Back To Top
Savaş sınıra dayandı

Savaş sınıra dayandı

 - Son Güncelleme: 04.02.2020 Salı 13:04
Savaş sınıra dayandı
- A +

Rusya’nın TSK konvoyunun güzergahını bombalamasından 24 saat sonra Moskova destekli rejim saldırısında 5 Mehmetçik şehit düştü. Ankara sert tepkisini “Düşmanlığa karşı tereddütsüz harekete geçeriz” ifadesiyle dile getirdi. Esad’ın aylardır süren katliamlarına omuz verip mutabakatların üstünü çizen Putin, bölgeyi göz göre göre savaşın eşiğine taşıyan sürecin bir numaralı sorumlusu oldu.

Suriye’de 9’uncu yılına giren kanlı iç savaş en kritik dönemecinde. Şam yönetiminin hamisi Rusya ile Astana ve Soçi zirvelerinde kurulan tüm ateşkes masaları  bir bir devrilirken korkulan oldu ve Türkiye ile sıcak savaşın kapıları aralandı. Rusya’nın desteğini arkasına alan Şam güçleri İdlib’te  TSK noktalarını vurdu. Milli Savunma Bakanlığı saldırıda 3’ü’i sivil 5’i asker toplam 8 personelin şehit düştüğünü duyurdu. 7 asker de yaralı. Yaralı askerlerin Hatay’daki hastanelerde tedavisi sürüyor. 

Rejim güçlerinin bu saldırısına TSK’dan yanıt da gecikmedi. İdlib cephe hattında belirlenen 42 hedef topçular tarafından vuruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu misillemelerde 35-40 civarında rejim askerinin öldürüldüğünü ve operasyonların da süreceği mesajını verdi.  

İNCE KIRMIZI HAT SERAKİB:  

Suriye’deki kanlı iç savaşta çözüm bulmak için Astana ve Soçi süreçlerini hayata geçiren Türkiye ve Rusya son olorak 12 Ocak gece yarısı başlayan bir ateşkes konusunda mutabık kalmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya lideri Putin’in 8 Ocak İstanbul zirvesinde anlaştıkları bu mutabakatın ömrü ise 48 saat sürmüştü. 2 günnün ardından başlayan çatışmalarda Rusya’nın hava desteğiyle karadan ilerleyen Suriye ordusu önce batıdaki İdlib’in en büyük ilçesi Maaratelnuman’ı almıştı. Ardından İdlib yolunda kalan son büyük yerleşim olan Serakib’e saldırı başlatan rejim güçlerini saldırıları büyük kitlesel göçleri de tetikledi. BM son çatışmalardan sonra 700 bin civarından göçmenin Türkiye sınırına kaçtığını duyurdu. Sıcak gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan “Astana da Soçi de kalmadı. Ya bombardıman durur ya da askeri müdahale seçeneğini gündeme alırız. Kendi göbeğimizi keseriz” diye konuşmuştu.  

O KÖY REJİMİN ELİNE GEÇTİ İDDİASI: Erdoğan’ın bu çıkışından saatler sonra ilk hamle Fırat Kalkanı bölgesinden geldi. Rus uçakları aralarında cami ve hastanenin de olduğu El Bab’taki hedefleri vurdu. Daha sonra da İdlib’te ilerleyen TSK konvoyunun güzergahı bombalandı. Bu iki kıvılcımın dumanı dinmeden 6 şehidin verildiği saldırı habere geldi. İdlib önündeki son ilçe olan Serakib’te TSK 4 yeni kontrol noktası kurmuştu. Bunlardan biri de ilçenin batı girişindeki Turunbah köyündeydi. Saldırıya uğrayan TSK birliği de bu noktada görevliydi. Sıcak çatışmalara karşın dün bölgeye gün boyu yeni zırhlılar ve birlikler sevkedildi. Çatışmaların ve bombardımanın sürdüğü saatlerde ise Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Turunbah Köyü’nün rejim denetimine girdiğini duyurdu. Böylece Serakib ile İdlib’i batıdan bağlayan yol kesilmiş oldu.  

ORTAK DEVRİYELER DURDURULDU: Sıcak çatışmalarını yansıdığı bir diğer bölgede Barış Pınarı Harekatı bölgesi oldu. dün yapılması gereken ortak devriyelerin gerçekleştirilmediği öğrenildi. Sınır hattına yeni sevkiyatlar gözlenirken Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Hatay’a gitti. Daha sonra kuvvet komutanları ile sınıra sıgfır noktasında bir araya gelen Akar, buradaki harekat kontrol merkezinde komutanlarla toplandı.  

Akar, yaptığı açıklamada Soçi ve Astana’da belirlenen mutabakatlar kapsamında başlatılan sürecin devam ettiğini belirtti. Akar  şunları söyledi: Bu çerçevede bugüne kadar çeşitli ateşkesler ilan edildi. Ancak her seferinde Rejim tarafından bu ateşkesler bozulmuş, bu ateşkeslerin sürekliliği sağlanamamıştır. Arazideki unsurlarımıza gerekli desteği sağlamak, takviyeleri yapmak bakımından bazı intikaller planlandı ve icra edildi. Bu intikaller önceden kurulan düzen çerçevesinde muhatabımız olan Ruslarla koordine edildi onlara hem yer hem zaman bakımından gerekli bilgiler verildi. Dün saat 16.13 ve teyiden saat 22.27’de ilgili arkadaşlarımız Rusya tarafındaki ilgili personele bilgi verdi. Bu iletişim ve bilgilendirmelere, tüm bu önlemlere rağmen Rejim tarafından gece saat 01.13’te unsurlarımıza karşı ateş açılmıştır. 54 Rejim hedefi ateş altına alınmış, çeşitli kaynaklardan aldığımız bilgiye göre 76 Rejim mensubu asker etkisiz hale getirilmiştir.  

