Cumhuriyetçilerde İsrail çatlağı büyüyor: Netanyahu, en büyük müttefikini de kaybediyor

Cumhuriyetçilerde İsrail çatlağı büyüyor: Netanyahu, en büyük müttefikini de kaybediyor

Gazze’deki yıkım ve İran savaşı sonrası ABD sağında İsrail’e yönelik eleştiriler artarken, özellikle genç Cumhuriyetçiler arasında Tel Aviv’e destek geriliyor. Trump ve ekibiyle yaşanan gerilim de Netanyahu’nun Washington’daki geleneksel dayanaklarını zayıflatıyor.

ABD siyasetinde uzun yıllar İsrail’e verilen en güçlü destek Cumhuriyetçi Parti’den geliyordu. Ancak Gazze’deki savaşın yol açtığı yıkım, İran savaşı sürecinde yaşanan diplomatik krizler ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Donald Trump yönetimiyle gerilimi, bu desteğin artık eskisi kadar garanti olmadığını gösteriyor.

Axios’un aktardığına göre Netanyahu’nun son 15 yılda Demokrat Parti’de eriyen desteği Cumhuriyetçilerle kurduğu yakın ilişkiyle dengeleme stratejisi ciddi bir sınavdan geçiyor. Özellikle genç Cumhuriyetçiler ve “America First” çizgisindeki sağcı isimler, İsrail’e koşulsuz desteği artık daha yüksek sesle sorguluyor.

TRUMP-NETANYAHU HATTINDA GERİLİM

Axios’a göre Cumhuriyetçi Parti içindeki değişimin en dikkat çekici boyutu, gerilimin artık yalnızca tabanda değil, partinin en üst düzeyinde de hissedilmesi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Netanyahu’nun Gazze’de barış anlaşmasına yanaşması için baskı yaptığı dönemde İsrail Başbakanı’na sert ifadeler kullandığı öne sürüldü. Axios’un aktardığına göre Trump, Netanyahu’nun tutumunun iki ülke ilişkilerinde “boşanma” noktasına varabilecek bir kriz yaratabileceğini söyledi.

ABD basınına konuşan kaynaklara göre Trump, Netanyahu’nun adımlarının İsrail’i uluslararası alanda daha da yalnızlaştırabileceğini düşünüyor. Trump daha sonra ilişkilerinin iyi olduğunu belirtse de Netanyahu’nun “kontrol altında tutulması” gerektiğini ima eden açıklamalar yaptı.

Axios’un haberine göre Trump’ın olası siyasi varisi olarak görülen Başkan Yardımcısı JD Vance de İran anlaşmasına karşı çıkan İsrailli yetkilileri açıkça eleştirdi. Vance, İsrail hükümetinde olsaydı, “dünyada kalan tek güçlü müttefikine saldırmayı” tercih etmeyeceğini söyleyerek Netanyahu yönetimine doğrudan mesaj verdi.

“AMERİCA FİRST” ÇİZGİSİNDE İSRAİL KARŞITLIĞI YÜKSELİYOR

Axios’un analizine göre İsrail’e yönelik eleştiriler, Cumhuriyetçi Parti’nin geleneksel dış politika çizgisiyle “America First” kanadı arasındaki gerilimin yeni başlıklarından biri haline geldi.

Tucker Carlson, Megyn Kelly ve Marjorie Taylor Greene gibi yüksek profilli sağcı figürler, ABD’nin İsrail’e verdiği desteği sorgulayan açıklamalarıyla parti tabanındaki tartışmayı büyüttü. Carlson, Netanyahu’nun Trump’ı İran savaşına sürüklediğini savunurken, ABD sağındaki bazı yorumcular Washington’ın İsrail politikası nedeniyle “Amerika’nın çıkarlarının ikinci plana itildiğini” öne sürüyor.

Axios’a göre bu söylem, parti içinde yalnızca dış politika tartışması olarak kalmıyor. İsrail’e destek, Cumhuriyetçi çevrelerde giderek bir “sadakat testi” haline gelirken, genç sağcı gruplar arasında İsrail’e yönelik eleştiriler daha görünür hale geliyor.

Ancak bu hattın içinde ciddi bir risk de bulunuyor. Axios’un dikkat çektiği üzere İsrail hükümetine veya Netanyahu’ya yönelik siyasi eleştiri ile antisemitik söylemler arasındaki sınır, özellikle aşırı sağ çevrelerde zaman zaman bulanıklaşıyor. Daha önce marjinal kabul edilen bazı antisemitik mesajların genç muhafazakâr çevrelerde daha fazla dolaşıma girmesi, parti içindeki tartışmayı daha da hassas hale getiriyor.

ANKETLER CUMHURİYETÇİ TABANDAKİ DEĞİŞİMİ GÖSTERİYOR

Axios’un derlediği kamuoyu araştırmaları, İsrail’e verilen desteğin Cumhuriyetçi tabanda hâlâ güçlü olduğunu ancak eski yekpare görüntünün zayıfladığını ortaya koyuyor.

Pew Research Center’ın nisan ayında yayımladığı araştırmaya göre Cumhuriyetçilerin yüzde 41’i İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip. Bu oran 18-49 yaş aralığındaki Cumhuriyetçilerde yüzde 57’ye yükseliyor. Buna karşılık 50 yaş ve üzerindeki Cumhuriyetçilerde İsrail’e olumsuz bakanların oranı yaklaşık dörtte bir seviyesinde kalıyor.

Quinnipiac Üniversitesi’nin haziran ayında yayımladığı ankete göre ise Cumhuriyetçilerin beşte biri ABD’nin İsrail’e fazla destek verdiğini düşünüyor. Bu oran, 7 Ekim saldırılarından sonraki döneme kıyasla belirgin şekilde artmış durumda.

Maryland Üniversitesi’nin araştırmaları da benzer bir tabloya işaret ediyor. Geçen yıl yapılan bir ankette Cumhuriyetçilerin yalnızca yüzde 46’sı İsrail’in askeri eylemlerini meşru müdafaa kapsamında haklı buldu. 18-34 yaş aralığındaki Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 22’ye kadar düştü.

PARTİ GENELİNDE DESTEK HÂLÂ GÜÇLÜ

Axios’un vurguladığı gibi bütün bu kırılmalara rağmen Cumhuriyetçi Parti’nin genel çizgisi hâlâ İsrail yanlısı. Gallup’un şubat ayında yayımladığı ankete göre Cumhuriyetçilerin yüzde 70’i İsraillilere Filistinlilerden daha fazla sempati duyduğunu belirtti.

Evanjelik çevreler ve parti yönetiminin önemli isimleri de İsrail’e desteğin Cumhuriyetçi siyasetin temel unsurlarından biri olmaya devam ettiğini savunuyor. Faith & Freedom Coalition kurucusu Ralph Reed, Cumhuriyetçi Parti liderliği ve evanjelik tabanın hâlâ güçlü biçimde İsrail yanlısı olduğunu söyledi.

Buna rağmen anketlerdeki düşüş, özellikle 2028 başkanlık yarışı ve sonrasına bakan Cumhuriyetçi stratejistler açısından uyarı niteliği taşıyor. İsrail’e destek, yaşlı seçmenlerde güçlü kalırken genç Cumhuriyetçilerde aynı düzeyde karşılık bulmuyor.

NETANYAHU MU, İSRAİL POLİTİKASI MI?

Axios’a göre Washington’da asıl soru, bu tepkinin ne kadarının doğrudan Netanyahu’ya, ne kadarının İsrail devletinin Gazze ve İran politikalarına yönelik olduğu.

Netanyahu, yıllarca ABD’de Demokrat desteğin azalmasını Cumhuriyetçilerle kurduğu yakın ilişkiyle telafi etti. Ancak Trump yönetimiyle yaşanan gerilim, Gazze’deki yıkımın yarattığı küresel tepki ve genç Cumhuriyetçilerin değişen dış politika algısı, bu stratejinin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirdi.

İsrail Başbakanı, ülkesinde de zorlu bir seçim sürecine hazırlanırken, Washington’daki en güvenilir siyasi dayanaklarından birinde çatlaklar oluşmasıyla karşı karşıya. Bu tablo yalnızca Netanyahu için değil, ABD-İsrail ilişkilerinin geleceği açısından da kritik bir döneme işaret ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN