Back To Top
İlâhiyatlar ‘güncelleme’nin neresinde?

İlâhiyatlar ‘güncelleme’nin neresinde?

- A +

Son günlerde bizim mahallede yine fırtınalar koptu: Din âlimi kılıklı bazılarının ipe sapa gelmez fetvaları… Onların peşine takılan yığınlar… Onlara karşı duran çok daha büyük kitleler… Devletin zirvesinden sürpriz mi sürpriz bir “İslam’ı güncelleme” konuşması… Diyanet ve İlâhiyatlara yönelik haklı eleştiriler ve beklentiler… İlâhiyat Fakültelerimizin bildirileri… Hepsini birkaç günde yaşadık.

19.07.2017’de Karar’da yayımlanan “Yeni şeyler söylemek lazım” başlıklı yazımdan bir alıntı:

Zamanın ve olguların dönüşüm ve değişimine ayak uyduramamış toplumlarda yenileşme ve gelişmenin şartlarıyla donanamayanlar, yeniliklere ve gelişmeye odaklanamayanlar en iyi bildikleri konuya odaklanıyorlar: İlkel menfaat hesapları, ideoloji ve din üzerinden ihtilaf, kavga, hakaret, kaba kuvvet…”

Bu söylediklerimin çoğunu ve “Reis ne yaptın!” diyerek ayılıp bayılanları sosyal medyada izliyoruz.

***

Yaygaracılar ve de beyinleri yüzyıllar öncesinin ürettiği sakat bilgilerin çöplüğü haline gelmiş “hoca efendiler” ne derse desin, bir buçuk milyarlık İslam âleminin acı gerçeği orada duruyor. İslam toplumlarının asırlardır din anlayışlarını ve yorumlarını güncelleyememiş olmalarının ürettiği yürek yakıcı devasa sorunlar ortada. Yönetim ve toplumun kahir çoğunluğu bu sorunları çözme sorumluluğunu Diyanet’te ve İlâhiyatlar’da görüyor. Teorik olarak bakıldığında asıl sorumluluk İlâhiyat Fakültelerinindir. Çünkü İlâhiyatlar bilgi üretir, Diyanet de uygular.

Fakat fiili durum öyle değil. Umarım kimseyi darıltmam ama her iki kurumda da çalışmış biri olarak dürüstçe söylemem gerekirse, söz konusu sorunlar bağlamında daha bilgili-birikimli, daha duyarlı ve daha çok çözüme odaklı kurum İlâhiyat değil, Diyanet’tir. İlâhiyatlarda ise –hedef olmayı göze alan bazı bireysel çabalar varsa da- bilhassa dinî ilimlerde eğitim ve öğretimin karakteri, öğretim kadrosunun hâkim zihinsel yapısı büyük ölçüde klasiktir; güncel ihtiyaç ve taleplerden uzak, skolastik ve dogmatiktir. Böyle bir yapıdan şimdiki olguları ve sorunları kavrayıp uygulanabilir çözümler geliştirmesini beklemek gerçekçi olmaz.

(Esasen –benim kanaatime göre- bütün İslâm dünyası gibi ülkemizdeki din eğitimi ve öğretiminin istikameti de İslâm’ın evrensel ilke ve değerleri üzerine kurulu modern, vizyoner, saygın bir Müslüman ülkeye doğru değil, Ortaçağ bağnazlığına boğulmuş bazı “İslâm” ülkelerine doğrudur. Son “güncelleme” çıkışına kadar ülkemizdeki siyasi ve idari irade de bu gidişattan memnundu.)

***

Bu “güncelleme” çıkışı üzerine İlâhiyat Fakülteleri adına yapılan destekleyici açıklamalar elbette değerlidir. Ama şunları da söylemeden geçemeyeceğim:

1. İlgili fakültelerin öğretim kadrosu içinde bu açıklamaların içeriğine katılmayan çok sayıda hocanın bulunduğunu ama şu atmosferde –sosyal medyadaki bazı itirazlar dışında- sustuklarını düşünüyorum.

2. İlâhiyatlar, açıklamalarını Sayın Cumhurbaşkanının konuşmasından önce, malum hocaların utanç verici konuşma ve fetvalarının hemen ardından yapılsaydı saygı duyardım.

3. İşin esasına bakılacak olursa akademik kurumların asıl görevleri, resmi konuşmalara destek bildirisi yayınlamak değil, alanlarıyla ilgili sorunların çözümüne katkı sağlayıcı bilgi ve fikir üretmektir.

Ancak -haksızlık etmemek lazım- eğer onlar bu tür açıklamaları doğru zamanlarda yapsalardı nasıl bir idari ve siyasi muameleye maruz kalacaklarını tahmin etmek zor olmayacaktır.

Son bir şey daha: Elbette kurumlarımızın eksiğini gediğini konuşacağız. Ama şu gerçeği de görelim:

Her şeye rağmen son yıllarda İslam dünyasında yaşanan ve neredeyse tamamı din anlayışıyla ilgili olan gelişmelere bakarak “İyi ki bizim ülkemizde Diyanet varmış; İlahiyat Fakülteleri varmış” dememiz gerekiyor.

Not: Konunun diğer bir ilgilisi olan Din İşleri Yüksek Kurulu hakkındaki görüşlerimi bir sonraki yazımda sunacağım.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 17 Mart 2018 23:51
Yasama yütütme arkasında olmadıktan sonra, güncellen de dur. Neye yarar...
KARAR OKURU 17 Mart 2018 21:46
Pardon ne söylemek istediniz , anlamaya çalıştığım kadarıyla söylediklerinizi 3/5 satırda anlatırdınız. Ama malisef son dönem eğitim ve akademik çabasında olan bilginler halka inmektense Alimlere hitap ediyor.
KARAR OKURU 14 Mart 2018 16:00
Önce herkes kendine sorsun?ben ne kadar dürüst, samimi takva sahibi bir müslümanim ve cevap versin yüksek sesle... Ne oldu zor geldi demi
engineer 14 Mart 2018 17:46
0
ilk taşı hiç günah işlemeyen atsın gibi değilmi?
KARAR OKURU 14 Mart 2018 15:55
hocam peygamber aleyhisselam dinin teorik kısmını mı tebliğ etti yoksa pratik kısmını mı anlayamadım
cavit 14 Mart 2018 15:40
DİN DEVLETİ DEĞİL AZİZİM, DEVLET DİNİ..! Öncesinde, “din devletine mi gidiyoruz” diye düşünenler olmuşsa ve hala böyle düşünenler varsa; “din devleti”ne gitmiyoruz! Gidişatın böyle devamı halinde varıp dayanacağı yer korkarım ki “DEVLET DİNİ”..!
KARAR OKURU 14 Mart 2018 15:02
Gecelerini gündüzlerini insanları irşad etmekle geçiren hocaları karalamak ne kadar kolaymış sayın yazar. Birileri iş yapar birileri de sadece konuşur. Siz de biliyorsunuz ki esas mesele müslümanların islamiyetten uzak bir hayat yaşamaları. Ama siz hala fedakarlık gösteren, ömrünü ümmete adayan hocaların değil de, diyanette veya ilahiyattaki -ihlasla çalışan hocaları tenzih ederek- maaşlı hocaların meseleyi çözeceğine inanıyorsunuz. Rabbim hepimize hidayet versin.
Bu asansör işine Nurettin Yıldızı aforoz etmeden bir güncellenme yapılamaz mı? Bir zamanlar bir Sinir Zihnimiz vardı. Onun fıkıh okumuşunu düşünün. Demek istediğim, dijital icatlar sayesinde bir çok dini mevzuya yeni içtihatlar getirmek mümkün değil mi? Mesela asansör kabinlerine konacak güvenlik kamerası bu halvet işine bir çözüm olabilir mi? Ben fıkıh alimi değilim. Sinir Zihni tarafım daha kuvvetlidir. Ama fıkıh alimleri birbirlerine saldıracaklarına böyle çözümler üzerine konuşsalar daha faydalı olmaz mı?
metin 14 Mart 2018 14:44
Zina suçunun sabit olması dört şahit ve kendisinin ikrarı iledir.kamera yoksa da bu suç sabit olur ve varsa şayet o zaman bu şahit yerine geçer.Kurandan delili şudur:Züleyhanın akrabası eğer gömlek arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylüyor, yok eğer önden yırtılmışsa bu sefer yusuf(HAŞA)yalncıdır diye maddi delile işaret eder.
KARAR OKURU 14 Mart 2018 15:05
0
14:44, Fıkhı olarak kamerayı delil sayan bir içtihat okumadım. O sizin kanaatiniz. Benim söylediğim bunun mecelle maddesi gibi sabitlenmesidir.
Hocam, zina suçu için delide aranan şart güncelleştirilebilir mi? Hz. Peygamber zamanında kamere vs. olmadığı için zina suçu için açık gözle görülmesi şartı vardı. Şimdilerde ise kamera bu iş için kafi midir? güncellenecek bir mevzu değil midir?
KARAR OKURU 14 Mart 2018 14:27
0
Düzeltme: 13:46'da sehven yazılan "delide aranan şart "delilde aranan şart" olacak.
cem 14 Mart 2018 13:28
caglar once atamiz ibrahim peygamberin kendi toplumundaki zalim somurgecilere ,zinakarlara,faizcilere verdigi sert mesaj bize rabbimiz tarafindan ornek olarak veriliyo,yani emrediliyor. İbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir."MUMTEHINE-4.
KARAR OKURU 14 Mart 2018 13:09
Hocam müslüman a şefkati ve kafirler e sedid olun diyor dinimiz sız alim lere sedid davranıyor ve yazıyorsunuz hanımları mal gibi satan en aşağılık rezil fotoğraf ları gazeteye koyan boşanmaların artmasına yol açan rezil dizileri yazmanız uyarmaniz gerekmez miydi Hocam unutmayın yapmanız gereken şeyleri yapmazsanız ALLAH in din gününde ne diyeceksiniz
KARAR OKURU 21 Mart 2018 08:46
0
Gazete fotoğraflarının ve dizilerin boşanmaların artmasına neden olduğu kadar saçma birşey duymadım. Böyle düşünen ergenler dışında tabii...
KARAR OKURU 14 Mart 2018 13:07
Din ve toplumsal yaşam arasındaki çelişkileri dinin güncellenmesi değil, laiklik çözer. Bu sorunu ilk yaşayan ülke biz değiliz. Tarih tekerrürden ibaret.
hale 14 Mart 2018 13:00
islamin ilk emri kelime-i tevhid; tum sahte ilahlari reddetmemizi emreder ve kanun koyucunun sadece Allah oldugunu emreder.toplumda islam ilkelerinin egemen olmasi icin gercek muslumanlarin organize ve yeterli sayida olmasi gerekir.boyle bir toplumda kanunlar Kuran-i kerim referans alinarak yapilir. faizin,zinanin,ickinin ,escinselligin,kumarin serbest oldugu ,genelevlerin,kumarhanelerin faaliyette oldugu,insanlarin kendi yaptiklari kanunlarla yonetilen toplumlar islama gore cahiliye ,sirk toplumlaridir .boyle toplumlarda kaos,somuru ruhsal,ekonomik,sosyal buhranlar bitmez.
Denge 14 Mart 2018 20:52
1
Laik toplumda kimse sizi faiz alin diye, zina edin diye zorlamıyor. İstediğinizi yapın ama vazgeçin bütün insanlara din dayatmaktan. Herkes dindar olmak zorunda değil, o zaman nerede kaldı imtihan? Din dayatılan toplumlar dinden uzaklaşır. Bakın İran'a... Seyyid Kutup, Mevdudi gibileri yanıldılar. Ne ilgisi var kelime-i tevhid ile siyasi islamcılığın? İslam demek siyasi islamcılık demek değil bunu bütün kalbimizle reddetmeliyiz.
KARAR OKURU 15 Mart 2018 13:13
0
20:52, Siyaset yönetmek demektir. Her şeyin bir siyaseti vardır. İslam'ın siyasetinden rahatsız olmak, İslam'a göre yönetilmekten rahatsız olmak demektir. Laiklik dini yönetimden uzak tutmanın siyasetidir. Bu din ile alakası olmayanları üstün tutmanın bir yöntemidir. Bazı zavallıların sandığı gibi çeşitli inançların yaşayabilmesi değildir. İslam topraklarında çeşitli inançlar asırlarca çok rahat yaşamışlardır.
KARAR OKURU 14 Mart 2018 12:57
Kur'anı anlatan kitaplardan para kazanmakla, parayla Kur'an okuyanın ne farkı var... iri sesi ile diğeri kalemi ile Kur'an üzerinden geçim temin ediyor...
HACI MURAT 14 Mart 2018 12:51
İlahiyat camiasının ilk mezunlarında şöyle bir eğilim var: Genellikle çocuklarını doktorluk ve mühendislik gibi alanlara yönlendirmişler.Örnek Celal hocanın bir kızı doktor,oğlu mühendis.H.Karaman'ın oğlu doktor.Hepsine büyük saygı duyarız.Başka alanlarda eğitim alan dindarlarda aksi söz konusu:Onlar çocuklarını dini ilimlere yönlendirmişler:Mesela Diyanet İşleri Bşk.Yardımcısı Prof.Huriye Martı'nın annesi doktor.Çağırıcı hoca gibi 1.gruba giren ilahiyatçılarda bir çekingenlik var gibi sanki.
KARAR OKURU 15 Mart 2018 11:45
0
İlginç bir tespit. Topluma alim lazım ama başkasının çocuğu olsun. Benimki doktor, mühendis olsun...
KARAR OKURU 14 Mart 2018 12:46
İlahiyatlar bu güncellemeye katkı sağlayabilirler. Mesela, anayasamızda hangi maddeler İslam'la çelişiyor onları tespit edip düzeltilmesi için hükumete müracaat edebilirler. Seküler, laik, jakoben otoritenin İslam anlayışına verdikleri zararları tamir edebilirler.
karar 14 Mart 2018 11:54
Diyanet ve ilahiyat hocaları; Namaz kıldırma, cenaze kaldırma ve dini konuları danışma memurlarıdır. Mevcut iktidarların emriyle ve politikalarıyla hareket ederler. Bağımsız olmadıkları için rızık endişesiyle gerçekleri ifade edemezler.Böyle yapılardan müsbet bir sonuç beklemek abesle iştigaldir.İlahiyat camiasında gayriislami düşünceye sahip oldukça fazla akademisyen vardır. Gerek bu yapılarda gerekse İslam alemi içerisinde müçtehid vasfına haiz alim çok azdır. İçtihat kapısını aralamak İslam adına vahim neticeler doğurabilir. Müslümanları b
Karar Okuru 14 Mart 2018 11:19
Diyanet'in hali ortada.mevlid okuyup para alan imamlar.Torpille personel alımı yapmalar.Kızlı erkekli program yapmalar. Nurettin hoca'nın sosyal doku vakfının faaliyetlerinde bunları göremezsiniz. Eline makbuz alıp kapı kapı dolaşarak para toplamaz.cami yaptırıyoruz diye para toplattırmaz.para karşılığında mevlit okutturmaz.Geçimini yazdığı kitapların telif ücretlerinden karşılar.Devletten bir çıkarı bulunmamaktadır. Diyanet ve ilahiyatın nurettin hocanın seviyesine gelebilmek için bir kaç fırın ekmek yemeleri gerekir.
sorgulayıcı 14 Mart 2018 16:17
1
bir kişiyle koskoca bir camiayı kıyaslıyorsunuz. kıyaslarken de diyanet camiasının olumsuz örneklerini ele alıyorsunuz. buna fasit/hatalı kıyas diyor uzmanları. mesela çok sevdiğiniz İhsan Şenocak da ilahiyatçı ve diyanet personeli. onunla Nurettin Hocanızı kıyaslayın.
HACI MURAT 14 Mart 2018 10:54
Apartmanımızda 4 kişilik bir asansör var.Dar bir mekan.4 Erkek binse de,4 kadın binse de sıkışık oluyor.Karı-koca,bir iki çocuk belki rahat edebilir içinde.Kadın-erkek karışık binme halini siz hesap edin.Bir kural koymadık,bir zorunluluk yok;kadın varsa erkekler, erkek varsa kadınlar binmiyor.Rahat ediyoruz,herkes halinden memnun, şikayet yok.Kime zararı var şimdi bunun?Güncelleme daha esaslı sorunlarda gerekli,ihracat,ithalat, internetten alış-veriş,faizsiz bankacılık ...gibi konularda.
metin 14 Mart 2018 10:28
Allahın kitabı olan Kuranın nisa suresindeki bir ayette "onlar kuran üzerinde düşünmüyorlar mı "diye bir ifade var.Dikkat edin henüz iman etmemiş insanlara kuran üzerinde düşünmeleri öneriliyor.Acaba bir müşrik kuranın neyini düşünecek.Tabi ki bu fıkıh ve mezhebi bir konu değil.Müşriklere Kuran üzerinde düşünün diye öneri veren Kuranı kerim biz müslümanların ne derece düşünmemizi emredebilir varın siz kıyaslayın.İçtihadın çağını kapatanlar bu önermeyle kendileri içtihat yapmış olmuyorlar mı?İçtihat,düşünme ve kanaat serdetmeye karşı
Ayşe 14 Mart 2018 10:16
İlk paragrafı okuyun tekrar yazdığınızı. Hiç yakistiramadim size O cenahtan olmayan Murat Bardakçı bile sizden daha duzeyli bir yazi yazdi (21.02.2018).Linç ettiğiniz hocaların o fetvalarini niçin ve ne zaman söylediğini bir araştırın önce. Yirmisekiz Şubat medyasindan farkınız olsun.
HACI MURAT 14 Mart 2018 10:12
Müslüman halkımız kimin "hoca kılıklı din alimi"olduğunu takdir etme yeteneğine sahiptir;tıpkı kendini idare edecek insanları belirleme yeteneğine sahip olduğu gibi.M.Bardakçı,N.Yıldız hakkında daha insaflı,daha ilmi bir değerlendirmede bulunmuş.Kadına şiddet sorulmuş"Kimsenin kimseye şiddet uygulaması caiz değildir ki erkek eşine uygulasın "demiş. Küçük çocuğa istismar sorulmuş, "ölüm cezasının bile takdir edebileceği bir suç olarak karar merciine bırakılmıştır"demiş.Konuşmalar kırpılarak piyasaya sürülüyor.
Sayın Hocam, Müftülüğünüz döneminde mevlidlerden, mezarlıklardan ölü sahiplerinden yüksek ücret alan personeliniz hakkında muhakkak şikayetler gelmiştir. Bunlar hakkında diyanette bir disiplin soruşturması yapılıyor mu çok merak ediyorum. Not: Gergin ip gibi dosdoğru Diyanet personelini tenzih ederim, onlar alınmasın.
fikiralemi 14 Mart 2018 09:41
Hocam 5-10 yıl önce yayınlanmış videoları kesip-biçip önümüze getirenler yüzünden bence kişi ve kişileri hedef almayın. Dinimizden utanmamıza gerek yok. Birileri bir şeyleri bahane ediyor diye bir şeyi güncellemeye de gerek yok.
KARAR OKURU 14 Mart 2018 10:32
3
Nasil yani, Sayin Cumhurbaskanina ragmen mi?
Bülent 14 Mart 2018 09:33
2. Hiç kusura bakma Mustafa hocam. 52.günlerde ücretli mevlit okuyan, sela veren, hazır hutbe okuyan, her konuda siyasilerin ağzına bakan din adamlarının itibarları yaptığı iş kadar! Hiiiiç kızmayın, bu son derece objektif bir tespit. Pratikteki gerçek bu! İslam geleneğine attığınız eleştirel bakışı Kemalizm'e, rejime atsaydınız belki biraz şansınız olabilirdi. Bu ümmete erk'le var olan ulema değil ilm'in izzetiyle var olan ulema lazım. Mustafa Öztürk gibi dışarıda kalmayı tercih etseydiniz keşke. Siz kendi tekkenizde/atölyenizde pratikte karşılığ
KARAR OKURU 14 Mart 2018 09:08
güncellemeye nereden başlayacağız 1-1400 sene öncesinden mi? 2-Zaman içinde oluşmuş içtihatların yeniden yorumlanmasıyla mı ? 3-Tarih içinde insanlık hep ileri doğru mu gitmiş, öyle ise ;Uykudaki çocuğa tecavüze yeltenen sapığı ne yapacağız. 1400 sene önce böyle bir olay vuku bulmuşmudur. 4-Bu söylem karşı mahalleye "Şirinlik Tepsi" si gönderme midir?
KARAR OKURU 14 Mart 2018 08:53
insanin aycalikli kilan irade, karar verme, dusunebilme gibi ozelliklerini kullanmasina gelistirmesine ce bunun icin "dogru ve temiz bilgiye ulasma" imkanlarinin onundeki tum engeller onunde sorunun bizzat kaynagidir. vu nedenle Insanin bilgi ve imandan yoksun "sadece akli din kabul eden, ateist, deist vs" ve "dusunmeden, sorgulamadan itaat eden, suni araci/emanetci arayan" adeta durumuna dusurulmus olmasinin sebepleri bulunup cozulmesi en onemli mesele. gorevini hakkiyla yapan,katki veren herkese tesekkurler..
KARAR OKURU 14 Mart 2018 08:37
Dindarlik sifatini elinde tutuyor gorunenler son yillarda iyi sinav veremediler. Bu durum din algisini da olumsuz etkiledi. Insanlarin maneviyatlari bozulurken tek ovunulen sey maddiyat oldu.
KARAR OKURU 17 Mart 2018 23:49
0
Sen iyi dindar ol. Kötü dindara örnek ol...
Gülay SORMAGEÇ 14 Mart 2018 08:34
Sayın Hocam Kur'an bireyin inşasını önceleyen bir kitaptır. İnşa gönül, zihin ve toplumsal hayatımızın birey, aile, yakınlar ve toplumun genelini kademeli olarak içine alacak güzelliktedir üstelik. Bu inşanın gerçekleşmesinde elbette doğru ve sorgulayıcı eğitimin etkisi kaçınılmaz. Bu bağlamda söylediklerinize katılmamak mümkün değil.Cilalı sloganlarla, dili ve zihni doldurmaktan vazgeçilmeli ve Allah'a yüz akıyla varabileceğimiz adımlar da ivedilikle atılabilmelidir. Bunun için de kıskaca alınmış ve şablonlarla düşünen beyinler değil özgür
KARAR OKURU 14 Mart 2018 08:27
Esasen dinin degil de insanin dine karsi kendisini guncellemesi daha dogru gibi. Dinin ozunu yasayip, iyi insan, caliskan, temiz, adil, hosgorulu, toleransli, kul hakkina saygili insan olmak esas olmali. Disaridan bakildiginda dinine, irkina bakilmadan imrenilecek bir toplum ve kamu duzeni olusturmayi hedeflemek gerek.
Musa Şahin 14 Mart 2018 08:25
Din alimi kılıklı birileri... Suçlamadan ve tahkir etmeden başlasanız ne kaybedersiniz Mustafa bey... Alim ,sözüne böyle başlamışsa bizim yazıya katlanmamız zulüm olur
KARAR OKURU 14 Mart 2018 08:14
Egip bukmeyen duz bir yazi olmus.
cevat karakalem 14 Mart 2018 07:54
Ilahiyat Fakulterleri batidaki gibi "Teolojik" arastirma,bilim uzerine calismali. Islam'i guncellemek, din konusunda toplumu,tarikatlari yonlendirmeye ve kontrole calismalari hem mantiksiz hem de kabul edilemez.Diyanet'de gunluk dinsel isler ile ilgilenmeli, camilerin yapimi,bakimi,ramazan progrmalari vs. gibi. Inanc temelleri vs. anlaminda topluma "ayar vermek" kabul edilemez.Geleneksel tarikatlara karsi bir linc kampanyasi baslatiliyor,benden soylemesi.
Ey namahrem kadınla asansöre binmeyen adam!.. Bu memleket senin yüzünden geri kaldı. Bütün fenalıkların sebebi sensin. Sen olmasaydın PKK olmazdı. Sen olmasaydın İŞİD olmazdı. Sen olmasaydın yerli araba üretir, Ay'a giderdik. Senin yüzünden depremler oluyor. Bu sene yağmur senin yüzünden yağmadı. Afrin'e senin yüzünden giremiyoruz. CHP senin yüzünden %25'ten fazla oy alamıyor. Sen neymişsin be abi...
engineer 14 Mart 2018 12:06
1
acı gerçek şu ki, hacda otelde kadınlı erkeli şekilde asansöre hücum eden ve birlikte binen Türk hacıları gören arap görevliler şaşkınlıkla ; haram haram diyebildiler ve maalesef Türk hacılar tıkış tıkış asansöre bindiler valizleriyle beraber, evet gerçekten dinimize değil biz müslümanların dine bakışımızı güncellemiz daha doğru olur
KARAR OKURU 14 Mart 2018 01:49
Türkiye'de Diyanet, meyhanede vaaz eden hocaya benziyor... Kabahat hocanın mı, mekanın mı tartışılır...
Semsur 14 Mart 2018 01:41
Somut bir örnekle ; neyi guncellemek lazim ?
KARAR OKURU 14 Mart 2018 14:21
1
İlk aklıma "zina suçunun delil şartı" geliyor. Hz. Peygamber zamanında kamera olmadığı için, ya suçu işleyenin itirafı ya da suçu iddia edenin açık göz ile görmesi gerekiyordu. Günümüzde kameraların icadı bu şartın güncellenmesini gerektirebilir?
Semsur 14 Mart 2018 23:26
1
Kamera konusu kiyas ilmi ile alakali olmasin ? Ve cevabi verilmistir belki bir arastirsaydiniz..bozana sordum böyle dedi. Bende yazdim.
Mecelleden sonra böyle bir kayıt tutulmadı. Uygulaması yasak olan güncelleme ne işe yarayacak. Diyanet bu mevzuları güncellese ne olacak. Yasama ve yürtmenin böyle bir derdi yok ki...
Birol 14 Mart 2018 00:23
Keşke mesele bu kadar basit olsa.
Şeref 14 Mart 2018 20:06
0
Hakkında kesin hüküm bulunan haram etler dışında,eti yenen ve yenmeyen hayvanlar, kimine göre mekruh, kimine göre mübah vb. günümüz laboratuar tahlil sonuçlarına göre, hükmü belirlenmelidir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN