Avrupa’da göç politikalarında sertleşme eğilimi güçlenirken, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’den dikkat çeken bir çıkış geldi. Frederiksen, AB ülkelerinin gelecek yıldan itibaren birlik dışındaki ülkelerde, reddedilen sığınmacıların gönderileceği merkezler kurabileceğini açıkladı.
Uzun süredir “geri gönderme merkezleri” fikrini savunan Frederiksen, Avrupa Komisyonu’nun bu tesislere mali destek sağlaması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Financial Times'a konuşan Frederiksen, “Komisyon tarafından desteklenen, istekli ülkelerden oluşan bir koalisyon göreceksiniz. 2026-2027 döneminde Avrupa dışında ilk geri gönderme merkezini görebiliriz. Bunu gelecek yıl içinde yapabileceğimizi düşünüyorum” dedi.
AB DIŞINDA GÖÇ MERKEZİ FİKRİ GÜÇ KAZANIYOR
Göç yönetiminin AB dışındaki ülkelere taşınması fikri uzun yıllar Avrupa siyasetinde tartışmalı bir başlık olarak görülüyordu. Ancak son dönemde özellikle aşırı sağ partilerin yükselişi ve düzensiz göç baskısı, birçok hükümetin bu seçeneğe daha sıcak bakmasına yol açtı.
Danimarka, bu modelin en erken savunucularından biri olmuştu. Kopenhag yönetimi 2021’de Ruanda ile sığınmacı merkezi kurulması için görüşmelere başlamış, ancak planlar hukuki ve insan hakları kaygıları nedeniyle askıya alınmıştı.
Danimarka şimdi bu tür merkezlerin ulusal girişimler yerine AB bütçesiyle desteklenen ortak bir mekanizma haline gelmesini istiyor.
19 AB ÜLKESİNDEN DESTEK
Frederiksen’in açıklaması, 19 AB ülkesinin İtalya’nın Arnavutluk’ta kurduğu göç merkezi modeline benzer uygulamalara destek vermesinden günler sonra geldi.
Söz konusu ülkeler, AB dışındaki göç merkezlerinin birlik bütçesinden finanse edilmesini savunuyor. Avrupa Komisyonu ise bu konuda yasal zeminin oluştuğunu, bundan sonraki adımın üye ülkelerin somut tekliflerine bağlı olduğunu belirtiyor.
Ancak AB içinde fikir birliği sağlanmış değil.
MACRON KARŞI ÇIKIYOR
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AB dışındaki geri gönderme merkezlerine mesafeli yaklaşıyor. Macron, geçen hafta yaptığı açıklamada, şimdiye kadar “işleyen” bir geri gönderme merkezi modeli görmediğini söyledi.
Macron ayrıca bu tür projelerde AB bütçesinin kullanılmasına karşı olduğunu belirterek, bunun Avrupa’nın kuruluş ilkeleriyle uyumlu olup olmadığından emin olmadığını ifade etti.
İNSAN HAKLARI TARTIŞMASI
Planın en tartışmalı yönlerinden biri, AB dışındaki merkezlerde Avrupa standartlarının ve insan hakları güvencelerinin nasıl sağlanacağı sorusu.
Frederiksen, merkezlerin uluslararası hukuka uygun şekilde işletilmesi gerektiğini savundu. Danimarka Başbakanı, “Bu Avrupa dışında bir merkez olacak ama Avrupa koşullarında işleyecek” dedi.
Frederiksen, hiç kimsenin sürdürülebilir olmayan ya da insanlara Avrupa’daki muamele standartlarının altında davranan bir sistem istemediğini belirtti.
“GÖÇÜN BEDELİNİ TOPLUMUN ALT KESİMLERİ ÖDÜYOR”
Sosyal demokrat bir lider olarak sert göç politikaları nedeniyle eleştirilen Frederiksen, yaklaşımını sosyal demokrasiyle çelişkili görmediğini söyledi.
Frederiksen, kitlesel göçün yol açtığı sorunların bedelini toplumun en alt gelir gruplarının ödediğini savunarak, “Bugün sosyal demokrat olmak, Avrupa’daki kitlesel göçü ele almak ve yönetmek anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Aşırı sağ partilerin de bu politikaya destek vermesinden rahatsız olmadığını söyleyen Frederiksen, diğer konularda bu partilerle aynı çizgide olmadığını vurguladı.
MERKEZLERİN KAPSAMI NETLEŞMEDİ
Planlanan merkezlerin hangi ülkelerde kurulabileceği henüz açıklanmadı. Frederiksen, Danimarka’nın hangi ülkelerle görüşme yürüttüğünü paylaşmadı.
Danimarka Başbakanı, merkezlerin hem AB’den çıkarılmasına karar verilen kişileri hem de yeni gelen sığınmacıları kapsayabileceğini söyledi. Ancak bu kapsamın henüz kesinleşmediğini belirtti.
Frederiksen, Avrupa’daki yaklaşımın değiştiğini vurgulayarak, “Artık mesele sadece sınırlarımızı kontrol etmek değil; bu merkezleri somut olarak nasıl kuracağımız” dedi.
