Kıymetli maden piyasasında son dönemde yaşanan sert hareketlilik, fiyatların gelecekte yukarı yönlü ivme kazanacağı beklentisiyle hareket eden ve nakit sermayesi bulunmadığı için borçlanma yolunu seçen tasarruf sahiplerinin mali kayıp yaşamasına yol açtı.
Altının değer kazanacağını öngörerek banka kartları vasıtasıyla vadeli alım gerçekleştiren vatandaşlar, piyasaların ters yönde hareket etmesiyle birlikte beklenmedik ekonomik krizle karşı karşıya kaldı.
TAHMİNLERİN AKSİNE YÜZDE 30 SEVİYESİNDE KAYIP YAŞANDI
Gelecekteki fiyat artışlarına güvenerek kredi kartlarına taksit imkanıyla kuyumcuların yolunu tutan çok sayıda vatandaş, hem piyasadaki ani değer kayıpları hem de bankaların uyguladığı yüksek komisyon oranları yüzünden ağır faturalar ödedi.
1 ay gibi kısa bir zaman diliminde, banka komisyonlarının da eklenmesiyle maliyeti 84 bin TL seviyesine kadar ulaşan 10 gram ağırlığındaki bir bilezik, sahibine ekonomik zarar yazdı.
'Gram ve çeyrek altın yasaklanmalı, ekonomiye hiçbir katkısı yok'
SAVAŞ BEKLENTİSİYLE ALIM YAPILANLAR TERS KÖŞE OLDU
Kuyumcu Tayfur Sabırlı, küresel çaptaki jeopolitik riskler ve çatışma ortamı nedeniyle altın fiyatlarının yukarı yönlü ivme kazanacağını düşünen vatandaşların yoğun şekilde fiziki altına yöneldiğini dile getirdi.
Ancak piyasa dinamiklerinin tahminlerin tam aksine bir seyir izlediğini belirten sektör temislicisi, yatırımcıların karşılaştığı acı tabloyu şöyle özetledi:
"Savaş olacağı için fiyatların daha da yükseleceğini düşünenler gelip alım yaptı.
Ancak tam ters köşe oldu. Ortalama zarar oranı yüzde 30'a ulaştı."
MALİYETİ 84 BİN TL OLAN TAKI 1 AYDA ERİDİ
Somut veriler incelendiğinde ortaya çıkan finansal hasarın boyutu net bir şekilde gözler önüne seriliyor.
1 ay öncesinde nakit ödeme seçeneğiyle 78 bin TL bedelle satın alınabilen 10 gramlık bir bilezik, vadeli kart işlemlerinin getirdiği faiz ve taksit farkları nedeniyle alıcıya 84 bin TL maliyet doğurdu.
Bu sürecin hemen ardından genel altın fiyatlarında gözlenen ani gerileme neticesinde, söz konusu ürünün piyasa değeri hızlıca 66 bin TL seviyesine kadar çekildi.
İnternetten altın alanlara şok: Şikayetler çığ gibi büyüyor
EK MASRAFLAR VE MAKAS ARALIĞI ZARARI KATLADI
Yaşanan büyük zararın yalnızca genel fiyat düşüşleriyle sınırlı kalmadığına dikkat çeken kuyumcu Serkan Hüner, finansal kayıpların arka planındaki diğer etkenleri sıraladı.
Bankaların kestiği yüksek işlem komisyonları, döviz kurlarındaki değişimler ve sarraflardaki alış ile satış fiyatları arasında bulunan geniş makas aralığının yatırımcıların yükünü daha da ağırlaştırdığını, işçilik masrafları da devreye girdiğinde tablonun daha da kötüleştiğini aktardı.
84 bin TL ödenerek edinilen bir bileziğin bugün nakde çevrilmek istendiğinde yalnızca 60 bin TL karşılığında bozdurulabildiğini ifade ederek süreci şu sözlerle aktardı:
"78 bin TL olan bileziği kredi kartıyla 84 bin TL'ye aldılar ve büyük kayıp yaşadılar. Bir ayda 24 bin TL zarar ettiler.
Altın fiyatlarının rekor kırdığı dönemde manyak kişi 'daha da yükselir' düşüncesiyle alım yaptı.
Nakit parası olmayanlar ise çözümü kredi kartına taksitte buldu.
Ancak hem fiyatların düşmesi hem de ek maliyetler yatırımcıyı zarara uğrattı.
Bu da sadece bir ay içinde yaklaşık 24 bin TL'lik kayıp anlamına geliyor."
BORÇLANARAK BİRİKİM YAPMANIN RİSKLERİ BİR KEZ DAHA KANITLANDI
Ortaya çıkan dramatik tablo, kıymetli madenlerin kısa vadeli spekülatif kazanç beklentileriyle ya da borç yükü altına girilerek edinilmemesi gereken bir yatırım aracı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Güvenli liman olarak görülen altın, uzun vadede birikim sahiplerine genellikle kâr getiren bir yapı sunsa da geleceğe yönelik borçlanma yöntemleriyle gerçekleştirilen alımların ne denli yüksek riskler barındırdığı yeniden teyit edildi.
Çeyrek altın takmadığı için akrabasına açtığı davayı kazandı
