ABD’nin Venezuela’ya yönelik askerî müdahalesinin ardından ülkedeki petrolün işlenip pazarlanmasına talip olan şirketler Beyaz Saray’da masaya oturdu. Amerikan petrol kartellerine güvenlik garantisi vad eden Trump, bu şirketlerin Venezuela yerine ABD ile muhatap olacaklarını açıkladı. “Venezuela ve ABD’yi bir araya getirdiğinizde, dünyadaki petrolün yüzde 55’ine sahip oluyoruz” diye konuştu.
BİZ YAPMASAK BAŞKA BİRİ YAPARDI
Trump, Venezuela’nın petrol endüstrisini çok uzun zaman önce ABD’den aldığını öne sürerek, “kendilerinden alınanı geri aldıklarını” söyledi. “Bunu Venezuela’ya biz yapmasak Çin ya da Rusya yapardı” diye konuşan Trump, ham petrolün 50 milyon varile kadar olan kısmını ABD’nin rafine edip satmaya başlamasını ve bunun süresiz olarak devam etmesini Venezuela’nın kabul ettiğini duyurdu.
GRÖNLAND'I YA ANLAŞARAK YA 'ZOR YOLDAN' ALACAĞIZ
Avrupalı liderlere ‘Eğer Grönland’ı biz ele geçirmezsek Rusya veya Çin komşunuz olacak. Avrupa ülkelerine iyilik yapıyorum’ diye seslenen Trump, askeri müdahale tehdidinde bulundu. Danimarka ile Grönland konusunda bir anlaşmaya varmayı arzu ettiğini kaydeden Trump, eğer bu gerçekleşmezse ‘zor yolu’ kullanmaya da hazır olduklarını belirtti.

TRUMP PETROL DEVLERİNİ TOPLADI
VENEZUELA'YA ÇÖKME MASASI
Devlet Başkanı Maduro ve eşini kaçırtan Trump, Venezuela petrolünün çıkarılması için dev şirketlerin yöneticilerini topladı. Güvenlik şüpheleri olan şirketlere ‘Bundan sonra muhatabınız benim’ diyen Trump, CEO’lardan 100 milyar dolarlık yatırım talep etti. Bu talep ABD bankalarının da iştahını kabarttı.
Başkan Donald Trump, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından Güney Amerika ülkesinin petrol endüstrisindeki yatırım olanaklarını görüşmek üzere petrol devlerinin üst düzey yöneticileriyle Beyaz Saray’da bir araya geldi. Toplantıya Chevron, ExxonMobil, ConocoPhillips, Continental, Halliburton, HKN, Valero, Marathon, Shell, Trafigura, Vitol Americas, Repsol, Eni, Aspect Holdings, Tallgrass, Raisa Energy ve Hilcorp’un yöneticilerinin yanı sıra ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Enerji Bakanı Chris Wright da katıldı. Trump, petrol şirketlerinin Venezuela’da gerekli kapasite ve alt yapıyı inşa etmek için en az 100 milyar dolar harcayacağını belirtti. Petrol şirketlerine güvenlik garantisi veren Trump, onların Venezuela yerine doğrudan ABD’yle muhatap olacaklarını ifade etti. ABD Başkanı, “Amerikan şirketleri, Venezuela’nın çürüyen enerji altyapısını yeniden inşa etme ve nihayetinde petrol üretimini daha önce hiç görülmemiş seviyelere çıkarma fırsatına sahip olacak. Venezuela ve ABD’yi bir araya getirdiğinizde, dünyadaki petrolün yüzde 55’ine sahip oluyoruz” dedi. Trump, “Bunu Venezuela’ya biz yapmasak Çin ya da Rusya yapardı” ifadesini kullandıktan sonra şöyle devam etti: Çin’e ve Rusya’ya söyledim, sizinle çok iyi anlaşıyoruz, sizi çok seviyoruz, sizin orada olmanızı istemiyoruz, orada olmayacaksınız. Onlara ve size söyleyeceğim bir şey var, o da iş için açığız. Çin, orada veya ABD’de bizden istediği kadar petrol satın alabilir. Rusya, ihtiyaç duyduğu tüm petrolü bizden alabilir. Basın mensupları da Trump’a güvenlik garantisinin nasıl sağlanacağını sordu. ABD Başkanı,”Onlar da yanlarında bazı güvenlik önlemleri getirecekler. Bunlar bebek değiller, oldukça zorlu koşullarda petrol sondajı yapan insanlar” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın bir noktada “Eğer istemiyorsanız haber verin. Çünkü bugün burada olmayıp da sizin yerinizi almak isteyen 25 kişi var” demesi dikkat çekti. Toplantının basına kapalı kısmından gelen haberlerse sektörün Venezuela’da Trump’ın sunduğu kadar cazip iş fırsatları görmediğini ortaya koyuyor. ExxonMobil CEO Darren Woods toplantıda şu ifadelerle çekincesini belirtti: Orada bizim mallarımıza iki kere el koydular. Takdir edersiniz ki üçüncü kez oraya girmek için bazı oldukça ciddi değişiklikler yapılması gerekiyor. Mevcut durumda yatırım yapılamaz. Bu yatırımdan nasıl para kazanacağımızı anlamak için bile çok sayıda yasal ve ticari çerçeve çizilmesi gerekiyor. Trump yönetiminin görev süresi bittikten sonra şirketlerin Venezuela’da faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceği ve Güney Amerika ülkesindeki iktidar yapısının değişimi halinde neler olacağı da endişe yaratan başlıca unsurlar arasında.
'GRÖNLAND'I BIRAKALIM DA ÇİN VE RUSYA MI ALSIN'
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin ve Avrupa’nın ulusal güvenliği için Grönland’ı “savunmaları” gerektiğini ifade ederek, “Çin veya Rusya’nın Grönland’ı işgal etmesine izin veremeyiz.” dedi. Trump, Grönland konusundaki duruşlarının değişmediğini ve buraya “sahip olmak” istediklerini bir kez daha tekrarlayarak bu konuda Avrupa ülkelerine “iyilik yaptığını” savundu. “Grönland’a Rusya veya Çin’in gitmesini istemiyoruz. Eğer Grönland’ı biz ele geçirmezsek Rusya veya Çin komşunuz olacak. Bu, olmayacak.” değerlendirmesini yapan Trump, bu konuda kararlı olduklarını söyledi. ABD Başkanı Trump, “Çin veya Rusya’nın Grönland’ı işgal etmesine izin veremeyiz. Çin veya Rusya’nın Venezuela’yı işgal etmesine de izin veremeyiz. Eğer bu yaptığımız şeyi yapmasaydık, Çin veya Rusya Venezuela’da olurdu.” diye konuştu. Danimarka ile Grönland konusunda bir anlaşmaya varmayı arzu ettiğini kaydeden Trump, eğer bu gerçekleşmezse “zor yolu” kullanmaya da hazır olduklarını belirtti. Öte yandan Trump, kendisinin başkan olmaması halinde NATO’nun zora gireceğini ileri sürerek, “Benim NATO’yu tamamen desteklediğimi anlamalısınız. NATO’yu ben kurtardım. Ben olmasaydım şu anda NATO diye bir şey olmazdı.” yorumunu yaptı.
