Back To Top
Kudüs’ten Ankara’ya

Kudüs’ten Ankara’ya

 - Son Güncelleme: 25.12.2017 Pazartesi 00:24
- A +

Birleşmiş Milletler’deki Kudüs oylamaları süreci özelde İslam dünyasının genelde de bu konuda hassasiyet sahibi bütün ülkelerin moralini düzeltmiş görünüyor. ABD’nin sorumluluk duygusu gelişmemiş başkanının açtığı belalar onarılmasa bile itirazın güçlü bir şekilde seslendirilmesi uluslararası sistem açısından umudun varlık belirtisidir. Kararın geri dönüşünü sağlamasa bile karşıdaki blokun hacmi Filistin için yabana atılmayacak bir destektir. Belki çözüm hala imkansız ama Trump’ın İsrail’e aktardığı orantısız ve haksız destek dengelenmiş oldu.

Böyle süreçlerin riski devamlılık ve dikkat kaybıdır… Evet, BM’de bir başarı elde edildi ama pratikte Filistin halkının dertleri azalmadı. Yine kendi kaderleriyle başbaşa bırakılırsa ne olacağını geçmiş tecrübelerden biliyoruz. Şimdiye kadar hiçbir BM Güvenlik konseyi ve BM Genel Kurulu kararını tanımayan İsrail, aynı yolda yürüyecektir. Hatta, ABD Başkanı’nın kural tanımaz tarzından bilistifade alan genişletmeye devam da edecektir. Yeni yerleşim yerleri ilan ederek işgal altındaki bölgelerde ilerleme planı hızlanacaktır. Böylelikle, Filistinliler yüzyıllardır yaşadıkları şehirlerde her geçen gün biraz daha geriletilecektir. BM’de Kudüs kararına karşı çıkan ve 1967 sınırları kuralına bağlı olan bütün ülkelerin yerleşim yerleri ilerleyişine karşı da bir önleyici model üretmeleri şarttır. Süreçte güçlü inisiyatif alan İİT ve Arap Ligi, Batı başkentleri başta olmak üzere bütün “karşı oy” ülkelerini bu istikamette motive edebilir; etmelidir de…

Yoksa, bugüne kadar olduğu gibi yine BM’de bir tasarı kabul edilmiş olur ve yeni bir tasarıyı ortaya çıkaran şartlara seyirci kalınır. İsrail’i durdurmadığı belli olan bu pratiğin kırılması şarttır…

***

Türkiye açısından da bu tablo uzun süredir dünya ile ilişkilerdeki gergilim ve problemli seyrin yatışması anlamını taşıyor. Ankara, hem İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığının hakkını verdi hem de diplomasi dili kullanıldığında kazanımın mümkün olduğunu tecrübe etti. Takdirler de bunu göstermektedir. Doğru siyasi pozisyon, doğru hamle ve en önemlisi de doğru ittifakların başarısı BM sahnesine yansıdı.

Türkiye, içeride ve dışarıda imajını güçlendiren bu yaklaşıma; yani ittifakları güçlendirme ve hukuk-diplomasi dilini geliştirme tarzına odaklanmalıdır. Bulunduğu konum, sahip olduğu imkanlar ile güvenlik ve refah ihtiyacı içeride daha fazla demokrasiyi gerekli kılıyor. 15 Temmuz darbe girişiminin sistem üzerinde yarattığı tahribatı gidermek ve olağan şartlar profiline dönmek için daha seri hareket edilmelidir. Ülke için çok önemli olan FETÖ ile kalıcı ve güçlü mücadelenin olduğu gibi, küresel riskleri bertaraf etmenin yolu başarılı bir hukuk devleti; yani gelişen bir demokrasi olmaktan geçer. Söylemeye gerek bile yok, böyle bir Türkiye, dahil olduğu uluslararası sorunların çözümünde de avantaj sahibi olacaktır. Suratı asık sıradan insan sayısını azaltmak, memnuniyetsizlikleri gidermek ertelenmemesi gereken bir politika olmalıdır. Sadece büyük reform adımları atılmakla kalınmamalı; mesela son KHK’da yer alan ve sınırları belli olmadığı için sivillere dokunulmazlık anlamına gelebilecek fazla muğlak hükümler vazeden bütün mevzuat da gözden geçirilmelidir.

