Uygurlara ‘Kültür Devrimi’ yaşatılıyor: Şarkılar değiştikçe hafıza değişir

Uygurlara ‘Kültür Devrimi’ yaşatılıyor: Şarkılar değiştikçe hafıza değişir

Uygur Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulhakim İdris, Çin’in Uygur şarkılarını yasaklamasının sanatla sınırlı olmadığını, Uygur kimliğini ve kültürel sürekliliği hedef alan geniş kapsamlı bir asimilasyon politikasının parçası olduğunu söyledi. Çin'in Uygurlara yaşattığını Kültür Devrim'ine benzeten İdris, Pekin'in Uygur yazarları, akademisyenleri, sanatçıları ve dini figürleri toplum hafızasını korudukları için özellikle hedef aldığına dikkat çekti.

ABD, Virginia merkezli Uygur Araştırmaları Merkezi tarafından yayımlanan makalede Abdulhakim İdris, Çin yönetiminin Uygur şarkılarını “sorunlu” ilan edip fiilen yasaklayarak, asıl hedefinin “sadece ses değil, kültürün kendisi” olduğunu belirtti. İdris, bu uygulamaların sanat düzenlemesi değil, bir halkın kimliğini tehdit eden müdahale olduğunu vurguladı.

İdris, dini içerik, tarihsel referanslar ya da toplumsal hoşnutsuzluk ima ettiği iddia edilen şarkıların hedef alındığını aktardı. Bu muğlak kategorilerin inanç, yurt ve gelenek temalı neredeyse tüm Uygur müziklerini kriminalize edebileceğini söyledi.

İdris, makalede şu ifadeleri kullandı:

“Raporlar, Uygur şarkılarının dini anlam taşıdığı, ‘Uygur tarihini çarpıttığı, ayrılıkçılığı kışkırttığı’ veya topluma karşı ‘hoşnutsuzluğu’ körüklediği gerekçesiyle hedef gösteriliyor. Ancak bu kategoriler o kadar geniş ki, pratikte neredeyse her Uygur şarkısı hedef haline gelebilir. Bir şarkı inançtan, vatandan, geleneksel değerlerden veya kolektif hafızadan bahsediyorsa, siyasi ve ‘sorunlu’ olarak yeniden yorumlanabilir.”

‘ŞARKILAR DEĞİŞTİKÇE HAFIZA DA DEĞİŞİR’

Müziğin Uygur kültürel yaşamının merkezinde yer aldığını belirten İdris, şarkıların dili, şiiri, mizahı ve toplumsal değerleri kuşaktan kuşağa aktardığını ifade etti. Kültürel yıkımın sessiz ve kademeli biçimde gerçekleştiğini anlatan İdris, “Dil zayıfladığında şarkılar değişir. Şarkılar değiştiğinde hafıza değişir. Kültürel yıkım işte böyle işler: Yavaş yavaş, istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman herkesin gözü önünde” ifadelerini kullandı.

abdulvahit-idris-uygur.jpg
Uygur Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulhakim İdris

'UYGURLARA KÜLTÜR DEVRİMİ YAŞATILIYOR'

İdris, yaşananları Çin’deki Kültür Devrimi dönemine benzeterek Uygur geleneklerinin komünist ideolojiye uyum sağlamak amacıyla zorla dönüştürüldüğünü hatırlattı. Kitlesel gözaltılar, yaygın gözetim ve çocukların dil ortamından koparılmasının milyonlarca Uygur, Kazak ve diğer Türk Müslüman topluluğu etkilediğini belirten Abdulhakim İdris, şu sözlerle devam etti:

“Uygurlar, Kazaklar ve diğer Türk halkları, geleneklerin ‘düzeltilmesi’ veya yok olması gereken, gerçekliğin yeniden bir ‘Kültür Devrimi’ne benzediği bir bölgede yaşıyorlar. Bugünün korkusu, geleneklerin yeniden şekillendirilmesi veya silinmesi gereken kontrollü bir kültürel gerçekliğe Uygurların, Kazakların ve diğer Türk halklarının yeniden itilmesidir.”

‘SOYLARINI KIRIN, BAĞLARINI KIRIN, KÖKLERİNİ KIRIN’

Çin Dini İşleri’nden sorumlu Maisumujiang Maimuer’in 10 Ağustos 2017’de söylediği, “Soylarını kırın, köklerini kırın, bağlarını kırın ve kökenlerini kırın. ‘İki yüzlü’ insanların köklerini tamamen kazıyın, onları ortaya çıkarın ve bu iki yüzlü insanlara karşı sonuna kadar mücadele etmeye yemin edin” ifadesini hatırlatan İdris, insan hakları araştırmacıları ve gazetecilerin kitlesel gözaltıları, yaygın gözetimi ve dini yaşam üzerindeki baskıları belgelediğini aktardı.

Birçok hükümet süreci “soykırım” olarak nitelendirirken, Birleşmiş Milletler de ihlallerin insanlığa karşı suçlar kapsamına girebileceği uyarısında bulunmuştu.

ÇİN’İN HEDEFİ KÜLTÜR TAŞIYICILARI

Uygur yazarların, akademisyenlerin, sanatçıların ve dini figürlerin toplum hafızasını korudukları için özellikle hedef alındığına dikkat çeken İdris, bu kişilerin susturulmasının yalnızca bireyleri değil, kültürel aktarımı da yok ettiğini belirtti.

‘ŞARKILARI YASAKLAMAK AİDİYETİ YASAKLAMAKTIR’

Abdulhakim İdris, makalesini şu sözlerle bitirdi:

“Dünya yalnızca patlamalara kulak kesildiğinde, sessizce boğulanları fark etmez. Müzik çoğu zaman evrensel bir dil olarak anılır ki bu doğrudur. Tam da bu yüzden, bir halkın şarkılarının yasaklanması tesadüf değildir. Bir devlet, hangi tarihlerin söylenebileceğine, hangi duyguların dile gelebileceğine karar verdiği anda, sanatı denetlemeye değil, kimliği biçimlendirmeye başlar. Bir şarkı, her şey elinden alındığında insanın yanında taşıdığı, taşınabilir bir vatandır. Uygur şarkıları suç sayılıyorsa, bunun nedeni aidiyeti yaşatmalarıdır.

Ve hiçbir iktidar, aidiyeti yasaklama hakkına sahip değildir.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN