Müzik tarihinin en ikonik figürlerinden biri olan Michael Jackson, ölümünden 17 yıl sonra hayatını konu alan görkemli bir yapımla yeniden gündemde. Film, izleyiciyi Michael’ın sahneye çıkmadan hemen önceki o tanıdık ısınma hareketleri, parıltılı çorapları ve mokasenleriyle karşılarken; arka plandaki hayran çığlıkları, yaşanacak görkemli ama hüzünlü yolculuğun ilk sinyallerini veriyor.
YOKSULLUKTAN DORUKLARA BİR AİLE DRAMI
Antoine Fuqua, Jackson ailesinin yoksul bir mahalleden çıkıp küresel bir imparatorluğa dönüşmesini, aile dinamikleri üzerinden mercek altına alıyor. Altı yaşında sahneye atılan, yaşıtları sokakta oynarken uykusuz ve yorgun bir halde "Jackson 5"ın solistliğini yapan bir çocuğun, "normal" bir çocukluktan mahrum kalış hikayesi filmin duygusal omurgasını oluşturuyor. Babası Joe Jackson’ın disiplin adı altındaki şiddeti ve annesinin pasif korumacılığı, süperstarın ileride taşıyacağı ağır yüklerin habercisi olarak betimleniyor.
JAAFAR JACKSON: AMCASININ RUHUNU YAKALAYAN PERFORMANS
Cumhuriyet'in haberine göre, daha önce oyunculuk deneyimi olmayan Jaafar Jackson, amcası Michael’ın sadece fiziksel benzerliğini değil, sahnede yaydığı elektriği de başarıyla yansıtıyor. Özellikle "Bad" turnesi sahneleri ve 600 figüran eşliğinde çekilen konser sekansları, izleyiciye bir kurgu değil, gerçek bir sahne performansını izliyormuş hissi veriyor. Çocuk Michael rolündeki Juliano Valdi ise dahi bir yeteneğin çocukluk masumiyetini ve maruz kaldığı baskıyı etkileyici bir dille aktarıyor.
80’LERİN BÜYÜSÜ VE TEKNİK DETAYLAR
Görüntü yönetmeni Dion Beebe, filmin görsel dilini 16 ve 35 mm çekimlerle destekleyerek izleyiciyi doğrudan 1980’lerin atmosferine taşıyor. "Thriller" klibinin orijinal mekanlarında yapılan çekimler, el yapımı kostümler ve dönemin ışık efektleri, biyografik gerçekçiliği zirveye taşıyor. Müzik ve ses miksajında bizzat Jackson ile çalışmış isimlerin (Paul Massey gibi) yer alması, yapımın işitsel kalitesini profesyonel bir düzeye çıkarıyor.
