Güney Amerika’nın kalbinde, Peru’dan Brezilya’ya kadar uzanan Amazon Nehri, devasa su hacmi ve hırçın doğası sayesinde modern mühendisliğe adeta karşı koyuyor. İnsanlığın en sarp zirvelere bile köprüler yaptığı günümüzde, Amazon’un üzerinde tek bir köprü dahi olmamasının ardında doğa ve ekonomiden kaynaklı nedenler bulunuyor.

MÜHENDİSLİĞE DOĞAL ENGEL
Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü uzmanlarına göre Amazon, değişken yapısıyla “mühendislik kabusu” niteliği taşıyor. Mevsimle yağışlarla beraber nehrin genişliği kimi bölgelerde 190 km’ye kadar ulaşırken, su seviyesi 9 m’ye kadar yükselebiliyor. Bu devasa değişim, kıyı şeridini devamlı aşındırarak sabit bir temel atılmasını imkansızlaştırıyor. Aynı zamanda “matupa” denilen yüzen bitki adaları, akıntıyla birleşerek yapılacak köprü ayaklarını yıkabilecek bir güce de ulaşıyor.

MADDİ ENGELLER DE MEVCUT
Teknik zorluklar kadar bölgedeki yerleşim dokusu da devasa yatırımlara engel oluyor. Yağmur ormanlarının derinliklerinde nüfusun az olması, milyar dolarlık köprü projelerinin maliyetini karşılayacak bir talebe sahip değil.
Yarım milyon nüfuslu Macapa gibi merkezlerde dahi halk, kara yolu yerine asırlardır devam eden nehir ulaşımını seçiyor. Geleneksel bot ve gemi taşımacılığı, Amazon’un değişken doğasına uyum sağlamanın en etkili yolu olmayı sürdürüyor.
