Japonya, siyasi tarihinde dönüm noktası niteliği taşıyan erken genel seçimler için bugün sandık başına gitti. Ülkenin ilk kadın Başbakanı olan Takaiçi Sanae’nin liderliğindeki hükümetin geleceğini belirleyecek olan oy verme işlemi, sabahın erken saatlerinden itibaren ülke genelinde başladı.
465 SANDALYE İÇİN 1200 ADAY YARIŞIYOR
Japon parlamentosu Diet’in alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’nin yeni üyelerini belirlemek amacıyla düzenlenen bu seçimde, siyasi yelpazenin farklı noktalarından toplam 1200 aday yarışıyor. Seçimin temel hedefi, meclisteki 465 sandalyenin dağılımını yeniden belirlemek.
İTTİFAKLAR VE STRATEJİK HEDEFLER
Seçim yarışı temel olarak iki büyük blok arasında geçiyor:
İktidar Cephesi: Mevcut Başbakan Takaiçi Sanae liderliğindeki iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) ve ortağı Japonya İnovasyon Partisi (JIP), meclis çoğunluğunu korumayı ve mevcut hükümet programını sürdürmeyi hedefliyor.
Muhalefet Cephesi: İktidar bloğuna karşı en güçlü alternatif olarak Anayasal Demokrasi Partisi (CDP) ve Komeito Partisi tarafından kurulan "Merkezci Reform İttifakı" öne çıkıyor. Bu ittifak, parlamentodaki dengeleri değiştirmek adına stratejik bir blok oluşturmuş durumda.
TAKAİÇİ’NİN "GÜVENOYU" STRATEJİSİ
Bu genel seçim, 21 Ekim 2025 tarihinde LDP içindeki liderlik değişiminin ardından göreve gelen ve Japonya'nın ilk kadın başbakanı unvanını kazanan Takaiçi Sanae için büyük önem taşıyor.
Başbakan Takaiçi, göreve gelmesinden kısa bir süre sonra aldığı bu erken seçim kararını, kendi başbakanlığına yönelik bir güvenoyu olarak nitelendiriyor. Halkın desteğini tazeleyerek meşruiyetini güçlendirmeyi amaçlayan Takaiçi hükümeti, bu doğrultuda 23 Ocak tarihinde Temsilciler Meclisi’ni feshederek seçim sürecini resmi olarak başlatmıştı.
SEÇİME GİDEN SÜREÇ
Japonya’da siyasi hareketlilik, 2025’in son çeyreğinden itibaren ivme kazandı. Takaiçi hükümetinin meclisi feshetme kararı, ülkeyi sadece birkaç hafta içinde sandığa taşıdı. 4 Şubat itibarıyla başlayan bu seçim süreci, hem iktidarın devamlılığı hem de muhalefetin reform vaatlerinin halk nezdindeki karşılığını ölçmek adına tarihi bir sınav olarak görülüyor.
