ABD'den ve AB'den Osman Kavala tepkisi: Karar mevcut sistemin otoriter karakterini doğruladı

ABD'den ve AB'den Osman Kavala tepkisi: Karar mevcut sistemin otoriter karakterini doğruladı

Gezi davasında Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı alınmasından sonra ABD ve AB'den tepki geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı kararı kınarken, Avrupa Parlamentosu'ndan yapılan ortak açıklamada “Bu karar mevcut sistemin otoriter karakterini yeniden doğruluyor." denildi.

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı davada tüm sanıkların mahkum edilmesi ve iş insanı Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ABD ve AB tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı kararı kınarken, Avrupa Parlamentosu ve uluslararası hak örgütleri de çok sert açıklamalarda bulundu.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve AB-Türkiye Parlamento Delegasyonu Başkanı Sergey Lagodinsky de yayınladıkları ortak açıklamada “Bu karar mevcut sistemin otoriter karakterini yeniden doğruluyor." denildi.

DERİN RAHATSIZLIK VE HAYALKIRIKLIĞI

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gezi davasında işadamı Osman Kavala hakkında verilen mahkumiyet kararından “derin rahatsızlık ve hayalkırıklığı” duyduğunu belirtti.

Bakanlık sözcüsü Ned Price, Kavala’nın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada müebbet hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili yazılı açıklama yayınladı.

Price açıklamasında, “Kavala’nın haksız biçimde mahkum edilmesinin insan haklarına saygı, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğüyle bağdaşmadığını” belirtti.

“Türkiye’yi bir kez daha, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun olarak, Osman Kavala ve keyfi biçimde hapse atılan diğer tüm kişileri serbest bırakmaya çağırıyoruz” diyen Price, “Türkiye’de duruşma öncesi uzun gözaltı süreleri, aşırı geniş tanımlı terörle destek suçlamaları ve suç unsuru taşıyan hakaret davaları dahil olmak üzere sivil toplum, medya, siyaset ve iş dünyasından liderlere karşı devam eden yargısal tacizlerden ağır endişe duymayı sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.

Ned Price açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye halkı, insan haklarını ve temel özgürlüklerini cezalandırılma korkusu yaşamadan uygulayabilmeyi hak ediyor. İfade, barışçı şekilde toplanma ve dernek kurma özgürlüğünü kullanma hakkı, Türkiye’nin anayasası, uluslararası hukuki sorumlulukları ve AGİT yükümlülüklerinde yer almaktadır. Hükümeti, siyasi güdümlü davaları sona erdirmeye ve tüm Türk vatandaşlarının hak ve özgürlüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz.”

AVRUPA PARLAMENTOSU: KESİNLİKLE SONUÇLARI OLACAKTIR

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve AB-Türkiye Parlamento Delegasyonu Başkanı Sergey Lagodinsky de yayınladıkları ortak açıklamada, “Türk yargısı bugün, Osman Kavala’yı hükümeti devirmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum ederek tahminlerin en kötüsünü doğruladı. İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu üzücü kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına açıkça hor görüyor ve Avrupa Konseyi’nde devam eden ihlal prosedürleri bakımından da kesinlikle sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı.

Gezi davasında Osman Kavala ve ağır hapis cezalarına çarptırılan diğer tüm sanıklarla aileleriyle “tam dayanışmalarını” ifade ettiklerini belirten Amor ve Lagodinsky, “Bugün sadece onlar için değil, aynı zamanda Türkiye’de temel hakları ve hukukun üstünlüğünü her gün savunanlar ve ülkenin AB’ye yaklaştığını görmek isteyen herkes için de çok üzücü bir gün. Açıkçası bunu yapmanın yolu bu değil” dedi.

KARAR, MEVCUT SİSTEMİN OTORİTER KARANTERİNİ YENİDEN DOĞRULADI

Amor ve Lagodinsky açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bu karar mevcut sistemin otoriter karakterini yeniden doğruluyor ve temel haklarla hukukun üstünlüğü alanlarında herhangi türden gerçek reformları hayata geçirmeye ilgisizliği açıkça gösteriyor. Kendi uluslararası taahhütlerine saygı göstermezken kurallara dayalı düzene dair uluslararası uzlaşıdan da uzaklaşan bugünün Türkiyesi için AB perspektifi yok denecek kadar az durumda.”

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve AB-Türkiye Parlamento Delegasyonu Başkanı Sergey Lagodinsky, mahkeme heyetinin üyelerinden birinin daha önce AK Parti’den milletvekili aday adayı olmasına da tepki göstererek, bu durumun, “davanın siyasi müdahaleyle nasıl lekelendiğinin bir diğer şok edici örneği olduğu” değerlendirmesini yaptılar. İki Avrupa parlamenter açıklamalarını, “Son 4,5 yıldaki tüm süreç, “adil yargılama standartlarını tamamen görmezden gelen adli manevraların birbirini tekrarı” ifadesiyle tamamladı.

İNSAN HAKLARINA YIKICI DARBE

Uluslararası Af Örgütü’nden yayınlanan açıklamada da Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası için “insan haklarına yıkıcı bir darbe” nitelemesi yapıldı.

Örgütün Avrupa bölgesel ofisi direktörü Nils Muznieks açıklamasında, “Bugün olağanüstü boyutlarda bir adaletsizliğe tanık olduk. Bu karar yalnızca Osman Kavala’ya, aynı davada yargılanan diğer kişilere ve ailelerine değil, Türkiye’de ve tüm dünyada adalete ve insan hakları aktivizmine inanan herkese yönelik yıkıcı bir darbedir” dedi.

Mahkemenin kararının “akla mantığa sığmadığını” ifade eden Muznieks, “Yargı yetkilileri, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs gibi temelsiz suçlamaları destekleyecek herhangi bir kanıt sunmakta defalarca başarısız oldu. Bu haksız karar, Gezi Davası’nın yalnızca bağımsız sesleri susturma amacı taşıyan bir girişim olduğunu gösterdi” ifadesini kullandı.

Muznieks açıklamasında şunları kaydetti: “Bu siyasi güdümlü maskaralık halihazırda Osman Kavala’nın sivil toplum aktivizmi nedeniyle dört buçuk yıldan uzun süredir devam eden keyfi tutukluluğuna sebep oldu. Bugün verilen aşırı sert mahkumiyet kararlarının temyiz sürecinde, Osman Kavala ve diğer kişilerin derhal serbest bırakılması için çağrı yapmaya devam ediyoruz.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Temsilcisi Emma Sinclair-Webb de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Osman Kavala’yı verilen cezayı “olabilecek en kötü netice” olarak niteledi. Karar için, “Korkunç, acımasız ve felaket” diyen Sinclair-Webb, mahkeme kararının “Avrupa Konseyi’ne de aktif bir meydan okuma” olduğunu belirtti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Şubat ayı başında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından alınan "derhal serbest bırakılması" kararına rağmen, işadamı Osman Kavala’yı hapiste tutmaya devam eden Türkiye aleyhinde "ihlal prosedürü" için düğmeye basmıştı.

Avrupa Konseyi'nin icra organı 47 üyeli Bakanlar Komitesi, Strazburg'daki toplantısında oy çokluğuyla, "Osman Kavala davasının AİHM’e havale edilmesine" dair ara karar almıştı. Komite, AİHM'den, Osman Kavala kararının uygulanıp uygulanmadığını "resmen tespit ederek komiteyi bilgilendirmesini" istemişti.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (37)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
37 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN