ABD ve İsrail’in İran operasyonları sonrası akaryakıt pompa fiyatlarında hissedilen "savaş primi", şimdi de doğalgaz piyasasını tehdit ediyor. Avrupa’nın gösterge doğalgaz piyasası olan Hollanda merkezli TTF’de fiyatların kısa sürede yaklaşık %52 oranında sıçraması, Türkiye’nin enerji maliyet tablosunu yeniden şekillendiriyor.
SPOT PİYASADAKİ ARTIŞ FATURALARA GEBE
TEPAV Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam, küresel piyasadaki dalgalanmanın Türkiye’ye yansımasını iki temel dinamikle açıklıyor:
Türkiye’nin doğalgaz ithalatının yaklaşık %20’si spot piyasadan gerçekleşiyor. 27 Şubat’ta 31,95 Euro seviyesinde olan megavatsaat fiyatının dün itibarıyla 48,5 Euro’ya çıkması, BOTAŞ’ın maliyetlerini doğrudan yukarı çekti.
Uzun vadeli doğalgaz sözleşmelerinin bir kısmının TTF endeksli olması, sadece spot piyasanın değil, boru hattı gazının da pahalılaşacağı anlamına geliyor.
ZAM İÇİN KRİTİK TARİHLER: NİSAN MI, HAZİRAN MI?
Halk TV'nin haberine göre Dr. Mühdan Sağlam, hükümetin ve BOTAŞ’ın önündeki senaryoları değerlendirirken nisan ayına dikkat çekti. Savaşın yayılma hızı ve enerji arz güvenliği göz önüne alındığında, zam kararının ertelenmesinin zorlaşabileceği vurgulanıyor.
"Piyasa bu konjonktürde devam ederse zam artık kaçınılmaz bir noktada. Nisan ayında bir artış bekliyorum. Ancak BOTAŞ, krizin kısa sürede de-eskale olacağını (söneceğini) öngörürse nisanı pas geçip maliyet yükünü haziran ayına da öteleyebilir."
PETROL STOKLARINDA DURUM: "KITLIK DEĞİL, FİYAT SORUNU"
Petrol tarafında ise Türkiye’nin tedarik güvenliğinin şu an için risk altında olmadığı belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Türkiye, 94 günlük ithalata karşılık gelen bir ulusal petrol stokuna sahip.
Dr. Sağlam, Türkiye’nin ana petrol tedarikçisi olan 4 ülkeden 3’ünde şu an için bir üretim veya sevkiyat problemi yaşanmadığının altını çizdi.
Mevcut şartlarda ulusal stokların devreye alınmasını gerektirecek bir arz kıtlığı bulunmadığı, sorunun tamamen "fiyat artışı" odaklı olduğu ifade ediliyor.
