ABD-İsrail’in İran’a saldırısının 38. gününde sert misillemeler sürerken bir yandan da diplomasi trafiği hız kazandı. Ülkesinde kamuoyu desteğinde dibi gören Trump, bir an önce ateşkes yapmanın yollarını ararken, daha önce ateşkese mesafeli olan Tahran’dan da masaya dönüş sinyalleri geldi. Amerikan medyası taraflar arasında Pakistan, Türkiye ve Mısır’ın arabuluculuğuyla hazırlanan barış planını duyurdu. 45 günlük geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören planın Pakistan aracılığıyla Tahran’a iletildiği belirtildi.
TEHDİTLER HAVADA UÇUŞTU
Sahada misillemeler, arabulucular vasıtasıyla da müzakereler sürerken taraflar ateşkesin içeriğini şekillendirmek için karşılıklı tehditler savurdu. Hürmüz’ün açılması için küfürlü mesaj paylaşan Trump Tahran’a 48 saat süre verdiğini hatırlatarak aksi halde enerji ve altyapı hedeflerini yok edeceğini söyledi. Süreçte eli güçlenen Tahran ise geçici ateşkesi reddederken müzakerelerin ‘ültimatomlar ya da tehditlerle” bağdaşmayacağını vurguladı. Bir yandan da nükleer saldırılar dahil ateşi tüm bölgeye yayma tehdidinde bulundu.

SAVAŞTA KRİTİK EŞİK: 45 GÜNLÜK ATEŞKES VE HÜRMÜZ PLANI MASADA | YA ANLAŞMA YA KIYAMET
ABD ve İran arasında Pakistan, Türkiye ve Mısır’ın arabuluculuğuyla hazırlanan iki aşamalı barış planı netleşti. 45 günlük geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören plana Tahran “ültimatomlara boyun eğmeyiz” yanıtını verirken, Trump’ın savaş hukukunu aşan tehditleri tansiyonu zirveye taşıdı.
İran savaşında gözler bir kez daha diplomasi trafiğine çevrildi. Reuters ve Axios’un aktardığına göre ABD, İran ve bölgesel arabulucuların önünde iki aşamalı bir plan bulunuyor: ilk adımda derhal ateşkes, ikinci adımda ise daha geniş kapsamlı ve kalıcı bir anlaşma. Arabulucuların amacı, savaşın altıncı haftasına girilirken hem sahadaki yıkımı durdurmak hem de Hürmüz Boğazı çevresindeki krizin küresel enerji piyasalarını daha fazla sarsmasını önlemek. Masadaki çerçeveye göre ateşkesin hemen ilan edilmesi, ardından 15 ila 20 gün ya da bazı temaslarda dillendirildiği gibi 45 güne yayılabilecek bir geçiş döneminde nihai anlaşmanın müzakere edilmesi öngörülüyor. Reuters’ın haberinde Pakistan’ın planı taraflara ileten başlıca aktör olduğu, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir’in de ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İranlı yetkililerle yoğun temas yürüttüğü belirtiliyor. Wall Street Journal ise Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın İran’ı ABD ile masaya oturtmak için girişimlerini sürdürdüğünü, İstanbul ve Katar gibi seçeneklerin de konuşulduğunu aktarıyor. Ancak diplomatik hareketlilik, anlaşmanın yakın olduğu anlamına gelmiyor. BBC’nin aktardığı değerlendirmelere göre arabulucular, ateşkes olmadan anlamlı müzakere ilerlemesinin zaten zor olduğunu düşünüyor. Savaş koşulları ve İran’daki iletişim kesintileri nedeniyle mesajların iletilmesi ve yanıt alınması yavaşlıyor; bu da perde arkasındaki temasların ritmini düşürüyor. Ateşkes, tarafların birbirine güvenmesinden çok, daha büyük bir tırmanmayı önlemek için gerekli asgari eşik olarak görülüyor. Asıl düğüm ise Hürmüz Boğazı’nda. Trump, Boğazı’nın açılması için TSİ Çarşamba 03:00’e kadar süre tanıdı; aksi halde enerji ve altyapı hedeflerine yönelik sert saldırılar tehdidinde bulundu. Buna karşılık Tahran, geçici bir ateşkes karşılığında Hürmüz’ü açmayacağını net biçimde iletti. Reuters’a konuşan İranlı üst düzey yetkili, ülkesinin herhangi bir takvimi baskı altında kabul etmeyeceğini söylerken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de müzakerelerin “ültimatomlar, suçlar ya da savaş suçu tehditleriyle” bağdaşmayacağını vurguladı. ABD’nin daha önce sunduğu ve kamuoyuna 15 maddelik çerçeve olarak yansıyan öneriler, İran açısından kabul edilebilir bulunmuyor. Bekayi, buna karşılık İran’ın kendi çıkarları ve kırmızı çizgileri temelinde bir yanıt taslağı hazırladığını ve bunun arabuluculara iletileceğini söyledi. Yani masada tek bir metin değil, birbirine rakip şartnameler bulunuyor. Bu nedenle “ateşkes tamam” havası yaratacak erken bir iyimserlik için henüz zemin yok. Buna rağmen diplomasi tamamen tıkanmış da değil. Reuters, ABD ve İran’ın hâlâ arabulucular üzerinden mesaj alışverişini sürdürdüğünü; Axios ise bölge ülkelerinin son bir hamleyle en azından geçici bir ateşkes çıkarabilmek için bastırdığını yazıyor. Körfez’de petrol akışının geleceği, sivil altyapıya dönük tehditlerin yaratacağı yeni riskler ve savaşın bölgesel cephelere yayılma ihtimali, tarafları istemeden de olsa masaya bağlı tutuyor.
PLANIN TEMEL SÜTUNLARI
Birinci Aşama: 45 günlük acil ateşkes ilan edilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın derhal trafiğe açılması. İkinci Aşama: İki hafta içinde kalıcı barış anlaşmasının imzalanması; İran’ın nükleer programını kısıtlaması karşılığında yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması.
