Ekonomide uygulanan sıkı para politikası ve düşen risk primi (CDS), yabancı yatırımcıyı yeniden TL varlıkların "çekim alanına" soktu. Merkez Bankası’nın (TCMB) güncel verilerine göre, yabancı yatırımcılar 2026’nın ilk 21 gününde 2 milyar 787 milyon dolarlık alım yaparak piyasalara güçlü bir mesaj verdi.
TAHVİL PİYASASINDA "MART 2025" SONRASI EN İYİ PERFORMANS
Ekonomim'in haberine göre, yabancı yatırımcıların TL devlet tahvillerindeki (DİBS) payı %8,39’a yükselerek, 19 Mart 2025 tarihinde yaşanan siyasi gerilimler ve yabancı çıkışı öncesindeki seviyelere yaklaşmaya başladı.
Tahvil Girişi: Geçen yılın tamamında 2,8 milyar dolar olan net tahvil alımı, bu yılın sadece ilk üç haftasında 2,25 milyar dolara ulaştı.
Hisse Senedi: Yabancılar hisse tarafında da son 7 haftadır aralıksız "net alıcı" pozisyonunu koruyarak bu yıl şu ana kadar 536,7 milyon dolarlık giriş gerçekleştirdi.
SİYASİ HAFIZA VE EKONOMİ YÖNETİMİNE GÜVEN
Haberde dikkat çeken en önemli detaylardan biri, yabancının "vade" konusundaki temkinli duruşu. Uzmanlar, yabancı fonların özellikle 19 Mart 2025 operasyonları sonrası yaşadığı sert çıkışın izlerini hala taşıdığını belirtiyor.
Kısa Vade Tercihi: Girişlerin büyük çoğunluğu 2-3 yıllık kısa vadeli tahvillerde yoğunlaşmış durumda.
10 Yıllık Bekleyiş: Yabancı yatırımcının 10 yıl vadeli tahvillere ve daha uzun süreli stratejik hisse yatırımlarına girmek için ekonomi yönetiminde süreklilik ve 2027 son çeyreğine odaklanan seçim belirsizliğinin netleşmesini beklediği ifade ediliyor.
CARRY TRADE VE "SWAP" ETKİSİ
Sektör kaynakları, mevcut girişlerin bir kısmının doğrudan dolar bozdurarak değil, carry trade (düşük faizli para birimiyle borçlanıp yüksek faizli TL'ye yatırım yapma) ve swap işlemleri üzerinden geldiğini vurguluyor. Yabancı kurumların henüz şirket bazlı detaylı raporlar istemediği, daha çok makroekonomik istikrara ve faiz farkına odaklandığı görülüyor.
