Back To Top
Derin bir kaygı ya da çığlık

Derin bir kaygı ya da çığlık

 - Son Güncelleme: 05.09.2018 Çarşamba 00:11
- A +

Baştan söyleyeyim: Bu yazı siyasi değildir. Eskiden bir hikâye anlatılırdı; olmuş mu, bilmiyorum. “Burun” dedin, padişahımıza ‘kambur burunlu’ demek istedin” deyip adamı derdest ederlermiş. Şimdi de -İranlı düşünür Daryuş Şâyegân’ın tabiriyle- “zihinsel kapanmışlık” halinde olan böyle bir okuyucu kesimi var. Biri doğru dürüst birkaç satır yazacak, söyleyecek olsa “Vay efendim, siyaset yaptın, şunu demek istedin, bunu demek istedin!..” Adamı linç ediyorlar. Onun için -zaten anlamak için okuyanlar da göreceklerdir ki- bu yazı siyasal bir eleştiri değildir. “Mütedeyyin, dindar” vb. sıfatlarla anılan büyük toplum kitlemizden yani bizden bir kesimin dinî tutumuna, bu anlamda zihin dünyamıza yönelik bir gözlem ve özeleştiridir.

İkinci söyleyeceğim husus, -daha önceki birkaç yazımda da belirttiğim gibi- tersinden yanlışları ve sorumsuzlukları diğer büyük toplum kitlemiz olan laik/seküler camianın da yaptığı ve kaçınılmaz büyük düşüşü yaşadığı gerçeğidir.

***

Gelelim meselemize: Son yıllarda basından bürokrasiye, öğretim kadrolarından iş dünyasına, kamu ve sivil toplum kurumlarına kadar hemen her alanda seviyesi –daha doğrusu seviyesizliği- gün geçtikçe artan popülist, hatta yüzyıl önceki İslâmcıların midesini bulandıracak derecede ayağa düşürülmüş bir “İslâmcılık” ve İslâm üzerinden güç ve çıkar devşirme süreci yaşıyoruz. Dünya hesaplarımız için değerlerimizi fütursuzca kullanıyoruz, harcıyoruz, tüketiyoruz.  Birçok kişi ve çevre kendi ahlak dışı amaçlarını ya da yaşayışlarını İslam’a, Peygamber’e, İslâm’ın ilk saygın nesillerine onaylatma ve onlar üzerinden meşrulaştırma peşinde. Kabaca ifade edecek olursak, “Hem namazımı kılarım hem kul hakkı yerim” demeye getiren, hatta -vaktiyle Fetullah’ın yaptığı gibi- “Siz İslam için çalışıyorsunuz, cihat ediyorsunuz; bunlar size helaldir” anlamına gelecek fetva üreten bir zihniyet kaplıyor beynimizi.

On binlerce ithal lüks makam aracı için fakir fukaranın maddi kaynaklarını nasıl hoyratça kullanıyorsak, “Sahabe efendilerimiz de devenin iyisine binerlerdi” diyerek bu rezalete fetva üretirken de dinî değerleri sorumsuzca harcıyoruz.

***

Anlayacağınız, hem maddi alanda hem manevi alanda az değer üretiyor, çok değer tüketiyoruz. Maddi alanda tüketim hırsımız yüzünden verdiğimiz açıkları, -mesela dış ticaret açığını, cari açığı- kolayca görebiliyoruz. Fakat bundan daha tehlikeli olan manevi değerleri aşırı kullanıp tüketmemizdir ki, bundan doğan açıkları, özellikle başlarda çok az insan görebiliyor. Onların da bazıları zaten o değerlere saygı duymadıkları için problem yapmıyorlar. Esasında o değerlere inancı ve saygısı olduğunu bildiğimiz bazıları da –görebildiğim kadarıyla- dünyevi hırslarına mağlup ve mahkûm oluyorlar; makam, ilgi, itibar, şöhret, maddi çıkar gibi kişisel, ailevi vb. hesap ve beklentilerle gördüklerini, bildiklerini halının altına süpüren konuşmalar yapıyor, yazılar yazıyorlar.

Yarınki neslimize mutlulukla bağlanacakları bir Müslümanlık bırakmanın yolu asla bu değildir.

Bilimsel verilere dayanmadan kesin bir şey söylemek doğru olmazsa da, öyle sanıyorum ki, birçok İslâm toplumunun bugün yaşadıkları kahredici hallerin dününde de dediğim türden hesaplar, aymazlıklar vardı.

Bu halleri gören, İslam’ı az çok kaynaklarından bilen samimi mütedeyyin insanlar, İslam’ın ve Müslümanların geleceği hakkında karamsarlığa düşüyorlar. İslâm’ın derin muhtevasını, yüce hikmetlerini kavrama imkânı ve şansı bulamamış yeni nesillerin, gördükleri “müslüman” resmi karşısında zihinlerinde nasıl bir İslâm ve Müslüman imajının oluşacağına ilişkin ıstıraplar yaşıyorlar. Bir zamanlar, İslamcı çevrelerde “İslam gelecek, dertler bitecek” diye bir slogan vardı; şimdi tersinin slogan olmasından korkuyorlar.

Not: Okumamış olanlara Charles Dickens’in İki Şehrin Hikayesi adlı tarihî romanını tavsiye ederim.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 09 Eylül 2018 21:04
Ellerinizden öpüyorum.
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 19:34
On binlerce ithal lüks makam aracı için fakir fukaranın maddi kaynaklarını nasıl hoyratça kullanıyorsak, “Sahabe efendilerimiz de devenin iyisine binerlerdi” diyerek bu rezalete fetva üretirken de dinî değerleri sorumsuzca harcıyoruz demişsiniz hocam. Konu ile ilgili, Dini değerleri sorumsuzca harcıyoruz ve fetva üretiyoruz hususunu verdiğiniz lüks makam aracı örneği ile açıklayabilir misiniz? Aydınlatabilir misiniz? Teşekkürler.
KARAR OKURU 05 Eylül 2018 22:36
Hak, hukuk, adalet ümidiyle desteklediğimiz insanların yaptıklarını görünce adeta beyninden vurulmuşa dönüyorum. Şimdi ise milletin malını yalan dolan ile talan edenlerin bir an önce eski hallerine dönmesi için dua ediyorum.
KARAR OKURU 05 Eylül 2018 19:43
Bugün yazdığınız bu makaleyi babama yolladım bana verdiği cevap aynen şöyle “millet cephede şehit oluyor ya siz?” Bu cevap 1970 yılların dini tedrisatından geçmiş bir adama ait.
musto 05 Eylül 2018 16:24
100 senede yoklukla kurulan fabrikalarımız acımasızca yağmalandı yok pahasına satıldı kapatıldı yağmalayan yağmalatan allah adına yapıyorlardı ilahi adalet varsa illaki tecelli edecektir halktan umudu kestik onlarında çoğu yağmaya katıldılar..
kafalar karışıyor 05 Eylül 2018 13:37
Bu yaşanan ekonomik kriz, devlette israf, adam kayırma, rüşvet, hırsızlık CHP iktidarında olsa idi, neler yazardınız. Bir gün şapkanızı önünüze koyup düşünün. Yine bu yazınıza da şükür ama yetmez. Gazeteler bugünler için var, yanlış yönetimi eleştirmek ve halkı bilgilendirmek için var. İsim de vererek çatır çatır yazın gerçekleri...
KARAR OKURU 06 Eylül 2018 10:00
1
İsrafın en derini halkta kardeş kendin şapkanı önüne koy.15 yıl içinde keyif düşkünü olan milletimin elinden azıcık bir imkanını alıver bakın ne olur. Facede hangi şehirde ne yenir diye donatılan masaları paylaşanların binbir tezvirat ile iktidara saldırısını görürsün. Dün akşam az esinti var yürüyüş yapayım dedim cafe ler tıklım tıklım halkımız keyif düşkünü kabul edin. Bu ülkede antiemperyalist geçinip starbucs ta oturmaktan basur olanrlar az değil. Namazdan sonra nargile eşliğinde turkiyede islamcılık tartışanları da biliyoruz. Midem
KARAR OKURU 05 Eylül 2018 13:15
Allah razı olsun hocam. ana meselemiz bu.
KARAR OKURU 07 Eylül 2018 10:00
0
Yazılanların çoğu, belki hepsi doğru da herkes yanlışı karşısındakinde(başkasında) arıyor. Acaba kendimizi(tarafımızı) mercek altına alsak daha verimli (isabetli) olmaz mı? Selam ve saygılar... İ.H.D.
KARAR OKURU 07 Eylül 2018 11:51
0
Yorum ve katkıları için herkese teşekkür ediyorum. Yazının yüksek sayıda beğeni alması derin bir yaraya parmak basıldığını gösteriyor. Sevgili İ.H.D.ye not: Söylediğinize aynen katılıyorum ve dikkat ettiyseniz yazıda kendimi de katmak için "biz" ifadesini kullandım. Çünkü sorunun temel sebeplerinden biri -ben dahil- çoğumuzun yanlış veya ihmalleridir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN