Avrupa'dan 'Amerikasız dünya düzeni' mesajı: Bağımsızlık Bildirgesi

Avrupa'dan 'Amerikasız dünya düzeni' mesajı: Bağımsızlık Bildirgesi

Münih Güvenlik Konferansında Avrupa ülkelerinin ‘ABD’den bağımsız yeni bir ekonomi ve güvenlik sistemi’ arayışı en net biçimde ilan edildi. Konferans öncesi yayımlanan ‘Münih Güvenlik Raporu 2026’da Washington’un uluslararası hukuku yok sayan düzenine karşı ‘yeni bir dünya düzeni’ ihtiyacı dile getirildi. ABD ‘kısa vadeli çıkarların peşinde koşan tüccar güç’ olarak tanımlandı.

Belli başlı küresel aktörleri bir araya getiren Münih Güvenlik Konferansı, 60’tan fazla devlet başkanı ile binin üzerinde katılımcıyla başladı. Konferans öncesi yayınlanan rapor, toplantının ana gündeminin ABD’nin ‘yıkıcı’ politikalarına karşı yeni dünya düzeni kurma arayışı olduğunu ortaya koydu. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin artık ‘ABD eliyle tasfiye edildiği’ vurgulanan raporda Trump’ın ABD-Avrupa ittifakını bilinçli şekilde yıktığı öne sürüldü. Amerika, kısa vadeli çıkarların peşinde koşan ‘tüccar güç’ olarak tanımlandı.

LİDERLERİN YENİ ROTA MESAİSİ

Geçen yılki toplantıda ABD Başkan Yardımcısı Vance’in Avrupa’ya yönelik sert eleştirileri şok etkisi yaratmıştı. Trump’ın gümrük tehdidi, Ukrayna politikası ve Grönland’ı ilhak planı ABD’nin güvenlik şemsiyesinin artık Avrupa’yı kapsamadığına dair güçlü işaretler vermişti. Konferans öncesi Almanya Dışişleri Bakanı ve NATO Genel Sekreteri ile basın açıklaması yapan AB Komisyonu Başkanı Leyen, “Avrupa daha bağımsız olmalı” dedi. Bakan Wadephul, Almanya olarak Avrupa’nın geleceği için ‘bağımsızlık’ rotasını desteklediklerini söyledi.

1402krt01a-tum.jpg

AVRUPA ABD’SİZ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANIYOR

Trump’la birlikte ABD’nin dış politikasında yaşanan değişim Avrupa’yı başta güvenlik ve ekonomi olmak üzere Washington’dan bağımsız politika arayışına soktu. Bu arayış ve ayrışma dünyanın en prestijli güvenlik forumu Münih Güvenlik Konferansı’ndan önce kalın çizgilerle belirgin hale geldi. Konferans’ın hazırladığı raporda ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonra inşa ettiği düzeni yıktığı belirtilirken, Brüksel’de toplanan AB liderleri de büyük müttefikten ayrılığı somut ifadelerle dile getirdi.

Münih Güvenlik Konferansı (MSC), yayınladığı 2026 yılı raporunda küresel gelecek için karamsar bir tablo çizdi. 13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek olan konferans öncesinde yayınlanan yıllık rapor, küresel siyasetteki makas değişimini çarpıcı ifadelerle ortaya koydu. Rapora göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemindeki dış politika anlayışı, sistemde ‘reform’ yapmaktan öteye geçerek, mevcut yapıları tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ‘yıkım’ sürecine dönüştü. Uluslararası kurumlar, köklü ittifak ağları ve küresel hukuk normları sadece ihmal edilmekle kalmıyor, aynı zamanda sistematik olarak zayıflatılıyor.

‘AMERİKAN BARIŞI’ BİTTİ

Rapor, dünyanın ‘inşa ve onarım’ döneminden ‘yıkım’ çağına geçtiğini vurguluyor. Trump yönetimi, ABD’yi artık küresel sistemin koruyucusu veya garantörü olarak görmüyor. Bunun yerine Washington, yalnızca kısa vadeli çıkarların ve ikili anlaşmaların peşinde koşan bir ‘tüccar güç’ gibi hareket ediyor. Raporda yer alan dikkat çekici bir anekdota göre; Trump’ın Beyaz Saray’da yeni bir balo salonu inşa ettirip eski binanın bazı bölümlerini yıktırması, ABD’nin yerleşik siyasi geleneklerini ve kurumlarını yerle bir etmesinin güçlü bir sembolü olarak nitelendiriliyor.

AVRUPA ‘TERK EDİLME’ KORKUSU

Raporun Avrupa’ya ayrılan bölümü, kıtanın yaşadığı endişeyi ‘Ayrılık Sorunları’ başlığıyla ele alıyor. ABD’nin güvenlik şemsiyesinin artık Avrupa’yı kapsamadığına dair güçlü uyarılar yapılıyor. Ukrayna konusunda ABD’nin desteğinin dramatik şekilde azaldığına dikkat çekilen raporda, Washington’un masadaki yeni barış planının, Ukrayna’yı topraklarının bir kısmını Rusya’ya bırakmaya zorladığı belirtiliyor. Bu durum, raporda ‘Moskova için bir zafer’ olarak tanımlanıyor. Ayrıca NATO’ya olan güvenin tarihi dip seviyede olduğu, Avrupalı üyeler askeri harcamalarını artırsa da olası bir savaş anında ABD’nin desteğini alamama korkusunun zirve yaptığı ifade ediliyor.

EKONOMİYİ KAOSA SÜRÜKLEDİ

Ekonomi başlığında, Trump’ın Nisan 2025’te ilan ettiği ‘Kurtuluş Günü’ ile Dünya Ticaret Örgütü kurallarından ve serbest ticaretten tamamen çekildiği hatırlatılıyor. Küresel çapta uygulanan yüzde 15 ila yüzde 50 arasındaki gümrük vergilerinin, ekonomik kaosa ve dünya genelinde enflasyonun fırlamasına neden olduğu belirtiliyor. ‘Önce Amerika’ politikasının en ölümcül sonuçlarından biri, insani yardımların kesilmesi ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın işlevsizleştirilmesi oldu. Rapor, bu kararın yoksul ülkelerde milyonlarca insanın açlık ve ilaçsızlık nedeniyle ölümle burun buruna gelmesine yol açtığını vurguluyor. Trump’ın uluslararası yardım kuruluşlarına verdiği mesaj ise net: “Ya uyum sağlayın, ya küçülün ya da ölün.”

Rapor, Orta Doğu’nun ABD’nin politika değişikliğinden doğrudan ve sert bir şekilde etkilendiğini şu başlıklarla ortaya koyuyor: “Bölgede ‘demokrasi ve insan hakları’ söylemi yerini tamamen ticari pazarlıklara bıraktı. Gazze ve diğer çatışma bölgelerindeki ateşkes girişimleri, sorunların kökenini çözmeye yönelik değil, güçlü liderler arasındaki ‘al-ver’ ilişkisine dayanıyor. ABD’nin tarafsız arabulucu rolü sona erdi. Körfez ülkeleri başta olmak üzere bölge aktörleri, Çin gibi alternatif güçlerle yeni ittifaklar arayışında. Rapor, İran konusuna detaylı girmemekle birlikte, Washington’un artık ‘otoriter liderlerle ilişkileri güçlendirme’ eğiliminde olduğunu ve nükleer dosya gibi konularda uzun vadeli stratejiler yerine gizli ve anlık anlaşmaları tercih ettiğini belirtiyor.

WASHINGTON: ESKİ SİSTEM ARTIK YOK

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Münih Güvenlik Konferansına katılmak üzere Almanya’ya gerçekleştireceği seyahat öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Rubio, Avrupalılara yönelik mesajının bir yıl öncesine göre daha uzlaşmacı olup olmayacağı yönündeki soruya, “Bence onlar, nereye gittiğimizi, nereye gitmek istediğimizi, onlarla birlikte nereye gitmek istediğimizi bilmek istiyorlar. Bu önemli bir konferans” şeklinde cevap verdi. Rubio, “Bence çok önemli bir dönüm noktasındayız. Dünya gözümüzün önünde çok hızlı değişiyor. Eski dünya artık yok. Açıkçası benim büyüdüğüm dünya yok. Jeopolitik olarak yeni bir çağda yaşıyoruz ve bu, hepimizin bunun nasıl görüneceğini ve rolümüzün ne olacağını yeniden incelemesini gerektirecek. Bu konuda birçok müttefikimizle özel olarak görüşmeler yaptık ve bu görüşmelere devam etmemiz gerekiyor. Umarım cumartesi günü ve orada yapacağımız toplantılar bizi bu yöne doğru götürecektir” ifadelerini kullandı. Avrupa’yı bağımsız hareket etmeye iten açıklamalar ABD’den gelmeye devam ederken Aralarında Türkiye ve Almanya’nın da olduğu yaklaşık 50 ülkeden oluşan Ukrayna Savunma Temas Grubu, Kiev’e 2026’da 35 milyar euro askerî yardım yapılacağını duyurdu. Karar, ile AB, ABD ile son yıllarda en çok ayrıştığı konu olan Ukrayna konusunda bağımsız bir adım atmış oldu.

BAĞIMLILIK AB’Yİ ABD BASKISINA KARŞI SAVUNMASIZ BIRAKIYOR

Brüksel’de düzenlenen AB zirvesinde birlik üyesi ülkelerin liderleri ‘Artık ABD’den bağımsız olma zamanı geldi’ mesajı verdi. Avrupa Birliği, Amerika’nın bazı eylemlerinin Avrupa’nın egemenliğini tehdit ettiği kanısında. En önce parasal ve teknolojik egemenlik geliyor ve AB ülkeleri kendilerini Amerika’dan bağımsızlaştırmak için yeni yeni önlemler peşinde. Trump’ın Venezuela’nın petrolüne el koyması ve gerekirse zorla Grönland’ı ele geçirme yönündeki inişli çıkışlı vaatleri, Washington’un ulusların egemenliğine yönelik yeni tehdidinin sürekli güncel kalmasına neden oluyor. Toprak ve kaynak gaspı, ABD’nin en yakın müttefikleri olan Avrupalıları bile alarma geçirdi ve onları daha az belirgin diğer riskleri düşünmeye zorladı. Bu risklerin en belirgin olanı, vatandaşlar, işletmeler ve hükümetler tarafından yapılan neredeyse her satın alma veya bilgi alışverişinin temelini oluşturan küresel finansal ağlar ve teknoloji sistemleri üzerindeki Amerikan hakimiyetinden kaynaklanıyor. Brüksel’de düzenlenen AB zirvesinde, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, bu bağımlılığın kıtayı Beyaz Saray’dan gelen ekonomik ve siyasi baskıya karşı daha savunmasız hale getirdiği konusunda uyardı ve diğer Avrupalı liderleri bu konuda bir şeyler yapmak için ‘Grönland anını’ değerlendirmeye çağırdı. Lagarde, Financial Times ile yaptığı bir röportajda, “Bu, kendi bahçemizde etkili bir şekilde egemen olmadığımızın çok özel bir örneğini veriyor” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN