O füzeleri biz atmadık

O füzeleri biz atmadık

Türkiye hava sahasında imha edilen füzeleri sahiplenmeyen İran’dan konu hakkındaki son açıklama bu kez en üst makamdan geldi. Dini Lider Hamaney, İran ya da müttefiklerince 'hiçbir şekilde' Türkiye ve Umman'a saldırı yapılmadığını söyledi. İsrail'e işaret ederek, saldırıların 'Siyonist düşmanın hilesi' olduğunu savundu.

ABD ile İsrail'in saldırıları altındaki İran’ın, 28 Şubat'tan bu yana 'misilleme' adı altında gerçekleştirdiği füze ve kamikaze drone atışları Türkiye, Azerbaycan ve Umman dahil 11 ülkeyi hedef aldı. Türk hava sahasında 4 Mart'ta Hatay, 9 Mart'ta Gaziantep ve 13 Mart'ta ise Adana üzerinde üç füze Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO sistemlerince düşürüldü. Tahran yönetimi ise 'sahte bayrak' operasyonlarına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi 'Biz yapmadık' diyerek özür diledi.

SALDIRILAR İSRAİL HİLESİ

Kritik süreçte Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişare Toplantısı gerçekleşti. Bakan Fidan'ın da imza attığı zirvenin sonuç bildirisinde İran sert şekilde kınandı. Zirvenin yankıları sürerken bu kez Dini Lider Mücteba Hamaney konuştu. 'Türkiye ve Umman'a yönelik saldırılar hiçbir şekilde İran silahlı kuvvetleri ya da bölgedeki Direniş Ekseni güçlerince gerçekleştirilmemiştir' dedi. Her iki ülkenin de İran ile iyi ilişkiler içinde bulunduğunu belirten Hamaney, bu saldırıların 'Siyonist düşmanın hilesi' olduğunu ileri sürdü.

BÖYLE GİDERSE PETROL 120 DOLAR OLUR

HÜRMÜZ ÇIKMAZI

İran savaşının asıl merkez üssü haline gelen Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalacağı belirtilirken, Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch korkutan bir tablo çizdi. Boğaz’ın 6 ay boyunca fiilen kapalı kalması durumunda Brent petrolün varil fiyatının 2026 yılı ortalamasının 120 dolara ulaşabileceğini açıkladı.

SAATLER İÇİNDE İKİ FARKLI TRUMP

ATEŞKES YAPMAYACAĞIM OPERASYONLAR AZALACAK

Savaşta çıkmaza giren ve yaklaşan ara seçimlerde desteği düşen Trump, zor durumda. Önceki gün 'Karşı tarafı yok ederken ateşkes yapmayacağım' diyen ABD Başkanı saatler sonra bu kez 'İran'a yönelik askeri operasyonun kademeli olarak sona erebileceğini' belirtti. Aynı saatlerde ABD Hazine Bakanlığı ise İran petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırdı.

2203krt01a-tum.jpg

O FÜZELER SİYONİST DÜŞMANIN HİLESİ

İran tarafından atıldığı öne sürülen ve Türk hava sahası üzerinde NATO tarafından imha edilen füzelerin kaynağı hâlâ muamma. Bakan Fidan “Elimizde aksi yönde teknik veriler bulunuyor” dese de İran’ın yeni dini lideri Hamaney “Türkiye ve Umman’a yapılan saldırılar komşularımızla aramıza fitne sokmak isteyen siyonist rejimin tuzağı” diye konuştu.

ABD ile İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana hedef aldığı İran, misilleme olarak Türkiye ile Azerbaycan da dahil olmak üzere 11 ülkeyi füze ve kamikaze dronelerla vurdu. Türk hava sahasında 4 Mart’ta Hatay, 9 Mart’ta Gaziantep ve 13 Mart’ta Adana üzerinde üç füze, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava savunma sistemlerince imha edildi. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı “Füzeleri biz atmadık, Türkiye’yi hedef almadık” açıklamaları yaptı.

Gaziantep’te düşürülen füzenin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İran bin yıllık komşuluğa gölge düşürecek hesaplara girmemeli, yanlışta ısrar etmemeli” sözleriyle uyarıda bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan “Mevkidaşım sayın Abbas Erakçi ile meseleyi doğrudan görüştük. Kendileri füzeleri sahiplenmiyor. Böyle bir konunun talimatını vermediklerini, saldırıyla ilişkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. Elde de teknik veriler var, başka konular var. Biz bu iki beyan ve gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Provoke edildiğimizin ve edileceğimizin farkındayım. Bizim amacımız bu savaşın dışında kalmak” ifadelerini kullandı.

RİYAD’DA SERT BİLDİRİ

Gelişmeler üzerine çarşamba akşamı Riyad’da Olağanüstü Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişari Toplantısı gerçekleştirildi. Bakan Fidan’ın da imza attığı zirve sonunda yayımlanan sonuç bildirisinde İran sert şekilde kınandı: “İran’ın saldırganlığının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. İran ile ilişkilerin geleceği, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına ve askeri kapasitelerin bölge ülkelerini tehdit etmek amacıyla kullanılmamasına bağlıdır.” Zirvenin yankıları sürerken bu kez dini lider Mücteba Hamaney, konuya dair mesaj verdi. Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını dinlemek için bir süredir kimliğini gizleyerek taksi yolculukları yaptığını kaydeden Hamaney, basın kuruluşlarına seslenerek “Tüm siyasi farklılıkları bir kenara bırakın ve ülkenin zayıf noktalarını tartışmaktan kesinlikle kaçının. Bu, düşmanın ekmeğine yağ sürmektir” dedi.

Türkiye ve Umman’a yönelik füze saldırılarının kendilerince gerçekleştirilmediğini savunan Hamaney, şöyle devam etti: “Bu saldırılar komşularımızla aramıza fitne sokmak isteyen siyonist rejimin kurduğu bir tuzaktır. Afganistan ile Pakistan arasındaki gerilimin son bulmasına ilişkin de ara buluculuğa hazırız.” Aynı anlarda sosyal medya hesabında paylaşım yapan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise, İslam ülkeleri ve komşu devletlerle çatışma niyetlerinin olmadığını vurguladı.

FITCH'TEN PİYASALARI KORKUTAN TAHMİN

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı’nın 6 ay boyunca fiilen kapalı kalması durumunda Brent petrolün varil fiyatının, bu yıl ortalama 120 doları bulabileceğini söyledi. Para piyasaları uzmanları da bu olası senaryoda fiyatlamaların değişeceğine dikkat çekti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı’nın 6 ay boyunca fiilen kapalı kalması durumunda Brent petrolün varil fiyatının, bu yıl ortalama 120 doları bulabileceğini bildirdi. Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı’nın 6 ay kapalı kalmasının Brent petrolün varil fiyatını 2026’da ortalama 120 dolara çıkarabileceğini açıkladı. Kapanma sürelerinin etkileri ve beklentiler detaylandırıldı. Fitch’ten yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın olası kapalı kalma sürelerinin petrol fiyatlarına etkisine ilişkin senaryolar paylaşıldı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın 6 ay boyunca fiilen kapalı kalması halinde Brent petrolün varil fiyatının 2026’da ortalama 120 dolara, 3 ay kapalı kalması durumunda ise 100 dolara ulaşabileceği belirtildi. Hürmüz Boğazı’nın 3 ay kapalı kalma senaryosunda, Brent petrolün varil fiyatının kapanma süresince ortalama 130 dolar seviyesine yükselmesinin ve yıl sonuna doğru yaklaşık 90 dolar seviyesine gerilemesinin beklendiği ifade edilen açıklamada, 6 aylık kapanma senaryosunda ise fiyatın kapanma süresince 130-170 dolar aralığına fırlamasının ve yıl sonunda 90 dolar seviyesine düşmesinin öngörüldüğü aktarıldı.

PARA PİYASALARINI ETKİLER

Açıklamada, Brent petrolün ortalama varil fiyatına ilişkin 2026 yılı temel beklentisinin 70 dolar olduğu belirtilerek bu tahminin savaş öncesinde piyasadaki arz fazlası nedeniyle 63 dolar olduğu anımsatıldı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol geçiş hacminde günlük 15 milyon varil kayba yol açmasının öngörüldüğü vurgulanan açıklamada, buna karşın çok küçük hacimlerin Boğaz’dan geçmeye devam etmesinin beklendiğine işaret edildi. Açıklamada, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların devam edeceği, jeopolitik risk priminin oldukça yüksek olduğu, çatışmanın süresi, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalma durumu ve petrol geçişindeki aksamalar konusundaki belirsizliğin yüksek olduğu kaydedildi. Fitch’in raporunu değerlendiren para piyasaları uzmanları ve ekonomistler olası senaryoların gerçekleşmesi durumunda fiyatlamaların değişeceğini söyledi. Uzmanlara göre bu hafta alınacak yatırım pozisyonlarında analistler yeni senaryolara göre hareket edecek.

TRUMP'IN BİTMEYEN 'YAMAN ÇELİŞKİLERİ'

ABD Başkanı’nın İran savaşının başından bu yana yaptığı açıklamalar, Washington’da kendisine en yakın çevrelerde bile tepki topluyor. Savaşın süresi, amacı, siyasi sonucu ve askeri kapsamı hakkında birbirini bozan mesajlara şimdi bir de İran petrolüne yönelik ambargonun 30 günlüğüne fiilen gevşetilmesi eklendi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 28 Şubat’ta başlayan İran savaşı boyunca yaptığı açıklamalar, Beyaz Saray’ın hem savaşın hedefleri hem de çıkış planı konusunda sık sık yön değiştirdiği eleştirilerini yeniden büyüttü. Bu çelişkili tabloya şimdi bir de petrol yaptırımları eklendi. Washington, savaşın enerji piyasalarına etkisini hafifletmek için İran petrolüne yönelik yaptırımlarda 30 günlük muafiyet tanıdı. Denizde bekleyen İran petrolünün satışına fiilen kapı aralayan bu adım, Beyaz Saray’ın bir yandan İran’ı askeri ve ekonomik olarak boğmaya çalışırken diğer yandan küresel enerji fiyatlarını dizginlemek için Tahran’a nefes aldırmak zorunda kaldığını gösterdi. New York Times’a göre, ortaya çıkan manzara, yalnızca söylem dağınıklığı değil; siyasi hedef, askeri yöntem ve ekonomik araçlar arasında da birbirini bozan bir İran politikasına dönüştü. Savaşın ilk günü olan 28 Şubat’ta Trump, İranlılara yönetime el koymaları çağrısı yapmıştı. Aynı gün ABD’nin hedefini, İran’ın nükleer silah edinmesini önlemek, füze kapasitesini yok etmek ve donanmasını çökertmek olarak anlattı. Ancak birkaç gün sonra tablo değişmeye başladı. 2 Mart’ta savaşın dört ila beş hafta sürebileceğini söyledi; ardından bu sürenin uzayabileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin İsrail’in planladığı saldırının yaratacağı sonuçları önlemek için İran’ı önce vurduğunu söyledi. Ancak Trump ertesi gün farklı bir gerekçe sundu ve İran’ın ilk saldırıyı hazırladığını düşündüğü için harekete geçtiğini savundu. Böylece aynı askeri karar için Washington’dan peş peşe iki ayrı neden çıkmış oldu. Pentagon Şefi Pete Hegseth, 8 Mart’ta operasyonların “yalnızca başlangıç” olduğunu söylerken, Trump bir gün sonra savaşın “büyük ölçüde tamamlandığını” ifade etti. Aynı gün içinde hem “birçok bakımdan kazandık” dedi hem de “yeterince kazanmadık” vurgusu yaptı. Trump’ın rejim değişikliği konusundaki tonu da zamanla farklılaştı. Başlangıçta açık biçimde ayaklanma çağrısı yapan Trump, 13 Mart’ta bu hattı yumuşatarak silahsız bir toplum için bunun ne kadar zor olduğuna dikkat çekti. Trump 19 Mart’ta bölgeye asker göndermediğini söylerken, ertesi gün ABD’nin Ortadoğu’ya binlerce ek deniz piyadesi ve denizci sevk ettiği haberleri gündeme geldi. Pentagon’un savaşın finansmanı için Kongre’den yüz milyarlarca dolarlık ek kaynak arayışında olması da “sınırlı ve kontrollü operasyon” anlatısını zayıflattı.

'ATEŞKES İSTEMİYORUM BÜYÜK ASKERİ ÇABALARI AZALTACAĞIZ'

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a ilişkin son açıklamalarında da birbiriyle çarpışan iki ayrı çizgi ortaya koydu. Truth Social’daki mesajında, Orta Doğu’daki “büyük askeri çabaları azaltmayı düşündüklerini” söylerken, hedeflerine “çok yaklaştıklarını” savundu. Aynı paylaşımda İran’ın füze kapasitesinin, savunma sanayisinin, hava ve deniz unsurlarının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. Ancak Trump, kısa süre sonra yaptığı başka bir açıklamada bu kez “ateşkes istemediğini” belirtti ve İran ile İsrail’in yürüttüğü savaşta “zafer” hedeflediklerini söyledi. Bir yandan askeri yükün azaltılmasından söz eden, diğer yandan çatışmanın siyasi olarak durdurulmasına kapıyı kapatan Trump’ın mesajları, Washington’un gerçek niyetine ilişkin soru işaretlerini büyüttü.

HÜRMÜZ'DE SÖYLEM YİNE DEĞİŞTİ: 'BİZ KULLANMIYORUZ, KULLANANLAR KORUSUN'

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin son açıklamaları, İran savaşında Washington’ın söylem çizgisinin yeniden değiştiğini gösterdi. Trump, “Hürmüz Boğazı, gerektiğinde onu kullanan diğer ülkeler tarafından korunmalı ve denetlenmelidir. ABD kullanmıyor. İstenirse, bu ülkelerin Hürmüz çabalarına yardımcı olacağız, ancak İran’ın tehdidi ortadan kalktıktan sonra buna gerek kalmamalı. Daha da önemlisi, bu onlar için kolay bir askeri operasyon olur.” ifadelerini paylaştı. Daha önce boğazın güvenliğini ABD’nin “öyle ya da böyle” sağlayacağını savunan Trump, şimdi ise sorumluluğu daha açık biçimde müttefiklere yükleyen bir ton kullandı. NATO ülkeleri ile Japonya ve Güney Kore gibi ortakların yeterince destek vermediğini söyleyen Trump, bazı ülkeleri “korkaklıkla” suçlamıştı. Trump’ın söylemindeki bu dönüşüm, Washington’ın krizi tek başına yönetmekte zorlandığı değerlendirmelerine yol açtı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN