Back To Top
Hz. Musa ve çoban hikâyesi

Hz. Musa ve çoban hikâyesi

 - Son Güncelleme: 10.02.2018 Cumartesi 00:57
- A +

Birkaç gün önce, ilâhî isim ve sıfatlarla ilgili ayetler üzerine çalışmaya çalışıyordum. Daha açıkçası, söz konusu ayetlerin kelam ve tefsir tarihinde çok farklı yorumlara konu olduğu, birçok itikâdî mezhep ve ekolün bu tartışmalı konu üzerinden birbirlerini Mücessime, Müşebbihe, Haşviyye yahut Cehmiyye, Muattıla, Zanâdıka gibi zem sıfatlarıyla yaftaladığı, fakat sayısız kaynakta geçen, “Kulum beni nasıl biliyor ve tasavvur ediyorsa, ben öyleyimdir” (ene inde zanni abdî bî)  şeklindeki “kutsî” hadis dikkate alındığında, bu tartışmaların anlamsız, zem yaftalarının da çok insafsız olduğu düşüncesini satıra dökmeye çalışırken telefonum çaldı. Telefondaki zat, “Sizin telefonunuzu üniversiteden aldım” dedi ve doğrudan doğruya konuya girip şöyle dedi: “Bir videonuzda Hz. Peygamber ve sahabe devrinde ilâhî isimler ve sıfatların bugünkü yaygın inanış ve anlayışımızdan çok farklı şekilde tasavvur edildiğini söylüyorsunuz; bu minvalde söylediklerinizin belgesi, delili var mı?”

***

Ben de bu soruya cevaben İbn Hanbel, Dârimî, İbn Ebî Hâtim, İbn Huzeyme gibi Ehl-i hadis ekolünün önde gelen isimlerinin Cehmiyye ve Mu’tezile’ye reddiye olarak yazdıkları eserlerdeki yüzlerce hadis ve haberin mevcudiyetinden söz ettim, ardından şu mealde şeyler söyledim: Allah’ın isim ve sıfatlarını herhangi bir itikâdî mezhep veya ekolün kabullerine uygun şekilde algılamanız en nihayet te’villi ya da te’vilsiz bir kanaatten ibarettir. Asıl mesele, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla ilgili nassları kendi zihnimizde ya da kalbimizde nasıl bir tasavvur kalıbına döktüğümüz meselesinden öte, kendisine iman ve teslimiyet sözü verdiğimiz Allah’ın buyruklarına sadakat gösterip göstermediğimiz, dolayısıyla kendimizi adam edip etmediğimiz meselesidir.

Telefondaki zata bu minvalde çok şeyler anlattım, ama sanırım meramımı tam olarak anlatmayı başaramadım.  Konuşma esnasında Mevlânâ’nın Mesnevî’sindeki Hz. Musa ve Çoban hikâyesi aklıma geldi; ama muhatabımın zihindeki fikir iğnesi, “Allah cisim mi değil mi?” çiziğine takılı olduğundan, bu hikâyeyi anlatmanın da pek faydalı olmayacağı kanaatine vardım. Dinî alanda çoğu kez meselenin lübbüne/özüne değil de kışrına/kabuğuna kafa yorduğumuzun en tipik örneklerinden biri olan bu esmâ ve sıfat bahsine dair hem geniş bir perspektif sunacağı hem de kıssadan hisse olacağı ümidiyle Musa ve Çoban hikâyesini kısmî ihtisarlar ve minik tasarruflarla burada paylaşmayı arzuladım.        

Bu hikâye Allah tasavvuru konusunda anlatmaya çalıştığımız düşünceyi, yani bir mümin ihlas ve şükran duygusuyla Allah’a bağlandıktan sonra, kendi mahrem dünyasında O’nun isim ve sıfatlarını nasıl algıladığı meselesinin dinî-ahlâkî yaşantının kıvamı açısından pek ehemmiyet arz etmediği düşüncesini çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Mevlânâ, Hz. Musa’nın kendi hâlinde ve kendince Allah’la konuşan bir çobana rastlamasıyla başlayan hikâyeyi şöyle kurgular:

Hz. Mûsâ bir gün bir çobana rastladı. Çoban şöyle seslenip duruyordu: Ey kerem sahibi Tanrı! Nerdesin ki sana kul, kurban olayım. Çarığını dikeyim, saçını tarayayım. Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Ulu Tanrı, sana süt ikram edeyim. Elceğinizi öpeyim, ayacığını ovayım… Bütün keçilerim sana kurban olsun. Bütün nağmelerim, heyheylerim senin yâdınladır Tanrım!”

Çoban, işte bu çeşit saçma sapan şeyler söyleyip duruyordu. Musa, “Sen kiminle konuşuyorsun?” diye sordu. Çoban, “Bizi yaratan, işte bu yeri ve göğü halk eden Tanrı’yla…” diye cevap verince, Musa şöyle dedi: “Vah vah, sen sersemleşmişsin. Daha müslüman olmadan kâfir oldun. Bu ne saçma söz, bu ne küfür! Ağzına pamuk tıka… Küfrünün pis kokusu dünyayı sardı. Küfrün din kumaşını yıprattı. Çarık, dolak ancak sana yaraşır. Tanrı’nın her şeye kâdir, her hususta adil olduğunu biliyorsan, nasıl oluyor da bu tür hezeyanlar ve küstahlıklara cüret ediyorsun? Sen bu sözleri kime söylüyorsun? Amcana, dayına mı? İlâhî sıfatlarda cisim sahibi olmak ve ihtiyaç sahibi olmak gibi bir şey var mı?”

***

Çoban bunca kınama ve paylama üzerine, “Ya Musa, ağzımı bağladın, pişmanlıktan canımı yaktın” dedi, ardından elbisesini yırtıp yana yana bir ah çekti ve başını alıp çöle doğru çekip gitti. Derken, Tanrı katından Musa’ya şöyle bir vahiy geldi: “Kulumuzu bizden ayırdın. Sen kavuşturmaya mı geldin yoksa ayırmaya mı? Ben herkese bir huy, herkese bir çeşit ıstılah verdim. Ona özgü olan söz, sana yergidir. Yani ona göre bal, sana göre zehirdir… Hintlilere Hintlilerin sözleri medihtir, Sintlilere Sintlilerin. Onların tesbih ve tenzihleriyle ben münezzeh ve mukaddes olmam. Biz dile, söze bakmayız; kalbe ve hâle bakarız. Gönül huşu içindeyse o gönüle bakarız, isterse sözünde zül ve inkiyad olmasın…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
merve 28 Şubat 2018 11:07
Öztürk’ü anlayabilmek için tek kitaplı olmamak lazım. Yoksa “kafası karışık “gibi oldukça sığ ve ne idüğü belirsiz yorumlar yapmanız kaçınılmaz olur. Biraz okuyun araştırın abi, cahilliğinizi bu kadar göz önüne dökmeyin. Mesneviden alıntı yapmak sufilerin mi hakkı sadece?Alıntı yapan illa sufi mi olmalı? Yazıdaki maksadı anlayın insanları etiketlemeden önce. Oturun sabaha kadar tartışın Allahın zatını sıfatını, yine de onun aşkınlığını anlayamazsınız. İsterseniz tecsime başvurun, yine de aşkınlığına zerre zarar veremezsiniz.
mustafa 16 Şubat 2018 11:55
İlahi isim ve sıfatları kafana göre dilediğince yorumlamakta serbestsin kudsi hadis var ya canım. sargut da diyor ya aslında budist fil heykeline tapmıyor aslında Allah'a tapıyor. bravo yani hocam
adnan göktaş 14 Şubat 2018 12:15
beni hikayeler değil ayetler bağlar
Murat Tuzcu 13 Şubat 2018 11:47
Yazıdaki görüşlerinize katılmıyorum. Pireye kızıp yorgan yakıyorsunuz gibi.
