Singapur'da pilot olarak başlatılan FirstDate, şimdilik 21-35 yaş arasındaki kamu çalışanlarına hizmet veriyor. Japonya'da Tokyo Enmusubi, Güney Kore'de ise Seoulting benzer amaçlarla kullanılıyor.
DOĞURGANLIK ORANLARI KRİTİK SEVİYEDE
Bu politikaların temelinde bölgedeki demografik kriz bulunuyor. Toplam doğurganlık oranı Güney Kore'de kadın başına 0,80, Singapur'da 0,87, Japonya'da ise 1,14 seviyesinde. Bu oranların tamamı nüfusun kendini yenilemesi için gerekli kabul edilen yaklaşık 2,1 seviyesinin altında.
Düşük doğurganlık; yaşlanan nüfus ve daralan iş gücü nedeniyle ülkelerin ekonomi ve sosyal güvenlik sistemleri açısından uzun vadeli sorunlar yaratıyor.
DEVLET DESTEKLİ EŞLEŞTİRME
Platformlarda kullanıcıların yaş, medeni durum ve gelir gibi bilgilerinin doğrulanması gerekiyor. Tokyo'daki sistemde ayrıca bekar olunduğunun kanıtlanması ve çevrim içi mülakat yapılması isteniyor.
FirstDate ise ticari flört uygulamalarından farklı olarak ücretli özellik sunmuyor ve kullanıcı verilerinin ticari amaçlarla kullanılmayacağını belirtiyor. Platform, kullanıcılara çok sayıda profil sunmak yerine her eşleştirme döneminde yalnızca bir kişi öneriyor.
Sistemin kullandığı Gale-Shapley Kararlı Evlilik algoritması, kullanıcıların anketlerde belirttiği tercihler üzerinden eşleştirme yapıyor. Ancak uzmanlar, kişilerin beyan ettikleri tercihlerin gerçek hayattaki uyumu ne kadar doğru öngörebildiği konusunda soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekiyor.
TOKYO'DA 316 EVLİLİK
Dünya gazetesinde yer alan habere göre, devlet destekli sistemlerin ilk sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Tokyo Enmusubi'nin ağustos sonu itibarıyla yaklaşık 17 bin kullanıcısı bulunurken, platform üzerinden 835 çiftin ciddi ilişkiye başladığı ve 316 evliliğin gerçekleştiği bildirildi.
Güney Kore'deki Seoulting'in ilk beş etkinliğine ise 13 bin 854 kişi başvurdu; 126 çift karşılıklı olarak eşleşti.
Ancak uzmanlara göre eşleştirme programları tek başına doğum oranlarını yükseltmeye yetmeyebilir. Yüksek konut ve çocuk yetiştirme maliyetleri, iş güvencesizliği ve iş ile aile hayatını bir arada yürütmenin zorluğu, düşük doğurganlığın temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Bu nedenle Singapur gibi ülkeler, eşleştirme programlarının yanı sıra çocuk sahibi olmanın maliyetini azaltmaya ve çocuk bakım imkanlarını artırmaya yönelik politikalar da uyguluyor.
