler yapmak için ilk 8-10 resmi maçın tamamlanmasını beklerim. Bundan önce dile getirilen keskin yargıların pek açıklayıcı olmayacağını belirtirim. Tam da bu nedenle, kupa finali üzerinden genel yargılara varmak yerine, birkaç teşhisle yetineceğim. Çünkü doğrusu budur. Henüz sezon başındayız.
Beşiktaş için ana teşhisim şu: Geçen sezon başarıyı getiren oyun anlayışında herhangi bir eksiklik ya da aksama görmedim ben sahada. Beşiktaş kaldığı yerden devam edecek gibi görünüyor. Sadece hücum üretkenliği istenen düzeyde değildi. Bunun sebebi de oyun anlayışındaki herhangi bir sorun değil, bireysel performans eksiklikleriydi. Sezon başı için bunu doğal karşılamak lazım.

ŞENOL GÜNEŞ’E İNANÇ

Beşiktaş’ta hücum üretkenliği bu ilk maçta istenen düzeyde olmasa da rakibinden daha fazla gol girişimi üretmeyi başardığı açık. Maçta 9’a 7, uzatmada 5’e 1, toplamda 14’e 8 üstünlüğü vardı Beşiktaş’ın. Daha ilk maçta verilmeyen penaltıyı da es geçmeyelim. Bunu sineye çektik, ama ligdeki benzeri hatalarda Beşiktaş yönetiminin sesi gür çıkmalı bu sezon.
Beşiktaş’ta geçen sezon Oğuzhan-Atiba-Sosa üçlüsünün hücum üretkenliğine katkısı büyük oldu. Bu sezonki orta üçlünün -mutlaka gereken yeni transfer ve Tolgay gibi alternatifler de dahil- geçen sezonki düzeye varması biraz zaman alacaktır. Sabırlı olalım. Şu anda en önemli şey lige minimum puan kaybıyla başlangıç yapmak ilk 4-5 haftalık dilimde.
Transfer gereken diğer mevkiler de belli: Santrfor, kanat forveti, stoper. Gomez ve Töre’nin boşluğu mutlaka doldurulmalı. Bu konuda “yavaşça acele etmenin zamanı” da gelmiş görünüyor. Eksikler takıma katılıp transfer de tamamlanınca bize tek iş düşecek: Camia olarak Şenol Güneş’in arkasında kenetlenmek. Kupa finaline benzer tökezlemelere aldırış etmemek. Şenol Güneş’in ve futbolcuların konsantrasyonunun bozulmasına izin vermemek. Şenol Güneş’e inanç istikrara inançtır. Bunun teminatı da geçen sezon performansıdır. Ben Şenol Güneş’e inanıyor, başarısını tekrarlayacağını düşünüyorum.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.