Almanya siyaseti, bu pazar günü Baden-Württemberg eyaletinde yapılacak kritik seçimlere kilitlendi. Anketlere göre, Muhafazakâr Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) genç adayı Manuel Hagel ile Yeşiller'in tecrübeli ismi Cem Özdemir arasında kıyasıya bir yarış yaşanıyor. 1994 yılından bu yana federal siyasette yer alan, Tarım ile Eğitim ve Araştırma Bakanlığı görevlerini başarıyla yürüten Özdemir, siyasi kariyerinin en kritik eşiğinde bulunuyor.
İstanbul'dan gelen bir anne ve Tokat'tan gelen bir babanın çocuğu olarak 1965 yılında Bad Urach'ta dünyaya gelen Özdemir, göçmen bir ailenin çocuğu olarak başladığı yaşam mücadelesini siyasetin zirvesine taşıdı. DW Türkçe'ye konuşan Özdemir, "Klasik bir işçi ailesi çocuğunun mücadele dolu hikâyesi... Eğer fırsat verilirse herkes yolunu bulabilir" diyerek Almanya'daki fırsat eşitliğine dikkat çekti.
Siyasete çevre politikalarıyla girmesine rağmen 90'lı yıllarda göçmen kökeninin hep ön plana çıkarıldığını belirten Özdemir, "Yabancı kökenli olmam siyasi bir konu hâline geldi. Oysa ben çevre politikasıyla ilgileniyordum. Yine de bu durum beni yıldırmadı, aksine daha çok çalışmam gerektiğini gösterdi" ifadelerini kullandı.

"ERDOĞAN, PUTİN VE TRUMP DESTEKÇİLERİ BANA KARŞIYSA DOĞRU YOLDAYIM"
Almanya'daki Türk toplumunun bir kısmının Ankara'nın politikalarından etkilendiğini ifade eden Özdemir, kendisine yönelik yürütülen kampanyalara sert çıktı: "Aşırı milliyetçiler ve aşırı dindar kesim bana karşı kampanya yürütüyor. Bu beni üzmüyor; tam tersine doğru yolda olduğumu gösteriyor. Eğer Trump, Putin, Erdoğan destekçileri bana karşıysa demek ki bir şeyleri doğru yapıyorum."
Almanya'da farklı düşünen kesimlerin kendilerini güvende hissetmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, "Burada kim olursa olsun güvencemiz altındadır: Alevi, Kürt, gayrimüslim. Türkiye'de farklı düşünenleri hapse atıyorlar ama burada böyle bir zihniyete asla izin vermeyiz" dedi. Özdemir ayrıca, Türkiye'nin sadece Ankara'dan ibaret olmadığını, çok renkli bir mozaik olduğunu belirtti.
AŞIRI SAĞLA İTTİFAKA KESİN RET
Eyalette oyları yüzde 18'ler seviyesinde olan aşırı sağcı AfD partisinin yükselişini toplumsal bir tehlike olarak nitelendiren Özdemir, kapıları ittifaka tamamen kapattı: "AfD yöneticileri Putin'e, Trump'a yakın ama bu ülkenin anayasasına değil. Onlarla ittifak kurmak liberal demokrasiyi küçültür, aşırı sağı büyütür." Ekonominin Kalbi Otomotiv Sektörü İçin Uyarılar Baden-Württemberg eyaleti için büyük önem taşıyan ekonomi ve otomotiv sektörüne de değinen Özdemir, ABD'nin gümrük vergileri ve Çin'in ucuz otomobil rekabetinin yarattığı tehlikelere dikkat çekti. İhracata dayalı sanayiyi korumak için federal hükümetle ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten Özdemir, bürokrasiyi azaltma vaadiyle iş dünyasına ve işçilere güven mesajı verdi.
7.7 MİLYON SEÇMEN SANDIK BAŞINDA, SEÇİM YAŞI 16'YA DÜŞTÜ
Baden-Württemberg'deki seçimler, aynı zamanda Almanya'da bu yıl yapılacak beş eyalet seçiminin ilki olma özelliğini taşıyor. Toplam seçmen sayısının 7.7 milyonla rekor seviyeye ulaştığı eyalette bir ilk de yaşanacak; oy kullanma yaşı 18'den 16'ya düşürüldü ve 650 bin genç seçmen ilk kez sandık başına gidecek.
Eyalet parlamentosunun en az 120 sandalyeden oluştuğu, 21 partinin ve toplam 1.184 adayın yarıştığı bu tarihi seçimlerde Cem Özdemir'in ipi göğüsleyip göğüsleyemeyeceği sadece Almanya'da değil, Türkiye'de de merakla bekleniyor.
