Sürücü ekranında herhangi bir arıza lambası yanmıyor ve araç sorunsuz bir şekilde çalışıyor gibi dursa da ikinci el elektrikli araçlarda büyük bir mali kriz gündemde. Merkezi İngiltere’de bulunan batarya teşhis şirketi Generational’ın yaptığı bir araştırmaya göre, her 85 ikinci el elektrikli aracın birinde menzil ve şarj performansını direkt etkileyen gizli voltaj dengesizliği mevcut.
ARAÇ SAĞLAM GÖRÜNSE DE BATARYASI ÇÜRÜYOR
Araştırmanın verilerine göre incelene elektrikli modellerin %1,2’sinde batarya hücreleri arasındaki voltaj farkı 50 milivoltun üzerine çıkmış durumda. Bu değer, standart bir elektrikli araçtaki ortalama hücre farkının 6 katı demek. Her 200 araçtan birinde ise voltaj farkı 100 mV sınırını geçerek “ciddi dengesizlik” seviyesine çıkıyor.

Geleneksel Batarya Sağlık Durumu (SoH) testleri bataryayı sadece toplam kapasite üzerinden ölçtüğünden hücre bazlı bu arızaları tespit edemiyor. Gösterge panelinde herhangi bir uyarı ışığı yanmadığından sürücüler bunun ciddiyetini sadece büyük arızalar patlak verdiğinde anlayabiliyor.
Bu hücre dengesizliği aracın şarj tutma kapasitesini düşürürken, ileri seviye hasarlarda batarya paketinin tamamen değişmesini zorunlu hale getiriyor. Garanti süresi dolan araçlarda bu durum sürücüler için devasa tamir masrafları gerektiriyor. İngiliz otomotiv sektörü temsilcileri, ikinci el araç satışlarında tekil hücre analizini kapsayan detaylı batarya sertifikasının zorunlu olması talebinde bulunuyor.

TÜRKİYE İÇİN DE UYARI NİTELİĞİ TAŞIYOR
İngiltere’de yapılan araştırmanın sonuçları, ikinci el elektrikli araç pazarının hızla büyüme gösterdiği Türkiye için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye’de daha hücre seviyesinde detaylı ekspertiz altyapısının yaygınlaşmaması, özellikle garantisi biten araçları satın alacak tüketicileri mali risk altında bırakıyor. Uzmanlar, Türkiye’deki ekspertiz standartlarının acil bir şekilde güncellenerek ayrıntılı batarya voltaj analizlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor.
