Dini lider Hamaney’in yanı sıra 48 komutanın hayatını kaybettiği ABD-İsrail saldırılarına İran’ın misillemesi sert oldu. Ses hızının 15 katına ulaşan hipersonik Fattah 2 füzeleri ilk kez ABD üslerini ve Netanyahu’yu vurmak için sahaya sürüldü. Saldırı sonrası Netanyahu’nun akıbetinin ‘belirsiz’ olduğu iddia edildi. İran, Suudi Arabistan’daki Aramco tesislerine, Katar’da “dünyanın doğalgaz deposu” olarak bilinen Ras Laffan’a ve Güney Kıbrıs Akrotiri’deki İngiliz üssüne saldırı düzenledi.
KÖRFEZ’DEN ‘ABD SAVUNMASIZ BIRAKTI’ SİTEMİ
İsrail, uzun bir aradan sonra yeniden Lübnan’a savaş açtı. Trump-Netanyahu ikilisinin başlattığı yangında en büyük yarayı ise Körfez ülkeleri aldı. Doha, Dubai ve Manama’daki ABD üslerine yönelik füze saldırıları Körfez’de derin endişeye yol açtı. Suudi Arabistanlı bir yetkili, ABD’nin Körfez ülkelerini “terk ettiğini”, Körfez ülkelerinin İran’ın füze ve drone saldırılarına karşı savunmasız kaldığını belirtti.
AVRUPA: ABD’YE DESTEĞE HAZIRIZ
Orta Doğu’da patlak veren savaşta Avrupa cephesi de kılıçlarını çekti. İngiltere Başbakanı Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Şansölyesi Merz yayımladıkları ortak bildiriyle, İran’ın misilleme saldırılarına karşı füze ve drone kabiliyetlerini “kaynağında yok etmek” üzere askeri eyleme hazır olduklarını duyurdu.
ABD: KAYIPLARIMIZ ARTABİLİR
Ölümcül ve durdurulamaz bir savaş gerçekleştiriyoruz. Rejim kesinlikle değişmiştir. 4 askerimizi yitirdik. Daha fazla kayıp verme ihtimalimiz var.
TRUMP İRAN'A GİZLİCE MÜZAKERE TEKLİF ETTİ
ABD Başkanı, İran’ın müzakere talebinde bulunduğunu öne sürerek “Yeni liderler konuşmak istiyor, ben de kabul ettim. Onlarla konuşacağım” dedi. Tahran’dan bu sözlere “hayalperest fantezi” tepkisi geldi. Trump’ın İtalya aracılığıyla İran’a müzakere teklif ettiği ancak İran’ın bunu kabul etmediği belirtildi.
İran’a yönelik ölümcül saldırıları savunan Trump, “Bunu yapmasaydık, iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı” dedi. İran’daki yeni liderlerin müzakerelere dönmek istediğini öne sürdü. “Onlar konuşmak istiyor ve ben de bunu kabul ettim, bu yüzden onlarla konuşacağım. Bunu daha önce yapmalıydılar” ifadelerini kullandı. Trump’ın sözlerine İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani’den yalanlama geldi. “ABD ile müzakere etmeyeceğiz” diyen Laricani, Trump’ı “hayalperest fantezilerle” Batı Asya’yı kaosa sürüklemekle suçladı. ABD’li bir yetkili de hızlı bir çıkış yolu arayan Trump’ın İtalya arabuluculuğuyla İran’a ‘müzakere’ mesajı gönderdiğini, İran’ınsa bu teklifi reddettiğini öne sürdü.

PENTAGON'DA BÜYÜK KORKU: RUH HALİ YOĞUN VE PARANOYAK
BAŞLATTIKLARI YANGIN KONTROLDEN ÇIKIYOR
Trump-Netanyahu ikilisinin İran’a başlattıkları saldırılar, Körfez’e, Lübnan’a, Irak’a hatta AB sınırlarına yayıldı. İsrail, uzun süre sonra Lübnan’da yeniden katliama girişti, Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssü hedef oldu, ABD uçakları Kuveyt’te düştü. Pentagon’da ‘Çatışma kontrolden çıkıyor’ endişeleri olduğu belirtildi.
ABD ve İsrail’in cumartesi günü, müzakereler sürerken ve herhangi bir provokasyon olmadan İran’a başlattığı saldırılar Orta Doğu’yu aşarak Avrupa’yı da içine almaya başladı. Lübnan savaşın yeni cephesi olurken, İran füzeleriyle vurulan Körfez ülkeleri yangının en şiddetli yerinin içinde kaldı. ABD ve İsrail güçleri dün yine Tahran’a çok sayıda saldırı düzenledi, kent patlamalarla sarsıldı. İran Kızılayı’na göre İsrail-ABD saldırılarında ölenlerin sayısı 555’e yükseldi. Dün savaşın üçüncü gününde İsrail, uzun bir aradan sonra yeniden Lübnan’a savaş açtı. İsrail uçakları güneydeki birçok beldeyi vurdu. Saldırılarda en az 31 kişi hayatını kaybederken, yüzlerce yaralı olduğu bildirildi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Lübnan’a karşı günler sürecek bir “saldırı harekatı” başlattıklarını açıkladı. İsrail ordusu da, Beyrut’ta Hizbullah istihbarat merkezinin başkanını öldürdüğünü açıkladı. Hizbullah ise, Lübnan’dan İsrail’e füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini doğruladı. İsrail’e saldırıların İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine misilleme olduğunu söyledi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınayarak, ülkenin yeniden “kendisiyle ilgisi olmayan destek savaşlarının platformu” haline getirilmesine devletin izin vermeyeceğini belirtti. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklayacaklarını söyledi.
KÖRFEZ ALEVLER İÇİNDE
Savaş ateşi yayılmaya devam ederken, Irak’ın kuzeyinde Erbil Havaalanı yakınlarında üç silahlı insansız hava aracının düşürüldüğü bildirildi. Havaalanında ABD askerleri konuşlanmış durumda. Ajanslar Kuveyt’teki ABD Büyükelçiliği civarından dumanlar yükseldiğini duyurdu. Büyükelçilikten yapılan açıklamada, insanlara binaya gelmemeleri ve evlerinde kalmaları bildirildi. Körfez ülkeleri ise yangının tam ortasında kaldı. Kuveyt Ordusu, ABD’ye ait üç savaş uçağının dün sabah saatlerinde düştüğünü ve tüm mürettebatın sağ kurtulduğunu açıkladı. İran Ordusu, ABD’nin Kuveyt’teki Ali es-Salem Hava Üssü ile Hindistan’ın kuzeyindeki düşman gemilerine, 15 seyir füzesiyle saldırı düzenlediğini duyurdu. Suudi Arabistan ise, Dammam kentindeki Ras Tanura Rafinerisine dün sabah saatlerinde saldırı girişiminde bulunan iki insansız hava aracının (İHA) başarıyla engellendiğini ve imha edildiğini açıkladı. Bahreyn’de bir tersanede 1 kişi öldü. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, İran’ın saldırılarına müsamaha gösterilemeyeceğini belirterek, “Katar halkına ve güvenliğine karşı düzenlenen bu açık saldırıların bedeli ödenmelidir.” dedi. Ensari, İran’ın yalnızca ABD üslerini değil, Doha’daki Hamad Uluslararası Havalimanı’nı dahil Katar’daki sivil altyapıyı hedef aldığını kaydetti. Doha’da vatandaşlara evlerinde veya güvenli bir yerde kalmaları çağrısında bulundu. Bu arada Amazon Web Services’in BAE’deki veri merkezlerinde yangın ve elektrik kesintisi yaşandı, bazı bulut hizmetlerinde gecikme ve erişim sorunları meydana geldi. Savaş dün ayrıca Avrupa kapısından da içeri girdi.
ÜSLERİNİ ABD’YE AÇAN İNGİLTERE DE HEDEF
İngiltere, Rum Yönetimi’nde bulunan Akrotiri’deki İngiliz Egemen Üssü’nün “şüpheli bir insansız hava aracı saldırısıyla” hedef alındığını ve buna karşılık verildiğini bildirdi. İngiliz hükümetinin ABD güçlerine üssü kullandırdığı iddia edildi. Bu saldırı Avrupa güçlerinin de savaşa dahil olacağı endişeleri yarattı. Yunanistan Savunma Bakanlığı, Rum kesimine 2 fırkayetn ve 2 savaş uçağını göndereceğini açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM 2 Mart itibariyle 4 ABD askerinin öldüğünü açıkladı. Donald Trump yönetiminin bazı üyeleri ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) “İran ile çatışmanın kontrolden çıkabileceğine yönelik derinleşen endişelerin olduğu” öne sürüldü. Washington Post gazetesinin, isimleri açıklanmayan bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, bir kaynağın “Buradaki ruh hali yoğun ve paranoyak.” şeklindeki değerlendirmesine yer verildi. Üst düzey yetkililerin, çatışmaların haftalarca sürmesinden kaygı duydukları ve bunun da ABD’nin sınırlı hava savunma stoku üzerinde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Haberde bir füzenin durdurulması için genellikle iki veya üç hava savunma önleyicisine ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. ABD, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün’ün ortak bildirisinde, İran’ın “egemen topraklara yönelik rastgele ve sorumsuz saldırıları” şiddetle kınandı.
GÖRÜŞME TEKLİF EDEN TRUMP’MIŞ
Savaşın ikinci günü ‘İran konuşmak istiyor, kabul ettim’ diyen Trump’ı yalanlayan bir haber İsrail basınında yer aldı. Trump’ın İtalya’nın arabuluculuğuyla Tahran’a ateşkes önerdiği öne sürüldü. İran da müzakere başlatıldığı yönündeki iddiaları yalanladı.
İsrail’de yayınlanan Yedioth Ahronot gazetesine konuşan kaynaklara göre, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırısı öncesinde Washington’da operasyonun 4 ila 5 gün süreceği ve zayıflatılmış bir Tahran yönetiminin yeniden müzakere masasına döneceği hesaplandı. Ancak diplomasi trafiğinde dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. Kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, bir arabulucu üzerinden – kulislere göre İtalya – ateşkes önerisi iletti. İran yönetimi ise bu öneriyi kesin bir dille reddetti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani de, ABD ile yeniden müzakere başlatıldığı yönündeki iddiaları yalanladı. Özellikle The Wall Street Journal gazetesinde çıkan ve Umman aracılığıyla temas kurulduğu yönündeki habere tepki gösteren Laricani, “ABD’yle müzakere yapmayacağız” açıklamasını yaptı. Laricani ayrıca Trump’ı sert sözlerle hedef aldı. “Önce Amerika” söyleminin “Önce İsrail’e” dönüştüğünü savunan İranlı yetkili, ABD askerlerinin İsrail’in çıkarları uğruna riske atıldığını öne sürdü. Yoğun bombardıman ve karşılıklı füze saldırıları sürerken, Washington’un eş zamanlı olarak ateşkes zemini yokladığı iddiası dikkat çekti.
NETANYAHU’NUN OFİSİNE HAYBER FÜZELERİ ATILDI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi ve İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı yerleşkesinin hedef alındığını duyurdu. Mehr Haber Ajansı, Devrim Muhafızları tarafından yapılan 10’uncu dalga füze saldırısı duyurusunu yayımladı. İsrailli yetkililer ise henüz bu iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), “Hayber Şiken” füzelerinin kullanıldığı Sadık Vaat 4 Operasyonu’nun onuncu dalgası ile İsrail’de bazı noktaları hedef aldığını duyurdu. Devrim Muhafızları bildiride, İsrail halkına, “askeri üsler ile devlet kurumlarından uzak durmaları ve bölgeyi terk etmeleri” çağrısında bulunurken, misillemede Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’teki bazı devlet ve askeri noktaların hedef alındığı belirtildi. Bildiride ayrıca, “Sadık Vaat 4 Operasyonu’nun onuncu dalgası, Hayber Şiken füzeleri ile işgal altındaki topraklara büyük ateş kapılarını açtı.” ifadesi yer aldı.
SUUDİ YETKİLİ: ABD, KÖRFEZ'İ KADERİNE TERK ETTİ
Suudi Arabistanlı bir yetkili, ABD’nin Orta Doğu’daki son çatışmalar sırasında Körfez ülkelerini “terk ettiğini” öne sürdü. Katar merkezli El Cezire televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan yetkili, Washington’un hava savunma sistemlerini İsrail’i korumak için yönlendirdiğini iddia etti. Yetkili, “ABD bizi terk etti ve hava savunmasını İsrail’i korumak için yönlendirdi” ifadelerini kullanarak, bu durumun Körfez ülkelerini İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı savunmasız bıraktığını savundu. İddialar, İran’ın Suudi Arabistan’daki Saudi Aramco’ya ait Ras Tanura’daki ana petrol rafinerisine düzenlediği drone saldırısının ardından gündeme geldi. Saldırı sonrası tesiste yangın çıktığı ve rafinerinin geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Suudi Arabistan etkilenen “kardeş ülkelerle” dayanışma içinde olduklarını belirtti ve öz savunma haklarını saklı tuttuklarını vurguladı. BAE, Katar ve Ürdün de olası misillemelere hazır olduklarını açıkladı.
AVRUPA'DAN SAVAŞA DAHİL OLMA SİNYALİ
Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı Tahran’ın başlattığı füze ve İHA misillemelerine ilişkin ortak açıklama yayımladı. Avrupa’nın “E3” olarak anılan üç büyük ülkesi, İran’ın füze fırlatma kapasitesini imhaya yönelik savunma eylemlerine hazır olduklarını duyurdu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz imzasıyla yayımlanan açıklamada, İran’ın “ayrım gözetmeyen ve orantısız” füze saldırılarının bölgedeki müttefikleri, askeri personeli ve sivilleri tehdit ettiği vurgulandı. Bu açıklama, Avrupa’nın çatışmada daha aktif bir güvenlik rolü üstlenebileceği şeklinde yorumlandı. Açıklama, Orta Doğu’daki savaşın daha geniş bir uluslararası boyuta taşınabileceği endişelerini artırdı. Ancak Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise, Alman hükümetinin, İran’a karşı askeri saldırılara katılma niyeti olmadığını belirtti. Wadephul, E3 açıklamasının, Alman hükümeti için Alman askerlerinin saldırıya uğramaları durumunda savunma amaçlı kendilerini koruyabilecekleri anlamına geldiğine işaret etti.
BBC: LİDER KADRO ÇÖKTÜ AMA ORDU OPERASYONEL
BBC’de yer alan bir analize göre, ABD ve İsrail’in ortak saldırılarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi, 1979’dan bu yana İslam Cumhuriyeti’nin karşı karşıya kaldığı en ciddi krizi tetikledi. Operasyon, İran’ın askeri ve siyasi komuta yapısını hedef alarak üst düzey isimleri devre dışı bırakmayı amaçladı. Hamaney’in ölümünün ardından İran’da üç kişilik geçici bir konsey kuruldu ve anayasal süreç başlatıldı. Yeni dini lideri, 88 üyeli Uzmanlar Meclisi seçecek; ancak adaylar Anayasa Koruma Konseyi’nin onayından geçmek zorunda. Süreç kapalı kapılar ardında yürütülecek ve kısa sürede sonuçlanabilir. Rejim, kurumsal süreklilik ve istikrar görüntüsü vermeye çalışsa da askeri açıdan ağır darbe aldı. Çok sayıda üst düzey komutanın öldüğü bildirildi, komuta zinciri zayıfladı ve savunma altyapısı hasar gördü. Buna rağmen İran, ABD üslerine ve İsrail’e yönelik misilleme saldırıları düzenleyerek operasyonel kapasitesini koruduğunu gösterdi. İçeride ise tablo karmaşık. Bazı şehirlerde Hamaney’in ölümünü kutlayan görüntüler ortaya çıkarken, rejim karşıtı kesimler bunu tarihi bir fırsat olarak görüyor. Ancak güvenlik aygıtının dağılmaması ve Devrim Muhafızları’nın birlik içinde kalması halinde sistemin ayakta kalabileceği değerlendiriliyor. Sürekli askeri baskı ile olası kitlesel protestolar birleşirse rejim sistemik bir çöküş riskiyle karşılaşabilir. Ancak İran hâlâ kurumsal yapıları, silahlı gücü ve misilleme kapasitesi sayesinde tamamen dağılmış değil. Rejimin ne kadar dayanabileceğini sahadaki gelişmeler ve iç güç dengeleri gösterecek.
ABD BAŞKANI’NDAN AÇIKLAMA: 'SAVAŞ DÖRT HAFTA YA DA DAHA AZ SÜREBİLİR'
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri operasyonların ‘dört hafta ya da daha az’ sürebileceğini söyledi. Trump, pazar gecesi basına yaptığı açıklamada, “Bu her zaman dört haftalık bir süreçti. Büyük bir ülke ama dört hafta — ya da daha az sürecek,” dedi. Operasyonların “planlandığı gibi gittiğini” savunan Trump, “Tüm liderliklerini ortadan kaldırdık; beklediğimizden çok daha fazlasını,” ifadelerini kullandı ve toplam 48 üst düzey İranlı ismin öldürüldüğünü öne sürdü. Trump, askeri müdahalenin İran’ın nükleer silah edinmesini ve ABD’ye ulaşabilecek menzilde füze geliştirmesini engellemek için gerekli olduğunu savundu. ABD ordusu, İran’a yönelik operasyonlar sırasında üç Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini, beş askerin ise ağır yaralandığını açıkladı. Bu ölümler, operasyonların başlamasından bu yana doğrulanan ilk Amerikan kayıpları oldu. Trump ise kayıplara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Maalesef bitmeden önce daha fazlası olabilir. Bu işin doğası bu,” dedi ve hayatını kaybeden askerlerin intikamının alınacağını söyledi. Trump, Truth Social üzerinden yayımladığı önceden kaydedilmiş mesajında İran halkına da seslenerek “yönetimi devralmaları” çağrısında bulundu ve askeri operasyonların “tüm hedeflere ulaşılana kadar” tam güçle süreceğini vurguladı.
BÜTÜN SALDIRILARDAN SAĞ KURTULDU
Dini lider Ali Hamaney’in öldüğü toplantıdan erken ayrıldı, Hizbullah lideri Nasrallah suikastında oradaydı, Haziran 2025’teki ‘12 Gün Savaşı’nda da hedef olmadı. Bu durum Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani hakkında “ajanlık” iddialarına yol açtı. Kaani ise iddiaları yalanladı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, İran dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği saldırıdan sağ kurtulan tek üst düzey isim oldu. İddiaya göre Kaani, ölümcül saldırının gerçekleştiği toplantıdan erken ayrıldı. Bu gelişme, Tahran kulislerinde “tesadüf mü, ihanet mi?” sorularını gündeme taşıdı. Kaani’nin “şanslı” kurtuluşları bununla sınırlı değil. 27 Eylül 2024’te Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü gün Lübnan’da bulunduğu belirtilen Kaani’nin saldırıdan nasıl sağ çıktığı hâlâ açıklığa kavuşmadı. Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında yaşanan ve “12 Gün Savaşı” olarak anılan çatışmalarda, İsrail’in üst düzey İranlı komutanları hedef aldığı saldırılarda da Kaani’nin zarar görmemesi dikkat çekmişti. Aynı dönemde birçok yüksek rütbeli isim hayatını kaybetmişti. 68 yaşındaki Tuğgeneral İsmail Kaani, İran’ın bölgesel operasyonlarının beyni olarak biliniyor. Ancak art arda yaşanan kritik saldırılardan sağ çıkması, sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde “içeride sızıntı mı var?” sorularını artırdı. Bazı kaynaklara göre, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Kaani’yi gözaltına aldı. Kaani’nin ise iddiaları reddettiği ve sürecin tamamlanmasının ardından gerçeklerin ortaya çıkacağını söylediği bildirildi. Öte yandan İran’da ABD ile İsrail’in saldırılarında ölen üst düzey askeri yetkililerden 7’sinin daha isimleri açıklandı. ABD ve İsrail’in saldırılarında İran lideri Ali Hamaney’in ofisinin Genel Sekreteri Tümgeneral Muhammed Şirazi, yardımcısı Tümgeneral Ekber İbrahimzade, Genelkurmay Operasyon Başkanlığı Plan ve Operasyon Dairesi Başkanı Muhsini Mutlak, Genelkurmay İstihbarat Başkan Yardımcısı Tümgeneral Salih Esedi, Kolluk Gücü İstihbarat Teşkilatı Başkanı Gulamreza Rezaiyan, Genelkurmay Hazırlık Dairesi Başkanı Tümgeneral Hasan Ali Tacik ve Silahlı Kuvvetler Hazırlık ve Lojistik Başkan Yardımcısı Tümgeneral Muhsin Darrehbaği’nin de öldüğü duyuruldu.
DÜNYADA ÖFKE BÜYÜYOR
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi, dünya genelinde geniş çaplı protestolara yol açtı. Avrupa başkentlerinden Kuzey Afrika’ya ve Orta Doğu’ya kadar birçok şehirde binlerce kişi sokaklara döküldü. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Dam Meydanı’nda toplanan göstericiler, ABD ve İsrail karşıtı sloganlar atarak İran halkına destek mesajı verdi. İran bayrakları ve pankartlar taşıyan kalabalık, saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Tunus’un başkentinde düzenlenen gösteri, Tunus Normalleşme Karşıtı Ağı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından organize edildi. Tunus ve İran bayrakları taşıyan kalabalık, “İşgalciye asla boyun eğmeyeceğiz” ve “Siyonistlere ve Amerikalılara boyun eğmek yok” sloganları attı. Gösteride konuşan aktivistler, İran’a yönelik saldırıları ve Hamaney’in öldürülmesini “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Protestocular, bölgedeki gerilimin daha büyük bir savaşa dönüşmemesi çağrısında bulundu. Irak’ın Necef kentinde yüzlerce kişi, Hamaney’in öldürülmesini protesto etti. Göstericiler İran bayrakları ve Hamaney’in fotoğraflarını taşıdı. Kentte temsili cenaze töreni düzenlendi. Bağdat’ta ise protestolar daha sert görüntülere sahne oldu. İran yanlısı göstericiler, ABD Büyükelçiliği’nin bulunduğu Yeşil Bölge’ye yürümek istedi. Irak güvenlik güçleri kalabalığa biber gazıyla müdahale etti. Gazdan etkilenen bazı göstericiler ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Güvenlik güçleri, Yeşil Bölge’ye çıkan yolları trafiğe kapatarak önlemleri artırdı.
PAKİSTAN'DA KANLI GÖSTERİLER SONRASI SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI
Pakistan’ın Karaçi kentinde İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından düzenlenen gösteriler sırasında polis ile yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden göstericiler için cenaze töreni düzenlendi.
Pakistan’ın kuzeyindeki Gilgit-Baltistan bölgesine bağlı Skardu kentinde, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesinin ardından başlayan protestolar şiddete dönüştü. Olaylar üzerine kentte üç günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Dawn gazetesinin haberine göre, Gilgit ve Skardu’da göstericiler Birleşmiş Milletler ofislerine saldırdı, bir okul ve polis karakolu ateşe verildi. Gilgit ve Skardu’da askeri birliklerin konuşlandırıldığı belirtilirken, bölgede tansiyonun yüksek olduğu ve zaman zaman yeni olayların yaşandığı kaydedildi. Karaçi’de ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını protesto eden bir grubun ABD Konsolosluğu’na girmeye çalışması üzerine güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Başkent İslamabad, Lahor, Peşaver ve Kuetta’da da benzer gösteriler düzenlendi. İslamabad’daki çatışmalarda en az 2 kişi yaşamını yitirirken 30’dan fazla kişi yaralandı. Gilgit-Baltistan’da BM ofislerine yönelik saldırıların ardından çıkan olaylarda ise 12 kişinin öldüğü, 80’den fazla kişinin yaralandığı bildirildi.
