ABD güçleri, Venezuela kıyıları açıklarında yaptırımlara tabi bir ham petrol tankerini durdurarak kontrol altına aldı ve tankere el koydu. ABD basınında yer alan haberlere göre operasyon, ABD Sahil Güvenliği öncülüğünde, donanma unsurlarının desteğiyle gerçekleştirildi.
Tanker, ABD basınında “Skipper” adıyla anılırken, geminin Venezuela’dan yaklaşık 2 milyon varil ağır ham petrol taşıdığı, yükün önemli bir bölümünün de Küba devletine ait bir petrol ithalatçısına ait olduğunun öne sürüldüğü bildirildi. Daha önceki haberimizde, ABD Sahil Güvenliği’nin Venezuela açıklarında bir petrol tankerine el koyduğunu ancak geminin adı ve operasyonun tam konumunun açıklanmadığı bilgisini aktarmıştık.
“TANKERE EL KOYDUK, PETROLÜ MUHTEMELEN TUTARIZ”
ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Venezuela açıklarında bir tankere el koyduk, çok büyük bir tanker, şimdiye kadar el konulanların en büyüğü” ifadesini kullanarak operasyonu doğruladı. Trump, tankerdeki petrolle ilgili sorular üzerine, petrolün akıbeti konusunda ayrıntı vermeyerek, “Muhtemelen bizde kalır” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Trump’ın açıklamaları, Karayipler ve Venezuela çevresinde son aylarda artırılan ABD askeri varlığı bağlamında yapıldı. ABD yönetimi, bölgedeki askeri yığınağın gerekçesi olarak uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve düzensiz göçü engelleme hedeflerini öne sürüyor.
ADALET BAKANI BONDI’DEN X’TE GÖRÜNTÜLÜ PAYLAŞIM
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı mesajda, FBI, İç Güvenlik Bakanlığı ve ABD Sahil Güvenliği’nin, askerî unsurların desteğiyle yaptırımlı bir ham petrol tankerine el koyma kararını icra ettiğini duyurdu. Bondi, tankerin “yıllardır Venezuela ve İran’dan yaptırıma tabi petrol taşımak için kullanılan ve yabancı terör örgütlerini destekleyen yasa dışı bir petrol sevkiyat ağının parçası olduğu” değerlendirmesini yaptı.
Bondi’nin paylaştığı yaklaşık 45 saniyelik videoda, askerî helikopterlerden halatla gemi güvertesine inen ve geminin üst yapısında silahlı şekilde ilerleyen ABD personeli görüldü. Adalet Bakanı, operasyonun “güvenli ve kontrollü şekilde tamamlandığını” ve yaptırımlı petrol taşımacılığını engellemeye dönük soruşturmanın sürdüğünü belirtti.

“KAYNAKLARIMIZA YÖNELİK AÇIK BİR HIRSIZLIK”
Venezuela hükümeti, yayımladığı yazılı açıklamada ABD’nin tanker operasyonunu “açık bir hırsızlık” ve “uluslararası korsanlık eylemi” olarak nitelendirdi. Caracas yönetimi, bu adımın, Venezuela’ya yönelik uzun süredir devam eden baskı politikasının yeni bir aşaması olduğunu savundu.
Devlet Başkanı Nicolas Maduro, daha önce Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+) üyelerine ve örgütün Genel Sekreteri Heysem el-Gays’a gönderdiği mektupta, ABD’nin asıl hedefinin Venezuela’nın petrol kaynaklarını kontrol altına almak olduğunu ifade etmişti. Maduro yönetimi, son açıklamasında da, ülkeye yönelik baskının göç, uyuşturucu veya demokrasi gerekçeleriyle değil, “doğal kaynaklar ve enerji zenginlikleri” üzerinden yürütüldüğünü öne sürdü.
'YAPTIRIMLAR VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE'
ABD Dışişleri ve güvenlik kurumları, Karayipler ve Venezuela çevresindeki askerî yığınağın uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve düzensiz göçmen akışını frenleme amacı taşıdığını belirtiyor. Yetkililer, el konulan tankerin de yaptırım kapsamındaki petrol sevkiyatı ve “yabancı terör örgütlerine finansman sağlayan ağların” parçası olduğu tezini öne çıkarıyor.
Adı açıklanmayan ABD’li yetkililer, operasyonun ABD iç hukukundaki yaptırım ve terörle mücadele mevzuatına dayanılarak gerçekleştirildiğini, ayrıntıların soruşturma kapsamında kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını aktardı. Beyaz Saray ise tanker ve yükünün nihai akıbeti konusunda ayrıntılı bir açıklama yapmadı.
PETROL TİCARETİ VE BÖLGESEL ETKİLER
Uzman görüşlerine yer veren haberlerde, yaptırımlı bir tankere el konulmasının, Venezuela’nın halihazırda sınırlı imkânlarla yürüttüğü petrol ihracatını daha da zorlaştırabileceği değerlendirmeleri aktarılıyor. Petrolünü büyük oranda aracı şirketler ve yüksek indirimlerle satan Venezuela için, denizdeki risklerin artmasının yeni sevkiyatları caydırabileceği ifade ediliyor.
Maduro yönetimi ise, el koyma kararını uluslararası kurumlara taşıyacağını ve ülkenin enerji kaynakları üzerindeki egemenlik iddiasını sürdürmekte kararlı olduğunu belirtiyor. Caracas, ABD’ye yönelik açıklamalarında, ülkenin doğal kaynaklarını savunmaya devam edeceğini ve diplomatik ile hukuki kanallar üzerinden girişimlerini sürdüreceğini vurguluyor.
