Dünya kamuoyunun yakından takip ettiği Jeffrey Epstein davasında, ölümünden yaklaşık yedi yıl sonra en kritik delillerden bazıları erişime açıldı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan “EFTA” serili raporlar, seks ticareti ve çocuk istismarı suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken ölen Epstein’ın şüpheli görülen intihar sürecini teknik ayrıntılarıyla belgeliyor.
Epstein belgeleri dünyaya açıldı… Başrolde Trump var
Epstein dosyasındaki çocuk videosu hakkında resmi açıklama: İşkence gören çocuk Türk mü?

HÜCREDEKİ KANITLAR: KOPAN TURUNCU KUMAŞ VE DERİN KESİKLER
Yayımlanan fotoğraf albümünde, FBI New York Saha Ofisi'nin olay yeri inceleme kareleri dikkat çekiyor. Belgelerde şu detaylar öne çıkıyor:
Epstein’ın kendini asmak için kullandığı belirtilen turuncu renkli kumaş şeridinin, metal ranza çerçevesine hâlâ bağlı olduğu anlar fotoğraflara yansıdı.

Epstein dosyasında şoke eden yazışmalar: Afrika'dan bebek getirebilirim, kız mı erkek mi?
Epstein dosyalarında Macron detayı: Hemen her konuda fikir istedi
Cumhuriyet'in haberine göre, raporda “EFTA00134598” koduyla yer alan fotoğraflarda, sağlık ekiplerinin Epstein’a uyguladığı kalp masajı (CPR) sırasında göğsüne yapıştırılan elektrotlar ve boyunluk net bir şekilde görülüyor.
İnceleme notlarında, Epstein’ın boynunda ilmeğin yol açtığı derin kesiklerin yanı sıra, gırtlak kıkırdağının (tiroit) tamamen kırıldığı tespiti yer aldı.

SON GECE: KİMLİĞİ BELİRSİZ TELEFON GÖRÜŞMESİ
Adalet Bakanlığı'nın "EFTA00161494" numaralı ölüm inceleme raporu, 10 Ağustos 2019 sabahına kadar geçen süreyi saat bazında günlüğe döküyor. Rapora göre Epstein, ölümünden önceki akşam (9 Ağustos) saatlerinde yaklaşık 20 dakika süren gizemli bir telefon görüşmesi yaptı.

Görüşmenin duş alanında gerçekleştirildiği ve numaranın bir infaz koruma memuru tarafından tuşlandığı belirtilirken, karşı taraftaki ismin raporda gizli tutulması dikkat çekti.

GÖREVLİ İTİRAFI: "HATA YAPTIK"
Yayımlanan belgelerin en sarsıcı bölümlerinden biri de cezaevi personelinin kendi arasındaki diyalogları oldu. Kayıtlara göre, sabah saatlerinde alarmın devreye girmesinin ardından bir görevli amirine, “Hata yaptık… Daha doğrusu ben hata yaptım, nöbetleri yapmadık” itirafında bulundu. Bu ifade, yıllardır süregelen "planlı bir cinayet mi yoksa ağır ihmal mi?" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
