Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Ödemeler Dengesi İstatistikleri'ni yayımladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisinde dış ticaret açığının tetiklediği cari açık büyümesini sürdürürken, finansman kalitesindeki bozulma ve rezerv kayıpları uzmanların gündemine oturdu.
Cari açık şubatta 7,5 milyar dolar oldu
TCMB verilerine göre, Şubat ayında cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon ABD doları açık verdi. Altın ve enerji hariç (çekirdek) cari işlemler hesabı ise 1 milyar 462 milyon dolar açık kaydetti. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının aylık bazda 7 milyar 478 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmesi, cari açıktaki ana belirleyici unsur oldu.
Verilerin on iki aylık (yıllıklandırılmış) görünümüne bakıldığında ise tablo daha da çarpıcı bir hal aldı. 12 aylık cari açık yaklaşık 35,4 milyar ABD dolarına (35.447 milyon dolar) ulaşırken, aynı dönemdeki dış ticaret açığı 73,1 milyar doları aştı. Finans hesabı incelendiğinde ise Merkez Bankası resmi rezervlerinde yalnızca Şubat ayında 10 milyar 630 milyon dolarlık sert bir net azalış yaşandığı görüldü. Net hata ve noksan kalemi ise bu ay 6 milyar 471 milyon dolar fazla verdi.

"ÖDEMELER DENGESİNDE YAPISAL BOZULMA VAR"
TCMB'nin açıkladığı veriler, ekonomi çevrelerinde geniş yankı buldu. Verileri değerlendiren Ekonomist İris Cibre, daha önce yaptığı tahminlerin nokta atışı gerçekleştiğine dikkat çekerek durumun vahametini özetledi.
Sosyal medya hesabı üzerinden bir değerlendirme yapan Cibre, "Şubat'ta 35 milyar dolar açık beklediğimden bahsetmiştim, tam olarak 35,4 milyar dolar açık geldi. 12 aylıkta son 25 ayın en yüksek açığı ve Mart-Nisan'da daha da açılacak" ifadelerini kullandı.
Cibre, ödemeler dengesi tablosunun salt bir rakamsal büyümeden ziyade, "yapısal bir bozulmaya" işaret ettiğinin altını çizerek bu bozulmanın 4 ana nedenini şöyle sıraladı:
1. Doğrudan Yatırımlar Çok Düşük: TCMB verileri de Cibre'nin bu tespitini doğruluyor. Rapora göre Şubat ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 138 milyon dolar olurken, 12 aylık doğrudan yatırımlar yalnızca 2,6 milyar dolar seviyesinde kalarak son derece zayıf bir seyir izledi.
2. Finansman Yükü Rezervlere Bindi: Cibre, "Dış ticaret açığı arttığı anda, finansman tarafı krediler ve rezervlere kalıyor" diyerek Merkez Bankası'nın rezerv yakarak açığı finanse etmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Nitekim rapordaki 10,6 milyar dolarlık rekor aylık rezerv erimesi bu tespiti teyit ediyor.
3. Sıcak Para ve Yüksek Faiz Kaynaklı Çıkış: Ekonomist Cibre'nin en çarpıcı uyarılarından biri de sermaye hareketlerine yönelik oldu. Cibre, "Yüksek faiz ve sıcak para kaynaklı önemli seviyede yurt dışına çıkış var (12 aylık 24 milyar dolar)" diyerek, ülkeye giren sıcak paranın kalıcı olmadığını ve ciddi bir maliyetle geri çıktığını vurguladı.
4. Gayrimenkulde Net Çıkış: Geçmiş yıllarda cari açığın finansmanında önemli bir kalem olan yabancıya gayrimenkul satışında da rüzgarın tersine döndüğü belirtildi. Cibre, "Gayrimenkul yatırımlarından da nette çıkış var" değerlendirmesini yaptı. TCMB raporunda da yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 225 milyon dolarlık gayrimenkul alımı yaptığı görülüyor.
Uzmanlar, rezervlerdeki erime ve doğrudan yatırımlardaki kısırlığın devam etmesi halinde, cari açığın finansmanının önümüzdeki bahar aylarında ekonomi yönetimi için çok daha zorlu bir sınava dönüşebileceği konusunda birleşiyor.
