Ankara aylarca 7-8 Temmuz’da düzenlenen 6. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne hazırlandı. 5 bin polis-jandarma adeta kuş uçurtmadı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile liderlerin konaklayacağı otel çevresi ve kritik noktalar ‘kırmızı alan’ ilan edildi. Daha güzel görüntü vermek adına etraftaki evler bedava boyandı. Yetiştirilemeyen yerler reklam panolarıyla kapatıldı. Etimesgut askeri havalimanı yeniden inşa edildi. “Operasyon Turkuaz” planıyla başkent ‘dikensiz gül bahçesi’ne çevrildi.
NEZARETHANEDE TUTULDULAR
''Gösteri düzenleyebilirler” endişesiyle ülke çapında yapılan eş zamanlı baskınlarda yüzlerce kişi gözaltına alındı. Operasyonların amacı “ülke genelindeki terör faaliyetlerinin deşifre edilmesi” şeklinde açıklandı. Ancak emniyete götürülen isimler arasında Mavi Marmara aktivistlerinin, akademisyenlerin, 60 yaş üstü çevre gönüllülerinin, gazetecilerin bulunması tepki topladı. Çoğu, zirve boyunca nezarethanede tutuldu. Organizasyon biter bitmez kimi hiçbir işlem yapılmadan bırakıldı, kimine adli kontrol uygulandı.

LİDERLER GİTTİ GÖZALTI BİTTİ
NATO Zirvesi öncesi 7 Temmuz’da Ankara’da Kurtuluş Parkı ile Dikmen Caddesi’ndeki NATO karşıtı eylemlerde 80 kişi gözaltına alınmıştı. Söz konusu isimlerin tamamı dört gün sonra, Zirve için Ankara’da bulunan liderlerin kentten ayrılmasının ardından serbest bırakılırken, operasyonlar kamuoyunda ‘hukuksuzluk’ ve ‘keyfi’ eleştirilerine neden oldu.
nkara’da NATO Zirvesi öncesi 23 Haziran’da gerçekleştirilen baskınlarda toplam 225 kişi gözaltına alınmıştı. Başsavcılık, operasyonun amacını ‘ülke genelindeki terör faaliyetlerinin deşifre edilmesi’ şeklinde açıklamıştı. Emniyetteki sorgularının ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edilen 135 kişiden 6’sı serbest bırakırken, 129’u ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla ve tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderilmiş, mahkeme 103 zanlının tutuklanmasına karar vermişti. 103 kişinin tutukluluk halleri devam ederken, aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı akademisyen ve TEMA Vakfı temsilcilerinin ‘güvenlik’ gerekçesiyle cezaevine gönderilmesi tepki çekmişti.
DÖRT GÜNLÜK GÖZALTI
7 Temmuz’da ise TİP, Devrim Partisi, EMEP, EHP, Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri’nin Kurtuluş Parkı ile Dikmen Caddesi’nde düzenlediği NATO karşıtı eylemlerde gözaltına alınan 80 kişi, dört gün sonra savcılık kararıyla serbest bırakıldı. Zirve gerekçesiyle uygulanan gözaltı kararlarına kamuoyundan ‘hukuksuzluk’ tepkisi yağarken, Ankara Adliyesi yakınında bekleyenler, gözaltından çıkanları alkışlarla ve “NATO defol, bu memleket bizim”, “Yaşasın sosyalist, tam bağımsız Türkiye”, “İşgalciler her zaman kaybedenler”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganlarıyla karşıladı.
‘NATO’YA HAYIR DEDİĞİMİZ İÇİN ALDILAR’
Halkevleri MYK Üyesi Nebiye Merttürk, dört gündür “NATO’ya hayır” dedikleri için gözaltında tutulduklarını savunarak, NATO ve ABD politikalarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban ise hukuksuz şekilde gözaltına alındıklarını ve kötü koşullarda tutulduklarını öne sürerek “Devrimciler NATO’yu da yerli iş birlikçilerini de bu memleketten defedecek” dedi. Devrim Partisi Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı da Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini sürdüreceğini belirterek “Türkiye kendisine biçilen bu deli gömleğini yırtıp atacak” ifadelerini kullandı. EHP Ankara İl Başkanı Ilgın Gürses ise gözaltıların kendilerini yıldırmayacağını savunarak, NATO karşıtı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Gürses, dört gün süren gözaltı sürecinin baskı amacı taşıdığını öne sürerek “Bu mücadele bitmez” dedi.
‘KEYFİ VE GELİŞİGÜZEL’
NATO Zirvesi öncesinde T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile Odatv Editörü Ceren Erdoğdu da gözaltına alınmıştı. Her iki gazeteci de işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınmasının basın ve ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını ihlal ettiğini belirterek uygulamaya tepki gösterdi. Açıklamada, gazetecilerin haber faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı. DİSK Basın-İş de gözaltıları basın özgürlüğüne müdahale olarak nitelendirirken, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ise operasyonları “keyfi ve gelişigüzel” olarak değerlendirdi.
‘MAZLUMDER’DEN ‘HUKUKSUZLUK’ TEPKİSİ
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği de NATO Zirvesi gerekçesiyle farklı illerde düzenlenen operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, gözaltındaki bazı kişilerin ilk 24 saat avukatlarıyla görüştürülmediği yönündeki iddiaların savunma hakkını zedelediği savunularak, sabaha karşı gerçekleştirilen ev baskınlarının da orantısız olduğu ifade edildi. “Nerede olursa olsun ve kime yönelirse yönelsin, NATO Zirvesi’nin gerekçe gösterildiği bu hukuksuz uygulamaların karşısındayız” ifadeleri kullanıldı.
MAVİ MARMARA AKTİVİSTLERİ DE SERBEST
NATO Zirvesi öncesinde gözaltına alınan Mavi Marmara aktivistleri Fevziye Şenoğlu ile Sabiha Baturay da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ‘Direnişçadırı’ isimli sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Filistin dostları, Nato Liderler toplantısının sorunsuz geçebilmesi için hukuksuz bir şekilde 4 gün boyunca nezarethanede bekletildiler. Nato liderler toplantısının Ankara’da yapılmasını ve Filistin dostlarına yaşatılan zulmü kabul etmiyoruz! Mücadelemiz devam edecek!” denildi.
