Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, İran merkezli bölgesel çatışmaların Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü üzerindeki potansiyel etkilerini mercek altına aldığı kapsamlı bir rapor yayımladı. Kuruluş, mevcut risklerin yönetilebilir olduğunu vurgularken, ekonomi yönetiminin kararlı duruşuna ve rezerv yapısının önemine dikkat çekti.
Fitch Ratings tarafından hazırlanan analizde, Türkiye’nin (BB-/Pozitif) kredi profili ile bankacılık sektörünün, İran kaynaklı gerilimlerin kısa süreli bir kesintiyle sınırlı kalması durumunda dayanıklılığını koruyacağı ifade edildi. Hazırlanan baz senaryoda, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların geçici olacağı varsayılırken, mevcut sıkı para politikası ve döviz rezerv tamponlarının olası şoklara karşı önemli bir koruma sağladığı belirtildi.
BÖLGESEL RİSKLER VE SENARYO ANALİZLERİ
Kuruluşun değerlendirmesinde, çatışmanın süresi ve deniz geçiş yollarındaki aksamalar konusundaki belirsizliğin sürdüğü ifade edildi. Fitch, baz senaryo uyarınca risklerin dengelenebileceğini öngörse de, çatışmanın şiddetlenmesi veya süresinin uzaması durumunda risk tablosunun ağırlaşabileceği uyarısında bulundu. Bu tür bir kötüleşme senaryosunda, bölgesel istikrarsızlığın ekonomik yansımalarının artabileceği ve siyasi müdahale ihtiyacının doğabileceği kaydedildi.
ENFLASYONLA MÜCADELE VE LİKİDİTE POLİTİKASI
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığına özel bir vurgu yapıldı. TCMB'nin 1 Mart itibarıyla likidite yönetiminde attığı adımlar, politika faizini %37 seviyesinde sabit tutmasına rağmen efektif faizi 300 baz puan artırarak gecelik borç verme faizini %40 seviyesine yönlendirmesi, bu kararlılığın somut bir göstergesi olarak nitelendirildi.
Fitch'in orta vadeli projeksiyonlarına göre, 2026 yılı sonunda reel politika faizinin %4,5 seviyesinde gerçekleşmesi ve enflasyonun %25 bandına gerilemesi bekleniyor. Ayrıca, hükümet tarafından yeniden devreye alınan geçici akaryakıt fiyat mekanizmasının fiyat baskılarını sınırlamada etkili olacağı, bütçe açığının GSYH’ye oranında geçen yıl sağlanan 2 puanlık iyileşmenin ise mali açıdan hareket alanı yarattığı ifade edildi.
DÖVİZ REZERVLERİ VE TÜRK LİRASI PROJEKSİYONU
Döviz piyasalarındaki hareketliliğe de değinen Fitch, TCMB’nin Mart ayında Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybını dizginlemek amacıyla yaptığı müdahalelerin maliyetinin 20 milyar doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor. Bu müdahalelere rağmen mevduat dolarizasyon oranının büyük ölçüde sabit kaldığı gözlemlendi. 11 Mart itibarıyla swap hariç net döviz rezervlerinin 57 milyar dolar seviyesinde olduğu ve 2025 sonuna göre sınırlı bir gerileme kaydettiği belirtildi. Raporda, uluslararası rezervlerde yaşanabilecek belirgin bir düşüşün, ülkenin kredi notu üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabileceği uyarısı da yer aldı.
Fitch raporunda öne çıkan Türkiye tahminleri şu şekilde:
Büyüme beklentisi: 2026 için yüzde 3,6, 2027 için yüzde 4,7
Enflasyon beklentisi: 2026 için yüzde 25,0, 2027 için yüzde 21,0
Politika faizi beklentisi: 2026 için yüzde 29,5, 2027 için yüzde 23,0
Dola-TL beklentisi: 2026 için 49,50, 2027 için 55,0.
