Ortadoğu’da son aylarda genişleyen savaş, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakırken, Suriye için beklenmedik bir ekonomik fırsat doğurdu. Akdeniz’e açılan limanları ve Türkiye, Irak, Ürdün ile Lübnan’a uzanan sınır hatları sayesinde Suriye, petrol ve ticaret akışında alternatif güzergâh olarak öne çıkmaya başladı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında bulunduğu Körfez ülkeleri, petrol ve farklı ticari ürünleri kara yoluyla Suriye’ye taşımaya başladı. New York Times'ta yer alan habere göre, bu ürünlerin Suriye’nin Akdeniz limanlarından sevk edilmesi planlanıyor.
Suriye sınır ve gümrük yetkilileri, bölge ülkelerinin krizin uzaması ihtimaline karşı alternatif güzergâh arayışına girdiğini belirtiyor. Suriye tarafı, özellikle Baniyas ve Lazkiye limanlarının bu süreçte yeniden stratejik önem kazandığını düşünüyor.
IRAK PETROLÜ BANİYAS LİMANI’NA TAŞINIYOR
Savaşın ardından deniz taşımacılığında yaşanan aksama, Irak petrolünün de müşterilere ulaştırılmasını zorlaştırdı. Irak’ın devlet petrol şirketi, ham petrolün kara yoluyla Suriye’ye taşınması ve Akdeniz kıyısındaki Baniyas Limanı’ndan sevk edilmesi için Şam yönetimine başvurdu.
Suriye açısından bu gelişme, hem transit ücretleri hem de liman hizmet gelirleri bakımından önemli bir ekonomik fırsat olarak görülüyor. Uzun vadede ise Şam yönetimi, ülkenin liman, yol ve enerji altyapısının yeniden inşası için yabancı yatırımcıları çekmeyi hedefliyor.
EL TANF SINIR KAPISI YENİDEN DEVREYE ALINDI
Irak’tan Suriye’ye petrol sevkiyatı için kritik noktalardan biri olan El Tanf Sınır Kapısı, yıllarca işlevsiz kalmıştı. Suriye makamlarına göre kapının tamamen yeniden inşa edilmesi aylar sürebilir ve yaklaşık 25 milyon dolara mal olabilir.
Ancak Şam yönetimi, fırsatı kaçırmamak için geçici çözümlerle sınır kapısını hızlı şekilde yeniden açtı. Liman otoritesi, bölgeye karavanlar, bilgisayarlar, sınır kontrol ve pasaport ekipleri ile mobil yaşam alanları gönderdi.
Mart ayının sonlarında Irak’tan ilk petrol sevkiyatları başladı. Bazı günlerde sınırdan 400’den fazla tanker geçiyor. Her tankerin 10 bin 500 galona kadar ham petrol taşıdığı belirtiliyor. Ancak Baniyas Limanı’ndaki depolama kapasitesinin sınırlı olması, sevkiyatların zaman zaman yavaşlamasına neden oluyor.
KERKÜK-BANİYAS HATTI YENİDEN GÜNDEMDE
Suriye ile Irak arasında geçmişte kullanılan petrol boru hattının yeniden canlandırılması da gündemde. Baniyas’ı Irak’ın kuzeyindeki Kerkük’e bağlayan hat, Suriye’deki iç savaş sırasında ağır hasar görmüştü.
Bazı yabancı şirketlerin bu hattın onarımı ve yeniden işletmeye alınmasıyla ilgilendiği belirtiliyor. Suriye tarafı, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile bölge ülkelerinin artık alternatif güzergâh ihtiyacını göz ardı edemeyeceğini düşünüyor.
BAE’DEN GELEN ARAÇLAR LAZKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA’YA GÖNDERİLDİ
Yeni ticaret güzergâhı yalnızca petrol taşımacılığıyla sınırlı değil. Geçen ay Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen 200 araçlık ilk sevkiyat, Ürdün üzerinden kara yoluyla Suriye’ye ulaştı ve Lazkiye Limanı’ndan Avrupa’ya gönderildi.
Bu gelişme, Suriye’nin yalnızca enerji taşımacılığında değil, bölgesel lojistik ve transit ticarette de yeniden rol almaya başladığını gösteriyor.
SURİYE KENDİSİNİ YENİ KORİDOR OLARAK KONUMLANDIRMAK İSTİYOR
Suriye yönetimi, ülkeyi Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’ya bağlayan güvenli ve stratejik bir koridor olarak sunmaya çalışıyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın, Avrupa Birliği liderleri ve bölgesel ortaklarla yaptığı temaslarda ülkenin limanlarının, sınırlarının ve yollarının kullanıma hazır olduğu mesajını verdiği aktarılıyor.
Şam yönetimi, iç savaş nedeniyle zarar gören veya duran altyapı projelerini de yeniden canlandırmak istiyor. Bunlar arasında Mısır’dan Lübnan’a doğal gaz taşımayı amaçlayan Arap Gaz Boru Hattı da bulunuyor.
ALTYAPI SORUNU BÜYÜK ENGEL
Suriye’nin bu yeni fırsatı değerlendirmesinin önünde ciddi engeller var. Yaklaşık 14 yıl süren iç savaş, ülkenin limanlarını, yollarını, elektrik şebekesini, su altyapısını ve sanayi bölgelerini büyük ölçüde yıprattı.
Dünya Bankası’nın geçen yıl yayımladığı rapora göre Suriye’nin yeniden inşa maliyeti 200 milyar doları aşabilir. Bunun 80 milyar dolardan fazlasının yalnızca yol, elektrik, su ve telekomünikasyon gibi altyapı yatırımları için gerektiği belirtiliyor.
Ülkede elektrik ve su kesintileri hâlâ yaygın. Suriye’nin serbest ticaret bölgelerini yatırımcılara açma çabaları da temel hizmetlerdeki eksiklikler nedeniyle sınırlı kalıyor.
YAPTIRIMLAR VE BANKACILIK SİSTEMİ YATIRIMCIYI ZORLUYOR
ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımların büyük bölümünü kaldırmasına rağmen ülkenin hâlâ “teröre destek veren ülkeler” listesinde bulunması, finansal işlemler açısından ciddi bir engel oluşturuyor.
Suriye geçen yıl 14 yıl aradan sonra Batılı bir banka üzerinden ilk elektronik transferini gerçekleştirdi. Ancak ülke hâlâ uluslararası para transfer sistemi SWIFT’e bağlı değil. Bu durum, yabancı yatırımcıların Suriye’de büyük ölçekli projelere girmesini zorlaştırıyor.
Siyasi belirsizlikler de yatırım ortamını etkiliyor. Yeni yönetimin istikrarı, parlamentonun işleyişi ve projelerin gerçekten hayata geçirilip geçirilmeyeceği konusunda soru işaretleri bulunuyor.
“SURİYE ESKİ İPEK YOLU’YDU”
Suriye yetkilileri, ülkenin tarihsel olarak küresel ticarette önemli bir geçiş noktası olduğunu vurguluyor. Şam yönetimine göre bugünkü kriz, Suriye’nin bu eski rolünü yeniden kazanması için fırsat yaratabilir.
Ancak Suriyeli yetkililer, bu fırsatın savaşın yarattığı acılar üzerinden sunulmasının yanlış olacağı görüşünde. Suriye’deki ekonomi çevreleri, ülkenin bölgesel krizden yararlanıyor görüntüsü vermeden, yeniden yapılanma ve ticaret koridoru rolünü dikkatli biçimde yönetmesi gerektiğini belirtiyor.
Makaledeki değerlendirmeye göre, Hürmüz Boğazı’nın kapanması Suriye’yi kısa vadede alternatif güzergâh haline getirse de bu fırsatın kalıcı ekonomik kazanıma dönüşmesi, ülkenin altyapısını yenilemesine, finansal sisteme yeniden bağlanmasına ve siyasi istikrarı sağlayabilmesine bağlı olacak.
