İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı askerî harekât ("Destansı Öfke" - Operation Epic Fury) sahada tüm şiddetiyle sürerken, perde arkasında yürütülen gizli diplomasinin detayları ortaya çıktı. New York Times gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, savaşın yarattığı ağır ekonomik faturadan kurtulmak isteyen Trump yönetiminin, Tahran'a 15 maddelik kapsamlı bir barış planı ilettiğini açıkladı.
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri, ABD ile İran arasındaki mesaj trafiğini kimin yönettiği oldu. NYT'ye göre, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Syed Asım Munir iki ülke arasındaki "kilit arabulucu" konumuna yükseldi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Syed Asım Munir
Geçtiğimiz aylarda Trump ile iki kez görüşen ve ABD Başkanı tarafından "en sevdiğim mareşal" sözleriyle övülen Munir'in, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile olan yakın bağları sayesinde bu rolü üstlendiği belirtiliyor. Türkiye ve Mısır'ın da İran'ı yapıcı bir diyalog kurmaya teşvik ettiği süreçte Mareşal Munir, doğrudan İran Meclis Başkanı ve eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Bakır Kalibaf'a ulaşarak, görüşmelere Pakistan'ın ev sahipliği yapmasını teklif etti.
15 MADDELİK PLANDA NELER VAR?
NYT'nin ulaştığı bilgilere göre, 15 maddelik planın ana hatları üç temel başlıkta toplanıyor:
Nükleer Program: İsrail ve ABD saldırılarına rağmen İran'ın elinde hala nükleer bomba yapımında kullanılabilecek 440 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum bulunuyor. Plan, bu stokun teslim edilmesini ve nükleer programın durdurulmasını içeriyor.
Balistik Füzeler: İran'ın İsrail'e ve komşu Arap ülkelerine yönelik füze saldırılarının durdurulması ve balistik füze altyapısının sınırlandırılması masadaki ikinci kritik madde.
Hürmüz Boğazı'nın Açılması: Küresel petrol ve doğal gaz tedarikini felç eden Hürmüz Boğazı'ndaki İran ablukasının kaldırılarak deniz ticaret yollarının güvenliğe kavuşturulması.
- Hürmüz Boğazı açık kalacak ve “serbest deniz bölgesi” olarak kalacak
- Füze programı: Karar daha sonra verilecek ancak sayı ve menzil açısından sınırlandırılacak
- Füze kullanımı yalnızca savunma amaçlı olacak
- İran’ın halihazırda sahip olduğu nükleer kapasitenin dağıtılması
- İran’ın hiçbir zaman nükleer silah elde etmeye çalışmayacağına dair taahhüt
- İran topraklarında uranyum zenginleştirme yapılmayacak
- Zenginleştirilmiş tüm materyaller, taraflar arasında belirlenecek kısa bir takvimle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na devredilecek
- Natanz, İsfahan ve Fordo tesisleri kullanım dışı bırakılacak (yok edilecek)
- İran’daki faaliyetler üzerinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetimi olacak
- İran “vekâlet güçleri” (proxy) stratejisinden vazgeçecek
- Bölgede bu gruplara finansman ve silah desteği fiilen durdurulacak
- Tüm yaptırımlar kaldırılacak
- ABD, sivil nükleer programın geliştirilmesine destek verecek
- Nükleer program sadece sivil amaçlı olacak (elektrik üretimi)
- Yaptırımların yeniden uygulanması tehdidi kaldırılacak”
REJİMİ DEVİRMEKTEN VAZ MI GEÇİLDİ?
Diplomatik kulislere göre Beyaz Saray'ın müzakere istekliliği, Trump yönetiminin savaştaki hedeflerini küçülttüğünü gösteriyor. Savaşın başında "rejim değişikliği" sinyalleri veren Trump ve Netanyahu'nun, mevcut şartlar altında zayıflamış ve daha uysal hale gelmiş bir İran rejiminin (İslam Cumhuriyeti'nin) iktidarda kalmasına razı olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan, savaşın ilk gününde Dini Lider Ali Hamaney ve birçok üst düzey yetkilinin öldürülmesinin ardından İran yönetiminde büyük bir iletişim ve karar alma kaosu yaşandığı belirtiliyor. Yetkililer, hayatta kalan İranlı liderlerin yüz yüze bir araya gelmeleri halinde İsrail uçakları tarafından vurulmaktan korktukları için, ABD'nin 15 maddelik planına hızlı bir yanıt veremeyebileceklerini ifade ediyor.
"DESTANSI ÖFKE OPERASYONU" SÜRÜYOR
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, diplomasinin sürdüğünü doğrulasa da operasyonların durmadığını vurguladı. Leavitt, "Başkan Trump ve müzakerecileri diplomasinin bu yeni olasılığını araştırırken, 'Destansı Öfke Operasyonu' (Operation Epic Fury) Başkomutan ve Pentagon tarafından belirlenen askeri hedeflere ulaşmak için hız kesmeden devam ediyor" açıklamasında bulundu.
Salı günü sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise, ABD ve İran'ın mutabık kalması halinde Orta Doğu'daki savaşı bitirecek nihai ve anlamlı görüşmelere İslamabad'da ev sahipliği yapmaya "hazır ve onurlu" olduklarını duyurdu.
