Arıkan’dan yeni ittifak açıklaması: Çok daha büyük bir planımız var

Arıkan’dan yeni ittifak açıklaması: Çok daha büyük bir planımız var

Saadet Partisi lideri Arıkan, KARAR TV’de Elif Çakır ve Mehmet Ocaktan’ın sorularını cevapladığı programda, muhalefet için yeni bir ittifak modeli üzerinde çalıştıklarını söyledi. “Yeni Yol’u kastetmiyorum, çok daha büyük bir plandan bahsediyorum” diyen Arıkan, “Yeni bir ittifak modeli inşa ediyorum. Bugün Türkiye’de kimle kazanırızı değil, Türkiye nasıl kazanırı tartışmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, KARAR TV’de yayımlanan Gündem Özel programında KARAR yazarları Elif Çakır ve Mehmet Ocaktan’ın sorularını cevapladı.Arıkan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlık, muhalefet için üzerinde çalıştıklarını söylediği yeni ittifak modeli oldu. Yeni Yol Grubu’nun ötesinde daha geniş bir siyasi hat kurmayı hedeflediklerini belirten Arıkan, bu çalışmanın yalnızca parti isimleri ya da seçim listeleri üzerinden okunmaması gerektiğini söyledi.

Arıkan, “Yeni Yol’u kastetmiyorum burada ben. Benim kastettiğim hadise çok daha büyük bir plandan bahsediyorum” dedi.

“YENİ BİR İTTİFAK MODELİ İNŞA EDİYORUM”

Muhalefetin yalnızca mevcut parti bloklarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Arıkan, “Yeni bir ittifak modeli inşa ediyorum” ifadelerini kullandı.

Parti adları, listeler ve teknik seçim formüllerinin uzun vadede tartışılabileceğini söyleyen Arıkan, asıl meselenin Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı değil, Türkiye’nin nasıl kazanacağı olduğunu vurguladı.

Arıkan, “Bugünden cumhurbaşkanı adayının tartışılmasını çok doğru bulmuyorum. Bugün Türkiye’de kimle kazanırızı değil, Türkiye nasıl kazanırı tartışmamız lazım” dedi.

Saadet lideri, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştirerek, “Bu sistemde evliya olsan hata yaparsın” değerlendirmesinde bulundu. Arıkan’a göre sorun yalnızca kişide değil, denetim mekanizmalarının ortadan kaldırıldığı sistemin kendisinde.

“SAĞCI-SOLCU, LİBERAL-SEKÜLER, MİLLİYETÇİ-DİNDAR İŞLERİ BİTTİ”

Arıkan, kurmak istedikleri yeni hattın ideolojik kalıpları aşması gerektiğini söyledi.

“Bugün mesele sağcı, solcu, liberal, seküler, milliyetçi, dindar olmaktan çıktı” diyen Arıkan, memleketin gidişatından rahatsız olan geniş kitlelerle, makul çözüm önerileri ortaya koyan siyasi ve toplumsal aktörlerin bir araya gelmesi gerektiğini belirtti.

Arıkan, bu çizgiyi “üçüncü hat” olarak tarif etti.

“Yeni bir hat inşa edip ideolojik kimliklerden arınarak, bugünkü Türkiye’deki bozuk sistemi düzeltecek bir dil, yeni siyaset, yeni yüzler ve yeni siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“YENİ YOL’UN DIŞINDA ÇOK DAHA GENİŞ KATILIMLI BİR HAT”

Elif Çakır’ın “Yeni Yol’un dışında bir şeyden mi bahsediyorsunuz?” sorusuna Arıkan net yanıt verdi.

“Tabii, tabii. Yeni Yol’u kastetmiyorum burada ben” diyen Arıkan, 2027 sonu ya da 2028 başında yapılacak seçimlere kadar daha geniş katılımlı bir inşa sürecine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Arıkan’a göre bu mutfak çalışmasının hedefi yalnızca Saadet, DEVA, Gelecek, Yeniden Refah ya da benzer partilerin seçmen kitlesi değil; yüzde 50+1’i yakalayacak yeni bir siyasal akıl üretmek.

Saadet Partisi’nin anketlerde yüzde 2-2,5 bandında göründüğünü belirten Arıkan, “Bu iki buçuğu beş yaptık” anlayışıyla hareket etmediklerini, ülkenin beş yıl daha kaybetme lüksü olmadığını söyledi.

“KERHEN AK PARTİ’YE OY VEREN CİDDİ BİR KİTLE VAR”

Arıkan, sahada AK Parti’ye isteyerek değil, alternatifsizlik duygusuyla oy veren önemli bir seçmen kitlesi gördüklerini söyledi.

Bir buçuk yılda 150’den fazla il ziyareti yaptığını belirten Arıkan, “Her yerde şunu görüyorum: ‘Bir şey yapın da bizi kurtarın, bir şey yapmazsanız yine gidip oyumuzu oraya vereceğiz’ diyen çok ciddi bir kitle var” dedi.

Arıkan, yeni hattın hem muhalefet seçmenlerinin hem de iktidara kerhen oy veren seçmenlerin ihtiyaçlarına cevap vermesi gerektiğini ifade etti.

“750 BİN OY BULUNAMADIĞI İÇİN ÜÇ SEÇİM KAYBEDİLDİ”

Arıkan, 2014, 2018 ve 2023 seçimlerinde muhalefetin 750 bin ile 1 milyon arasında seçmeni ikna edemediğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde farkın yüzde 1,5-2 bandında olduğunu vurgulayan Arıkan, “2023’te 750 bin kişiyi ikna edebilmiş olsaydık bugün farklı isimler ülkeyi yönetecekti” değerlendirmesinde bulundu.

Bu nedenle muhalefetin hiçbir parçayı dışlamaması gerektiğini söyleyen Arıkan, “Bütün parçaları oyun sahasında tutmamız lazım. Yedek kulübesine kimseyi göndermememiz lazım” dedi.

“BASKIN SEÇİM PARA BULUNURSA OLUR”

Erken seçim ihtimaline de değinen Arıkan, 2026’da seçim ihtimalini güçlü görmediğini ancak iktidarın uygun koşulları yakalaması halinde baskın seçime gidebileceğini söyledi.

Arıkan’a göre iktidar, anketlerde AK Parti oyunun yüzde 35-36 seviyelerini gördüğü anda seçim kararı alabilir.

NATO zirvesi sonrasında ülkeye büyük bir para girişi olması, emekli ve memur maaşlarına yüksek zam yapılması, asgari ücret artışı ve düşük faizli kredi imkanlarıyla birkaç ay içinde seçim atmosferi oluşturulabileceğini savunan Arıkan, “Bu tamamıyla para bulmayla alakalı bir şey. Masanın üstündeki anketlerle alakalı bir şey” dedi.

Arıkan, “Zam verdikten iki ay sonra seçimleri yapmak zorundalar. Üç ay sonra zaten o enflasyon karşısında o rakamlar da eriyor” ifadelerini kullandı.

“BUTLAN SADECE CHP MESELESİ DEĞİL”

Programda CHP’deki mutlak butlan tartışması da gündeme geldi. Arıkan, bu tür yargı süreçlerinin yalnızca CHP özelinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Refah Partisi’nin kapatılması, Fazilet Partisi’nin kapatılması ve MHP’nin Gemerek Mahkemesi süreci gibi örnekleri hatırlatan Arıkan, “Mantık aynı” değerlendirmesinde bulundu.

Kendi partilerine ilişkin de butlan davası bulunduğunu belirten Arıkan, “Bu davalar bitmeyecek. Bize düşen bozuk olan sistemi, çürümüş olan sistemi değiştirmenin yollarını aramak” dedi.

Arıkan, muhalefet partilerine düşen görevin kendi iç mücadelelerini aşıp, 24 yılda inşa edilen ve 2017 referandumuyla tamamlanan mevcut sistemi değiştirecek ortak aklı kurmak olduğunu söyledi.

“İKTİDAR TEFLON TAVA GİBİ, HİÇBİR ŞEY YAPIŞMIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin CHP’deki sürecin kendi iç kavgası olduğu yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Arıkan, iktidarın ülkedeki hiçbir sorumluluğu üstlenmediğini savundu.

“Gazze’de katliam var, iktidar o işin hiçbir yerinde yok. Ekonomik kriz var, iktidar hiçbir yerinde yok. Eğitim facia, iktidar hiçbir yerinde yok” diyen Arıkan, “Ben iktidarı teflon tavaya benzetiyorum, hiçbir şey yapışmıyor” ifadelerini kullandı.

Arıkan, buna rağmen muhalefetin dikkatli bir dil kullanması gerektiğini, iktidara oy veren seçmenin tümüyle dışlanmasının muhalefete seçim kazandırmayacağını söyledi.

NATO ÇIKIŞI: “SAVAŞ ZİRVESİ, SİLAH TİCARETİ ZİRVESİ”

Arıkan’ın röportajdaki en sert başlıklarından biri NATO zirvesi oldu. NATO toplantısına iktidar tarafından gereğinden fazla anlam yüklendiğini söyleyen Arıkan, bu zirveden Türkiye’nin ya da bölgenin yararına sonuç çıkmasını beklemediğini ifade etti.

“NATO emperyalistlerin silahlı gücüdür” diyen Arıkan, zirveyi “barış zirvesi” değil, “savaş zirvesi” olarak niteledi.

Arıkan, “Muhtemelen silah ticaretleri konuşulacak, ülkelerin birbirlerine ne kadar çok silah sattığı konuşulacak” dedi.

Türkiye’nin savaşın değil, barışın konuşulduğu zirvelere ev sahipliği yapması gerektiğini belirten Arıkan, NATO’dan bölgeye huzur beklemenin doğru olmadığını savundu.

“KÜRECİK İSRAİL’E HİZMET ETTİ”

Arıkan, Kürecik Radar Üssü üzerinden de iktidara yüklendi.

İran-ABD savaşı sırasında NATO radar sistemlerinin İsrail lehine çalıştığını savunan Arıkan, Katar ve Kuveyt’teki radar üslerinin vurulmasından sonra savaşın dengelerinin değiştiğini söyledi.

“Kürecik’ten İsrail’e hizmet edildi” diyen Arıkan, Türkiye ile İran’ın karşı karşıya gelmesini asla istemediklerini ancak Türkiye’deki NATO varlığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Arıkan, “Dindar insanların, manevi duyguları yüksek olan insanların NATO’nun Türkiye’deki üssünü olumlaması beni çok rahatsız ediyor” dedi.

TRUMP, F-35 VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Arıkan, iktidarın Trump yönetimiyle ilişkilere yüklediği anlamı da eleştirdi.

“Amerika bir lidere teşekkür ediyorsa Amerika’nın menfaatlerini öncelediği için teşekkür ediyordur” diyen Arıkan, Türkiye’nin F-35 programına ödediği parayı hatırlattı.

“Biz iki milyar dolara yakın para verdik. Nerede bizim F-35’lerimiz?” diye soran Arıkan, iktidar milletvekillerinden birinin bile Meclis kürsüsünden Trump’a bu soruyu yöneltmediğini savundu.

Arıkan, geçmişte Demirel, Ecevit ve Erbakan dönemlerinde ABD ve İsrail karşısında daha somut adımlar atıldığını belirterek, bugünkü iktidarın güçlü söylemine rağmen icraat tarafında zayıf kaldığını söyledi.

“FİLİSTİN İÇİN HAMASİ CÜMLELER VAR, İCRAAT YOK”

Gazze ve İsrail başlığında da iktidara sert eleştiriler yönelten Arıkan, Türkiye’nin Filistin konusunda güçlü cümleler kurduğunu ancak somut adım atmadığını söyledi.

Sumud Filosu’ndaki Saadet Partili milletvekillerinin İsrail tarafından alıkonulduğunu hatırlatan Arıkan, vekillerin en çok İsrail limanlarında Türk gemilerini görünce yıkıldığını aktardı.

Arıkan, “Bizim mitinge ihtiyacımız yok. O ticareti net bir şekilde durduracak bir iradeye ihtiyaç var” dedi.

İktidarın İsrail’i protesto mitingi yaptığını ancak iktidar olmanın gereği olarak ticareti ve fiili ilişkileri durduracak kararlar alması gerektiğini savundu.

“İNSANLARIN ESPRİ BİLE YAPAMADIĞI BİR DÖNEME GELDİK”

Röportajda Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisi ve erişim engeli tartışması da gündeme geldi. Arıkan, Türkiye’de ifade özgürlüğü alanının daraldığını söyledi.

AK Parti’nin 24 yıl önce “üç Y” ile mücadele vaadi verdiğini hatırlatan Arıkan, bu başlıklardan birinin yasaklar olduğunu belirtti.

“24 yıl sonra insanların espri bile yapamadığı dönemlere geldik” diyen Arıkan, geçmişte siyasi liderlerin mizah programlarında rahatça eleştirilebildiğini, bugün ise bir stand-up gösterisinin bile soruşturma ve erişim engeli tartışmalarına konu olduğunu söyledi.

Arıkan, “Ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsaydım o kişiyi külliyeye çağırırdım, yanıma oturturdum. ‘Hadi anlat da beraber eğlenelim’ derdim. O cumhurbaşkanı kazanır, kaybetmez” ifadelerini kullandı.

“MUHALEFET PARTİLERİNDE GÖREV ALIP İSMİNİ GİZLEYEN ÇOK İNSAN VAR”

Arıkan, Türkiye’de siyaset yapmanın ve muhalefet partilerinde görünür olmanın bazı insanlar açısından kaygı yarattığını da söyledi.

Muhalefet partilerinde görev almasına rağmen ismini gizleyen çok sayıda insan bulunduğunu belirten Arıkan, insanların çocuklarının, yakınlarının iş hayatında sorun yaşamasından endişe ettiğini ifade etti.

Buna rağmen umutsuzluk dili kurmak istemediğini söyleyen Arıkan, “Kimse korkmasın, herkes rahat olsun. İyi insanların siyasette daha aktif rol alması lazım” dedi.

“TÜRKİYE’NİN KAYBEDECEK BEŞ YILI DAHA YOK”

Arıkan, röportajın genelinde muhalefete “yeni akıl” ve “yeni siyaset” çağrısı yaptı.

Saadet lideri, Türkiye’nin derin ekonomik, sosyal ve dış politika sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Ülkenin kaybedecek beş yıl daha vakti yok” dedi.

Arıkan’a göre yeni ittifak modeli, yalnızca mevcut muhalefet partilerinin yan yana gelmesi değil; AK Parti’ye kerhen oy veren seçmeni, siyasetten umudunu kesen kitleleri ve sistem değişikliği isteyen geniş toplumsal kesimleri kapsayacak yeni bir siyasal zemin olmalı.

Saadet liderinin “Yeni Yol’u kastetmiyorum, çok daha büyük bir plandan bahsediyorum” sözleri, muhalefette yeni ittifak ve yeni siyaset arayışının önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösterdi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN