Devlet köleliği

Bir mahkeme hakimi hakkını arayan vatandaşlara “alın bunu alın” diyebilir mi? Veya bir savcı ülke yönetimini eleştirdi diye bir kadın esnafı ters kelepçe ile huzuruna çıkartabilir mi?

Sayısız örnek dolu.

Oysa aynı yargının da içinde bulunduğu sistem sayesinde katiller-mafyalar ülkemizde serbestçe dolaşıyor. Ön kapıdan alınanlar arka kapıdan salıveriliyor ve sokaklarımız her gün katledilen insan manzaralarına şahit oluyor.

Bu ve altta göstereceğimiz gelişmelere bakınca “otokratik benzeri yönetimde ikinci perde mi açılıyor? diye ister istemez sormak gerekiyor. Acaba üst yönetimin yanına ek olarak halkına üstten bakan bir devlet yönetimi mi organize ediliyor?

Bugün ücretler üzerinden bu konuyu biraz irdeleyeceğiz.

***

Haziran 2023 itibari ile özel sektörde aylık ortalama brüt ücret 16.532 lira iken kamuda çalışan bir işçinin aylık brüt ücreti 26.561 lira... Bakın özel sektörde çalışanların içinde mühendisi, doktoru vs hepsi var... Oysa burada kamuda çalışanlar sadece işçiler... Memurlar bunun içinde yoklar.

Memurlar da dahil edildiğinde devletin toplam personel gideri yılın ilk sekiz ayında 379,6 milyar liradan 826,5 milyar liraya yükselmiş (%117.7).

Geçen yıl toplanan verginin %25,7’si kamu personeline harcanırken bu yıl toplanan verginin %31,8’si kamu personeline harcanmış.

Not: Bu arada vergi gelirleri %58,9 enflasyon olan ülkemizde %76,0 artış kaydetmiştir. Yani vergi gelirleri normal üstü artış göstermesine rağmen kamu personeline ödenen pay muazzam artış yaşamıştır.

Ek: 2022 yılı haziran ayında aylık brüt ücret özel sektörde 8.214 lira iken kamu işçisinde 11.287 liraydı. Özel sektörde aylık brüt ücret 16.532 liraya yükselirken kamu işçisinde 26.561 liraya ulaşıyor. Burada şu oranı verelim: Özel sektörde çalışanların brüt ücreti geçen yıl kamu işçisinin %72,8’i ederken sadece bir yıl sonra bu oran %62,2’ye gerilemiştir. Veya tersten söylersek şöyle ifade edebiliriz: Kamu işçisi de özel sektör zam oranında maaş alsaydı aylık brüt ücretleri 26.561 TL yerine 22.687 lira olacaktı.

***

2013 yılında kamu işçisi 800 bin 638 kişi iken özel sektör çalışan sayısı 11.683 bin kişiydi. Aynı yıl memurları da eklediğinizde kamuda çalışan sayısı 3.624 bin kişi ediyordu. Bugün (Haziran 2023) kamu işçisi ile memur toplamı 5.711 bin kişiye çıkarken özel sektör çalışan sayısı 14.376 bin kişide kalmıştır.

Bu ne demek oluyor derseniz hemen açıklayayım: 2013 yılında her 100 özel sektör çalışanı 30 kamu çalışanına bakıyordu. Şimdi ise her 100 özel sektör çalışanı 40 kamu çalışanına bakmak zorunda.

Şimdi iki olayı birleştirelim: Kamuda hem sayı artışı muazzam seviyeye çıkıyor hem de kamu-özel ücret farkı muazzam şekilde artıyor.

Özel sektörde ortalama ücretin bile açlık sınırına dayandığını gördüğümüzde akıllara gelen soru şu: Bu kadar yoksulluk içinde çalışan özel sektöre karşılık kamudaki bu refah farkı nasıl izah edilecek?

22 Haziran 2023’de “Efendiler” başlığı ile konuya ilk kez dikkat çekmiştim. Şimdi olayı daha derin ele alıyorum.

Acaba çağdaş bir başka kölelik sistemi mi kuruluyor? Eskiden kölelik düzeninde köleler için beslenme ve barınmayı sağlayan köle sahiplerine karşı şimdilerde sadece beslenme ücreti üzerinden bir düzen kuruluyor.

Özel sektörde açlık sınırında çalıştırılan insanlar camilerde 27,6 bin lira maaş alan vaizlerin ve 30 bin liranın üzerinde ek ücretlerle gelirleri olan imamların “fakirliği öven vaazlarını” dinleyerek mi avunacaklar

***

Ortada müthiş bir devletçilik hamlesi gelişiyor.

Oysa Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek kemer sıkma politikasından bahsediyor. Kim bu kemeri sıkacak?

Yılın ilk sekiz ayında kamunun harcama artış oranı yüzde 94,9’a çıkmıştır. Oysa enflasyon yüzde 58,9 seviyesinde. Bu hoyratça kamu harcamasını kim finanse ediyor derseniz hemen söyleyelim: Vergi ödeyenler... Dahilde alınan KDV %164,7; ithalden alınan KDV ise %52,5 artarken oto sektöründen alınan ÖTV’de de yüzde 195,5 artış olmuş.

Ama asıl önemli kısım ileriki zamanda... Yani kemer sıkma döneminde.

Kemer sıkma dönemi yerel seçimlerden sonra olacak. O zaman kaç milyon kişi işini kaybedecek? Hemen söyleyeyim : 2018 ikinci yarısından 2020 ilk çeyreğine 2 milyon 252 bin lise ve altı eğitimli işini kaybetmişti. Bu sefer bu sayının 3-4 milyona çıkması muhtemel...

Peki kemer sıkma döneminde kaç kamu çalışanı işten atılacak? Eskiye bakarsanız onu da söyleyeyim: SIFIR.

Peki, özel sektörde işsizlik arttıkça ücretler ne olacak? Hemen söyleyelim: Reel olarak eriyecek.

O zaman şunu da soralım: Kamuda ücretler ne olacak? Onun cevabını Cevdet Yılmaz verdi: “Memurlarımıza da yüksek ücret vereceğiz” dedi.

Kısaca durum çok net değil mi? Özel sektör köleleri açlık sınırında çalışacak ve devletine hizmet edecekler... Durum bu kadar net...

***

Daha önce önermiştim: Bir ülkede ücretler ortalama ürete göre ölçülür. Kamu çalışanları dahil herkesin ücreti ortalama ücrete göre belirlenir.

Ülkeyi kötü yönetenlerin gelirleri de ortalama ücrete endekslenir. O hakim “alın şunu” dediği zaman iki şeyi bilecektir: 1-Maaşını o vatandaş ödüyor 2-Haksızlık-hukuksuzluk arttığında, kötü yönetim geldiğinde kendi ücreti de eriyecektir. Düzen böyle kurulmalıdır.

Bu ülkede maalesef iktidarı da muhalefeti de kamuya istihdam ve kamuya yüksek ücretle oy toplamaya çalışmaktadır. Ülkeyi bir bütün olarak kalkındırmak ve zengin ederek toplam ücretleri artıracak bir tane vaat duydunuz mu? (İYİ Parti’den Ümit Özlale’nin kalkınma programları hariç)

***

İngilizler 808 yıl önce kralın vergi koymasına ve harcamasına sınır getirmişti. Türk Halkı ise İngilizlerden 808 yıl sonra aşırı vergi artışını ve aşırı kamu şatafatını sorgulamaz duruma geldi. Bir tarih bu kadar ters işler mi?

İkinci nokta ise şudur: Türkiye’de toplanan vergilerle iyi bir kamu hizmeti değil, tersine kötüleşen bir kamu hizmeti alınmaktadır. Ne eğitimde kalite yükseliyor, ne sağlıkta, ne de adalette...

Vergi verdikçe daha kötü hizmet almayı hangi toplum nasıl bir duygu ile olumlu karşılayabilir? Böyle bir toplum ileriye mi gidiyordur yoksa karanlık Orta Çağ’a mı?

KARAR Sizindir... Geçmiş olsun.

18kr05grafik.jpg

YORUMLAR (100)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
100 Yorum