ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta cephe hattı, askeri üslerden doğrudan sivil hayatı ve ekonomiyi felç edecek ulusal altyapılara kayıyor. İsrail güçleri, İran'ın güneybatısında yer alan Buşehr eyaletindeki Asaluyeh (Güney Pars) doğalgaz işleme tesisine yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı gerçekleştirdi.
İsrailli üst düzey bir güvenlik kaynağı, basına yaptığı açıklamada saldırıyı doğrulayarak, "İran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan büyük doğalgaz tesisine, ulusal altyapıya yönelik bir harekatın parçası olarak saldırdık. Bu operasyon, Amerika Birleşik Devletleri ile tam koordinasyon içinde gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı.
İRAN'I KARANLIĞA GÖMME PLANI
Asaluyeh tesisinin hedef alınması, sıradan bir altyapı saldırısının çok ötesinde stratejik bir anlam taşıyor. İran, ülke genelindeki elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 80'ini doğalgaz çevrim santrallerinden elde ediyor. Bu devasa doğalgaz arzının tam yarısı ise tek başına Güney Pars (Asaluyeh) tesislerinden pompalanıyor. Ülkenin en büyük ve en kritik enerji tesisi konumundaki Asaluyeh'in vurulması, İsrail ve ABD'nin savaş stratejisinde vites büyüterek "İran'ı ve bölgedeki müttefik şebekeleri tamamen karanlığa gömmeyi" hedeflediği şeklinde yorumlanıyor.
TRUMP FİKRİNİ Mİ DEĞİŞTİRDİ?
Saldırının "ABD ile koordineli" yapıldığının açıklanması, Washington cephesinde yaşanan keskin bir politika değişikliğine işaret ediyor. Bilindiği üzere, geçtiğimiz hafta (7-8 Mart 2026) İsrail ordusu İran'ın petrol ve yakıt tesislerine savaşın ilk büyük altyapı saldırılarını düzenlemişti.
Tahran ve Alborz bölgelerini yangın yerine çeviren bu saldırılar ABD Başkanı Donald Trump'ı oldukça öfkelendirmişti. Trump, savaş sonrası döneme işaret ederek, "İsrail'den, İran'ın savaştan sonra kullanacağı altyapı tesislerini bir daha vurmamalarını istedim" diyerek Tel Aviv'e açık bir uyarıda bulunmuştu. Nitekim ABD ordusu, 14 Mart civarında İran'ın petrol ihracatının kalbi olan Hark Adası'na (Kharg Island) düzenlediği operasyonda petrol altyapısını kasıtlı olarak korumuş, sadece adadaki askeri unsurları "sığınak delici" bombalarla hedef almıştı. Ancak Asaluyeh doğalgaz tesisine yönelik dünkü saldırının ABD onayıyla yapılması, Washington'ın "altyapıyı koruma" fikrinden vazgeçtiğini veya İsrail tarafından ikna edildiğini gösteriyor.
7-8 MART PETROL SALDIRILARININ BİLANÇOSU
İran ulusal altyapısına yönelik ilk büyük şok dalgası olan 7-8 Mart saldırılarının yarattığı tahribat da netleşmeye başladı. Toplam 4 dev petrol depolama tesisi ve 1 transfer merkezinin vurulduğu o gece, kilometrelerce öteden görülen dev yangınlar geceyi gündüze çevirmişti. İsrail'in geçtiğimiz hafta hedef aldığı petrol altyapıları şunlardı:
- Şahran Petrol Deposu: Tahran’ın batı/kuzeybatısında yer alan dev tesiste büyük yangınlar çıkmış, gökyüzünü siyah dumanlar kaplamıştı.
- Ağdaşiyye Petrol Deposu: Tahran’ın kuzeydoğu bölgesindeki kritik stok alanı.
- Tahran Petrol Rafinerisi (Şehr-i Rey): Başkentin güneyindeki rafinerinin çevresinde bulunan devasa yakıt stokları hedef alınmıştı.
- Kerec (Karaj) Yakıt Depoları: Alborz eyaletindeki ana yakıt ikmal noktaları.
- Petrol Ürünleri Transfer Merkezi: Tahran-Alborz hattındaki üretim/nakil bağlantı noktası.
İran devlet medyası ve yetkilileri, o saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Tahran yönetimi, olası saldırı istihbaratı üzerine yakıt stoklarının önceden boşaltıldığını ve iç pazarda tedarik sıkıntısı yaşanmadığını iddia etse de, hem petrol depolarının hem de şimdi Asaluyeh doğalgaz tesisinin vurulması, rejimin enerji güvenliğini sürdürülemez bir noktaya sürüklüyor. Çevre örgütleri ise yanan petrol depolarından yükselen zehirli dumanların bölgede ciddi bir çevre felaketi yarattığı uyarısında bulunuyor.
