Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın, 2019 yılında başlayan ve normal şartlarda Ekim 2027’de sona ermesi gereken sekiz yıllık görev süresini tamamlamadan makamından ayrılabileceği ileri sürüldü. Uluslararası finans çevrelerinde yankı bulan iddialara göre Lagarde, Euro Bölgesi’nin para politikasını yönettiği görevini vaktinden önce devretmeye hazırlanıyor.
FRANSA SEÇİMLERİ ÖNCESİ STRATEJİK HAMLE
Konuya yakın kaynaklar, Lagarde’ın nisan ayında gerçekleştirilecek Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce görevini bırakmak istediğini öne sürüyor. Bu hamlenin arkasında, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e yeni başkanın belirlenmesi sürecinde geniş bir hareket alanı tanıma isteğinin yattığı belirtiliyor. 2019’da dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Macron arasındaki bir uzlaşma sonucu göreve gelen Lagarde’ın, bu kez de halefinin belirlenmesi sürecinde iki büyük ekonomi arasında bir siyasi boşluk oluşmasını önlemeyi amaçladığı ifade ediliyor.
YENİ BAŞKAN KİM OLACAK? ADAYLAR ŞİMDİDEN KONUŞULUYOR
Lagarde’ın olası istifası durumunda koltuğu devralabilecek isimler şimdiden gündemi meşgul etmeye başladı. Financial Times tarafından ekonomistler arasında yapılan ankete göre, en güçlü adaylar arasında şu isimler öne çıkıyor:
Pablo Hernández de Cos: İspanya Merkez Bankası eski Başkanı.
Klaas Knot: Hollanda Merkez Bankası Başkanı.
Isabel Schnabel: Göreve talip olduğu bilinen ECB Yönetim Kurulu Üyesi.
Joachim Nagel: Pozisyona sıcak baktığı ifade edilen Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı.
SİYASİ BELİRSİZLİKLERİN ECB ÜZERİNDEKİ GÖLGESİ
Fransa’da yapılacak seçimler, ECB’nin gelecekteki yönetimi üzerinde belirleyici bir rol oynayabilir. Cumhurbaşkanı Macron’un yerine gelecek isim konusunda söz sahibi olmak istediği bilinirken, Fransa iç siyasetindeki dengeler Avrupa kurumlarını tedirgin ediyor. Anketlerde önde görünen aşırı sağcı Rassemblement Nationale lideri Marine Le Pen’in adaylığının mahkumiyet kararı nedeniyle tehlikeye girmesi durumunda yerine Jordan Bardella’nın geçebileceği konuşuluyor. Hem Le Pen hem de Bardella’nın Avrupa şüphecisi çizgisi, ECB gibi kurumlarla olan ilişkilerin geleceği açısından soru işaretleri yaratıyor.
KRİZLERLE DOLU BİR BAŞKANLIK DÖNEMİ
Christine Lagarde’ın görev dönemi, küresel ekonomi tarihinin en zorlu süreçlerinden birine tanıklık etti. Görev süresi boyunca;
Pandemi: Covid-19’un yarattığı ekonomik durgunlukla mücadele edildi.
Ukrayna Savaşı: Rusya’nın müdahalesi sonrası enerji fiyatlarında rekor artışlar yaşandı.
Enflasyon: Euro Bölgesi’nde yüzde 11’e yaklaşan enflasyonu dizginlemek için politika faizi eksi yüzde 0,5’ten yüzde 4’e yükseltildi.
ECB’DEN RESMİ YALANLAMA: "GÖREVİNE ODAKLANMIŞ DURUMDA"
Lagarde’ın geçtiğimiz ay verdiği bir röportajda, görevi ilk kabul ettiğinde sürenin beş yıl olduğunu düşündüğünü söylemesi "erken ayrılık" sinyali olarak yorumlanmıştı. Ancak haberlerin yayılması üzerine Avrupa Merkez Bankası’ndan resmi bir açıklama geldi. Bir ECB sözcüsü, Lagarde’ın görevine tam olarak odaklandığını ve erken ayrılma yönünde alınmış bir karar olmadığını belirterek, başkanın Ekim 2027’ye kadar olan süreyi tamamlama konusundaki kararlılığını vurgulayan önceki açıklamalarını hatırlattı.
