Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini sabit tutarak fonlama imkanlarını gevşetme kararı, finans sektöründe doğrudan karşılık buldu. Bir hafta vadeli repo ihalesinde gerçekleştirilen 3 puanlık örtülü faiz indiriminin ardından bankalar, kredi faiz oranlarında indirime gitmeye başladı.
TCMB eylül ayı kararını açıkladı: Faiz yüzde 37
ABD-İran arasındaki gerilimin etkisiyle mart ayında askıya alınan bir hafta vadeli repo ihaleleri, yüzde 37’lik oranla yeniden düzenlendi. Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizi yüzde 40 seviyesinde bulunurken, bu adım piyasalarda örtülü bir faiz indirimi olarak değerlendirildi. Merkez Bankası’nın fonlama şartlarını esnetmesiyle birlikte bankacılık sektörü de ilk olarak ticari ve ardından tüketici kredilerinde faiz indirimlerini devreye soktu.
KREDİ TÜRLERİNDE DÜŞÜŞ TRENDİ BAŞLADI
Dünya'dan Hamide Hangül'ün haberine göre; mevduat bankalarının ticari kredi faizlerinde 1,5 ile 3 puan arasında esnemeye gitmesinin ardından, tüketici kredilerinde de indirimler verilere yansıdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın haftalık verilerine göre, 21 Ağustos - 28 Ağustos haftaları arasında tüm kredi türlerinde gerileme kaydedildi:
KONUT KREDİSİ: Yıllık ağırlıklı ortalama faiz oranı yüzde 42,04’ten yüzde 41,89’a indi. Bu düşüşle birlikte aylık faiz oranı yüzde 3,50 seviyesinden yüzde 3,49’a geriledi.
TAŞIT KREDİSİ: Yıllık ortalama faiz oranı yüzde 48,18’den yüzde 47,99’a çekildi. Aylık bazda karşılığı yüzde 4,01’den yüzde 3,99’a düştü.
İHTİYAÇ KREDİSİ: Yıllık faiz oranı yüzde 64,20 seviyesinden yüzde 60,64’e gerilerken, aylık oran yüzde 5,35’ten yüzde 5,05’e düştü.
Bankacılık kaynakları, özel kampanyalarla kredi faizlerinde 2 ila 3 puanlık indirim uygulayan kurumlarda kredi taleplerinin artış gösterdiğini ve indirim dalgasının diğer bankaların dönemsel kampanyalarıyla devam etmesinin beklendiğini ifade ediyor.
TİCARİ KREDİLER VE İNŞAAT SEKTÖRÜNE ETKİLERİ
Merkez Bankası’nın adımı sonrasında ticari kredilerdeki yıllık maliyetlerin yüzde 45 seviyesinden yüzde 43’e gerilediği bildirildi. Finansman koşullarındaki bu gevşemenin, 250 alt sektörü besleyen ve geniş istihdam sağlayan inşaat sektörüne de canlılık getirmesi öngörülüyor. Milyarlarca lira değerindeki yüzlerce konut projesinde kredi yükünün hafiflemesi ve taksitlerin ödenebilir seviyelere gelmesinin, konut talebini satışa dönüştürmesi bekleniyor.
KİRALIK PİYASA VE YATIRIM EĞİLİMLERİ
Finansal rahatlamanın konut piyasası ve gayrimenkul yatırımları üzerinde şu süreçleri tetiklemesi öngörülüyor:
Kiracılıktan ev sahipliğine geçişlerin artmasıyla kiralık konut arzı üzerindeki baskının azalması ve kira artış hızının yavaşlaması.
Enflasyondan korunmak isteyen yatırımcıların mevduat hesaplarından çıkarak birikimlerini yeniden konut sektörüne yönlendirmesi.
Canlanan satışlarla birlikte inşaat firmalarının yeni projeleri hayata geçirmesi.
Sektör temsilcileri, düşen faiz oranlarının piyasadaki talebi artıracağını öngörürken, bu hareketliliğin konut fiyatlarında yukarı yönlü bir trend oluşturabileceği yönünde uyarılarda bulunuyor. Önümüzdeki dönemde tapu işlemlerinde hareketliliğin artacağı tahmin ediliyor.
