Kırım’da yakıt krizi günlük hayatın merkezine yerleşti. 21 Haziran’dan itibaren bölgedeki akaryakıt istasyonlarında hem vatandaşlara hem de işletmelere yönelik yakıt satışı durduruldu. Nakit, banka kartı ya da yakıt kuponu fark etmeksizin araçlara yakıt verilmesi geçici olarak askıya alındı.
Yakıtın yalnızca hayati altyapıların ve kamu güvenliğinin sürdürülmesi için görev yapan devlet kurumlarına tahsis edildiği bildirildi. Yetkililer, bundan sonraki adımlara ilişkin açıklamaların daha sonra yapılacağını duyururken, bölgede yaşayanlar ise ulaşım ve temel ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla çözmeye çalışıyor.
KRİZ YALNIZCA POMPADA DEĞİL, GÜNDELİK HAYATIN İÇİNDE
Kırımlı gazeteci Lütfiye Zudiyeva, bölgedeki son durumu Karar’a değerlendirirken son haftalarda hemen her sohbetin aynı başlık etrafında döndüğünü söyledi: yakıt krizi.
Zudiyeva’ya göre insanlar krizin nedenlerini, olası sonuçlarını ve yarına dair ihtimalleri tartışıyor. Ancak onun dikkat çektiği asıl nokta, rakamlar ve piyasa dengeleri değil; krizin insanlar üzerinde yarattığı etki.

“Zor zamanlar bizi nasıl değiştiriyor? Daha öfkeli, daha sabırsız ve daha içine kapanık mı yapıyor? Yoksa günlük hayatın telaşı içinde fark etmeden yanından geçip gittiğimiz şeyleri birbirimizde görmemizi mi sağlıyor?” diyen Zudiyeva, Kırımlılarla yaptığı görüşmelerde yakıt krizinden çok dayanışma hikâyeleriyle karşılaştığını anlattı.
CENAZEYE YETİŞMEK İSTEYEN YAŞLI ADAMA BENZİN VERDİLER
Zudiyeva’nın aktardığı hikâyelerden biri, bir akaryakıt istasyonunda yaşandı. Yakıt satışının sabah saat 10.00’da başlayacağı istasyona, yakınlarından birinin cenazesine yetişmeye çalışan yaşlı bir adam sabah 06.00’da geldi. Sıranın en önünde bekleyen adam için istasyon çalışanları üzülse de kurallar nedeniyle kasayı daha erken açamadı.
O sırada başka bir şehirde depolarını doldurmuş bazı kişiler istasyona uğradı. Durumu öğrenince tereddüt etmeden kendi benzinlerinden yaşlı adama verdi. Böylece adam, yakınının cenazesine yetişip son kez veda edebildi.
“İŞE GİDEBİLEYİM DİYE BİSİKLETİNİ VERDİ”
Yakıt bulamayanlar için ulaşım en büyük sorunlardan biri haline geldi. Zudiyeva’nın konuştuğu bir kişi, bir arkadaşının işe gidip gelebilmesi için bisikletini hiçbir karşılık beklemeden verdiğini anlattı.
Bir başka dayanışma örneği ise ihtiyaç sahiplerine et dağıtan gönüllülerin yaşadığı zorluk sırasında ortaya çıktı. Yardım götürülen yaşlı bir adam, gönüllülere üç litre benzin verdi. O yakıt sayesinde dağıtımın sürdüğü, ardından başka bir kişinin de etlerin bozulmaması için dağıtımın kalan kısmını kendi aracıyla üstlendiği aktarıldı.
DOĞUMHANEDEN EŞİNİ ALMAYA GİDEN ADAMA YAKIT DESTEĞİ
Krizin en çarpıcı örneklerinden biri de eşini doğumhaneden almaya çalışan bir adamın yaşadıkları oldu. Deposunda benzin kalmayan adamın yardımına bir arkadaşı koştu. Arkadaşı, acil durumlar için sakladığı yakıt bidonunu ona verdi.
Zudiyeva’nın aktardığı bir başka olayda ise aracı kavşakta arızalanan bir kişi, çevredeki sürücülerin yardım teklifleriyle karşılaştı. Sürücüler, aracın benzini bittiğini düşünerek durdu ve yakıt paylaşmayı teklif etti.
“İNSANLARIN BİRBİRİNE SAHİP ÇIKTIĞINI GÖRMEK ÇOK DEĞERLİ”
Kırım’daki yakıt krizinin ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor. Kriz sona erdiğinde bugünkü dayanışma duygusunun devam edip etmeyeceği de bilinmiyor.
Ancak Zudiyeva’ya göre bugünlerde en dikkat çekici olan şey, belirsizlik ve zorlukların ortasında insanların birbirine sahip çıkması.
Zudiyeva, “Çevrende bu kadar çok yardımlaşma ve insani sıcaklık görmek gerçekten çok güzel. İnsanların paylaşabildiğini ve en zor anlarda bile insan kalabildiğini görmek bugünlerde tarif edilmesi zor bir değer taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