RUSYA, TÜRKİYE’Yİ SUÇLADI: Bölgede gerilim yükselirken Türkiye ile Rusya arasında açıklama savaşı da yaşandı. Millî Savunma Bakanlığı’nın sabah saatlerinde İdlib’de çıkan çatışmalarda Türk askerlerinin şehit olduğunu duyurmasının ardından Türkiye ve Rusya’dan bölgede yükselen gerilime ilişkin çelişkili açıklamalar geldi. Rusya’nın Suriye’deki tarafları uzlaştırma merkezinden yapılan açıklamada, TSK’nın Suriye hükümet güçlerinin atışlarının hedefi olduğu sırada İdlib’deki eylemleri konusunda kendilerine bilgi vermediği iddia edildi. Açıklamada “Türk birlikleri 2 Şubat’ı 3 Şubat’a bağlandığı akşam saatlerinde Rusya tarafına bilgi vermeden İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinde hareket ettiler ve Suriye hükümet güçlerinin Serakib yerleşim biriminin batısındaki teröristlere yönelik saldırısının hedefi oldu” ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “F-16larımız hedefleri vurdu” sözlerine de şöyle yanıt verildi: Suriye ordusunun mevzilerine yönelik saldırı tespit edilmedi.”  

ÇELİK: BUNDAN SONRA REJİM HEDEFTİR: Rus Savunma Bakanlığı’na cevap ise AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi: Rejimin bir terör örgütü gibi davranması tüm bölge için tehdittir. İdlib’deki çatışmaların sürmesiyle ilgili görüşmeler sürüyordu. Rusya tarafı oradaki terör hareketliliğinden bahsedip onlara müdahale edildiğini söylüyordu. Biz de tabii buradaki bilgilerimizi paylaşıyorduk. Koordinasyonun azami düzeyde olması gerektiğini hatırlatıyorduk. Şimdi açık bir şekilde rejim koordine edilmesine rağmen TSK unsurlarına kasten saldırdı. Bu tabii ki İdlib Muatabakatı’nın ihlali anlamına gelir. Mutabakatın ihlal edilmesi bölgedeki rejim hedeflerinin doğrudan hedef haline gelmesine neden olacaktır”

KREMLİN: PUTİN İLE GÖRÜŞME AYARLANABİLİR

Rusya ve Türkiye ordularının Suriye konusunda sürekli iletişim halinde olduğunu söyleyen Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İdlib’deki gelişmelerin ardından telefon görüşmesi yapmadığını ancak bunun hızlı şekilde organize edilebileceğini belirtti. 

SERAKİB NEDEN ÖNEMLİ?

Türk askerlerinin hedef olduğu stratejik önemdeki Serakib bölgesinde dün, Suriye ordusu bazı yerleşim birimlerini ele geçirmişti. Suriye askerlerinin, Serakib’in güneyindeki M4 ve M5 uluslararası karayollarının kesiştiği yerde bulunan bazı yerleşimlerde kontrolü aldığı belirtilmişti. Suriye ordusu, silahlı grupların ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek İdlib’in güneyindeki operasyonlarını yeniden başlatmıştı. İlçe 3 milyona yakın sivilin sığındığı İdlib’in güneyindeki son büyük yerleşim. İl merkezi ile arasında sadece 15 kilometre mesafe var. Serakib’in de rejimin eline geçmesi halinde muhaliflerin elinde sadece Jisr eş Suğur ve İdlib il merkezi kalacak. Ancak bu durumda bu iki noktayı da askeri olarak savunmak oldukça zor olacak. Ayrıca Rejim ekonomik ve askeri olarak Suriye’nin can damarı pozisyonunda olan Lazkiye-Halep otoyolunu da kontrol altına almayı başaracak. 

2 YILDIR HİÇBİR ATEŞKES TUTMADI

Türkiye sınırına yakın mesafedeki İdlib vilayetinin büyük bir bölümü Heyet Tahrir el Şam  (HTŞ) örgütünün kontrolünde bulunuyor. İdlib’de rejimin ve Rusya’nın Aralık ayında başlattığı kapsamlı operasyonların insani krize ve göç dalgasına dönüşmesinin ardından Türkiye’nin Moskova ile görüşmesiyle ateşkes sağlanmıştı. Ancak Şam yönetimi ve müttefiki Rusya, ateşkese rağmen operasyonların süreceğini duyurmuştu. Türkiye, Rusya ve İran arasında 2018’de yapılan mutabakatla İdlib’de sivillerin zarar görmemesi ve ılımlı muhalif gruplarla radikal silahlı grupların ayrıştırılması için silahlardan arındırılmış tampon bölgeler oluşturulmuş ve bu bölgelere gözlem noktaları kurulmuştu. Bu gözlem noktalarının bazılarında Türk ordusu görev yapıyor. Anlaşma gereğince Rusya, silahlı grupların ateşkese uymasını Türkiye’nin sağlaması gerektiğini savunuyor.

150 BİN KİŞİ DAHA YOLLARA DÜŞTÜ

Suriye’de Şam yönetimi ve destekçilerinin yoğun saldırıları nedeniyle son 1 haftada 151 bin sivil daha Türkiye sınırı yakınlarına sığınırken, saldırıların yoğunlaştığı Kasım 2019’dan bu yana yerinden edilenlerin sayısı 692 bine ulaştı. İdlib’deki kampların dolması, yeni çadır kurulacak alan ile altyapının bulunmaması ve yardımların azalması nedeniyle binlerce sivil, sığınacak yer bulmakta güçlük çekiyor. Saldırılardan kaçarak evsiz kalan ve temel yaşam malzemelerini temin etmekte zorlanan binlerce aile, yardım bekliyor.  

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN