Orta Doğu’daki savaşın sürmesi ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması, küresel piyasalarla birlikte Türkiye’nin büyüme ve enflasyon beklentilerini de doğrudan etkiledi. ING tarafından yayımlanan güncel analizde, Şubat ayı enflasyon verisinin ardından %25 olarak belirlenen yıllık enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edildiği görüldü.
ENFLASYON VE BÜYÜME TAHMİNLERİ GÜNCELLENDİ
ING’nin yeni makroekonomik öngörülerine göre, Türkiye’de enflasyonun bu yıl ortalama %28,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Kuruluş, 2027 yılı için ise ortalama %20,3’lük bir enflasyon oranı tahmin ediyor.
Büyüme tarafında ise banka, Türkiye ekonomisinin bu yıl %3,4 oranında büyüyeceğini öngörürken, gelecek yıl için bu oranı %5,0 olarak belirledi. Mevcut jeopolitik koşulların belirsizliği nedeniyle banka, analizlerini "Baz", "İyimser" ve "Olumsuz" olmak üzere üç ana başlık altında topladı.
1. BAZ SENARYO: DÜŞÜK YOĞUNLUKLU ÇATIŞMA VE DENİZ GÜVENLİĞİ
Yeni baz senaryoya göre, bölgedeki yoğun çatışmaların önümüzdeki iki hafta içinde sona ermesi bekleniyor. Ancak bu sonlanmanın ardından aylarca sürebilecek düşük yoğunluklu saldırıların devam edeceği öngörülüyor. Bu senaryonun en kritik noktası ise Hürmüz Boğazı’nın durumu.
Banka, boğazın yeniden açılmasının başlangıçta tahmin edilenden daha uzun sürebileceğini değerlendiriyor. Sürecin geçici bir ateşkes, deniz güvenliğini sağlamak adına "eskort" uygulamaları ve yaptırımlar konusunda sınırlı diplomatik temaslarla sonuçlanması bekleniyor. Ayrıca uzun vadede, iç dinamiklerle gerçekleşebilecek bir rejim değişimi ihtimali de bu senaryo dahilinde not ediliyor.
2. İYİMSER SENARYO: ERKEN BARIŞ VE AÇIK TİCARET YOLU
İyimser senaryoda, Orta Doğu’daki savaşın baz senaryodaki öngörülerden çok daha kısa sürede sona ermesi temel alınıyor. Bu durumda Hürmüz Boğazı’nın hızla yeniden trafiğe açılacağı ve bölgesel ticaretin normalleşeceği tahmin ediliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, enerji maliyetlerindeki baskının azalması ve makro göstergelerin daha olumlu seyretmesi bekleniyor.
3. OLUMSUZ SENARYO: UZUN SÜRELİ GERİLİM VE ÜÇÜNCÜ TARAFLAR
Daha karamsar olan olumsuz senaryoda ise çatışmaların uzaması ve sonrasında uzun süreli, düşük yoğunluklu ancak dalgalı bir gerilim sürecinin yaşanması bekleniyor. Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliğin zirve yapacağı bu tabloda, olası bir ateşkesin ancak Rusya veya Çin gibi üçüncü taraf ülkelerin garantörlüğünde sağlanabileceği düşünülüyor. Yaptırımların kademeli olarak gevşetilebileceği ancak kalıcı barışın sağlanmasının zor olduğu, bölgenin kırılgan bir dengede kalacağı değerlendiriliyor.