Türkiye, en büyük ekonomik sıçramalarını demokrasisini geliştirerek yapma tecrübesine sahiptir. Şimdi, yeniden bu vizyona dönmeyi gerektirecek sayısız gerekçemiz vardır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Metin Özkan 25 Aralık 2017 16:53
1937 yılı peel paylaşım planı Faysal planı reddeti ve Filistin Arap Devleti kurulumasını engelledi. 1947 BM Filistin özel komisyonu filistinin araplar ve Yahudilere paylaştırılması Kudüs ün Uluslar arası Statütede kalması ve Araplar yine ret ve İsrail Devleti Kuruluşu vede Savaş. 1973 savaş sonrası Gazze ve Batı Şeriada Filistin Devleti kurulması Araplar ve israilin bölgeden çekilmesi Araplar yine ret. 1978 camp David ve sedat ın süikastle öldürülmesi. 1993 İshak Rubin Yaser Arafat Gazze ve Erihada Filistin Devleti kurulması çabaları ve 1994 te İshak Rubinin suikastle öldürülmesi. Kısacası burada kim Bağımsız Filistin Devleti istiyor kim istemiyor siz karar verin. Yoksa atı alan üsküdarı geçmişmi.
adnan 25 Aralık 2017 13:52
nifak ve katliam merkezi incirlik ussu neden hala kapatilmadi???.neyi bekliyoruz abd nin yeni darbe girisimlerinimi????.
Karaalioğlu, biraz daha araştırın, bu demokrasi belki kansere de iyi gelir... Demokrasi ile nükleer başlıklı füze yapılır mı? Demokrasi olduktan sonra nükleer başlıklı füzeye ne gerek var diyorsan, senden bir cacık olmaz.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 11:06
Evet dediğiniz gibi demokrasimizi geliştirmemiz gerekiyor
Karar Okuru 25 Aralık 2017 09:57
Muğlakmı o madde için bulunan kelime bumu böyle bir girişimde de ki bunun da tarifi nedir ? diyelim adam hasmını öldürdü darbeci dedi çıktı işin içinden ne güzel iş biz hukuk devleti olamayız genlerimizde yok har fırsatta bunu kanıtlamaktayız
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 08:41
O MADDE DEĞİŞMELİ. İKTİDARA DA FAYDASI YOK.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 07:32
Tam isabet. Mantıklı ve sağduyulu
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 07:29
Eh artık fetö bitti demokrasi gelmeli hukuk gelmelidir .işinden atılanlar ı bence bu ülkeden sınırdışı edelim yoksa ohali kaldırmak iyi olamaz fetö gider başkası gelir baksana süleymancısının binlerce yurdu var nurcusunun nahşısının mili görüşcüsünün menzilcisinin binlercesi var bunlar da paralel yapılan ma içinde devletimizin yurtları varken ne gerek var bunlara, bunlar milleti bölüyor ayrıştırıyor.
cevat karakalem 25 Aralık 2017 04:46
Bu karar cok onemli idi. 1) Uygun diplomatik dil ve cabalar ile en yuksek uluslarasi organlarda bile sonuc alinabilecegi gorulmus oldu. Turkiye'nin tum dis politikasi icin ornek olmali bu tarz. 2) Hem Filistin halkina moral hem de Filistin yonetimine gosrusmelerde bir kart saglamasi acisindan pratik degeri de goz ardi edilemez. 3) Genelde uluslarasi kamuoyunun cok onemli bir parametre oldugunu ve zannedildigi gibi toptan duyarsiz, bilincsiz olmadigini gosterdi. Bundan sonra yapilmasi gereken bu tip uluslarasi kuruluslarda Filistin yonetimine yardimci olacak kararlarin cikmasi icin diplomatik akillilik icinde davranmaya devam etmek, Kudus'un dort bolumu ile korunmasi ve yasatilmasi icin girisimler baslatmaktir. Bu sonuncusu icin bir fon kurulmali, Kudus'im kadim yapisini olusturan unsurlar, topluluklar desteklenmelidir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN