Otomotiv endüstrisi, son on yıldır "Dieselgate" skandallarıyla başlayan ve Avrupa Birliği’nin giderek daralan karbon hedefleriyle sertleşen bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu baskı dünya devlerini milyarlarca dolarlık yatırımlarla elektrikli araçlara yönlendirirken, 30 yılı aşkın süredir emisyon kontrol sistemleri üzerinde çalışan Şaban Akyıldız’ın ortaya koyduğu teknoloji tüm ezberleri bozma potansiyeli taşıyor. Gazeteci Emre Özpeynirci’nin haberine göre, Energy Control Center (ECC) adı verilen sistem, içten yanmalı motorların "kirli" ilan edilip yasaklanması sürecini tamamen tersine çevirebilir.
TEKNİK VERİLER VE EURO 7 STANDARTLARI
Şaban Akyıldız tarafından paylaşılan teknik dokümanlar ve bağımsız laboratuvar raporları, otomotiv dünyası için kritik veriler içeriyor. Geliştirilen sistemin egzoz çıkışındaki değerlerde şu iyileşmeleri sağladığı ileri sürülüyor:
Partikül maddede yüzde 99 azalma
Hidrokarbon ve karbon monoksitte yüzde 95 iyileşme
Azot oksit (NOx) emisyonlarında yüzde 90’ın üzerinde düşüş
Bu oranlar, mevcut Euro 6d standartlarının ve gelecekte yürürlüğe girecek Euro 7 normlarının çok ötesinde bir performans anlamına geliyor. Uzmanlar, bu verilerin seri üretim koşullarında ve WLTP veya RDE gibi uzun süreli kullanım testlerinde doğrulanması halinde, içten yanmalı motorların geleceğinin yeniden şekilleneceğini vurguluyor.
11 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM İDDİASI
Akyıldız’ın elindeki küresel ölçekte tescil edilmiş 34 farklı patent, teknolojiye güçlü bir hukuki zemin sağlıyor. Geçmişte Texaco gibi devlerden 50 milyon dolarlık teklifler aldığı belirtilen Akyıldız’a, yakın zamanda Suudi Arabistan merkezli gruplardan 11 milyar dolarlık teklifler geldiği ifade ediliyor. Bu rakamların büyüklüğü, geliştirilen çözümün sadece bir mühendislik fikri değil, küresel bir "oyun değiştirici" olma potansiyelini de beraberinde getiriyor. Akyıldız, temel amacının sadece ticari kazanç değil, temiz bir çevre vizyonunu küresel ölçekte hayata geçirmek olduğunu belirtiyor.
OTOMOTİVİN ÖTESİNDE GENİŞ EKOSİSTEM
Geliştirilen emisyon kontrol teknolojisinin uygulama alanı sadece binek otomobillerle sınırlı kalmıyor. Sistemin şu alanlarda da başarıyla uygulanabileceği öngörülüyor:
Deniz taşımacılığı ve büyük gemi motorları
Enerji santralleri ve endüstriyel bacalar
Jeneratörler ve ağır sanayi makineleri
Farklı yakıt türleriyle çalışan üretim tesisleri
Eğer sistem bu alanlarda endüstriyel kabul görürse, karbon-nötr hedeflerine ulaşmak için elektrikli araçlara olan mutlak bağımlılık ortadan kalkabilir. Bu durum, mevcut petrol ve otomotiv altyapısını koruyarak temiz bir geleceğe evrilmenin kapısını aralayabilir. Henüz otomotiv üreticileri cephesinden resmi bir doğrulama gelmemiş olsa da Şaban Akyıldız’ın projesi, ticari engelleri aşması durumunda sektörde "gizli bir devrim" olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.