EMMİ 12 Şubat 2018 19:45
YANİ SİZ NAMAZ KILMAZ ORUÇ TUTMAZ AMA KALBİNİZ TEMİZ DİYENLERDENMİSİNİZ ONUN İÇİNİN TEMİZLİĞİNİ ALLAH BİLİYOR AMA ŞİMDİLERDE O KADAR SAF TEMİZ İNSAN OĞLU VARMIDIR SİZİN DİLİNİZ HER YÖNE DÖNER
Yeloğlu 12 Şubat 2018 16:00
Hocayı severim, takip ederim ama son zamanlarda hocanın kafası çok karışık.Aynı konularda farklı ortamlarda ve farklı zamanlarda farklı farklı görüşler ileri sürüyor.Yazıya dikkatli baktığınızda da kafa karışıklığını bariz şekilde görürsünüz. Hululiyyeci Mevlana'dan başka türlü bir hikaye beklenemez zaten.Hoca hem cehaleti hem de Hululiyyeci zihniyeti meşrulaştırıyor farkında değil.Allah kimseyi istikametten ayıramasın .
KARAR OKURU 34 11 Şubat 2018 10:48
Mustafa bey, Din insanların bir cagda hosuna gittigi sekliyle taniplanip anlatilmaz. Ilahiyatci tabir edilen kesimde toplumun geneline şirin gözükmek bilindik bişeydir ama islam alimi etiketine sahip olanlar bunu yapmaz. Allah kurani kerim'de hiçbirşeye benzemedigini bildiriyor. Bu rivayet asli olsa bile hoşgörüye yönelik gibi duruyor. Tevbe 65.ayete gore kuran okuyan karilerle alay edenler bile küfre girmişlerdir. Bu yazınız en çok sekularistlerin hoşuna gitti.
Güven 11 Şubat 2018 09:13
Yaratılan olarak bizim Allah'ın vücut sıfatını tanımamız mümkün değildir. Bunu teşbihde hata olmasın, yada Allah günah yazmasın şöyle açıklayabiliriz. Bizde kendi kafamızda hayali bir insan tasarlayabiliriz. Ama onu hücreleriyle, karaciğeri, midesi, beyniyle bir gerçek bir insana dönüştürme kudretine sahip değiliz. Allah ise insanı hem tasarlıyor, hem yaratıyor hem de ona kendisini bilecek idrak, görme, duyma yeteneklerini fiziksel olarak veriyor.Ayrıca evrendeki her canlıyı ve evrendeki dağ, orman, deniz gibi cansızlarıda dahil hem tasarlıyor, hem yara
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 21:42
Mustafa hocam her hafta cumartesi günü en büyük hobim bu gazeteden sizin yazınızı okumak, Allah kaleminize güç ve kullarına akıl versin saygılarımla.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 20:01
Tanrı da denilebiliyormuş yani.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 18:44
Hah oldu iste kalbim temiz namaz oruç tutmam kilmam durumu size ilahiyatçı olarak boyle mi söylediler vahki vah
Yorumcu 10 Şubat 2018 17:44
Mustafa hocanın yazısından anladığım Allah Teala’nın hz. Adem’i Halife kılacağını meleklerle paylaştığında meleklerin ‘kan dökecek, fesat çıkaracak bir “varlık sınıfı” nı mı Halife kılıyorsun; halbuki bizler melekler olarak sana saygıda kusur etmiyoruz’ ifadelerine karşılık Allah Teala’nın adeta ‘ben Adem oğluna kefilim’ dercesine “sizin bilmediklerinizi ben bilirim” demesini, Allah Teala’nın İslam projesiyle insandan beklentisinin Salih Kullar olması olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Salih Kul olma yöntemlerini takıntı yapmamak ger
furkan 27 Ekim 2018 17:30
0
Doğru söylüyorsun
Reason 10 Şubat 2018 16:47
(Yazıyı ve ardndan da yormları okudktan snra)Tanrı tasavvuru meselesi biraz ilginçtir. Genel olarak çobanın Tanrı hakkındaki düşüncesine bakınca onun ne kadar haklı olduğunu anlayabiliriz. Nitekim her ne kadar sıfatlardan veyahut da daha genel bilgilerden yola çıksak da o yol bizi bir yere kadar götürür ve orada bırakır. Fakat bizim yolu tamamlamamız için hayatımızı da bu yola ister bilinçli ister bilinçsiz olsun her ikisinde de aktarıyoruz. Nitekim genel bir örnek vermek gerekirse bu dünyada hiçbir zaman Suriye' de savaşın ortasında doğan bir çocukla Tü
Reason 11 Şubat 2018 04:53
1
Türkiyede doğan çocuğun Allah'ı aynı değildir ve ömrü boyunca da aynı olmayacaktır. (eksik yazının devamı)
ilbeyhan 10 Şubat 2018 16:29
Saygideger hocam , dinin gayesi insanlarin hayati boyunca erdemli,ahlakli, cevresine faydali olmasi birde yaradanini idraki degilmidir? Arap olmak veya Arapca. dili din degildir, insanlari iyi insan veya musluman yapmaz.Yapsaydi. Arap oglu arap umeyye ogullarindan. olan. Yezid sirf uc gunluk iktidar saltanat icin Hz.Huseyini ve ailesini katletmezdi. Sizden tek ricam Yaradaniyla yaradilanlari mubarek taifesi basbasa biraksin ,kullari oflu hocanin dedigi gibi Allahiyla. direk gorussun...Hatta sizlerde dahil bir muddet dini hizmetlerinize ara verin,lutfen...Aklini aldiniz milletin.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 15:35
Mevlana bu durumda vahiy mi almış diye yorumluyoruz?
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 14:54
Din Allahındır , aynı zamanda insanları ve dünyayı anlama kılavuzudur , zaman , mekan , insanlar değişse de hayat aynı döngü üzerinde dönüp durur aslında. Bu yüzdende dinin kılavuzluğuna ihtiyaç duyarız Amma aynı kıssa da olduğu gibi buradaki mihenk taşı " Samimiyet" dir . Gerisi işin edebiyatı
KARAR OKURU 12 Şubat 2018 15:53
1
Müşrikler de inançlarında çok samimiler idi.Ama bu samimiyetleri onları kurtarmadı.
ddd 10 Şubat 2018 13:56
Bu dediginiz avamin yasayisi acisindan dogru olabilir, avam zaten soyutu kavrayamayandir o atadan yle gormustur aynen devam eder. Bu yaziyi avam icin yazdiysaniz isabetli olmus. Ama ortalamanin biraz ustundeki her idrak sahibi icin, tanirin nasil tasvir edildigi onemlidir. Mustafa hocama sorsak neden sen hristiyan degilsin diye, eminim ilk soyleyecekleri teslis kavrami olacaktir, ki bu da tam tanrinin sifatlari konusundan kaynaklanir. Yani hiristiyanligi redderderkenki en temel argumanimiz tanrinin sifatlari oluyorken ayni konuyu Islam acisindan tartismamizin yanlis olmasi celiskidir.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 18:23
0
Mevlana ortalamanın çok çok üzerine hitap eder.Avamın anlamaması çok normaldir.
Insiyator. !! 10 Şubat 2018 13:44
Zevkli bir yazı. :))...Doktrin, Dogma (Din,ideoloji vb)..haline getirmek Sadece EGEMENLERİN işine gelir. .:))..Hep onlar bilir, Onlar yönlendirir. Sömürür. .Peygamberlerde Hep bu EGEMEN ZİHNİYETİ parçalayıp yıkmak için gelmiştir. .DİN toplumun tüm kesimini Hayata kadar. .Anlayışlarına Göre Akıllarında GÖNÜLLERİNDE Güller bahçeleri açar. :))...kimine 1 m2. .kimine 10000 m2. Kimine! !!!!.???....ISLAMIYET TEVHIDDIR Vesselam. ..Acizane. .!!!
HACI CAVCAV 10 Şubat 2018 13:40
2)Sonraki yıllarda İstanbul İmam-Hatip'te öğretmen olan Yaman Dede'ye öğrencilerden biri sınıfta ,niçin Mevlana'dan çok bahsettiğini soruyor. Evladım,Mevlana benim elimden tuttu ve Rasulullah Efendimize götürdü (müslüman olmama vesile oldu), onun için çok bahsediyorum diyor. Zamanla Yaman Dede'de Peygamber sevgisi o kadar yoğunlaşıyor ki adı anıldığında sendeleyip bir yere tutunma ihtiyacı hissedecek hale geliyor. Aynı şekilde Mevlana'yı okuyarak müslüman olan batılıların olduğu da bilinen bir husustur.
Zafer Çalışkan 10 Şubat 2018 13:22
Bu Çoban hikayesi Mevlanın Mesnevisinde vardır
Reason 10 Şubat 2018 16:32
0
Hoca da ordan aktarıyorum demiş zaten :)
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 13:16
Yaratıcı'yı sevmenin sevdirmenin peşinden gidin ona buna "Allah'ın eliyim ben benim düşğndüğüm gibi düşüneceksini" satmayın..
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 17:06
0
zaten kardeşi kardeşe kırdıran, göz kırpmadan kafa kestiren bu düşünce tarzı değil mi?
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 13:14
Hz. Musaya atılan bu iftirayı kınıyorum.
AHMET ALDEMİR 10 Şubat 2018 13:10
İnsan sayısınca ALLAH anlayışı ve DİN TASAVVURU ile YAŞANTISI var. OYSA Allâh indinde DİN İSLAM'dır, 3/19,5/3, 3/85, 2/132, vb. Üstelik, tüm çağlarda, coğrafyada, devirde, her RASUL de İSLAM' a çağırmışken 2/136, 2/133, 2/132, 2/128, 12/101, 3/67,3/84, 5/111, 21/108, 29/46, 30/53, 10/84, 15/2, 22/78, vb.
Mustafa GARGI 10 Şubat 2018 12:41
Dinin hikaye, mebkıbe yoluyla anlatımından sıkılmış bir kesim var. Galiba ben de bu kesime mensubum ama zannımca anlatmak istediğinizi anladım. "Kimsenin Yaratıcı ile arasındaki hukuku yargılamaya hakkımız yok!" mesajı aldım yazınızdan. Umarım doğru anlamışımdır. Saygılarımla...
metin palamut 10 Şubat 2018 12:32
Kuranın gösterdiği yolun dışındaki bir yolla Allahı tanımlamak küfürdür.Ayeti kerimelerin açık bir şekilde Allahı tanıtan işaretlerine itibar etmeli bir mümin.Kurtuluş için iyi niyet kafi değil,Allahın ve resulünün gösterdiği usullerle yürümek lazım.aksi halde usulsüzlük vusulsüzlüktür.celaleddini ruminin bir çok hikayesinde olduğu gibi bu hikayede açıkça şirk kokuyor.Eğer her düşünce İnsanı Allaha götürecekse bu kadar uyarıcıya ne gerek vardı?
HACI CAVCAV 10 Şubat 2018 12:00
2)Sonraki yıllarda İstanbul İmam-Hatip'te öğretmen olan Yaman Dede'ye öğrencilerden biri sınıfta ,niçin Mevlana'dan çok bahsettiğini soruyor. Evladım,Mevlana benim elimden tuttu ve Rasulullah Efendimize götürdü (müslüman olmama vesile oldu), onun için çok bahsediyorum diyor. Zamanla Yaman Dede'de Peygamber sevgisi o kadar yoğunlaşıyor ki adı anıldığında sendeleyip bir yere tutunma ihtiyacı hissedecek hale geliyor. Aynı şekilde Mevlana'yı okuyarak müslüman olan batılıların olduğu da bilinen bir husustur.
HACI CAVCAV 10 Şubat 2018 11:59
1)Mevlana'yı okuyarak müslüman olanlardan biri de Yaman Dede'dir. Bir ortaokul öğrencisi iken Mevlana'nın "Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk" gibi beyitlerinden etkileniyor ve müslüman oluyor.Hristiyan bir ailenin çocuğu olan Y.Dede şu şiiri yazabilecek kıvama geliyor:Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen Muazzam bir sehasın sen, dilersen rehnümasın sen Habib-i Kibriyasın sen, Muhammed Mustafa'sın sen Cemalinle ferahnak et ki yandım Ya Rasulallah"
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 11:53
Yani oze bakıldığında mesela müşriklerin inandığı Tanrıda ve de Müşriklerin de masuniyet ve masumiyet icinde oluyor gibi.Cünkü anlatılmak istenen ve verili mesajı gonül bahcemizdeki ki adam la sınırlı değil.Mesela Mevlana ile şems arasındaki diyalogta Şemsin iddiası( Kimya hatunun Tarının kılığına girip karşımda oturuyordu sen onu Kimya hatun zannettin demesi gibi ) Hırıstiyanaların baba dedikleri Tanrı ya itiraz edip aralarını fitne koymak tabi ki erdemli iş değil ( o kadar da değil deme şansımız yok- coban neden imtiyazlı olsun ) kafam iyice
Samsunlu 10 Şubat 2018 11:47
Bu kıssadan bir hisse varsa "bilenler bilmeyenlere güzelce anlatmalılar" olsa gerek , yoksa Allah aşkıyla yanan insanların ateşini söndürmek oluyor. Bu kıssadan sizin gibi bilgi sahibi kişiler daha çok ibret almalı şayet alacaklarsa. Selamlar
engineer 10 Şubat 2018 11:34
insanları dinden imandan edeceksiniz, yarım doktor candan eder, yarım hoca dinden eder derler, sn yazar tıpkı kıssadaki gibi saçmalamış, mevlananın şemsle olan maceralarıda sizce ulviyet taşıyormu sn yazar, malum şimdilerde lgbti li "mümin" ler, hatta ak-lgbti bile var, Allah Azze Ve celle'ye ve dinine ve kitabına iftirayı bırakın helak olmayasınız.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 11:10
Coban Tanrıyla paylasmaktan ona guzel gelecek davranişlardan bahsediyor. Karar okuru cimri galiba ne malını ne zamanıı tanriya vermek istemiyor
Hocam, siz iyisi mi “ ilâhî isim ve sıfatlarla ilgili ayetler üzerine çalışmaya” çalışmayın. Hatta Kuran üzerine de çalışmayın. Bu ümmet ne zaman Kuran’la hemhal oldu, paramparça oldu. Tüm itikadi fraksiyonlara (Buna MÜCESSİME, MÜŞEBBİHE, CEBRİYE dahil) tüm ameli fraksiyonlara (Buna HARİCİLER-IŞİD- EL-NUSRA-TALİBAN dahil) yol açan doğrudan kitab(ın dili). Ancak tevil ile anlaşılabilecek bir kitabın bölücü olması mukadderdir. Peygamber bize iki kapak arasında bir kitap bırakmadı. Sonrakilerin onu kitaplaştırması bir işgüzarlıktır.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 12:30
0
5×5=? Bir şey anlatabildim mi cancağizim.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 13:30
2
Sayın kurana selam çakan! Keşke hocanın yazdıklarını anlayabilicek bir idrak mertebesinde olsaydınız. Amiyane tabirler kullanma hakkım mahfuz olmakla birlikte , en hafif tabirle niyetiniz; üzüm yemek değil de bağcı dövmek olunca , kaçarı yok her şekilde döveceksiniz. Ne dese ne yapsa boş. Ah keşke hiç malumat sahibi olmayaydınızda o çoban olsaydınız...
HACI CAVCAV 10 Şubat 2018 08:13
Mevlana'ın Mesnevi'sini daha önce okuduğum için çoban hikayesini de ilk kez duyuyor değilim.Günümüzde bazı kişiler Mevlana'nın bu tür hikayelerinden yola çıkarak Mesnevi'nin saçma sapan hikayelerle dolu olduğunu iddia etmektedirler.Şayet böyle ise Şark ve Batı edebiyatında başka hikaye kitabı mı yok ki,Mevlana doğuda ve batıda bu kadar çok okunuyor ve etkili oluyor? Bu yazıda söz konusu edilen ve saçma gibi görünen hikayede bile çok derin bir mevzuya değinilmektedir.Bir başka hikayede Cebriyye anlatılır örneğin.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 13:17
2
Allahın dinini anlatmaya doğru din anlayışı kazandırmaya gelen peygambere atılan bu iftiranın kaynağı nedir hanği hadis kitabında geçmektedir. Yoksa Celaleddin Rumi tek başına bir kaynakta haberimizmi yok?
HACI CAVCAV 10 Şubat 2018 13:48
1
Adı üzerinde hikaye.Böyle bir olay muhtemelen olmamıştır.Zaten Mesnevi'de anlatılan hikayelerin mutlaka gerçekleşmiş olaylara dayandığını kimse iddia etmiyor. Verilmek istenen bir mesajın temsili olarak verilmesidir buradaki olay.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 07:25
Uydurma bir hikaye ile hüküm mü koymaya çalışıyorsunuz?
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 11:18
1
Ne kadar da derinden anlamışsınız yazıyı. Alllah zihninizi fikrinizi nazardan saklasın. Maşallah.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 06:14
Çoğu ulemanın sahih kabul ettiği hadisleri bile eleştirirken, Kur'an-ı Kerim'in anlaşılmasında ve uygulanmasında tutumunuz, metodunuz belli iken Tevhid anlayışını çok zorlayan, hz Musaya kitapta kaydı olmayan vahiy indirten israiliyat kaynaklı Mevlana hikayesiyle İslam ve ihlas anlatımı çok ibretamiz. Bunun yerine mealinizden İhlas suresinin mealini yazsaydınız buraya, doğru bir şey yapmış olmaz mıydınız? Bir taraftan tevili mümkün tasavvufi görüşlere bile çok sert, bir taraftan aklı başında kimsenin ciddiye almayacağı hikayeyle esma ve sıfat izahı.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 09:28
2
Aklı başında kimse gayet iyi anlar kıssayı ve anlam muhtevasını gayet iyi anlar sayın karar okuru
KARAR OKURU 11 Şubat 2018 17:12
0
Sufilerin işari tefsir yapmalarına şiddetle karşı çıkan ancak kendisi ayetleri istediği gibi tevil eden bu gibi zevatı Allah'a havale ediyorum. Hızır ve Musa kıssasını dalga geçer bir şekilde ele alan ancak iş kullanmaya gelince İsrailiyyat diye eleştirdiği bu tür anlatıları köküne kadar kullananları Allah'a havale ediyorum. Rabbim her şeyin en hayırlısını bilir.
KARAR OKURU 10 Şubat 2018 06:04
Selam
cevat karakalem 10 Şubat 2018 04:55
Cobanin dedikleri teolojik anlamda "sacma" ve ulvilikten uzak gorulebilir ama aslinda cok icten ve hesapsiz bir baglilik ve yakaris ornegi.Zaten Musa'ya Tanri'nin verdigi cevap da bu degerlendirme uzerine kurulu fikrimce. Kuran'da, Tevrat'a, Incil'de,kissalarda bircok yerde Tanri'nin insanlara, peygamberlere bu tip "hadlerini bildirme" ile ilgili bolumler mevcut ve hepsi de kalbimde yer edinmistir.
Hakan Bey 10 Şubat 2018 02:30
Yüce Allah'ı anlayabilmek adına cikilan bir yolculukta gidilebilecek sayısız yol vardır.Herkes bu yollarin birinde yuruyor ve oyle yerler goruyor ki gordukleri ona Yuce ALLAH'in hakkinda bir fikir veriyor.Cobanin veya bir baskasinin Allah tasavvurunu anlayabilmemiz icin onun yurudugu yolda bir kerede bizim yolculuk etmemiz ve bu yolun gittigi yerlere bizim de gidip oralari gormemiz gerekiyor.Yoksa kendi yolumuzda gorduklerimiz anlatilacak gibi degil.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN