İspanya'da Senato ve Temsilciler Meclisi, Başbakan Pedro Sanchez'in yakın çevresine ve liderliğini yürüttüğü İspanya Sosyalist İşçi Partisi'ne (PSOE) yönelik yolsuzluk iddialarının ardından dikkat çeken kararlar aldı. Önce Senato'da, ardından Meclis'te kabul edilen önergelerde, Başbakan Sanchez'in siyasi sorumluluğu üstlenerek görevinden ayrılması ve ülkeyi erken genel seçime götürmesi çağrısında bulunuldu.
Herhangi bir hukuki yaptırım gücü taşımayan ancak siyasi etkisi bakımından önemli görülen kararlar, İspanya siyasetinde yeni bir tartışma başlatırken, azınlık koalisyon hükümeti üzerindeki baskıyı da artırdı.
İspanya Başbakanı Sanchez'in eşi hakkında yeni karar
YOLSUZLUK SORUŞTURMALARI HÜKÜMETİ ZOR DURUMDA BIRAKTI
Kasım 2023'te kurulan azınlık sol koalisyon hükümeti, son dönemde art arda gündeme gelen yolsuzluk soruşturmaları nedeniyle siyasi açıdan en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.
Eski Ulaştırma Bakanı Jose Luis Abalos'un, Kovid-19 salgını döneminde gerçekleştirilen yüz maskesi alım ihalelerindeki usulsüzlükler nedeniyle 24 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılması siyasi tartışmaların merkezinde yer aldı.
Öte yandan Başbakan Pedro Sanchez'in eşi Begona Gomez ile kardeşi David Sanchez hakkında yürütülen soruşturmaların yanı sıra, iktidardaki PSOE'nin eski yöneticilerinden Santos Cerdan ve eski Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero hakkında da farklı yolsuzluk iddiaları kapsamında soruşturmalar devam ediyor.
MUHALEFET GENSORU İÇİN ÇOĞUNLUĞU BULAMIYOR
Ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ile aşırı sağcı Vox Partisi, hükümeti düşürecek bir gensoru önergesi verebilmek için Meclis'te gerekli çoğunluğa sahip bulunmuyor.
Buna rağmen iki parti, Başbakan Sanchez üzerinde siyasi baskıyı artırmak ve erken seçim kararı almasını sağlamak amacıyla girişimlerini sürdürüyor.
Senato'da çoğunluğu elinde bulunduran Halk Partisi, 24 Haziran'da kabul edilen ve Sanchez'i erken seçime gitmeye çağıran önergenin benzerini bu kez Meclis gündemine taşıdı.
Halk Partisi tarafından sunulan önerge, Meclis'te yapılan oylamada aşırı sağcı Vox'un yanı sıra Katalonya için Birlik (Junts) partisinin desteğiyle kabul edildi.
Önergede Başbakan Pedro Sanchez'in çevresindeki yolsuzluk iddialarının siyasi sorumluluğunu üstlenmesi gerektiği belirtilirken, hükümetin yeniden güvenoyu alması ya da istifa ederek ülkeyi erken genel seçime götürmesi talep edildi.
Kararın açıklanmasının ardından Meclis'teki Halk Partisi milletvekilleri, "İstifa et!" sloganları attı.
Başbakan Pedro Sanchez ile hükümet üyeleri ise bu protestolara ayakta alkışlayarak karşılık verdi.
MUHALEFET KARARI "TARİHİ" OLARAK DEĞERLENDİRDİ
Halk Partisi lideri Alberto Nunez Feijoo, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşanan gelişmenin İspanya parlamento tarihi açısından önemli olduğunu savundu.
Feijoo, "İspanya Parlamento siyaseti tarihine geçecek bir gelişmenin yaşandığını" belirterek, Meclis tarafından ortaya konulan iradenin son derece ciddi olduğunu ve bundan sonraki sürecin nasıl şekilleneceğinin takip edilmesi gerektiğini söyledi.
İspanya Başbakanı Sanchez’ten partisine "baskılara karşı direniş" talimatı
HÜKÜMET: KARARIN HİÇBİR SİYASİ ETKİSİ YOK
Hükümet kanadı ise kabul edilen önergelerin herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek kararlara önem vermediklerini açıkladı.
Adalet Bakanı Felix Bolanos, kabul edilen önergeler için "hiçbir önem vermediğini" ifade etti.
Bolanos, "O oylamanın hiçbir siyasi etkisi yok." diyerek muhalefetin girişimlerini "sembolik" olarak değerlendirdi.
SANCHEZ ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARINI REDDEDİYOR
Haziran 2018'den bu yana iktidarda bulunan Pedro Sanchez liderliğindeki PSOE, Kasım 2023 seçimlerinin ardından Sumar ittifakıyla birlikte azınlık koalisyon hükümeti kurmuştu.
Muhalefetin artan baskısına rağmen Başbakan Sanchez, seçimlerin anayasal takvime uygun biçimde 2027 yılında gerçekleştirileceğini savunmaya devam ediyor.
Ancak partinin ilk kez Meclis'te kabul edilen bu önergede Halk Partisi ile aynı yönde oy kullanması, Madrid siyasi kulislerinde Başbakan Sanchez'e yönelik önemli bir uyarı ve siyasi mesaj olarak değerlendiriliyor.
Junts'un bu tutumu, azınlık hükümetinin parlamentodaki kırılgan dengesinin geleceği açısından da dikkatle izlenen gelişmeler arasında yer alıyor.

